Kolektif – Yurttaşlığı Yeniden Düşünmek (2014)

Kapsamıyla dikkat çeken ‘Yurttaşlığı Yeniden Düşünmek’, bilimsel çerçeveden değişen yurttaş-devlet ilişkilerini, yurttaşlık siyasetlerini ve yurttaş taleplerini sosyolojik, hukuki ve siyasi açılardan analiz ediyor.

Kitap, demokratik yurttaşlık idealine ulaşmada mücadelenin vazgeçilmez olduğunu gözler önüne sermesiyle de önemli.

  • Künye: Kolektif – Yurttaşlığı Yeniden Düşünmek, derleyen: Ayşe Durakbaşa, N. Aslı Şirin Öner ve Funda Karapehlivan Şenel, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 409 sayfa

Faruk Yalvaç – Rousseau ve Uluslararası İlişkiler (2008)

Faruk Yalvaç, siyaset teorisi çalışması ‘Rousseau ve Uluslararası İlişkiler’de, Rousseau’nun uluslararası ilişkiler anlayışını değerlendiriyor ve ardından düşünürün uluslararası ilişkiler, savaş ve barış konularında kaleme aldığı üç yazısını bir araya getiriyor.

Toplumsal eşitsizliği, şiddetin ve devletlerarası savaşların temeli olarak gören Rousseau, devletin de bir kurum olarak bu eşitsizliği yeniden ürettiğini söyler.

Yalvaç’ın çalışması, düşünürün yukarıdaki kavramlara dair fikirlerinin en derli toplu yer aldığı ‘Savaş Durumu’, ‘Abbe de Saint Pierre’in Barış Projesi’nin Özeti’ ve ‘Sonsuz Barış Üzerine Yargı’ başlıklı yazılarını okuyucuya sunuyor.

  • Künye: Faruk Yalvaç – Rousseau ve Uluslararası İlişkiler, Phoenix Yayınları, siyaset, 149 sayfa

Kolektif – Uygun Adım Medya (2008)

Alt başlığı ‘Bir Bilinç Körleşmesi’ olan ‘Uygun Adım Medya’da, medyanın artan gücü, iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ekseninde, eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

İnterdisipliner bir çabayla hazırlanan kitapta yer alan yazıların çoğunluğu, özellikle medyanın savaş ve çatışma söz konusu olduğunda, nasıl cinsiyetçi bir dil kullanarak ve hedef göstererek, sıradan izleyiciler için büyük bir baskı aracına dönüşebileceğini analiz etmeleriyle ilgi çekiyor.

Kitaba yazılarıyla katkı sunan isimler şöyle: Sevda Alankuş, İncilay Cangöz, Emre Gökalp, Süleyman İnceefe, Süleyman İrvan, Cem Kaptanoğlu, Deniz Kılıç, Gülbin Özdamar, Nikos Panagiotou ve Özgür İlke Şanlıer.

  • Künye: Kolektif – Uygun Adım Medya, editör: İncilay Cangöz, Ayraç Yayınevi, medya çalışmaları / sosyoloji, 279 sayfa

Onur Öymen – Çıkış Yolu (2008)

Onur Öymen, ‘Dış Baskılara Karşı Tam Bağımsızlığı Korumak’ alt başlığını taşıyan ‘Çıkış Yolu’nda, Türkiye’nin maruz kaldığını savunduğu siyasî ve ekonomik dış baskıları anlattıktan sonra, bu baskılara karşı durabilmek için nasıl bir tavır takınılması gerektiğine odaklanıyor.

Büyük devletlerin, klasik sömürgecilikten farklı olarak, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar üzerinden ülkelerin bağımsızlığını ortadan kaldırdığı sıkıntısı, günümüzde sıkça dillendiriliyor.

Öymen çalışmasında, dünyada tanık olunan dış baskılardan ve bazı ülkelerin bu baskılara karşı geliştirdikleri direnişlerden örnekler vererek, Türkiye için de bu anlamdaki imkânları tartışmaya açıyor.

  • Künye: Onur Öymen – Çıkış Yolu, Remzi Kitabevi, siyaset, 496 sayfa

Kolektif – Ergenekon’un Derinlerinde (2008)

Cem Aydın’ın hazırladığı ‘Ergenekon’un Derinlerinde’, Ergenekon örgütlenmesi hakkında muhtelif gazete ve dergilerde kaleme alınmış yazıları bir araya getiriyor.

İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasından hemen sonra, Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan başyazı;

Ergenekon’un beş lideri hakkında kaleme alınmış detaylı bir yazı;

Sabih Kanadoğlu’nun AKP kapatma davası ile Ergenekon davasını eleştiren yorumu;

Fikri Sağlar’ın oldukça önemli ayrıntılar barındıran, Susurluk’ta ortaya çıkan örgütlenmeyle ilgili yazısı;

İngiliz Observer gazetesinin dava hakkındaki yorumu;

Ve Doğu Perinçek’in davayla ilgili olarak gözaltına alındığında verdiği ifade, kitapta yer alan metinlerden birkaçı.

  • Künye: Kolektif – Ergenekon’un Derinlerinde, hazırlayan: Cem Aydın, Altın Bilek Yayınları, siyaset, 144 sayfa

Hüseyin Özlük – Gözlerimi İstiyorum Komutanım (2008)

Hüseyin Özlük, Güneydoğu’da, bir mayını etkisiz kılmaya çalışırken, mayının patlaması sonucu gözlerini kaybetti.

Kendisinin ‘Gözlerimi İstiyorum Komutanım’ isimli bu anı kitabı da, o süreçte yaşadıklarına yer veriyor.

Özlük’ün yaşadıklarını, bir askerden ziyade bir insan olarak dile getirmesi, kitabı etkileyici kılan başlıca unsur.

“Yeter artık. Bu kanı durdurun. Bana gözlerimi geri veremezsiniz. Bari başkalarına bu acıları yaşatmayın…” diyen Özlük’ün kitabı, bu süreçte yaşadıklarını, olaydan sonraki rehabilitasyon aşamasını ve hayata yeniden tutunabilmek için verdiği olağanüstü çabayı anlatıyor.

Kitap, benzer olayları yaşamış olanlar için moral dayanaklar sunmasıyla da önemli.

  • Künye: Hüseyin Özlük – Gözlerimi İstiyorum Komutanım, Bilgi Yayınevi, anı, 263 sayfa

Normand Baillargeon – Aklın ve Bilimin Işığında Eleştirel Düşünme Kılavuzu (2017)

Eleştirel düşünme, kuşkusuz şahsi bir yetenek.

Fakat bu yeteneğin ortaya çıkıp gelişmesi, demokrasi ile doğrudan ilişkili.

Zira demokratik toplumlarda insanlar düşüncelerini daha rahat, hiçbir baskı altında kalmadan ifade etme özgürlüğüne sahiptir.

Baskının olmadığı yerde birey de kendini daha rahat hisseder ve böylece düşüncesi eleştirel, ilerici bir nitelik kazanır.

Normand Baillargeon’un elimizdeki bu önemli kitabı, bize nasıl eleştirel düşünebileceğimizi adım adım anlatıyor.

Kitabın nitelikli oluşunu sağlayan başlıca husus, öncelikle bizi iktidarın ve medyanın manipülasyonlarından korunma yol ve yordamlarını göstermesi.

Yazar, köprü başını tutmuş, her yere sinmiş bu iki çıkar odağının, bizi yönlendirdikleri ve manipüle ettiklerini anlamak için hangi soruları soracağımızı adım adım açıklıyor.

Dil, mantık, görüntü ve ideolojilerin bizi nasıl tuzağa düşürdüğünü daha iyi kavramak ve ussal yöntemlerle bu engelleri nasıl alt edebileceğimizi görmek isteyenler için tam bir başucu kılavuzu.

  • Künye: Normand Baillargeon – Aklın ve Bilimin Işığında Eleştirel Düşünme Kılavuzu, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları, siyaset, 280 sayfa

 

Güngör Uras – Sanayileşecektik Büyüyecektik N’oldu Bize? (2017)

Dünyada 4. Sanayi Devrimi’nin başladığı söyleniyor.

Peki, biz niye hâlâ birincisini beceremedik.

Güngör Uras’tan, Osmanlı’dan başlayarak Cumhuriyet döneminde ekonomide olan biteni, bilhassa sanayileşme çabalarını merkeze alarak irdeleyen bir rehber.

Kitap, Uras’ın gazete yazılarında yıllardır karşımıza çıkan hayali karakteri Ayşe Teyze’nin soruları ekseninde ilerliyor.

Uras, yalnızca don gömlek, su borusu, hela taşı üretimine dayalı bir üretim yapısına mahkûm olmamamız, dünya pazarında talebi olan mallar üretmemiz gerektiğini söylüyor.

Kitapta,

  • Osmanlı’dan bize kalan kötü mirasın sonuçları,
  • Milli Mücadele dönemi güçlüklerinin ekonomiye ve sanayileşmeye yansımaları,
  • Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne yaşanan siyasi sorunların büyüme önünde yarattığı engeller,
  • Özelleştirme ile sanayi kuruluşlarının yok edilmesinin bedelleri,
  • Tarım ve hayvancılığın yapısının özelleştirmeyle yıkılışı,
  • Sanayileşme ve büyümenin önündeki yapısal engeller,
  • Ve El koyma ve kaçırtmaların yatırım ve servet birikimine olumsuz etkileri, kitapta ayrıntılı bir şekilde ele alınan kimi konular.

Çalışma, var olan sorunları saptadığı gibi, bunların aşılması için hangi yollara başvurulması gerektiği konusunda kimi öneriler de sunuyor.

  • Künye: Güngör Uras – Sanayileşecektik Büyüyecektik N’oldu Bize?, Doğan Kitap, ekonomi, 168 sayfa

Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite (2017)

Türkiye ve İran gibi hem çok farklı hem de fazlasıyla benzer tarihi, siyasi ve toplumsal özelliklere sahip iki ülke, uzunca bir zamandır birbiriyle karşılaştırılıyor.

Mustafa Suphi Erden’in elimizdeki bu nitelikli çalışması, iki ülkeyi tarihsel, siyasi ve sosyolojik yönleriyle karşılaştırmasıyla, bu konuya ilgi duyanları cezbedecek nitelikte.

İkisi de otoriter modernleşme temelinde yola çıkan Atatürk ile Rıza Şah’ın hedefleri, ne oldu da birbirinden ayrıştı?

Erden’in dört bölümden oluşan kitabının ilk iki bölümü, Türkiye ve İran’ın modern tarihlerini irdeliyor.

Kitabın üçüncü ve dördüncü bölümleri de, İran ve Türkiye’nin devlet oluşumları ile vatandaşlıklarının kapsamlı karşılaştırılmasından oluşuyor.

Bu bölümlerde,

  • İran ve Türkiye’nin imparatorluk mirasları,
  • İki ülkenin muhalefet odaklarının özellikleri,
  • Ulema, esnaf, aktif sosyal güçler, aşiretler ve politik sol gibi, sosyal güç ağları,
  • İran ve Türkiye’de modernleşme reformları,
  • İran ve Türkiye’de vatandaşlık hakları,
  • Ve yönetim stratejileri gibi pek çok konu irdeleniyor.

Çalışma, bu ilgi çekici konuların yanı sıra, İran ve Türkiye hakkındaki temel iddiaları da tartışıyor ve yakın zamanda iki ülkeyi bekleyen olası sorunları da saptıyor.

  • Künye: Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 324 Sayfa

Judith Butler ve Athena Athanasiou – Mülksüzleşme (2017)

Feminist kuramcı Judith Butler, felsefi çalışmalarıyla ve özellikle de etik ve siyaset, feminizm, toplumsal cinsiyet, bedensellik, kuir aktivizm, normatif şiddet gibi alanlardaki önemli katkılarıyla bilinen, günümüzün önde gelen entelektüellerinden.

Feminist kuram ve radikal toplumsal düşünceye odaklanan Athena Athanasiou ise Luce Irigaray, Martin Heidegger ve Michel Foucault’nun yapıtlarına getirdiği özgün perspektiflerle bilinen bir isim.

İşte elimizdeki bu kitap, iki ismin 2009’da başlayıp toplantılarla, söyleşilerle ve mektuplarla süren uzun soluklu diyaloglarının neticesi.

Yunanistan’da SYRIZA’nın neoliberal politikalara karşı güçlü bir muhalefet ortaya koyduğu, aynı zamanda Mısır Devrimi’nin en yoğun günlerini yaşadığı bir döneme rastlayan bu diyaloga, söz konusu gelişmelerin rengini verdiğini de bilhassa belirtelim.

Çeşitli hareketlere, gösterilere ve eylemlere değinen yazarlar, kendi uzmanlık alanlarının yanı sıra Heidegger’in teknoloji eleştirisinden, Foucault’nun biyopolitika yaklaşımından, Irigaray’ın çalışmalarından ve hatta Yunan mitlerinden yola çıkarak,

  • Performatif siyasetin ne anlama geldiğini,
  • Yeni direniş imkânlarının neler olduğunu,
  • Siyasal hareketliliğin yeni biçimlerini,
  • Devlet ırkçılığını,
  • Ve kamusal yası, ayrıntılı bir şekilde tartışıyor.

Künye: Judith Butler ve Athena Athanasiou – Mülksüzleşme, çeviren: Başak Ertür, Metis Yayınları, felsefe, 200 sayfa