Mahmut Hamsici – Dereler ve İsyanlar (2010)

 

Gazeteci Mahmut Hamsici ‘Dereler ve İsyanlar’da, AKP hükümeti ve şirketler ile halk ve onların örgütleri arasında büyük bir mücadeleye dönüşen hidroelektrik santrallerini (HES) ele alıyor.

Teorik-politik analizlerden çok, bir gazetecilik araştırmasının sonucu olarak ortaya çıkan kitabında Hamsici, şirketlerin ve devlet kurumlarının projeleri yaşama geçirmek için, neden oldukları büyük yıkımı teşhir ediyor.

Araştırması için Kastamonu’dan İkizdere’ye, Şavşat’tan Tunceli’ye, Erzurum’dan Finike’ye, Anadolu’yu karış karış gezen yazar,  iktidarların ve güçlülerin karşısına dikilen derelerin isyanının ve yaşamın sesinin belgeselini sunuyor.

  • Künye: Mahmut Hamsici – Dereler ve İsyanlar, Nota Bene Yayınları, siyaset, 304 sayfa

Mustafa Sönmez – Medya, Kültür, Para ve İstanbul İktidarı (2010)

  • MEDYA, KÜLTÜR, PARA VE İSTANBUL İKTİDARI, Mustafa Sönmez, Yordam Kitap, medya, 156 sayfa

Daha çok Türkiye ekonomisi üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Mustafa Sönmez, ‘Medya, Kültür, Para ve İstanbul İktidarı’nda, Türkiye’deki medya-kültür endüstrisini masaya yatırıyor. Sönmez’in çalışması, son otuz yılda büyük bir endüstri haline gelen ve ağırlıklı olarak İstanbul ile özdeşleşen medya-kültür alanının sağlam bir ideolojik ve politik çerçevesini çizmesiyle dikkat çekiyor. Kitabın ilk bölümünde kavramsal bir çerçeve çizen Sönmez, ardından, yazılı medya, elektronik medya, reklamcılık endüstrisi, kitap endüstrisi, basım yayın sanayii ve futbol endüstrisi gibi, medya-kültür sektörüne dahil olan farklı alanları inceliyor.

Graham E. Fuller – İslamsız Dünya (2010)

  • İSLAMSIZ DÜNYA, Graham E. Fuller, çeviren: Hasan Kaya, Profil Yayıncılık, siyaset, 350 sayfa

Graham E. Fuller ‘İslamsız Dünya’da, Batı tarafından öcü ve suçlu ilan edilen İslam’ın olmadığı bir dünyanın nasıl olabileceğini araştırıyor. Doğu-Batı ilişkilerinin İslam dışında da, çok sayıda çatışma potansiyeli barındırdığını iddia eden Fuller, İslamsız bir dünyada, Ortadoğu’da veya Batı’nın Doğu’ya bakışında bugünkü manzaradan pek farklı bir şeyle karşılaşmayacağımızı savunuyor. Fuller’e göre, İslam bir yana, ekonomik çıkarlar, jeopolitik çıkarlar, imparatorluklar arasında yaşanan güç savaşları, etnik çekişmeler ve milliyetçi dalgalar gibi, Doğu-Batı ilişkilerinin evrimini sıkı biçimde etkilemiş olan çok sayıda etmen bulunuyor.

Mikdat Kadıoğlu – Küresel İklim Değişimi ve Türkiye (2007)

  • KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİMİ VE TÜRKİYE, Mikdat Kadıoğlu, Güncel Yayıncılık, ekoloji, 382 sayfa

Küresel iklim değişimi, dünyayı bekleyen olası doğal felaketlerden biri. Dünya halkları açlıkla, savaşla, ekonomik krizlerle, yolsuzluk ve adaletsizliklerle başa çıkmaya çalışırken; insanlığı tehdit eden bir başka olayla, küresel ısınmayla karşı karşıya kaldı. Daha fazla para ve güç kazanma hırsı, doğal kaynakların tüketilmesi konusunda da sınırlarını zorladı. Mikdat Kadıoğlu, yıllardır bu tehdidi algılayan ve buna karşı yapılabilecekleri savunan isimlerden. Kadıoğlu kitabında, küresel ısınmaya giden süreci; bunun Türkiye’de nasıl bir değişim yaratacağını ve küresel ısınmayla nasıl baş edilebileceğini irdeliyor.

Ahmed Raşid – Taliban (2007)

  • TALİBAN, Ahmed Raşid, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, siyaset, 354 sayfa

Alt başlığı, ‘İslamiyet, Petrol ve Orta Asya’da Yeni Büyük Oyun’ olan ‘Taliban’, 11 Eylül saldırısıyla dünyanın gündemine oturan Taliban örgütüne odaklanıyor. Yirmi yılı aşkın bir süredir Afganistan’la ilgili haberler yapan; ‘Daily Telegraph’ ve ‘Far Eastern Economic Review’un Pakistan, Orta Asya ve Afganistan muhabirliğini yapan Raşid, merkeze daha çok Taliban’ı alsa da Afganistan hakkında da ayrıntılı bilgiler sunuyor. Taliban’ın küçücük bir grup olarak doğuşundan bütün dünyanın kaderini şekillendiridiği bir korku odağı haline gelmesine kadarki serüveni ve Usame Bin Ladin’in bu serüvende oynadığı rol, Raşid’in çalışmasının omurgasını oluşturuyor.

Ranajit Guha – Dünya Tarihinin Sınırında Tarih (2006)

  • DÜNYA-TARİHİNİN SINIRINDA TARİH, Ranajit Guha, çeviren: Erkal Ünal, Metis Yayınları, tarih, 139 sayfa

Ranajit Guha’nın ‘Dünya-Tarihinin Sınırında Tarih’ isimli bu kitabı, Avrupamerkezci tarih felsefesi yaklaşımını eleştirerek, tarihyazımını yeniden etkilemiş ve yakın zamanların klasikleri arasına girmiş bir çalışma. Hintli tarihçi Guha, bilindiği gibi, sömürgecilik sonrası tarihyazımını besleyen en önemli akımlardan biri denebilecek Madun Araştırmaları’nın (Subaltern Studies) kurucu isimlerinden. Madun Araştırmaları, Batı tarihçiliğinin bazı halkları yok saydığını ve olabildiğince emperyalist özellikler taşıdığını deşifre eden önemli akımlardan biri. Bu akımın öncüsü Guha’nın açtığı yolun bu anlamdaki önemi, kendisinin eserini daha da değerli kılıyor diyebiliriz.

Oral Çalışlar – Denizler İdama Giderken (2010)

  • DENİZLER İDAMA GİDERKEN, Oral Çalışlar, Everest Yayınları, anı, 119 sayfa

‘Denizler İdama Giderken’, Oral Çalışlar’ın Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı bir dizi sonucu ortaya çıktı. İlk yayımlandığı tarihin üzerinden uzun bir zaman geçtiği halde kitap, hem işlediği konu itibariyle hem de yazarın rahat üslubuyla değerini hâlâ koruyor. Burada, Çalışlar’ın yazılarının yanı sıra, 68 hareketinden birçok ismin Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve dönemin diğer önemli aktörlerine dair tanıklıkları da yer alıyor. Denizler’in idam edilişinin üzerinden otuz sekiz yıldan fazla bir zaman geçti. Çalışlar’ın kitabı, yakıcılığını ilk günkü gibi koruyan bu olayı, dönemin sağlam bir çerçevesini çizerek anlatıyor.

Akın Ural – Medya-Sermaye-Siyaset Üçgeni (2010)

  • MEDYA-SERMAYE-SİYASET ÜÇGENİ, Akın Ural, Siyah Beyaz Yayınları, medya, 368 sayfa

Siyasal iktidarların, toplumsal yapıyı etkilemek için medyayı bir araç olarak kullanmaları, bugün çok iyi bildiğimiz gerçeklerden. Akın Ural elimizdeki nitelikli çalışmasında, bu etkiyi bireyi merkeze alarak araştırıyor; bireylerin çok yönlü manipülasyonlar sonucunda birer “medya mahkumu”na dönüşmelerini mercek altına alıyor. Tarihsel bir akış içinde ilerleyen kitabında Ural, olguyu farklı disiplinlerin ışığında ele alıyor ve gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’de yüzyıllarca dini söylemin etkisiyle şekillendirilmiş bireyin, şimdilerdeyse sermaye ve teknoloji zengini yeni medyaların etkileriyle nasıl esir alındığını ortaya koyuyor.

Murat Erdin – Silahsız Kuvvetler: Medya (2010)

  • SİLAHSIZ KUVVETLER: MEDYA, Murat Erdin, Destek Yayınevi, siyaset, 225 sayfa

Murat Erdin ‘Silahsız Kuvvetler: Medya’da, darbelerde basının ayak seslerinin izini sürüyor. Türkiye’de 27 Mayıs 1960’tan bu yana defalarca darbe oldu, muhtıralar verildi ve adına “post-modern darbe” denilen süreçler yaşandı. 20 Ekim 2008’de başlayan tarihi Ergenekon Davası’nda ise, meşru hükümete karşı darbe faaliyeti içinde olduğu belirtilen yüzlerce asker ve sivil yargılanıyor. İşte Erdin’in kitabı, geçmişte medyanın darbe işbirliğini anlatıyor. Türkiye medyasının darbeler ve darbecilerle yaptığı işbirliği çerçevesinde attığı manşetleri ve yapılan haberleri kapsayan kitap, bir ibret belgesi olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Zahir Kızmaz – Cezaevi Müdavimleri (2007)

  • CEZAEVİ MÜDAVİMLERİ, Zahir Kızmaz, Orion Yayınları, psikoloji, 405 sayfa

Zahir Kızmaz ‘Cezaevi Müdavimleri’nde, sıklıkla suç işlemiş, dolayısıyla birden çok kez cezaevine girmiş ve “suç makineleri”, “kronik suçlular” ve “tehlikeli suçlular” gibi isimlerle nitelendirilen suçluları anlatıyor. Kitap, suç ve suçlu konusuna, suçluların da anlatımlarından yararlanarak iki farklı çerçeveden bakıyor. Bununla yapılmak istenenlerden ilki, bazı bireylerin niçin suç işlemeye eğilimli olduklarını veya suç işler duruma geldiklerini açıklamaya çalışmak. İkincisi ise, işledikleri suç eylemlerinden dolayı özellikle ceza yaptırımı ile karşı karşıya gelen veya hapis cezasına çarptırılan bazı suçluların, cezaevinden çıktıktan sonra neden tekrar suç işlediklerini anlamaya çalışmak.