Deniz Adalı – Türkiye’de Kapitalizmin Gelişmesi, Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi (2011)

  • TÜRKİYE’DE KAPİTALİZMİN GELİŞMESİ, SINIFLAR VE SINIF MÜCADELESİ, Deniz Adalı, Kaldıraç Yayınları, siyaset, 246 sayfa

Deniz Adalı ‘Türkiye’de Kapitalizmin Gelişmesi, Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi’nde, kapitalist gelişimi hem ekonomik hem de siyasal yönleriyle analiz ediyor. Adalı buradan hareketle, Türkiye’deki kapitalist gelişimi dört döneme ayırıyor. Adalı’nın yaptığı ayrım şöyle özetlenebilir: 1919-1945 arası, burjuva devrimi ve düzenin oturtulması; 1946-1972 arası, sanayi burjuvazisinin yükselişi ve toplumun egemen gücü haline gelmesi; 1973-1980 arası, toplumsal mücadelenin yükselişi ve karşı-devrim ve nihayet 1980 ve sonrası, sistemin yeniden düzenlenmesi. Yazar bu ayrımın ardından, söz konusu dört dönemin kendine has özelliklerini analiz ediyor.

Savaş Açıkkaya – Solun Türk Devrimiyle İmtihanı (2011)

  • SOLUN TÜRK DEVRİMİYLE İMTİHANI, Savaş Açıkkaya, Paraf Yayınları, siyaset, 303 sayfa

Savaş Açıkkaya ‘Solun Türk Devrimiyle İmtihanı’nda, 1961 Anayasasının sağladığı atmosferde güçlenen solun, 12 Mart darbesiyle kesintiye uğrayan Atatürkçü-Kemalist damarını araştırıyor. 27 Mayıs-12 Mart döneminin sol akımlarının, Kemalizmle genelde pozitif bir ilişki içinde olduklarını söyleyen Açıkkaya’ya göre, bu ilişkinin 12 Mart darbesiyle bozulduğunu savunuyor. Yazar çalışmasında, solun resmi ideolojiyle etkileşimini, Yön-Devrim, Ortanın Solu, Milli Demokratik Devrim gibi akımlar ile Türkiye İşçi Partisi’nin Kemalizmle ilişkisini, ayrı ayrı bölümler halinde analiz ediyor. Türkiye solu, özellikle son zamanlarda, Kemalizmle bağını koparmadığı ve böylece gerçek anlamda bir sol siyaset üretemediği için, sıklıkla eleştiriliyor. Açıkkaya’nın çalışması, bu konuyu masaya yatırmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Dan Diner – Karşıt Hafızalar (2011)

  • KARŞIT HAFIZALAR, Dan Diner, çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları, siyaset, 112 sayfa

Tarihçi Dan Diner ‘Karşıt Hafızalar’da, Batı’nın, Yahudi soykırımıyla hesaplaşmak konusunda gecikmesinin nedenlerini araştırıyor. Holokostun, derin yarıklarla parçalanmış 20. yüzyılın hafızalardaki simgesi haline geldiğini belirten Diner, soykırımın, Batı medeniyetinin ve kültürünün asli temellerini kökünden salladığını söylüyor. Soykırımın, 1950’li yıllardan itibaren unutulmaya terk edildiğini ve ancak 1990’lı yılların başlamasıyla, giderek artan bir şekilde çağın olumsuz simgesi olarak bilinçlerdeki yerini aldığını gözler önüne seren Diner, bu gecikmenin nedeni olarak öne sürülen 2. Dünya Savaşı ile Soğuk Savaş’ı, ayrı ayrı analiz ediyor.

İlker Belek – Esnek Üretim, Derin Sömürü (2011)

  • ESNEK ÜRETİM, DERİN SÖMÜRÜ, İlker Belek, Yazılama Yayınları, siyaset, 263 sayfa

Esnek üretim konusunun, modern kapitalist sömürünün yeni bir biçimi olduğunu biliyoruz. İşte, ‘Postkapitalist Paradigmalar’ın da yazarı İlker Belek, ‘Esnek Üretim, Derin Sömürü’de bu sömürünün farklı boyutlarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor. Belek, burada, esnek üretim, esnek teknoloji, esnek yönetim ve esnek istihdam biçimlerini, farklı ülkelerin somut deneyimlerini de ihmal etmeden inceliyor. “Toplam Kalite Yönetimi” ve “Kalite Çemberleri” gibi kavramları ele alan Belek, esnek üretimin işçi sınıfı üzerindeki etkilerini detaylı bir bakışla irdeliyor; esnek üretime karşılık, sosyalizmin işyeri ölçeğini nasıl planlayacağını tartışıyor.

Ben Fine – Sosyal Sermaye, Sosyal Bilime Karşı (2011)

  • SOSYAL SERMAYE, SOSYAL BİLİME KARŞI, Ben Fine, çeviren: Ayşegül Kars, Yordam Kitap, iktisat, 384 sayfa

Ben Fine, nitelikli çalışması ‘Sosyal Sermaye, Sosyal Bilime Karşı’da, sermayenin sosyal köklerini irdeliyor. Kitabına, sosyal sermaye kavramının kökeni ve evrimi ile başlayan Fine, sosyal sermayenin belli bir perspektife yerleşmesine katkısı Becker, Bourdieu, Coleman ve Putnam gibi yazarların eleştirel bir değerlendirmesine koyuluyor. Yazar ardından, sosyal sermayenin kalkınma çalışmalarındaki rolünü ve sosyal sermayenin Dünya Bankası açısından neden bu denli önemli olduğunu ele alıyor. Sosyal sermayenin Türkiye’de görece sınırlı bir kullanım alanına sahip olduğu düşünüldüğünde, kitap bizim açımızdan da önemli bir boşluğu dolduruyor.

Amos Perlmutter, Michael I. Handel ve Uri Bar-Joseph – Bağdat Üzerinde 2 Dakika (2011)

  • BAĞDAT ÜZERİNDE 2 DAKİKA, Amos Perlmutter, Michael I. Handel ve Uri Bar-Joseph, çeviren: Gül Atik, Sinemis Yayınları, siyaset, 235 sayfa

‘Bağdat Üzerinde 2 Dakika’, İsrail tarafından gerçekleştirilen ve Irak’ın nükleer tesisini hedef alan 7 Haziran 1981 tarihli Babil Operasyonu’nu irdeliyor. 1980’in başında, Irak Başkanı Saddam Hüseyin bir nükleer santral kurmuş; İsrail ise, kendisinin hedef alındığı gerekçesiyle, F-16 uçaklarıyla El Tuveythe’deki Irak reaktörüne saldırmıştı. Elimizdeki kitap, İsrail’in bu baskınının kapsamlı bir hikâyesinden oluşuyor. Arapların nükleer bomba elde etme çabaları; İsrail’in kendi ulusal güvenliği konusunda duyduğu endişeler ve Babil Operasyonu’nun gerçekleştirilmesi için aylar öncesinden yapılan planlamalar, kitapta ele alınan konulardan bazıları.

Gianfranco Poggi – Devlet (2007)

  • DEVLET, Gianfranco Poggi, çeviren: Aysun Babacan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 276 sayfa

Gianfranco Poggi’nin ‘Devlet’i, devletin doğasını, gelişimini ve geleceğini kolay anlaşılır bir şekilde anlatmasıyla ilgiye değer. Poggi burada, devlet kavramının daha iyi anlaşılması için toplumsal iktidar kavramını, bunun çoklu biçimlerinin tartışılması gerektiğinden hareketle, ekonomik, ideolojik ve siyasal iktidar biçimlerini yorumlayıp, devlet kavramının kurumsal içeriğini ele alıyor. Poggi, devletin günümüze kadar olan tarihsel gelişimini ele alırken, askeri, ekonomik ve ekolojik gibi konularda, devletin karşı karşıya kaldığı zorlukları da yorumluyor.

E. A. Rauter – Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur? (2011)

  • DÜZENE UYGUN KAFALAR NASIL OLUŞTURULUR?, E. A. Rauter, çeviren: Merlin Ecer, Kaldıraç Yayınevi, siyaset, 80 sayfa

E. A. Rauter, burjuva eğitim sistemini eleştirel bir gözle değerlendirdiği ‘Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur?’da, sistemin makbul gördüğü bireylerin, eğitim sistemi aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini araştırıyor. Rauter’in, 1970’li yıllarda yazdığı kitabı için verdiği örnekler, çoğunlukla Federal Almanya’dan. Fakat bunun yerine başka herhangi bir ülke de konulabilir. Çünkü çalışma, iktidarların iştahını kabartagelmiş eğitim gibi, güncelliğini halen koruyan bir alana odaklanıyor. Rauter, eğitimle, ” yıllar boyu belirli makinelerde aptalca hareketler yapmaktan başka işe yaramayan bir insan ordusunun” yaratılabileceğini savunuyor.

Leo Panitch ve Colin Leys (haz.) – Kapitalizmde Sağlık: Sağlıksızlık Semptomları (2011)

  • KAPİTALİZMDE SAĞLIK: SAĞLIKSIZLIK SEMPTOMLARI, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Umut Haskan, Yordam Kitap, siyaset, 351 sayfa

1964’ten beri yayımlanan saygın Marksist kuram dergisi Socialist Register’ın 2010 yılı sayısı, kapitalist sistemde sağlık konusuna ayrılmıştı. Bu sayının çevirisinden oluşan elimizdeki kitap, kapitalist sağlık sisteminin ekonomi politiğini kapsamlı bir bakışla irdeliyor; neoliberal küreselleşmenin sağlık alanında gün geçtikçe daha olumsuz hale gelen etkilerini ortaya koyuyor. Kapitalist sistemde sağlığı şekillendiren tarihsel, ekonomik, toplumsal ve siyasî etmenlere eğilen çalışma, sağlık sektöründeki sermaye birikiminden sağlıktaki ilaç entrikalarına, sağlıkta piyasalaştırma süreçlerinden Afrika’daki anne ölümlerinin nedenlerine ve Amerikan sağlık reformuna kadar, konuya dair birçok ayrıntıya uzanıyor. Kitapta ayrıca, Küba, Çin, Amerika, Kanada ve Hindistan gibi ülkelerin sağlık politikaları da irdeleniyor.

Ruth Lane – Karşılaştırmalı Siyaset Sanatı (2011)

  • KARŞILAŞTIRMALI SİYASET SANATI, Ruth Lane, çeviren: Zeynel Abidin Kılınç, Küre Yayınları, siyaset, 200 sayfa

Ruth Lane, ilgi çeken çalışması ‘Karşılaştırmalı Siyaset Sanatı’nda, siyaset biliminin bir alt-disiplini olan karşılaştırmalı siyasetin yakın tarihi ve hâlihazırdaki uygulamalarını yorumluyor. Çalışma, özellikle bu alandaki temel eserlere odaklanmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz. Lane, 1960’ların davranışsal akımına ve davranışçıların siyaset bilimine yaklaşımlarına odaklanarak çalışmasına başlıyor. Yazar devamında, siyasal gelişme, rasyonel tercih, kurumsalcılık, yeni-kurumsalcılık ve kültürel yaklaşımlar gibi, karşılaştırmalı siyasete dair alternatif açıklama modellerine ve alanın günümüzdeki durumuna odaklanıyor.