Kolektif – Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek (2021)

‘Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek’, Hegel felsefesi ve onun zengin mirası hakkında Türkiye’den yapılmış çok iyi bir katkı.

Kitapta yer alan makaleler, Hegel’in krizleri aşmak adına önerdiği felsefi sistemin, çağımızın politik, kültürel ve toplumsal ayrışmalarına nasıl çare olabileceğini tartışıyor.

Kurtul Gülenç ve Özgür Emrah Gürel’in derlediği çalışma, Hegel’i iki eksende yeniden okuyor ve yorumluyor.

Bunlardan ilki, Hegel’in felsefesi çerçevesinde şekillenen toplumsal ontoloji ile politik düşünce arasındaki bağlantıya ilişkin tartışmaların farklı taraflarını bütünlüklü bir şekilde ortaya koymak.

İkincisi ise, Türkiye’de özgürlük ve adalet mücadelesi veren toplumsal muhalefet çevrelerinde öne çıkan bir politik tutuma –özelde Schmitt-Heidegger ilişkisinden beslenen agnostik anlayışa– alternatif olabilecek entelektüel düzeyde yeni bir felsefi çerçeve önermek.

Çalışma, Hegel’in özgürlük ve otonomi anlayışını, düşünürün politik teorisindeki metafizik boyutu gözden geçirdikten sonra kavrayabilmek ve günümüz dünyasının temel sorunları bağlamında yeniden düşünebilmek adına kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: Kolektif – Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek: Eleştiri, Özgürlük, Toplumsal Ontoloji, derleyen: Kurtul Gülenç ve Özgür Emrah Gürel, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 336 sayfa, 2021

Lizzie O’Shea – Geleceğin Tarihleri (2021)

 

Dijital teknolojiyi kamu yararına kullanmak mümkün mü, nasıl?

Lizzie O’Shea, dijital alanı demokratikleştirmek için Paris Komünü deneyimi ile Karl Marx, Thomas Paine ve Frantz Fanon’un devrimci fikirlerinin bize nasıl ilham vereceğini tartışıyor.

‘Geleceğin Tarihleri’ bu yönüyle, okurunu dijital çağın pratik ve devrimci olanaklarını keşfetmeye davet eden çok önemli bir çalışma.

O’Shea, hem internetin bugün teknoloji devleri tarafından hangi amaçlarla kullanıldığını irdeliyor, hem de sanal âlemin bizi gözetlemesi, hakkımızda veri toplaması ve bu verilerle yalnızca pazarlamacılığın değil, devletlerin denetim tekniklerinin geliştirilmesi karşısında ne yapabileceğimizi tartışıyor.

Kitapta,

  • Tüketim ekseninde kurulmuş bir internetin hayatımızı nasıl nesneleştirdiği,
  • Güvenliğimizi sağlamak vaadiyle ortaya çıkan dijital gözetimin nasıl olup da güvenliğimiz önündeki en büyük engel haline geldiği,
  • İşbirliğine dayalı dijital teknolojinin özgürleştirici etkileri,
  • Bir kolektif çaba olarak dijital vatandaşlığın ne anlama geldiği,
  • Otomasyonun emeği özgürleştirme konusunda ne gibi potansiyellere sahip olduğu,
  • Ve bunun gibi önemli konular tartışılıyor.

Çalışma, dijital çağ üzerine derinlemesine düşünmek ve daha da önemlisi, kâr hırsından uzak kolektif bir internetin bize nasıl olanaklar sağlayabileceğine yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Lizzie O’Shea – Geleceğin Tarihleri: Ada Lovelace, Tom Paine ve Paris Komünü Bize Dijital Teknoloji Hakkında Ne Öğretebilir?, çeviren: Ayşecan Ay, Metis Yayınları, siyaset, 344 sayfa, 2021

Ferhat Hançer – Direniş Günlüğü (2021)

Bir avuç insanın 2010’da başlattığı Gerze Termik Santral direnişi, kısa süre içinde Türkiye tarihinin en güçlü direniş hareketlerinden biri haline geldi.

Bu mücadelenin öznelerinden biri olan Ferhat Hançer de, sürecin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Gerze Termik Santrali direnişi, Yaykıl köyünde Anadolu Grubu’nun kurmak istediği termik santrale karşı başlamıştı.

O mücadelenin öznelerinden biri olan Hançer, 2020 yılında direnişin hikâyesini tüm yönleriyle yazmaya karar verir.

Çalışma, salt bir anlatı veya anı kitabı değil, mücadele eden tüm insanların sesini duyduğumuz, direnişin bütün yönleriyle canlandırıldığı dramatik anlatımıyla dikkat çekiyor.

Kitap, sadece Gerze’de değil, doğayı sömürenlere karşı duranlara çok şey öğretecek harika bir deneyim aktarıyor.

  • Künye: Ferhat Hançer – Direniş Günlüğü: Gerze’de Bir Doğa Mücadelesi, Nota Bene Yayınları, siyaset, 328 sayfa, 2021

Havva Ezgi Doğru – Çılgın Projelerin Ötesinde (2021)

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) sayesinde ülke devasa bir şantiyeye döndü.

Yaptığı konutlar korkunçtur, öyle ki hapishane bile bu “evler”den çok az kötüdür.

Fakat bütün bunlar, TOKİ’nin yalnızca görünen çirkinlikleridir.

Zira TOKİ ile ülkenin bitmek bilmeyen siyasi, toplumsal ve kültürel şantiye hali arasında da birebir ilişki vardır.

Havva Ezgi Doğru da, Türkiye’de konut üretiminin bütünsel bir ekonomi-politik analizini sunan bu çalışmasında, TOKİ’de cisimleşmiş otoriter devlet formunun altında yatan mekanizmayı açığa çıkarıyor.

Özellikle 2003’ten itibaren gerçekleşen büyük dönüşüme odaklanan ‘Çılgın Projelerin Ötesinde’, TOKİ’nin AKP iktidarında tümüyle devletin yeniden inşasında yüklendiği rolü gösteriyor.

Bizlerin görüş alanına kentsel ölçekteki çılgınlaştırılmış mega projelerle, kayırmacılıkla, sansasyonlarla, her yerde birbirine benzeyen toplu konutlarla giren TOKİ’nin esasen modern konut sektörünü kurmak olarak tarif edilebilecek uzun erimli bir sınıf projesinin günümüz Türkiye’sinde aldığı form olduğunu söyleyen Doğru, özellikle 2003 sonrası, TOKİ eliyle Türkiye’nin nasıl bir şantiyeye dönüştüğünü adım adım izliyor.

Kitap, TOKİ’nin uzun erimli bir sınıf projesi olarak kapitalist konut sektöründe nasıl hem piyasa kurucu ve hem de piyasa bozucu olduğunu; neden devlet planlarında öngörüldüğü üzere bir konut kredi bankasına dönüşmediğini ve nasıl olup da memleketin en büyük konut üreticisi haline geldiğini tartışıyor.

Çalışma, TOKİ’nin dönüşümü ve faaliyetleri üzerinden otoriter devletin kurumsal işleyişinin şifresini çözmesi ve somutlaştırmasıyla özellikle dikkat çekiyor.

  • Künye: Havva Ezgi Doğru – Çılgın Projelerin Ötesinde: TOKİ, Devlet ve Sermaye, İletişim Yayınları, siyaset, 232 sayfa, 2021

Kolektif – Irkı Mahkemeye Çıkarmak (2021)

Amerika tarihindeki kölelik ve ırk temelli ayrımcılık uzun süre yasal dayanaklara sahip olageldi.

Bu şahane derleme ise, Amerika’daki hukuk ve ırk ilişkisini, Amistad’dan O. J. Simpson’a en çarpıcı davaları merkeze alarak irdeleyen on iki makaleye yer veriyor.

Çalışma, Amerika’da beyaz üstünlüğünü hukukileştiren düzenlemelerin ne olduğu, toplumdaki baskın durumda olan ırkçı kanaatlerin mahkemelere nasıl yansıdığı, hukuku kullanmak suretiyle ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmenin olanaklarının neler olduğu ve mahkemelerin kimi zaman verdikleri eşitlikçi kararların toplumdaki karşılığının nasıl olduğu gibi konularda aydınlanmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Irkı Mahkemeye Çıkarmak: Amerikan Tarihinde Hukuk ve Adalet, derleyen: Annette Gordon-Reed, çeviren: Ertuğrul Uzun, Zoe Kitap, hukuk, 312 sayfa, 2021

Christian Fuchs – Dijital Kapitalizm Çağında Marx’ı Yeniden Okumak (2021)

Kapitalizmin; iletişim teknolojilerinin, medya temsilinin ve dijitalleşmenin gücünü arkasına aldığı günümüzde, Marksizm bize nasıl bir alternatif yol önerebilir?

Tam bu sorunun yanıtını arayan Christian Fuchs, Marx’ı eleştirel bir teknoloji sosyoloğu yahut iletişim kuramcısı olarak yeniden okuyor.

Yazarın da açık bir şekilde ortaya koyduğu gibi, günümüzdeki dijital kapitalizmle mücadele etmek için, Marx’tan ilham alan yeni bir muhalif anlayışa ihtiyacımız vardır.

Fuchs, Marx’ın ‘Kapital’, ‘Grundrisse’, ‘Ekonomi ve Felsefe El Yazmaları’, ‘Alman İdeolojisi’ ve ‘Komünist Manifesto’ gibi büyük yapıtlarını merkeze alarak düşünürün dijital çağın ana temalarını öngören makine, teknoloji, iletişim ve ideoloji kavramlarını bu bağlamda yorumluyor.

Marksist medya ve iletişim kuramının özlü ve tutarlı bir çalışması olarak okunabilecek kitap, Marx’ın dijital ve iletişimsel kapitalizm çağıyla ilişkisini göstermesiyle büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Christian Fuchs – Dijital Kapitalizm Çağında Marx’ı Yeniden Okumak, çeviren: Diyar Saraçoğlu, Nota Bene Yayınları, siyaset, 160 sayfa, 2021

Abbas Vali – Sürgünde Kürt Milliyetçiliği (2021)

İran’da Kürt milliyetçiliği çok kendine has dinamikler barındırır.

Abbas Vali de bu çalışmasında, 1947-1979 arası dönemi merkeze alarak Kürt milliyetçiliğinin İran’da nasıl bir tarihsel özgüllük sergilediğini ortaya koyuyor.

Kitap, Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin düşüşünden başlayıp İran devrimiyle sonuçlanan bu otuz yıllık dönemde sürgündeki Kürt milliyetçiliğini, bu milliyetçiliğin siyasi ve ideolojik formasyonunu, örgütsel yapısını ve liderliğini sistematik bir yaklaşımla incelemesiyle dikkat çekiyor.

Vali, bir yandan sürgünde milliyetçilik olgusunun tarihsel özelliklerine ve Kürdistan’da devrim koşullarında siyasal güçlerin ve ilişkilerin nasıl biçimlendiğine bakarken, bir yandan da devrim sonrası dönemde Kürt milliyetçiliğinin gelişimini belirleyen siyasal süreç ve pratiklere ışık tutuyor.

1946’da İran’ın Mahabad kentinde kurulan kısa ömürlü Kürdistan Cumhuriyeti’nin demokratik bir siyasi kültürün ve Kürt ulusal kimliğinin gelişmesinde bir kilometre taşı oluşturduğunun altını çizen yazar, maruz kalınan askeri şiddet ve baskı pratiklerinin Kürtlerin direniş kapsamındaki söylem ve eylemleri üzerinde belirleyici bir etki yarattığını vurguluyor.

Kitap, İran’daki Kürt milliyetçiliği konusunda bir ilk ve temel kaynak olma özelliği taşıyor.

  • Künye: Abbas Vali – Sürgünde Kürt Milliyetçiliği: İran’da Kürt Milliyetçiliğinin Unutulan Yılları, çeviren: Zeri İnanç, Dipnot Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2021

Marcus Llanque – Siyasi Düşünceler Tarihi (2021)

Siyasi düşünceler tarihi üzerine iyi bir giriş kitabı arayanlara bu çalışmayı muhakkak öneriyoruz.

Marcus Llanque, siyasi düşünceler ve ideolojileri ortaya çıktıkları tarihsel ve sosyolojik döneme yerleştirerek açıklıyor.

Siyasi düşüncelerin tarih boyunca insanlığa ve toplumsal süreçlere muazzam etkileri oldu.

Platon, Aristoteles, Thomas Aquinas, Machiavelli, Hobbes, Montesquieu, Kant ve Marx gibi önemli düşünürler, dünya klasikleri arasına girmenin ötesine geçip tarihin seyrini de değiştirdiler.

Bu büyük filozların eserlerine ve görüşlerine yönelen okurlar, sadece tarihi daha iyi anlamakla kalmıyor, aynı zamanda siyasi ufuklarını da genişletiyor ve hem geçmişin hem de günümüzün toplumlarını çok daha iyi yorumlayabiliyorlar.

İşte Llanque’nin bu çalışması da, siyasi düşünceler üzerine iyi bir kılavuz.

Kitap, belli çağlarda ve dönemlerdeki temel akımları ve gidişatı açıklamada özellikle başarılı olan fikirlere odaklanarak insanlığın siyasi macerasının özetini sunuyor.

  • Künye: Marcus Llanque – Siyasi Düşünceler Tarihi: İlk Çağ’dan Günümüze, çeviren: Edip Sönmez, Runik Kitap, siyaset, 136 sayfa, 2021

Albert Memmi – Sömürgecinin Portresi, Sömürgeleştirilenin Portresi (2021)

Sömürgecinin ve sömürgeleştirilenin fizyonomisi, davranışı ve onları birbirine bağlayan dram üzerine eşsiz bir çalışma.

Albert Memmi, Fanon’la birlikte 20. yüzyılın en önemli sömürgecilik eleştirisini sunan isimlerden biri.

Memmi, ilk baskısı 1961’de yapılan ‘Sömürgecinin Portresi, Sömürgeleştirilenin Portresi’nde, sömürgecilikten tek çıkış yolunun sömürgeleştirilenlerin bağımsızlığını savunmak olduğunu vurguluyor.

Kitabın ilk bölümleri 1956 yılında, yani Cezayir savaşından önce yayımlanmıştı ve o dönem, Memmi’nin fikirlerine temkinli yaklaşılmıştı.

Oysa daha sonra Cezayir’de, Kara Afrika’da ve başka yerlerde tanık olunan bağımsızlık hareketleri, yazarın tarif ettiği ve öngördüğü birçok şeyi haklı çıkarmıştı.

Sömürgeciliğin hem sömürgeciyi hem de sömürgeleştirileni nasıl dönüştürdüğünü ele alan bir klasik olan kitap, sömürgeciliğin karmaşık doğasını ve yarattığı toplumu tasvir ediyor.

Sömürgeciliğin tahribatının sağlam bir haritasını sunan kitap, Jean-Paul Sartre’ın önsözüyle zenginleşmiş.

  • Künye: Albert Memmi – Sömürgecinin Portresi, Sömürgeleştirilenin Portresi, çeviren: Şen Süer, Telemak Kitap, siyaset, 176 sayfa, 2021

Antonio Gramsci – Hapishane Öncesi Yazılar (2021)

Antonio Gramsci’nin 1929-1935 arasında yazdığı ‘Hapishane Defterleri’ ünlüdür.

Oysa kendisinin cezaevine girmeden önce, 1914-19 arasında kaleme aldığı yazıları, en az bunlar kadar önemli metinlerdir.

İşte elimizdeki kitap, bütün bu metinleri bir araya getirmesiyle dikkat çekiyor.

Gramsci’nin en bilinen eseri ‘Hapishane Defterleri’ olmasına karşın 1914-19 arası dönemde Avanti ve II. Grido del Popolo’da, daha sonra 1919’da Gramsci’nin çıkarttığı L’Ordine Nuovo’daki makaleleri ve ilk dönem yazışmaları da bulunuyor.

Kitapta, bu yazıların tümü dört bölüm halinde bir araya getirilmiş.

Gramsci’nin düşüncesine daha bütünlüklü bakmak için muhakkak okunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Antonio Gramsci – Hapishane Öncesi Yazılar, çeviren: İdem Erman, Kalkedon Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2021