Adil İskender – Değişim Halindeki Mısır (2016)

Tahrir Meydanı’nda yaşanan büyük isyanı, ortaya çıkışından sona erişine değin izleyen ve bunu da Mısır’ın özgün siyasi, tarihsel ve toplumsal yapısına dair yorumlarla zenginleştiren çok önemli denemeler.

Ülkede protestoların patlak verişinin temel nedenleri, isyanın koşul ve dinamikleri hakkında aydınlanmak için sağlam bir kaynak.

  • Künye: Adil İskender – Değişim Halindeki Mısır, çeviren: Oktay Etiman, İntifada Yayınları

Paul Mason – Kapitalizm Sonrası (2016)

Neoliberalizm çatırdarken, Marx’ın haklı olup olmadığı sorusu da güncelliğini koruyor.

Paul Mason kitabında hem bu sorunun yanıtını arıyor hem de kapitalizm sonrası için nitelikli bir kılavuz sunuyor.

Yazara göre üretim ve çalışma şartları dönüştü ve bu yeni durum, üzerinde durulması gereken muazzam bir devrimci potansiyel barındırmakta.

  • Künye: Paul Mason – Kapitalizm Sonrası, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap

Cindy Milstein – Anarşizm ve Arzuları (2020)

Anarşizmin temel değerleri, tarihi ve güncel durumu üzerine usta işi bir çalışma.

Kuzey Amerika’daki anarşist hareketlerin en güçlü sözcülerinden biri olan Cindy Milstein’ın çalışması, insanlığın her tür tahakküm ve hiyerarşiden azade kılacak bir anarşizmin açık ve tutkulu ifadesi olarak okunabilir.

Anarşizmin neden en devrimci siyasi kuram ve pratik olduğu, anarşizmin temel değerlerinin neler olduğunu, anarşist bir devrimi neden bugün yapmamız gerektiği ve anarşizmin hedeflediği gibi gündelik hayatlarımızı eşitlikçi ve müşterek etiğin bir modeli olarak nasıl kurgulayabileceğimiz gibi pek çok konuyu irdeliyor.

Milstein bununla da yetinmeyerek Provo’dan radikal ekolojiden Zapatist anarşizme uzanıyor ve böylece anarşizmin kat ettiği pek çok toplumsal ve kültürel hareket için bir yol haritası da sunuyor.

Anarşist siyasetin temel ilkeleri hakkında aydınlanmak isteyenler kadar, dünyayı hepimiz için daha iyi bir yer haline getirmek isteyen her okurun muhakkak edinmesi gereken bir çalışma.

  • Künye: Cindy Milstein – Anarşizm ve Arzuları, çeviren: Tuba Demirci, Sümer Yayıncılık, siyaset, 133 sayfa, 2020

Kolektif – Yurttaşlık ve Demokrasi (2020)

Demokrasinin ön koşulu, yurttaşları eşitlikçi bir düzlemde bir araya getirmektir.

Fakat bu iki kavram arasında düşündüğümüzden çok daha çetrefilli bir ilişki vardır.

Özellikle bugün karşı karşıya kaldığımız toplumsal, ekonomik ve siyasi sorunlara demokrasi içerisinde bir yanıt bulunmadığı gibi, yurttaşlık kavramı da önemini yitirerek gündelik yaşamın tikel bir sosyalliğe dönüşüyor ve neticede de etnik gerilimler yeniden artıyor.

İşte farklı yazarların katkıda bulunduğu bu derleme de, yurttaşlık ve demokrasi arasındaki zorlu ilişkiyi çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Çalışma, hem bugünün neoliberal demokratik toplumlarını daha iyi kavramak hem de geleceğe dönük normatif bir bakış açısı edinmek açısından çok iyi fırsat.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Armağan Öztürk, Doğancan Özsel, Elif Gazioğlu Terzi, A. Özgür Gürsoy, Efe Baştürk, Bartosz Płotka, İsmet Parlak, Mehmet M. Basmacı, Kemal Bakır, Zafer Yılmaz, C. Cengiz Çevik ve Thomas Aquinas.

  • Künye: Kolektif – Yurttaşlık ve Demokrasi, derleyen: Armağan Öztürk ve Doğancan Özsel, Nika Yayınevi, siyaset, 344 sayfa, 2020

Abdullah Aysu – Osmanlı’da Tarım Politikaları (2020)

Osmanlı’da tarım organizasyonu ve tarım politikaları nasıldı?

Üleş sisteminden tımarlı sipahilere, mirî araziden çift bozana, tarımsal vergilerden tarımsal kooperatifçiliğe, sömürülen köylülerden sömüren zalimlere, Osmanlı’da tarım politikaları hakkında arşivlik bir eser.

Osmanlı’nın tarımdaki örgütlenişini sosyal, tarihsel ve siyasi perspektiflerden izleyen Abdullah Aysu, Osmanlı’da başlangıçta toprak düzeninde toprakta şahıs mülkiyetinin bulunmayışını, fakat yükselme dönemiyle birlikte toprakta daha önce olmayan kişisel mülkiyetin oluşmaya başlamasının dinamiklerini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Osmanlı’da toprak düzenini analiz ederek kitabına başlayan Aysu, devamında da,

  • On altıncı yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla uzanan süreçte Osmanlı tarımının geçirdiği dönüşümü,
  • Osmanlı’da tarım ticaretini,
  • Osmanlı’nın çöküş sürecindeki iç ve dış borçların tarım üzerindeki etkilerini,
  • Tütün politikalarını,
  • Osmanlı toplumunda sınıfları,
  • Tarımsal vergilerin köylülüğe etkilerini,
  • Tarımsal eğitimi,
  • Nakliye, demiryolları, banka ve sigorta şirketlerinin gelişiminin tarıma etkilerini,
  • Kentlerdeki iaşe sorununun tarıma yansımalarını,
  • Tarımsal kooperatifçiliği,
  • Tarıma dayalı sanayiyi,
  • Ve Osmanlı tarımında devlet (kamu) teşkilatı gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

Künye: Abdullah Aysu – Osmanlı’da Tarım Politikaları, Yeni İnsan Yayınevi, tarım, 376 sayfa, 2020

Gayatri Chakravorty Spivak – Madun Konuşabilir mi? (2020)

Madun ne zaman konuşabilir, kendini ne zaman ifade edebilir?

Gayatri Chakravorty Spivak, çağdaş siyaset kuramında bugün klasik haline gelmiş bu makalesinde, bu sorunun yanıtını arıyor.

Bu metninde, madunların konuşabilmelerinin önündeki çeşitli engelleri ifşa eden Spivak’a göre direniş için, konuşabilmek için belli bir kuramsal arka plan yahut geçerlileştirme mekanizmaları gereklidir.

Zira düşünüre göre, bu mekanizmaların yokluğunda madunun sesi indirgenmiş, asimile edilmiştir olarak kalacaktır.

Kitabın bir özgünlüğü de, Spivak’ın kitaba adını veren makalesini yıllar sonra yeniden gözden geçirdiği başka bir yazısına da yer vermesi.

Spivak bu ikinci metninde ise, ‘Madun Konuşabilir mi?’ makalesine yönelik eleştirilere yanıt veriyor, aynı zamanda söz konusu makaledeki kimi tezlerini de güncelliyor.

  • Künye: Gayatri Chakravorty Spivak – Madun Konuşabilir mi?, çeviren: Emre Koyuncu, Dipnot Yayınları, siyaset, 130 sayfa, 2020

Ozan Çavdar – Sivas Katliamı (2020)

2 Temmuz 1993’te, Sivas’ta, Madımak Otel’de, saatlerce süren, ne polisin ne de jandarmanın hiçbir şekilde müdahale ettiği bir kuşatmanın ardından otuz üç insan yobazlar tarafından yakılarak katledildi.

Madımak, kendi başına korkunç bir olaydır, fakat aynı zamanda Çorum, Ortaca, Maraş, Malatya ve Gazi Mahallesi’nde yaşanan katliamlarla benzer hattı takip eder, aynı zihniyetin elinden çıkmadır.

Katliamın gerçekleştiği zaman on yaşında olan Ozan Çavdar’ın bir bellek çalışması olarak okunabilecek bu çalışması ise, Madımak’ın ardında bıraktığı büyük yıkımı çok yönlü şekilde kayda alıyor.

Sivas’ta yakınları öldürülen insanların Madımak’ı nasıl hatırladığını, nasıl anlattığını, nasıl andığını ve bu travmatik anıyla nasıl başa çıktığını inceleyen Çavdar, Sivas’ta yakınları öldürülen kişiler ve ailelerle yapılan derinlemesine görüşmeler çerçevesinde yas ve bellek çalışmaları literatürüne önemli bir katkıda bulunuyor.

Çavdar’ın çalışması, Fransız sosyolog Maurice Halbwachs’ın kolektif bellek kavramsallaştırmasını irdelemesiyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: Ozan Çavdar – Sivas Katliamı: Yas ve Bellek, İletişim Yayınları, siyaset, 272 sayfa, 2020

Étienne Balibar – Eşitliközgürlük (2016)

Marksist düşünür Étienne Balibar’ın 1989-2009 arasında yazdığı siyasal denemeler, bu kitapta.

Kitap, hakların kurumsallaşması, sosyal yurttaşlık ve sosyal haklar meselesi, öznellik ve yurttaşlık, egemenlik, özgürleşme, popülizm ve siyaset, demokrasi, laiklik, itaatsizlik ve daha pek çok konu üzerine, Balibar’ın eşsiz yorumları eşliğinde derinleşmek için birebir.

  • Künye: Étienne Balibar – Eşitliközgürlük, çeviren: Oylum Bülbül, Metis Yayınları

Maude Barlow – Su Hakkı (2016)

Şirketlerin suyu metaya dönüştürme heveslerine karşı duyarlı kesimleri bununla mücadele etmeye davet eden bir çalışma.

Anayasalarda suyun bir insan hakkı olarak güvence altına alınması gerektiğini belirten Maude Barlow, hem bireysel hem de örgütlü yollarla, tatlısu kaynaklarına yönelik tehditlerle nasıl mücadele edilebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Maude Barlow – Su Hakkı, çeviren: Arife Köse, Yeni İnsan Yayınevi

Eray Yılmaz – Türkçe Çocuk Gazetelerinde Osmanlı Kimliği (2020)

Geç Osmanlı döneminde, bilhassa Tanzimat’ın da etkisiyle Osmanlı iktidarı, Müslüman ve gayrimüslim tüm unsurları ortak bir vatan paydasında, yani Osmanlı kimliğinde buluşturmayı amaçlıyordu.

Bunun önemli araçlarından biri de çocuk gazeteleriydi.

İşte Eray Yılmaz’ın bu değerli çalışması, 1869-1908 tarihleri arasında yayınlanmış Türkçe çocuk gazetelerinde Osmanlı kimliğinin nasıl işlendiğini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, bunu dönemin siyasal tartışmaları, gelişmeleri ve önerileriyle birlikte araştırıp tartışması.

Yazar burada, Türkçe çocuk gazetelerinin hangi ihtiyaçla ortaya çıktığını, bu gazetelerin yayıncıları ve yazarlarının kimler olduğunu, devletle ilişkilerinin ne düzeyde gerçekleştiğini, okurlarının kimler olduğunu, imparatorluğun hangi şehirlerinde takip edildiklerini, gazetelerin kimlik tartışmalarına nasıl katıldığını, Osmanlı kimliğinin unsurları olarak ifade edilen ahlâk, ilim, dil, tarih ve coğrafya anlayışını nasıl ifade ettiklerini ve bütün bu temalar ile gelenek ve modernleşme arasında nasıl bir ilişki kurduklarını kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

  • Künye: Eray Yılmaz – Türkçe Çocuk Gazetelerinde Osmanlı Kimliği (1869-1908): Ahlâk, İlim, Dil, Tarih ve Coğrafya, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 350 sayfa, 2020