Peter Kivisto – Sosyal Teori (2021)

Islık Yayınları, muazzam işler yaparak bizi şaşırtmaya ve heyecanlandırmaya devam ediyor.

Sosyal teoriye büyük katkılar sağlamış teorisyenlerin birebir metinlerini sunan ve yaklaşık 1000 sayfayı bulan bu çalışma, alanında bir başyapıt.

Peter Kivisto, klasik sosyal teori ve çağdaş sosyal teori başlıklı bölümlerle, sosyal teoriye damga vurmuş isimlerle akımları karşımıza çıkarıyor.

Burada Marx, Durkheim, Weber ve Simmel gibi öncü isimler kadar, Charles Tilly’den Peter Blau’ya, Walter Benjamin’den Axel Honneth’e, Norbert Elias’tan Giorgio Agamben’e ve Pierre Bourdieu’den Douglas Kellner’a pek çok ismin metinlerine yer verilmiş ve bu metinler, söz konusu isimlerin alana ne gibi yenilikler getirdiklerini irdeleyen sunuş yazılarıyla zenginleşmiş.

Kitap, on dokuzuncu yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla uzanan süreçte sosyal teorinin oluşmasına ve genişlemesine katkı sağlayan teorisyenlerin metinlerini barındırdığı kadar, sosyoloji biliminin geniş kapsamlı ve disiplinlerarası niteliğini gözler önüne sermesiyle de dikkat çekici.

  • Künye: Peter Kivisto – Sosyal Teori: Kökler ve Dallar, çeviren: Aslıhan Öğün Boyacıoğlu, Bahadır Nurol, Bayram Ünal, Cansu Okan, Çiçek Coşkun, Emel Kökpınar Kaya, Eren Buğlalılar, Feryal Turan, Güner Özgür Genç, İsmail Ilgar, Melih Yeşilbağ, Mina Furat, Nilay Çabuk Kaya, Özgür Sarı, S. Erdem Türközü, Sıla Şenlen Güvenç, Tuncay Birkan, Ümit Tatlıcan ve Yasemin Abayhan, Islık Yayınları, sosyoloji, 992 sayfa, 2021

Donald Black – Hukukun Hareket Tarzı (2020)

Bugün hukuk sosyolojisinde önemli bir yerde duran Saf Sosyoloji’nin (Pure Sociology) kurucusu Donald Black, yaklaşımını hukuk, sosyoloji, antropoloji ve psikoloji disiplinlerinin kesiştiği yerde kurmuştu.

Black’in kuramı Türkiyeli okurla ilk kez bu kitapla buluşuyor.

Black’in çalıştığı hukuk kuramını yansıtması bakımından büyük önem taşıyan bu çalışma, hukukun sosyal alandaki görünümleriyle ilgili çok sayıda önerme içeriyor.

Burada bilimsel bir hukuk teorisi kurmaya girişen Black, hukukun nasıl işlediğini ve hareket ettiğini gösteriyor; bunun yanı sıra, hukukun niceliğinin nasıl değiştiği sorusunun yanıtını arıyor.

Hukuki çeşitliliğin geniş yapısını ortaya koyan kitap, okurunu, neyin yasadışı olarak tanımlandığı, kimin polisi çağırdığı veya dava açtığı, kimin mahkemeyi kazandığı, kimin temyize gittiği veya bozma aldığı, kimin hangi usulü işlettiği ve sosyal yaşamda hukukun ne derece var olduğu konularında derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Kanunların evrensel ruhu, tüm ülkelerde, zayıfa karşı güçlünün lehinedir ve malı olmayana karşı malı olanın hizmetindedir. Bu sorun kaçınılmazdır ve istisnası yoktur.”

  • Künye: Donald Black – Hukukun Hareket Tarzı, çeviren: Hasan Basri Çifci, Pinhan Yayıncılık, hukuk, 176 sayfa, 2020

Kolektif – İslam Cumhuriyeti’nde 40 Yıl (2020)

Bir zamanlar İran da, Türkiye gibi modern bir ülkeydi.

1979’daki devrim, kısa süre sonra İslami devrime dönüştü ve bu yeni toplumsal ve siyasal düzen, 40 yılı aşkın süre içinde eskisinden çok farklı bir toplumsal yapı meydana getirdi.

Belki şimdi Türkiye için de böylesi bir tehdit, eskisinden çok daha fazla ihtimal dâhilindedir.

İşte bu nitelikli derleme de, İran’ın son 40 yılda yaşadığı olağanüstü dönüşümü kayda aldığı gibi, bizim bu yaşananlardan ne gibi dersler çıkarabileceğimizi ortaya koyuyor.

Türkiye, İran ve Avrupa’dan 20 araştırmacının işbirliğiyle ortaya çıkan çalışma, günümüz İran İslam Cumhuriyeti’nin yapısını, kurumlarını, değişim dinamiklerini ve siyasaları çok yönlü bir bakışla analiz ediyor.

Bugünkü İran’ı daha iyi tanımamıza olanak sağlayacak kitapta, İran’da kentleşme dinamikleri, gündelik hayat, ekonomik yapı, siyasal sistem, sanat, spor, toplumsal dinamikler, toplumsal cinsiyet tartışmaları, ekolojik problemler gibi pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – İslam Cumhuriyeti’nde 40 Yıl: İran’da Toplum, Siyaset ve Değişim, hazırlayan: Özüm Sezin Uzun ve Hakan Güneş, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, ülke, 464 sayfa, 2020

Hikmet Kırık – Türk Siyasal Modernleşmesi (2020)

Türk siyasal modernleşmesini Durkheim’ın kavramsallaştırmaları üzerinden okuyan özgün bir çalışma.

Hikmet Kırık, genel olarak yapıldığının aksine, Türk siyasal modernleşmesi ve özelde de ülkenin demokratikleşme serüvenini, Batılı liberal demokrasilerle karşılaştırmalı olarak ele almıyor.

Durkheim sosyolojisinin modernleşmemiz açısından son derece önemli iken siyaset sosyolojisinde bugüne kadar sistematik bir analize tabi tutulmadığını ifade eden Kırık’a göre bunun başta gelen nedeni de Durkheim’ın siyaset sosyolojisinin Batı’da Marx ve Weber’in gölgesinde kalmış olmasıdır.

Durkheim’ın devletin özerkliği ve korporatizme yaptığı vurguların cumhuriyetin demokrasi serüvenini liberal perspektiften daha iyi açıklama potansiyeline sahip olduğunu söyleyen yazar, Türkiye’de demokrasinin niteliğinin Durkheim’ın kavramlaştırmalarıyla yeni kuramsal temele oturtulabileceğini belirtiyor.

  • Künye: Hikmet Kırık – Türk Siyasal Modernleşmesi: Cumhuriyetin Demokratik Kökenleri, Doruk Yayınları, sosyoloji, 240 sayfa, 2020

Yael Navaro – Devletin Suretleri (2020)

Nereye baksak, devletin bir suretini görürüz.

Yael Navaro da, Türkiye’nin 1990’lı yıllarını merkeze alarak, politik olanın kamusal alanda nasıl yeniden ve yeniden üretildiğini ortaya koyuyor.

Navaro’nun burada gözler önüne serdiği gibi, devlet kah Cumhuriyet’in temsili olan bir meydanın ortasında yükselen bir Atatürk heykelinde, kah polis memurlarının tehditlerinde, bir gazetecinin fotoğraf makinesinde, hatta gelip geçen yayaların bakışlarında, özetle hemen her yerde kendini gösterir.

“Temsilî ve simgesel meydanda devletin şu ya da bu yüzüne bürünmeyen en ufak bir yer bile yok,” diyen Navaro, kamusal yaşamı da böylece, kamunun siyaseti hem üretip hem yeniden şekillendirdiği belirsiz bir politik alan olarak tanımlıyor.

Kitap, 1990’lı yılların Türkiye’sinde, günlük hayatın olaylarının, bir haber, panik ve sansasyon kültürü içinde nasıl yansıtılıp büyütüldüğüne daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Yael Navaro – Devletin Suretleri: Türkiye’de Sekülarizm ve Kamusal Yaşam, çeviren: Mukadder Okuyan ve Işık Önal, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 360 sayfa, 2020

Erving Goffman – Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet (2020)

Erving Goffman, reklamlarda ortaya konan davranışları araştırarak reklamların kadın-erkek rollerini ve ilişkilerini nasıl tasvir ettiğini ortaya koyuyor.

Özellikle reklamlarda kadın bedeninin nasıl sunulduğunu derinlemesine analiz etmesiyle dikkat çeken çalışma, reklam klişelerinde cinsiyetçi kodların, erkek ve kadın bedeninin birbirine göre konumlanmasından uzamın paylaşımına ve nesnelerle kurulan ilişkiye kadar, hayatımızın neredeyse her ayrıntısına nasıl sızdığını gözler önüne seriyor.

Goffman’ın, reklamcılık ve cinsiyet kalıp yargılarıyla ilgilenen herkesin muhakkak okuması gereken ve alanda bugün klasik haline gelmiş çalışması, hem reklamlardaki sembolizmi öğrenmek kadar buna karşı savunma geliştirmek açısından da için çok iyi fırsat.

  • Künye: Erving Goffman – Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet, çeviren: Devrim Kılıçer ve Fahri Öz, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 240 sayfa, 2020

Mim Sertaç Tümtaş – Nöbetleşe Dışlanma (2020)

Suriyeli göçmenlerin Türkiye’de yaşadıklarından da gördüğümüz gibi, göç bir sosyal dışlanma döngüsü yaratır.

Bu dışlanma döngüsü, şehrin “yerlileri”nden başlar ve ardından, her yeni göçmen grubun kendilerinden sonra gelen göçmen grupları dışlaması şeklinde sürüp gider.

İşte Mim Sertaç Tümtaş’ın bu çalışması da, son yıllarda Türkiye’ye göç eden Suriyelilere yönelik sosyal dışlanmayı merkeze alarak bu sorunu sosyolojik bir perspektiften irdeliyor.

Şanlıurfa, Hatay ve Mersin’de yapılan zengin alan araştırmalarına dayanan ‘Nöbetleşe Dışlanma’, ilk iki bölümde, göç, sosyal dışlanma ve nöbetleşe dışlanma olgularını tartışmaya açarak başlıyor.

Kitabın devamında ise, Türkiye’deki Suriyelilerin durumu, Suriyeli mültecilerin ekonomik yapıya etkileri, Türkiye’deki Suriyelilerin hukuki statüleri, Suriyeli mültecilerin yaşadığı kentsel sorunlar, toplumun Suriyeli göçmenlere yönelik tutumu ve Suriyeli mültecilerin maruz kaldığı sosyal dışlanma konuları ele alınıyor.

  • Künye: Mim Sertaç Tümtaş – Nöbetleşe Dışlanma: Göç ve Sosyal Dışlanma Döngüsü, İletişim Yayınları, sosyoloji, 262 sayfa, 2020

Ulus Baker – Siyasal Dilde Huzur Söylemi (2020)

Ulus Baker’in 1993’te yazdığı yüksek lisans çalışması olan ‘Siyasal Dilde Huzur Söylemi’, aralık ayı içinde raflardaki yerini alıyor.

Baker’in sonraki metinlerinde izlediği teorik hatların ipuçlarını içeren bu çalışması, dilin siyaseti, Türkiye’de İslamcı hareketin yapısı, İslam’ın huzur söylemi, İslam’da kanaatin kuruluşu ve kimliğin kurucusu olarak kanaat gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Baker burada, Deleuze ve Guattari’nin rizomatik kavrayışı, Spinoza’nın yorumsamacı teolojisi ve Virilio’nun hız ve hareket kavramını irdelediği gibi, bu arada henüz Türkiye’nin akademik ve entelektüel ortamında yaygın kullanıma girmemiş soy kütüğü araştırmasına da başvuruyor.

Baker külliyatında da bu metin özel bir yerde duruyor.

Örneğin “huzur söylemi” gibi tek bir bağlam etrafında derli toplu örülmüş olması; güncel siyaset alanına ya da Türkiye siyasetine ve daha özelinde İslâmcı harekete bu denli yakından bakması ve nihayet, buradaki birçok meselenin, düşünce hattının, kavramsal düzlemin Baker’i ayırt edici bir düşünür haline getiren daha sonraki çalışmalarının ve kazandığı bakış açılarının temelini oluşturması.

  • Künye: Ulus Baker – Siyasal Dilde Huzur Söylemi: İslâm’da Huzur, Söylem ve Kanaat, çeviren: Onur Eylül Kara, İletişim Yayınları, siyaset, 267 sayfa, 2020

Saime Özçürümez ve Ahmet İçduygu – Zorunlu Göç Deneyimi ve Toplumsal Bütünleşme (2020)

Suriye’deki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınanların, ülkelerine gönüllü ve sürdürülebilir bir şekilde dönmeleri oldukça düşük bir ihtimal.

Bu durumda, Türkiye’yi hem devlet hem de toplumsal anlamda zorlu bir süreç bekliyor.

İşte iki yazarlı bu önemli çalışma da, bu süreci farklı yönleriyle irdelediği gibi, sorunun hakkıyla saptanması ve çözümler üretilmesi konusunda hem akademik hem de politik alana önemli katkılar sunuyor.

Göç sorununun çalışma yaşamı, eğitim, sağlık ve barınma gibi farklı alanlarda ne gibi sorunlara sebep olduğunu ve bunların çözümü için neler yapılması gerektiğini ortaya koyan kitap, göç, kamu politikası, yönetişim ve sosyal hizmetler gibi alanlarda çalışanlar için de çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Saime Özçürümez ve Ahmet İçduygu – Zorunlu Göç Deneyimi ve Toplumsal Bütünleşme: Kavramlar, Modeller ve Uygulamalar ile Türkiye, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 320 sayfa, 2020

Kolektif – Karizma ve Lider Kültü (2020)

Dünya karizmatik olduğu kadar otoriter ve faşist tek adamlardan geçilmiyor.

Bu enfes derleme ise, karizmatik lider ile kitleler arasında kurulan ilişkiler üzerine okuruna pek çok ilgi çekici değerlendirme sunuyor.

Kitap, “Kitleler otoriter rejimlere ve tek adamlığa neden ve nasıl destek oluyor?” sorusunun yanıtını arıyor.

Kitapta,

  • Yalanın siyasal potansiyeli,
  • Günümüz siyasal hareketlerinde liderlik kültü,
  • AKP’nin iktidar ve tahakküm yapısının Lacancı analizi,
  • Tayyip Erdoğan örneğinde karizmatik liderlik ve kitle ilişkisi,
  • Sosyal medya ve kimlik-liderlik yaklaşımı,
  • Popülist sağ-ideolojinin milliyetçilik, kalkınmacılık ve erkeklik hassasiyetlerinin dinamikleri,
  • ‘Ahlat Ağacı’ filmi bağlamında erkeklik,
  • ‘Sineklerin Tanrısı’ filmi bağlamında sosyal psikolojinin bize söyleyebilecekleri,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kitaba makaleleriyle katılan isimler şöyle: Cem Kaptanoğlu, Serhat Celal Birdal, Yakup Atamer Aykaç, Sezgin Çiftçi, Hacı Çevik, Mete Sefa Uysal, Polat S. Alpman, Çağdaş Yalçın, Yeşim Akın Yalçın, Cemal Dindar ve Aksu Bora.

  • Künye: Kolektif – Karizma ve Lider Kültü, derleyen: Hacı Çevik ve Hatice Yeşildal, Nika Yayınevi, siyaset, 180 sayfa, 2020