Karl Mannheim – Bilgi Sosyolojisi (2018)

Bilginin toplumsal alandaki üretimi konusunda değerli bir çalışma.

Karl Mannheim, burada salt bir epistemoloji eleştirisiyle yetinmiyor, kuramsal ve sistematik düşüncenin çeşitli toplumsal katmanlarda ortaya çıkış ve gelişme dinamiklerini ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Georg Lukacs’ın ‘Roman Kuramı’ adlı yapıtının eleştirisi,
  • Tarihselcilik,
  • Bilgi sosyolojisinde belli başlı sorunlar,
  • Kültürel bir fenomen olarak rekabet,
  • Ekonomik hırsın özü ve anlamı,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bilim, kültürün bütünselliğine insan ‘eseri’ olarak açıklama getirmenin peşindedir; onu yeniden yaratmanın değil. Kültür bilimlerinden geçmişi ne yeniden yaratmayı ne de onu rasyonelleştirmeyi umabiliriz.”

  • Künye: Karl Mannheim – Bilgi Sosyolojisi, çeviren: Mustafa Yalçınkaya, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 376 sayfa, 2018

Esra Özyürek – Müslüman Olmak, Alman Kalmak (2015)

Almanya örneğinden hareketle, Müslüman olan Batılıların Müslüman olma süreçlerindeki deneyimlerini aktaran ve yorumlayan nitelikli bir inceleme.

Kitap, mühtedi Almanların karşılaştıkları zorluklar ve çelişkiler ile Müslümanları marjinalleştiren bir toplumda İslâm’ı seçmenin ne anlama geldiğini araştırıyor.

  • Künye: Esra Özyürek – Müslüman Olmak, Alman Kalmak: Yeni Avrupa’da Millet, Din ve Din Değiştirme, çeviren: İsmail Ilgar, İletişim Yayınları

Jean-Pierre Durand – Marx’ın Sosyolojisi (2015)

Karl Marx’ın fikirleri, 20. yüzyıl sosyolojisini nasıl etkiledi?

Bu soruya kapsamlı bir yanıt veren Jean-Pierre Durand, Marx’ın kavramsal sisteminde vazgeçilmez yeri olan sömürü teorisi ile devlet ve sosyal sınıflara ilişkin teorilerinin modern sosyolojiyi ne şekilde etkilediğini gözler önüne sermekte.

  • Künye: Jean-Pierre Durand – Marx’ın Sosyolojisi, çeviren: Ali Aktaş, Birikim Yayınları

Cuma Çiçek – Ulus, Din, Sınıf (2015)

Cuma Çiçek’in bu kapsamlı çalışması, Kürt ulusal bloğu, Kürt dini bloğu ve Kürt ekonomik elitler bloğu gibi, Kürt kimlik inşasının üç aktörüne odaklanarak Kürt sorununu ulus, din, sınıf ve toplumsal cinsiyet perspektiflerinden derinlemesine incelemesi.

Uzun soluklu birebir görüşmelere dayanan kitap, uluslararası dinamikler ile küresel gelişmeleri de analizine yedirmesiyle önemli.

  • Künye: Cuma Çiçek – Ulus, Din, Sınıf, İletişim Yayınları

John Berger ve Jean Mohr – Yedinci Adam (2018)

İlk olarak 1975’te yayınlanan ‘Yedinci Adam’, Avrupa’daki göçmen işçinin yaşantısını ana çizgileriyle veriyor, bu yaşantı ile göçmen işçinin fiziksel ve tarihsel çevresi arasındaki ilişkiyi gösteriyor ve buradan yola çıkarak dünyanın şu andaki siyasal gerçekliğin güvenilir bir fotoğrafını çekiyor.

Jean Mohr’un birkaç yıllık emeği sonucu çekilen fotoğraflarla John Berger’in sözcüklerinden oluşan kitap, sosyoloji, ekonomi, röportaj, felsefe ve şiir gibi zengin alanda geziniyor.

‘Yedinci Adam’, 1973 yılı ile 1974 yılının ilk yarısında yazıldığı halde, yıllar geçtikçe gençleşen bir kitap.

Zira göçmen işçi sorunu bugün çok daha yakıcı bir olgu haline gelmiş durumda.

Kitabın yazıldığı dönemde Sovyetler Birliği henüz dağılmamıştı.

Bunun yanı sıra, Berger’in “ekonomik faşizm” olarak tanımladığı neoliberalizm denen küresel ekonomik düzen ortaya çıkmamış, fabrikalar da işçiler gibi göçmen olmaya başlamamıştı.

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, ‘Yedinci Adam’ın güncelliğini hâlâ koruyan önemli bir kitap olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: John Berger ve Jean Mohr – Yedinci Adam: Avrupa’da Bir Göçmen İşçinin Hikâyesi, çeviren: Cevat Çapan, Metis Yayınları, siyaset, 248 sayfa, 2018

Kolektif – Küreselleşme, Avrupalılaşma ve Türkiye’de Vatandaşlık (2009)

‘Küreselleşme, Avrupalılaşma ve Türkiye’de Vatandaşlık’, Türk cumhuriyetçi vatandaşlık modelinin farklı boyutlarını araştırıyor; Türkiye siyasetinin toplumsal, siyasal ve ekonomik açıdan belirleyici faktörlerini analiz ediyor.

Çalışma, Türk modernitesi ve demokrasisini geniş kapsamda açıklamasıyla önemli.

Kitabın ilk bölümünde vatandaşlık ve modernite konuları teorik ve tarihi bağlamı içinde değerlendiriliyor.

İkinci bölüm, vatandaşlık, devlet ve demokrasi ilişkisini; üçüncü bölüm, Türk vatandaşlığı konusundaki verili zorlukları inceliyor.

Son bölüm ise kimlik talepleri ve tanınma siyasetlerini ele alıyor.

  • Künye: Kolektif – Küreselleşme, Avrupalılaşma ve Türkiye’de Vatandaşlık, derleyen: E. Fuat Keyman ve Ahmet İçduygu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 394 sayfa

Kolektif – İktisat Sosyolojisi (2018)

Neoklasik iktisat, tarihselliği dikkate almayışı, toplumsal alandan yalıtılmış homo æconomicus bireyi merkeze alması ve marjinalist temeller üzerine kurulmasıyla sıklıkla eleştirilir.

İktisat sosyolojisi ise, politik ekonomi yaklaşımıyla neoklasik iktisadın birbirini beslemesini sağlayacak bir perspektif kurmayı amaçlar.

Elimizdeki kitap ise, iktisat sosyolojisi alalında çalışanlar için önemli bir kaynak olmaya aday.

Farklı yazarların kurucu düşünürler ve iktisat okulları üzerine kaleme aldıkları yazıları bir araya getiren kitap, Richard Swedberg’in iktisat sosyolojisini kapsamlı bir bakışla irdeleyen bir giriş yazısıyla açılıyor.

Çalışmanın devamında ise,

  • İbn Haldun düşüncesinin iktisat sosyolojisine katkıları,
  • Klasik politik ekonomi,
  • Karl Marx ve iktisat sosyolojisi,
  • Neoklasik iktisat,
  • Max Weber’in iktisat sosyolojisi yaklaşımı,
  • Avusturya İktisat Okulu,
  • Karl Polanyi’nin katkıları,
  • A. Schumpeter’in iktisat sosyolojisi,
  • Ve davranışsal iktisat gibi konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Richard Swedberg, Heinz D. Kurz, Deniz T. Kılınçoğlu, Eren Kırmızıaltın, Gülenay Baş Dinar, Feridun Yılmaz, Mine Kara, Hüseyin Özel, Derya Güler Aydın ve Hüsnü Bilir.

  • Künye: Kolektif – İktisat Sosyolojisi, editör: A. Arif Eren ve Eren Kırmızıaltın, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 419 sayfa, 2018

Manuel DeLanda – Yeni Bir Toplum Felsefesi (2018)

Manuel DeLanda ‘Yeni Bir Toplum Felsefesi’nde, toplumsal ontolojiye yeni bir yaklaşım getiriyor.

DeLanda bunu yaparken de, 20. yüzyılın son on yıllarında öbekleşmelere ve kendi tarihsel kimliklerini yaratıp istikrarlı kılan süreçlere ilişkin “öbekleştirme” kuramını oluşturan Gilles Deleuze’nin fikirlerinden yola çıkıyor.

Deleuze bu kuramı, heterojen parçalardan inşa edilmiş çok çeşitli bütünlere uygulayıp atomlar ve moleküllerden biyolojik organizmalara, türlerden ekosistemlere dek birçok varlığı öbekleşmeler biçiminde değerlendirdi ve buradan hareketle de onları tarihsel süreçlerin ürünü varlıklar olarak saptadı.

DeLanda ise, “öbekleştirme” kavramından yola çıkarak hem Deleuzecü ontolojinin bütününü çözümleyici bir tarzda yeniden kuruyor ve hem de “öbekleştirme”yi bir adım öteye taşıyor.

Buradan yola çıkarak, gerçekçiliğin kusurlarını bertaraf etmeye imkân tanıyan “yeni bir öbekleşme kuramı”nın temel fikirlerini ve kavramlarını irdeleyen DeLanda, Deleuze’ün yanı sıra, Max Weber, Fernand Braudel, Michel Foucault, Pierre Bourdieu, Erving Goffman gibi düşünürlerin yaklaşımlarını da irdeliyor.

De Landa ayrıca, öbekleşmeleri Hegelci tümlüklerle mukayese ediyor ve inorganik, organik ve toplumsal öznelerin sentezini açıklamada tarihsel süreçlere başvuruyor.

  • Künye: Manuel DeLanda – Yeni Bir Toplum Felsefesi: Öbekleşme Teorisi ve Toplumsal Karmaşıklık, çeviren: Serkan Çalcı, Kolektif Kitap, felsefe, 248 sayfa, 2018

Ömer Naci Soykan – Sanat Sosyolojisi (2009)

Ömer Naci Soykan tarafından derlenen ‘Sanat Sosyolojisi’, müzikten dansa, resimden sinemaya ve endüstri tasarımına kadar, çeşitli sanatları ele alıyor; onları Türkiye ve dünyadaki örnekleriyle toplumbilimsel açıdan inceliyor.

İki bölümden oluşan kitabında Soykan ilk olarak, kuramsal bir çerçeve çiziyor ve ardından, müzik sosyolojisi, fotoğraf sosyolojisi, mimarlık sosyolojisi, tiyatro sosyolojisi, sinema sosyolojisi ve endüstri tasarımı sosyolojisi gibi, özel sanat sosyolojilerini kuramsal ve uygulamalı bir biçimde ele alıyor. Soykan, sanat sosyolojisi ile ilgili problem alanlarını betimliyor ve bunun sanata uygulanmasında kullanılacak yöntemleri anlatıyor.

  • Künye: Ömer Naci Soykan – Sanat Sosyolojisi, Dönence Yayınları, sosyoloji, 222 sayfa

Gonca Girgin – 9/8 Roman Dansı (2015)

Çingene-Roman toplulukları, Osmanlı’dan bugüne nasıl bir dönüşüm geçirdi?

Bu konuya doyurucu yanıtlar veren Gonca Girgin, Çingene-Roman topluluklarını ötekileştirme, sermaye-iktidar ilişkileri, yerinden etme ve yeniden inşa gibi kavramlarla ele alıyor.

Kitap bütün bunların yanı sıra, 1990’ların sonlarından beri gittikçe popülerleşen 9/8’lik Roman Dansı’nın ticari bir ürün haline evrilmesini de izliyor.

  • Künye: Gonca Girgin – 9/8 Roman Dansı, Kolektif Kitap