Kerem Çalışkan – Herkes İçin Osmanlı (2016)

623 yıl hüküm sürmüş Osmanlı’nın savaşlar, yenilgiler, saray entrikaları, sıra dışı olaylar, öfkeli padişahlar ve birçok padişahtan, vezirden daha etkili olmuş saray kadınlarıyla örülü hikâyesi.

Her seviyeden okurun anlayabileceği bir üslupla kaleme alınmasıyla öne çıkan çalışma, okurunu tarihin tozlu yollarında bilgi dolu bir yolculuğa davet ediyor.

  • Künye: Kerem Çalışkan – Herkes İçin Osmanlı, Caretta Yayınları

Sophie Laffitte – Tolstoy ve Çağdaşları (2016)

Bir biyografi veya teorik bir denemeden ziyade, Tolstoy fenomenini yeniden irdeleyen ilginç bir çalışma.

Tolstoy’u hem Rus edebiyatının büyük ustaları Turgenyev, Dostoyevski ve Çehov’la karşılaştıran hem de Tolstoy’un karşıtları Gorki ve Lenin’in yazara dair tutumlarını aydınlatan sağlam bir kaynak.

  • Künye: Sophie Laffitte – Tolstoy ve Çağdaşları, çeviren: Selahattin Bağdatlı, Alfa Yayınları

Nadejda Krupskaya – Lenin’den Anılar (2020)

“Vladimir İlyiç, St. Petersburg’a 1893 güzünde geldi, ancak benim onunla tanışmam bundan bir süre sonra oldu. Yoldaşlar, Volga’dan son derece bilgili bir Marksistin geldiğini söylemişti.”

Rus devrimci, yazar ve eğitimci Nadejda Krupskaya, Vladimir İlyiç Lenin’in en yakınında bulunmuş isimlerdendi.

Bu ciltte yayınlanan anılar ise, Lenin’le tanışmasından Ekim Devrimi’ne kadar olan süreyi, 1894-1917 arasını kapsıyor.

Bu dönem, bilindiği gibi, muazzam tarihsel öneme sahip.

İşçiler arasında kitle hareketinin gelişimine, en zor yeraltı faaliyeti koşullarında çelikleşen işçi sınıfının güçlü ve dayanıklı partisinin oluşumuna ve sürekli büyüyen sınıf bilincine ve örgütlülüğüne tanıklık etmiş bir dönemdi bu.

Aynı zamanda proleter sosyalist devrimin zaferi ile sonuçlanan, her şeyin göze alındığı bir mücadele dönemi.

İşte Krupskaya’nın anıları, Lenin’i tam da içine doğduğu, etkilendiği ve yön verdiği bu dönemin merkezine yerleştirerek anlatmasıyla çok önemli.

Canlı anlatımıyla da okuru etkileyecek kitap, Lenin’in yaşadığı ve çalıştığı koşulların sağlam bir resmini sunuyor.

  • Künye: Nadejda Krupskaya – Lenin’den Anılar, çeviren: Özlem Koşar, Yordam Kitap, anı, 512 sayfa, 2020

Steve Jones – Dâhilere Gerek Yok (2020)

Fransız devrimi, bilimsel alanda da büyük devrim ve dönüşümlerin kaydedildiği olağanüstü bir dönemdi.

Steve Jones da bu dikkat çekici çalışmasında, modern fiziğin, kimyanın ve biyolojinin temellerinin bu dönemde nasıl atıldığını ve bunlarda katkısı olmuş bilim insanlarının bilimsel ve politik duruşlarını çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Bilim insanı siyasetle uğraşmaz tezini alaşağı eden kitap, devrim günlerinde Fransız bilim insanlarının salt Paris’i dünyanın dönemin bilim merkezine dönüştüren yeniliklere imza atmakla kalmayıp aynı zamanda içinde bulundukları toplumu dönüştürecek politik aktivitelerde de ne denli aktif olduklarını gözler önüne seriyor.

Kitap, modern bilimin öncüleri olan Lavoisier, Bailly, Marat ve daha pek çok ismin bu dönemdeki çalışmaları ve daha da önemlisi politik aktiviteleri üzerine referans niteliğinde bir çalışma.

Uçan balonların ilk keşfinden patlayıcıların kitlesel imha araçları olarak kullanılmalarına; patatesin Eski Dünya’daki açlığa çare oluşundan kimya bilimiyle atletizmin evliliğine kadar; dönemin bilimsel gelişmelerini ve Fransız Devrimi’ni sıra dışı bir açıdan incelemek isteyenler için keyifle okunabilecek bir çalışma.

  • Künye: Steve Jones – Dâhilere Gerek Yok: Giyotin Çağında Devrimci Bilim, çeviren: Onur Orhangazi ve Ogül Büber, Ayrıntı Yayınları, tarih, 304 sayfa, 2020

Zafer Aydın – İşçilerin Haziranı (2020)

15-16 Haziran direnişi, Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük işçi direnişlerinden biri olarak tarihe geçti.

Eşi benzeri görülmemiş bu direnişin üzerinden tam 50 yıl geçti ve şimdi o zamanlardaki karanlığı daha da zifiri kılan kötü bir dönemden geçmekteyiz.

Zafer Aydın’ın bu muazzam çalışması ise, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal tarihine yön vermiş 15-16 Haziran direnişi üzerine bir başvuru kaynağı.

Yaklaşık bin sayfayı bulan çalışma, 15-16 Haziran direnişini, öncesi ve sonrasıyla kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Çalışma, doğrudan eylemde yer alan tanıklarla çoğunluğu birincil kaynaklardan oluşan devasa belgelerin ışığında hazırlanmış.

Kitapta eylemi ortaya çıkaran faktörler, olgunlaşma ve karar süreçleri, örgütlenme dinamikleri, eylemlere katılan işçilerin yaklaşımları, yaşadıkları sorunlar, eylemin yarattığı etki ve sonuçlar ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor.

Kitabın bir diğer önemli katkısı ise, 15-16 Haziran üzerine yeni tartışmalar, yeni bakış açıları, yeni araştırmalar için de önemli bir zemin sunması.

‘İşçilerin Haziranı’, tarihsel bir örnek üzerinden, bugün sendikal harekette ve toplumsal siyasette cevabı aranan çeşitli sorular için de temel bir referans niteliğinde.

  • Künye: Zafer Aydın – İşçilerin Haziranı: 15-16 Haziran 1970, Ayrıntı Yayınları, tarih, 992 sayfa, 2020

Artun Ünsal – İktidarların Sofrası (2020)

Bir başyapıt olan ‘İktidarların Sofrası’, Artun Ünsal’ın on yıllık emeğinin ürünü.

Ünsal burada, gastronomi ve siyaset ilişkisini Antik Yunan’dan Osmanlı’ya uzanarak ve bunu oldukça zengin bir pencereden; ekonomik, kültürel, sosyolojik, antropolojik ve simgesel yönleriyle ele alıyor.

Tarımla beraber sofraların nasıl zenginleştiğini irdeleyerek kitabına başlayan Ünsal, devamında da,

  • Yeryüzünün ilk ziyafetleri olarak kurban ritüellerini,
  • Mezopotamya ve komşu ülkelerdeki gastronomi ve kutsallık ilişkisini,
  • Roma devlet tanrılarının yemek alışkanlıklarını,
  • Eski Orta Asya Türkleri ve Moğollarda “Toy” geleneğini,
  • Osmanlı’nın şenlik ziyafetlerini,
  • Osmanlı’da yemek aracılığıyla siyasal meşruiyetin onay ya da ret alma pratiklerini,
  • Bağışçı ve denetleyici padişahları,
  • Osmanlı’da yiyecek ve içecekle sosyal statü arasındaki ilişkiyi,
  • Ve Osmanlı’nın son yüzyılında şenlik ve ziyafetlerin değişen simgelerini irdeliyor.

Ünsal’ın çalışması, yeme içme kültürünün çok eski çağlardan bugüne, görkemli saray davetlerinden alçakgönüllü ev sofralarına kadar her alanı nasıl belirlediğini, yönettiğini, anlamlandırdığını çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

  • Künye: Artun Ünsal – İktidarların Sofrası: Yemek, Siyaset ve Simgesellik, Everest Yayınları, yemek, 832 sayfa, 2020

Paul Bushkovitch – Rusya’nın Kısa Tarihi (2016)

Rusya’nın siyaset, edebiyat, sanat ve bilim alanlarındaki serüvenini 9. yüzyıldan günümüze izleyen, iyi bir çalışma.

Ülkenin farklı tarihsel aktörlerini yaşadıkları dönemden ayrıntılar paralelinde ele alan kitap, Rus toplumunun dini yapısından gündelik yaşamına pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: Paul Bushkovitch – Rusya’nın Kısa Tarihi, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Kürşat Yıldırım – Doğu Türkistan’ın Tarihi Coğrafyası (2016)

MÖ 3. yüzyıldan MS 10. yüzyıla, özellikle Hunlar ve Göktürkler dönemlerindeki Doğu Türkistan sahasını irdeleyen bir eser.

Saha araştırmalarıyla olduğu kadar, Çin ve Grek kaynaklarından yararlanmasıyla da dikkat çeken kitap, bölgenin tarihi ve coğrafik zeminini, yerleşimleri, dağları ve suları ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Kürşat Yıldırım – Doğu Türkistan’ın Tarihi Coğrafyası, Ötüken Yayınları

Janet Klein – Hamidiye Alayları (2020)

 

Hamidiye Hafif Süvari Alayları seçme Kürt aşiretlerinden oluşturulan düzensiz milis güçleriydi. Alaylar 1890’da Sultan II. Abdülhamid ve mutemet sır ortakları Şakir ve Müşir (Mehmed) Zeki paşalar tarafından oluşturuldu.

Janet Klein de, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan bu nitelikli çalışmasında, Ermeni soykırımında önemli roller üstlenmiş ve bilhassa bu nedenle tartışma konusu olagelmiş Hamidiye Alayları’nı güç, periferi ve performans arasında bağlantı kurarak ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Klein çalışmasında, Osmanlı’nın Kürt aşiretleri içinde Hamidiye Hafif Süvari Alayları’nı oluşturmaya başladığı dönemi, II. Abdülhamid ile Jön Türkler zamanında Hamidiye Alayları’nın nasıl roller üstlendiğini irdeliyor.

Kitabı dikkat çekici kılan bir husus da, bölgenin tamamını olduğu kadar uluslararası düzeyde Osmanlı politikalarının yörüngesini şekillendirmede de rol oynamış Hamidiye Alayları’nın mirasını da çok yönlü bir bakışla ortaya koyması.

  • Künye: Janet Klein – Hamidiye Alayları: İmparatorluğun Sınır Boyları ve Kürt Aşiretleri, çeviren: Renan Akman, İletişim Yayınları, tarih, 335 sayfa, 2020

Erez Manela – Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Sömürge Karşıtı Milliyetçiliğin Kökenleri (2020)

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Woodrow Wilson’ın ortaya attığı kendi kaderini tayin hakkı, sömürge halkları için büyük umutlara vesile oldu.

Fakat bu ülkelerin bağımsızlık yolunda verdikleri mücadele çok zorlu aşamalardan geçerek ancak gerçekleşti.

İşte Erez Manela, sömürgeciliğin hükmünü yitirmeye başladığı ve ulus-devletlerin ortaya çıktığı bu dönemde ortaya çıkan bu hakkın ve bu hakkı elde etmeye çalışan halkların yaşadığı dönüşümü ve hayal kırıklığını kayda alıyor.

Manela, bu “yeni dünyanın” uzun mücadelelerden sonra bağımsızlığının tanınmasını adım adım izlediği gibi, o dönemde Woodrow Wilson’un sömürge halkları için nasıl bir kurtuluş figürü haline geldiğini, fakat kendi kaderini tayin hakkına kavuşacaklarına inanmış halkların “medeniyet kriteri”ne çarparak nasıl hayal kırıklığına uğradıklarını ve mücadelelerini sokağa nasıl taşıdıklarını da anlatıyor.

Kitap, bu halkların, yüzlerini zaman içinde Wilson’dan, kendi kaderini tayin hakkını ilk kez 1914’te zikreden Lenin’e çevirmelerini aktarıyor ve böylece Büyük Güçler’in çıkarlarının, ilkelerin önüne nasıl geçtiğinin gözler önüne seriyor.

  • Künye: Erez Manela – Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Sömürge Karşıtı Milliyetçiliğin Kökenleri: Wilsoncu Moment, çeviren: Ergin Özler, İletişim Yayınları, tarih, 431 sayfa, 2020