Ali A. Allawi – I. Faysal (2016)

Osmanlı’nın Arabistan ve Suriye’de yenilgiye uğramasında büyük payı olan, Irak’ın ilk kralı I. Faysal’ın, bölgenin tarihini tayin eden hayatının hikâyesi.

Kitap, bu tarihi figürün emperyalizmin bölgesel vizyonunun kurumsallaşmasındaki rolünü ve Ortadoğu’yu bugüne getiren süreci daha yakından görmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Ali A. Allawi – I. Faysal, çeviren: Hakan Abacı, İş Kültür Yayınları

Turgay Tuna – Mezarlar ve Mumyalar (2016)

Mısır’ı defalarca kat etmiş ve şimdiye kadar 200’e yakın Mısır turu gerçekleştirmiş Turgay Tuna’dan, bu gizemli ülke hayranları için bir başucu kitabı.

Tutankamon’dan Firavun mezarlarına, lahitlerin açılışından mumyaların bilim dünyasına katkılarına, hayvan mumyalarından ilginç olaylar ve anılara pek çok detay, görsel zenginliğiyle de dikkat çeken bu rehberde.

  • Künye: Turgay Tuna – Mezarlar ve Mumyalar, E Yayınları

Lord Acton – Tarih Üzerine Bir Ders (2020)

 

Yüzyıllara yayılan modernite deneyimi tarihi ve tarihçilik mesleğini nasıl etkiledi?

On dokuzuncu yüzyıl İngiliz düşünce tarihinin en önemli figürlerinden biri olan; tarih alanına yaptığı büyük katkılarla bilinen Lord Acton, hem bu sorunun yanıtını arıyor hem de genç tarihçi adaylarına kimi önerilerde bulunuyor.

Kitap, Lord Acton’un 1895 yılında Cambridge Üniversitesi Tarih bölümünde açılış konferansı olarak verdiği derse dayanıyor.

Acton, modern dünya tarihini Kolomb, Machiavelli, Erasmus ve Luther gibi isimlere atıfla 16. yüzyıldan başlatıyor.

Çalışma hem Alman Tarihçilik Okuluyla Victoria Çağı İngiliz tarihçiliğinin yaklaşımlarını bir araya getirmesi hem önemli saptamalar barındırması ve hem de zengin kaynaklara başvurmasıyla dikkat çekiyor.

Tarih konusunda düşünen ve üreten okurların muhakkak okuması gereken bir yapıt olarak öneriyoruz.

  • Künye: Lord Acton – Tarih Üzerine Bir Ders, çeviren: Kerem Başer, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 88 sayfa, 2020

Lenny Lapon – Beyaz Önlüklü Katiller (2016)

Nazi Almanya’sı ve ABD’de “akıl hastaları”nın psikiyatri tarafından nasıl katledildiğini araştıran önemli bir çalışma.

Hem Hitler’in binlerce “akıl hastasını” öldürerek Yahudi soykırımına nasıl zemin hazırladığının hem de ABD’de ölümcül psikiyatrik “tedaviler”le hastalara nasıl işkence edildiğinin belgesi.

  • Künye: Lenny Lapon – Beyaz Önlüklü Katiller, çeviren: Burcu Denizci, Pales Yayınları

Feroz Ahmad – Demokrasi Sürecinde Türkiye (2020)

Türkiye’nin 1945-1980 zaman aralığında demokrasiyle inişli çıkışlı serüveni üzerine bu değerli çalışma, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Feroz Ahmad’ın, ilk baskısı 1977’de yapılmakla birlikte güncelliğini bugün de koruyan eldeki kitabı, ülkenin 35 yıllık çok partili sistem ve parlamenter deneyimini 10 yıllık dilimler içinde inceliyor.

Kitap, 1923’ten beri iktidarda olan CHP’nin seçim yenilgisiyle sonuçlanan beş yıllık geçiş dönemini (1945-1950) inceleyerek açılıyor ve ardından, her biri askeri müdahale ile sonuçlanan sonraki iki on yıl, tematik olarak tartışılıyor.

Ahmad devamında da, siyasi partiler, ekonomi, ordunun rolü gibi bu deneyimdeki önemli temaları tartışıyor.

Yazar bütün bunların yanı sıra, Türkiye’nin değişen siyasi kültüründe dinin rolünü ve dış politika konularındaki son durumu da irdeliyor.

  • Künye: Feroz Ahmad – Demokrasi Sürecinde Türkiye (1945-1980), çeviren: Ahmet Fethi, Hil Yayın, tarih, 480 sayfa, 2020

John H. Elliott – Tarihi Yapanlar, Tarihi Yazanlar (2016)

John Elliott, İspanya tarihi üzerine çalışan ilk İngiliz tarihçi olma unvanına sahip.

Yazar bu kitabında da, İspanya, Amerika ve Avrupa tarihi alanlarında yaklaşık 60 yıla varan çalışmalarının verdiği deneyimden hareketle, tarih çalışmalarının 1950’lerden bu yana geçirdiği dönüşümü irdeliyor.

  • Künye: John H. Elliott – Tarihi Yapanlar, Tarihi Yazanlar, çeviren: Ebru Sürmeli, Tarihçi Kitabevi

Ali Engin Oba – Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu (2020)

Türk Milliyetçiliği belli şartlar altında doğmuş, Türkçülük ve Turancılık akımlarını yaratmış, daha sonra da Anadolu’da milli bir Türk devletinin kuruluşunda en önemli etken olmuştu.

Ali Engin Oba’nın uzun zaman önce basılan, şimdi yeni baskısıyla yeniden raflardaki yerini alan bu çalışması, Türk milliyetçiliğinin doğuş döneminden tarih içinde gösterdiği gelişmelere uzanarak kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Şerif Mardin’in yönetiminde hazırlanan bir teze dayanan çalışma, Türk milliyetçiliğinin Batı’daki ideolojik akımlardan farklı olarak tamamen kendine özgü tarihsel koşullar içinde nasıl ortaya çıkıp geliştiğini tartışıyor.

Kitapta,

  • Osmanlı devlet ve millet sisteminin iç dinamikleri,
  • Osmanlı’nın son yüzyılında imparatorlukta yaşanan çözülüşler,
  • Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan ve Arnavutluk’un bağımsızlık süreçleri,
  • Balkan Savaşları ve Rumeli’nin kaybı,
  • Panslavizmin Türk aydınları üzerindeki etkisi,
  • Ve Turancılık akımının gelişimi gibi, önemli konular irdeleniyor.

Oba bunun yanı sıra, Akçuraoğlu Yusuf, Ağaoğlu Ahmet, Hüseyinzade Ali Bey, İsmail Gaspıralı, Ziya Gökalp gibi Türk milliyetçiliğinin kurucu isimlerinin fikirlerini ve bunun yanı sıra Tercüman Gazetesi, Genç Kalemler, Türk Ocakları ve Türk Yurdu gibi, Türk milliyetçiliğine etki eden dergi ve kurumları ayrıntılı bir şekilde inceliyor.

  • Künye: Ali Engin Oba – Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu, Doğu Batı Yayınları, tarih, 274 sayfa, 2020

Egemen Yılgür – Tütüncülerin Tarihi (2020)

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Selanik, Kavala, Drama ve İskeçe gibi bölgelerde kitlesel bir biçimde tütün üretim ve işleme birimlerinde çalışan tütüncüler vardı.

Tütüncülerin öne çıkan bir diğer özelliği ise, yoğun bir sendikal ve siyasal mücadele deneyimine sahip olmalarıydı.

1923-1924 arasındaki Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’yle tütüncüler Türkiye’ye geldi ve böylece tütüncülerin siyasal kültürü de genç Türkiye Cumhuriyeti’ne taşınmış oldu.

Tütüncüler Yunanistan’dan Türkiye’ye geldikten sonra İstanbul, İzmir ve Samsun’daki tütün üretim ve işleme birimlerinde aktif olarak çalışmaya başlayacaktı.

Tütüncüler, bu süre zarfında bir yandan üretim birimlerinde söz konusu kültürü yeniden üretecek, diğer taraftan dönemin sol hareketleri ile ilişkilenmiş en kalabalık işçi çevresi olarak politik çalışmalar gerçekleştireceklerdi.

İşte Egemen Yılgür bu özgün çalışmasında, tütüncülerin özgün sosyo-tarihsel koşullarını, Mübadele sonrasında yerel koşullara nasıl adapte olduklarını ve Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve siyasal hayatına yaptıkları muazzam katkıları ortaya koyuyor.

  • Künye: Egemen Yılgür – Tütüncülerin Tarihi, Sosyal Tarih Yayınları, tarih, 2020

Haşim Şahin – Dervişler, Fakihler, Gaziler (2020)

Tarihçi Haşim Şahin, daha önce yayımlanan ‘Dervişler ve Sufi Çevreler’ adlı özgün çalışmasında, klasik çağ Osmanlı toplumunda, halkı derinden etkilemiş tasavvufi şahsiyetlere ve bu şahsiyetlerin dönemlerinin iktidarlarıyla ilişkilerine odaklanmıştı.

Şahin şimdi de, erken dönem Osmanlı toplumunun önde gelen dini zümrelerini kapsamlı bir şekilde izliyor.

Kitabın, özellikle Türklerin İslam dinini kabul ettikleri dönemden başlayarak sufilerin Türk devletleri içerisindeki faaliyetleri, belli başlı sufi ekolleri ve Türk sufiliğini etkilemiş önemli mutasavvıflar hakkında muazzam bir çalışma olduğunu belirtelim.

Şahin, Türkmen gruplarının muhtemel göç güzergâhındaki coğrafyanın dinî hareketliliğini, sufîlerin yaşantısını, erken yüz­yıllardan itibaren bu güzergâhta faaliyet gösteren mutasavvıfların ve sufî ekollerin varlığını çok yönlü bir şekilde araştırıyor ve böylece Osmanlı tarihinin bu döneminin sağlam bir analizini yapıyor.

Türklerin İslam’ı kabul edip benimsemesinde ticarî ve siyasî ilişkilerin yanı sıra, Türk geleneğindeki alplık motifi ile İslam’daki eren-evliyâ inancı gibi İslam diniyle eski Türk dini arasındaki benzerlikler ve Türk toplumu arasında yayılan Budizm’in de etkisi olduğunu savunan Şahin, bu etkileşimin, Müslüman Türklerin kullandıkları bazı kelimelerde yahut bazı geleneklerinde bariz bir şekilde kendisini gösterdiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Haşim Şahin – Dervişler, Fakihler, Gaziler: Erken Osmanlı Döneminde Dinî Zümreler (1300-1400), Yapı Kredi Yayınları, tarih, 328 sayfa, 2020

Ann Kramer – Dünya Savaşlarında Kadın Casuslar (2014)

Etraf kasıntı James Bond tarzı ajanlardan geçilmiyor ve doğal olarak bu alanda çalışmış kadınlar, pek kimsenin aklına gelmiyor.

Ann Kramer dışında.

Modern tarihin kritik anlarında, en amansız savaşlarda rol almış kadınlar, kitabın ortak paydası.

Tarihi, erkeğin gölgesinin uzanamadığı bir yerden izlemek, kesinlikle iyi bir alternatif.

  • Künye: Ann Kramer – Dünya Savaşlarında Kadın Casuslar, çeviren: Tülin Er, İş Kültür Yayınları