Steven M. Oberhelman – Bizans’ta Rüya Tabirnameleri (2019)

 

MS 9-10 arasında ünlü patrikler ve imparatorlar tarafından yazılmış Bizans rüya tabirnameleri hakkında çok önemli bir çalışma.

Kitapta, Danyal Peygamber, Konstantinopolis patrikleri Nikephoros ve Germanos, Astrampsykhos ve İmparator II. Manuel Palaiologos’a atfedilen beş rüya tabirnamesi ile bir de Anonim tabirname inceleniyor.

Ele aldığı tabirnameleri tarihsel, sosyal ve kültürel açıdan değerlendirirken Steven Oberhelman, ayrıca bunları Akhmet, Artemidoros ve diğer Bizans tabirnameleriyle de karşılaştırıyor.

Özellikle rüyalara ilgi duyanların severek okuyacağı bu kitap, ayrıca tarihçiler, kültür tarihçileri ve kültürel antropoloji alanında çalışanlar için de altın değerinde bir kaynak.

Bizans rüya tabirnameleri,  dinden edebiyata ve gündelik hayata Bizans kültüründen pek çok ilginç ayrıntı sunmalarıyla büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Steven M. Oberhelman – Bizans’ta Rüya Tabirnameleri: Giriş, Çeviri ve Yorumlarıyla Birlikte Altı Oneirokritika, çeviren: Arzu Akgün, Yapı Kredi Yayınları, 240 sayfa, 2019

Kolektif – “Osmanlı Hanımları” Mutfakta (2019)

Osmanlı İmparatorluğu’nda kadınlar için yazılmış kitaplar ve kadınları hedefleyen dergiler, bize dönemin düşünce yapısını ve ruhunu göstermek açısından vazgeçilmez belgelerdir.

“Osmanlı Hanımları” Mutfakta adlı bu kitap ise, 1880-1926 yılları arasında kadın dergilerinden derlenmiş yemek, sofra kültürü ve beslenme alışkanlıkları konularını ele alan makalelerden yapılmış çok güzel bir seçki.

Makaleler, Aile, Hanımlara Mahsus Malûmât, Hanımlara Mahsus Gazete, Parça Bohçası, Mehâsin, Kadınlık, Bilgi Yurdu Işığı, İnci, Türk Kadını, Süs, Âsâr-ı Nisvân, Kadın Yolu ve Çalıkuşu dergilerinden toplanmış.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçiş dönemi sayılacak bir dönemde yayımlanmış bu dergiler, ülkenin içinde bulunduğu karmaşık ruh halini yansıtmaları açısından da çok iyi.

Burada, gelenekselle modern arasında sıkışmış bir toplumdan ve bu toplumun mutfağa, ev hayatına, kadına ve Batı’ya bakışını yakından görüyoruz.

Nihayetinde bu güzel derleme, yalnızca mutfakla ilgilenenlerin değil, Osmanlı’nın Doğu-Batı arasında yaşadığı ikilemi görmek isteyenlerin, ayrıca kadın çalışmalarına ilgi duyanların severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Kolektif – “Osmanlı Hanımları” Mutfakta: Osmanlıca Kadın Dergilerinde Yemek ve Mutfağa Dair Makaleler, derleyen: Abdullah Uğur, İletişim Yayınları, tarih, 232 sayfa, 2019

Hamit Erdem – 1920’li Yıllar ve Sol Muhalefet (2010)

Hamit Erdem ‘1920’li Yıllar ve Sol Muhalefet’te, Türkiye tarihinin en ilginç yıllarından birine odaklanıyor.

O yıllarda solun, ilk kez geniş yelpazede kitlelerin ilgi alanına girdiğini savunan Erdem, Eskişehir ve Ankara’da örgütlenen Yeşil Ordu Cemiyeti, Ankara’da kurulan (Hafi) -gizli- Komünist Parti, Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası ve Bakü’deki Türkiye Komünist Partisi gibi örgütleri irdeliyor.

1920 yılının, sol hareket açısından son derece karmaşık bir süreç olduğunu söyleyen Erdem, TBMM içinde ve Meclis dışında sol ve komünist partilerin kurulabildiğini, bunların yeni bir devletin kuruluş sürecinde görüşlerini açıkladığını ve siyasi mücadele içinde bulunduklarını belirtiyor.

  • Künye: Hamit Erdem – 1920’li Yıllar ve Sol Muhalefet, Sel Yayıncılık, tarih, 352 sayfa

Gregory Elliott – Tarihin Sonları (2010)

Gregory Elliott, özgün çalışması ‘Tarihin Sonları’nda, yeni muhafazakâr Francis Fukuyama ile sosyalistler Karl Marx, Eric Hobsbawm ve Perry Anderson’ın, tarihin sonu ile ilgili öngörülerine odaklanıyor.

Elliott, kitabının ilk bölümünde, ‘Komünist Manifesto’yu tarihsel materyalizmin kurucu metni olarak kabul ederek, Marx’ın insanlığın “tarihöncesinin” komünizm ile sonlanacağı kurgusuna odaklanıyor.

İkinci bölüm, Fukuyama’nın, Marx’ın “materyalist tarih anlayışını” baş aşağı ettiği ‘Tarihin Sonu’ ve ‘Son İnsan’ı ele alıyor.

Üçüncü bölüm, Hobsbawm’ın Fukuyama’yı kayda değer bulmayarak verdiği tepkiyi; son bölüm ise, Anderson’ın  Fukuyama ve Hobsbawm’a dair önemli yorumlarını inceliyor.

  • Künye: Gregory Elliott – Tarihin Sonları, çeviren: Deniz Keskin, Versus Kitap, siyaset, 134 sayfa

Monique O’Connell ve Eric R. Dursteler – Akdeniz Medeniyetleri (2019)

Muazzam bir çalışma olan ‘Akdeniz Medeniyetleri’, okurunu ana hatlarıyla orta ve erken modern çağ tarihi, Roma’nın çöküşüyle (500) Napolyon fetihleri (1800) arasında yer alan 1300 yıllık dönem hakkında bilgilendiriyor.

Kitap, Akdeniz’i siyasi ve askeri gelişmeler, sınır hareketlerinin tasviri, dini, ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeler bağlamında izliyor.

Kitapta,

  • Roma İmparatorluğu’nun kuruluş ve çöküşü,
  • Barbar, Bizans ve Latin Hıristiyan olarak parçalara bölünmesi,
  • Erken ortaçağda Roma İmparatorluğu’nun kalıntıları üzerinden yeni siyasi yapılar inşa eden yeni Hıristiyan ve Müslüman toplumların gelişimi,
  • Ortaçağın son dönemlerindeki Hıristiyan ve Müslümanların kutsal savaşları,
  • Avrupalıların Haçlı savaşlarını ve Müslümanların buna karşı tepkisi,
  • Ortaçağın son dönemindeki ekonomik değişim bağlamında Latin Avrupalı tüccarların Yahudi ve Müslümanların ticari ağlarına girişi,
  • 1348 yılında hıyarcıklı veba salgınının başlamasıyla ortaya çıkan değişiklikler,
  • İberya ve İtalya’da giderek bölgesel devletlerin ortaya çıkışı,
  • Osmanlı Türklerinin bölgede iktidar sahibi olmak için mücadele eden ciddi bir güç olarak ortaya çıkışıyla doğuda Bizans ve Memluk İmparatorluklarının zayıflaması,
  • Erken modern dönemdeki kültürel gelişmeler,
  • Rönesans’ın Avrupa’daki yansımaları,
  • Ticaret şekillerindeki ve lüks malların dolaşımındaki değişiklikler,
  • Daha önce bölgesel devletler olan Habsburg, Osmanlı ve Venedik İmparatorluklarının gelişimi,
  • İmparatorluklar arasında yer alan erken modern dönem sınır belgelerindeki yaşam,
  • İklim, demografi ve hastalık konusundaki global dengesizliklerin Akdeniz kültürünü nasıl değiştirdiği,
  • Akdeniz’de modern öncesi dönemden modern döneme geçişi belirleyen on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllardaki Napolyon ve Rus istilaları,
  • Ve bunun gibi, pek çok önemli konu ele alınıyor.

Zengin kaynaklara dayanması ve kapsamıyla dikkat çeken çalışma, Akdeniz kültürü ve tarihiyle ilgilenenler açısından kaçırılmaması gereken bir kaynak.

  • Künye: Monique O’Connell ve Eric R Dursteler – Akdeniz Medeniyetleri, çeviren: Bozkurt Leblebicioğlu, Say Yayınları, tarih, 576 sayfa, 2019

Pierre Bourdieu – Bekârlar Balosu (2010)

Sosyolog Pierre Bourdieu ‘Bekârlar Balosu’nda yer alan üç makalesinde, Fransız kırsal toplumunda evlilik ve bekârlık kültürünün ayrıntılarına iniyor.

Bekârlık ve köylülük durumu; eski toplumda evlilikle ilgili karşılıklı ilişkiler sistemi; kasaba ve mezralar arasındaki karşıtlıklar; köylünün bedeniyle ilişkisi; annenin aşırı otoritesinin bekârlığa etkisi ve yeniden üretim stratejileri sisteminde evlilik, Bourdieu’nün odaklandığı konulardan birkaçı.

Bourdieu’nün örnek hikâyelerle de desteklediği çalışması bir yönüyle sosyal bilimler kuramı ve uygulamalarında 60’lardan günümüze kaydedilen aşamaları da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Bekârlar Balosu, çeviren: Çağrı Eroğlu, Dost Kitabevi, sosyoloji, 208 sayfa

Kaan Durukan – Doğu-Batı İkilemine Dört Bakış (2010)

Kaan Durukan ‘Doğu-Batı İkilemine Dört Bakış’ta, Montesquieu, Frantz Fanon, Eduardo Galeano ve Edward Said’in eserleri ışığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarını da içine alan 250 yıllık tarihi, Doğu-Batı ikilemi üzerinden sorguluyor.

Durukan bunu da, Montesquieu’nün ‘İran Mektupları’, Fanon’un ‘Yeryüzünün Lanetlileri’, Galeano’nun ‘Latin Amerika’nın Açık Damarları’ ve son olarak da Said’in ‘Oryantalizm’ isimli eserlerini baz alarak yapıyor.

Söz konusu dört ismin yaklaşımları da, geride kalan muhtelif dönemler kadar, bugün yaşananların anlaşılmasına da katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kaan Durukan – Doğu-Batı İkilemine Dört Bakış, Everest Yayınları, inceleme, 86 sayfa

Frank M. Turner – Rousseau’dan Nietzsche’ye Avrupa Düşünce Tarihi (2019)

Avrupa düşünce tarihi hakkında klasikleşebilecek bir kitapla karşı karşıyayız.

Frank Turner, ele aldığı meseleleri alabildiğine rahat ve anlaşılabilir bir şekilde anlatan örneği az bulunur bir akademisyendi.

Turner’ın ölümünden sonra yayımlanan bu kitabı ise, kendisinin uzmanlık alanının en görkemli örneği.

Avrupa entelektüel tarihine yakından bakmak açısından çok fırsat olan elimizdeki çalışma, özellikle öğrenciler ve konuya yeni başlayan okurlar için bir başvuru kaynağı.

Turner’ın Yale Üniversite’sinde verdiği derslerin ürünü olan kitap, Aydınlanma’dan başlayıp 21. yüzyılın başına uzanıyor ve bu süre zarfında Avrupa’da yaşanan radikal değişimi fikir akımları ve öncü figürler üzerinden anlatıyor.

Farklı disiplinleri ustaca bir araya getirmesiyle de dikkat çeken çalışma, açık, akıcı ve öğretici üslubuyla pek çok konuyu aydınlatıyor.

Turner burada,

  • Rousseau’nun moderniteye yaklaşımında öne çıkan vurguları,
  • Darwin’i doğa ve Tanrı arasındaki bağı açıklamaya iten nedenleri,
  • Kapitalizmin liberal düşünceyi nasıl şekillendirdiğini,
  • Liberal düşüncenin kadın hakları konusunda neden sınıfta kaldığını,
  • ABD devlet düzeninin Avrupa’nın demokrasi anlayışını nasıl değiştirdiğini,
  • Aydınlanma’dan sonra sanatçıların neden Gotik anlayışa dönme ihtiyacı duyduklarını,
  • Sanatçı kültünün nasıl yaratıldığını,
  • Avrupalı düşünürleri Marx’ın ilk çalışmalarını keşfetmeye zorlayan nedenleri,
  • Milliyetçiliği ve ırkçılığı ortaya çıkaran koşulları,
  • Nietzsche’nin neden evrensel değerlere savaş açtığını,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli konuyu ele alıyor.

Künye: Frank M. Turner – Rousseau’dan Nietzsche’ye Avrupa Düşünce Tarihi, çeviren: Soner Soysal, Kafka Kitap, felsefe, 284 sayfa, 2019

Saul Friedländer – Nazi Almanyası ve Yahudiler (2016)

Yahudi soykırımı ile Nazi ideolojisinin dinamikleri arasındaki ilişkiyi daha iyi kavramak açısından vazgeçilmez bir kaynak.

Saul Friedländer, çalışmasının, 1933-1939 arası dönemi ele alan bu ilk cildinde, Nazi Almanya’sında yaşamını sürdürmeye çalışan Yahudilerin etrafındaki çemberin gitgide daralışını anlatıyor.

Olguların kronolojik akışını izleyen çalışma, savaş öncesi gelişmeleri, anti-Yahudi yaptırımların doğuşu ve tatbikinde Hitler’in kişisel rolünü ve ideolojisinin işlevini ortaya koyuyor.

Friedländer, Alman nüfusunun büyük çoğunluğunun, savaştan çok daha önce Yahudilere karşı giderek artan şiddette uygulanan yaptırımların bütünüyle farkında olsa da, neredeyse tamamen ekonomik ve özellikle de dini-ideolojik sebeplere dayanan çok küçük itiraz alanları oluştuğunu ortaya koyuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Nazi rejiminin işlediği suçlar ne sadece bazı rastlantısal, istem dışı, fark edilemez, birbiri ile ilişkisiz olguların kaotik bir araya gelişidir ne de önceden belirlenmiş şeytani bir senaryodur; bir araya gelen unsurların sonucudur, bazı tasarılar ve beklenmedik durumların, elle tutulur sebepler ve tesadüflerin kesişmesinin sonucudur.”

  • Künye: Saul Friedländer – Nazi Almanyası ve Yahudiler, Cilt 1: Zulüm Yılları (1933-1939), çeviren: Ali Selman, İletişim Yayınları, tarih, 392 sayfa, 2016

James Forsyth – Kafkasya (2019)

James Forsyth’nin ‘Kafkasya’sı, modern tarihçiliğin doruklarındandır.

Tamı tamına 912 sayfayı bulan çalışma, Avrupa, Asya ve Ortadoğu’nun sınırlarında yer almasından kaynaklı olarak çok karmaşık bir bölge olagelmiş Kafkasya’nın tarih öncesinden bugününe ışık tutuyor.

Kitapta işlenen kimi konular şöyle:

  • Kafkasya’nın kökenleri,
  • Kafkas toplulukları ve dilleri,
  • Yolu bu bölgeden geçmiş Persler, Yunanlar ve Romalıların Kafkasya’daki mirası,
  • Erken Ortaçağ döneminde Arapların Kafkasya’yı fethi,
  • İç Asya kökenli göçler ve ticaret yolları,
  • Haçlı seferlerinin Kafkasya’ya yansımaları,
  • Kafkasya’da Moğollar,
  • On beşinci yüzyılda Gürcistan, Şirvan ve Kafkasya’da yaşananlar,
  • Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türklerin Kafkasya’daki etkinlikleri,
  • İran ve Osmanlı Türkiye’si arasında Kafkasya,
  • Kafkasya ile Ruslar arasında ilk temaslar ve devamı,
  • Katerina’nın “Doğu Projesi”nde Kafkasya’ya biçilen rol,
  • Rusya’nın Kafkasya’yı fethi,
  • Rusya’nın milliyetçi ideolojisinin Kafkasya üzerindeki etkileri,
  • Rusya’nın Ortodoks Hıristiyanlaştırma seferi,
  • Çeçenya ve Dağıstan direnişi,
  • Birinci Dünya Savaşı, Rus Devrimi ve İkinci Dünya Savaşı’nın Kafkasya’ya yansımaları,
  • Almanya’nın Kuzey Kafkasya’yı işgali,
  • Sovyetler Birliği’nin yıkılışından sonra Kafkasya’nın yaşadığı dönüşüm,
  • Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan Karabağ sorununun büyümesi,
  • Sovyetler’in yıkılışından sonra bölgede yaşanan huzursuzluklar,
  • Rusya’nın Kuzey Kafkasya’yı askerileştirmesi,
  • Komünizm sonrası Rusya ve eski sömürgeleri…

Forsyth’nin çalışması, bütün bu konuları ayrıntılı şekilde açıklıyor ve bunu yaparken hem İngilizce ve Rusça kaynaklara hem de Farsça ve Arapça çevirilere dayanıyor.

Kitap, bölgenin Ermeniler, Azeriler, Çeçenler, Dağıstanlılar, Çerkezler ve Gürcüler de dâhil olmak üzere yerli toplulukları ve onların bölge yaşamında bugün hâlâ rol oynayan bölge dışından topluluklarla ilişkileri üzerine yoğunlaşmasıyla da dikkat çekici.

Çalışmayı önemli kılan bir husus da, Kafkas ülkelerinde Rus emperyalizminin rolünü ayrıntılı bir şekilde ortaya koyması.

  • Künye: James Forsyth – Kafkasya, çeviren: Timuçin Binder, Ayrıntı Yayınları, tarih, 912 sayfa, 2019