Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir? (2015)

Mimarlık tarihçilerinin yaklaşımlarındaki kavramsal sorunların derinlikli bir incelemesi.

Mimarlık yazımındaki retorik, analitik ve tarihselci gelenekler, 20. ve 21. yüzyıldaki mimarlık tarihçilerinin karşılaştığı temel sorunlar, yürütülen tartışmalar, kitabın odağındaki konular.

Andrew Leach burada,

  • Modern mimarlığın bir disiplin olarak gelişimi,
  • Bir sanatçı olarak mimar,
  • Mimarın mirası olarak mimarlık tarihi,
  • Mimarlık ve kültür,
  • Tarihsel kanıt olarak mimarlık,
  • Mimarlığı tarihselleştirme sorunları,
  • Mimarlık tarihi ve kuramındaki belli başlı sorunlar,
  • Eleştirel mimarlık tarihi,
  • Ve Mimarlık tarihinden çıkarılabilecek dersler gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Künye: Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir?, çeviren: Hayrullah Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, mimari, 150 sayfa, 2015

Ali Çimen – Kısa Dünya Tarihi (2015)

Coğrafi keşiflerden Rönesans’a, avcılık ve toplayıcılıktan Mezopotamya’ya, Roma İmparatorluğu’ndan Haçlı Seferleri’ne, Osmanlı İmparatorluğu’ndan İkinci Dünya Savaşı’na, Dünya tarihinin keyifle okunacak bir özeti.

Genel dünya tarihine ilişkin bilgiler edinmek isteyenlere hitap eden çalışma, okurunu, tarihin belirli alanlarında bir yolculuğa davet ediyor.

  • Künye: Ali Çimen – Kısa Dünya Tarihi, Timaş Yayınları

Cahit Kayra – Varlık Vergisi (2015)

1942 tarihli Varlık Vergisi’ni uygulayan komisyona, gayri resmi olarak çalışan bir memur olarak girmiş Cahit Kayra, bu vergiye Yahudilerin varını yoğunu elinden almak için başvurulmadığını savunuyor.

Kayra Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’ndaki yokluk yıllarında, Varlık Vergisi’nin yanı sıra, başka birçok ağır verginin getirilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Cahit Kayra – Varlık Vergisi, Tarihçi Kitabevi

Rudolf Rocker – Milliyetçilik ve Kültür (2019)

Nazilerin tüm Avrupa’yı esir aldığı bir dönemde Amerika’ya kaçmak zorunda kalmış Rudolf Rocker, hayatı boyunca uluslararası anarşist hareketin ve anarko-sendikalizmin yetenekli bir propagandisti oldu.

Yazarın bizde daha önce ‘Anarko Sendikalizm’ adlı önemli kitabı yayımlanmıştı.

Şimdi de yine kendisine ait kült bir yapıtla, ‘Milliyetçilik ve Kültür’le karşı karşıyayız.

Rocker’in bu yapıtı, altı yıl süren çeviri, redaksiyon ve kontrol aşamalarının ardından yayımlanabildi.

1930’lar Almanya’sının felakete götüren koşullarında yazılan kitap, milliyetçiliğin kültür içindeki izlerini kılcal damarlarına kadar sürerken bütün bir Batı dünyasının kültür ve düşünce tarihini liberter bir gözle analiz ediyor.

Uzun bir tarihsel alanda gezinen çalışma, olağanüstü aydınlatıcı olmasının yanı sıra,  dönem Avrupa’sının iyi bir fotoğrafını çekmesi, devlet tapıncına sıkı eleştiriler getirmesi ve despotizmin insanlık için nasıl bir felaket anlamına geldiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

Bir halkta siyasî iktidar arzusu ne kadar az gelişmişse kültürel yaşam biçimleri o kadar zengindir.

En iyi devlet anayasası bile kaçınılmaz olarak özgürlüğün deli ceketidir. Anayasaları yapan kodaman terziler, özgürlük kumaşını o kadar kırpmışlar ki, geriye kalandan giyilebilir bir gecelik bile çıkmaz.

Sorun nasıl yönetildiğimiz değil yönetiliyor olmamızdır.

  • Künye: Rudolf Rocker – Milliyetçilik ve Kültür, çeviren: Ali Çakıroğlu, Kaos Yayınları, inceleme, 704 sayfa, 2019

Pierre Merlet – SSCB’de Komünist Muhalefet: Troçkistler (2015)

Sovyet Bolşevik Partisi’nin bağrından doğan Troçkizmin siyasi serüveni.

Stalin bürokrasisinin binlercesini kaybettiği Troçkist hareketin ortaya çıktığı koşullar, Rusya’da proleter devrimin gelişimi ve Bolşevizmin yenilgisinin altında yatan nedenler gibi konularda aydınlanmak isteyenlere.

Pierre Merlet, aslında Troçkistlerin trajik macerasını anlatsa da, aslında bu kitabı, Rusya’da ve dünyada proleter devrimin sürekliliği için mücadele eden Bolşevizm’in yenilgisinin hikâyesidir.

  • Künye: Pierre Merlet – SSCB’de Komünist Muhalefet: Troçkistler, çeviren: Elif Hikmet, h2O Kitap, tarih, 176 sayfa, 2015

Selina O’Grady – Ve İnsan Tanrıyı Yarattı (2019)

Dini duygu ve düşüncelerimiz tarihin en eski zamanlarında nasıl biçimlendi ve yön aldı?

Selina O’Grady burada, bilimsel bir perspektif ve eleştirel bir gözle insanoğlunun din serüveninin en çarpıcı zamanlarını izliyor.

  • Palmira’da, aşk ve savaşın, bereket ve bekâretin tanrıçası Atargatis rahipleri olmak uğruna kendilerini hadım eden erkekler,
  • Pagan dinlerin Suriyeli, Fenikeli, Babilli ve Kenanlı halklardaki özgün yansımaları,
  • İsa dönemindeki Celile’de insanların dine yaklaşımlarındaki çok yönlülük,
  • Afganistan ve Pakistan’da dağ yamaçlarına yontulmuş Buda resimlerinin işaret ettikleri,
  • Hindistan’daki brahmanlar ve keşişleri bir araya getiren dinamikler,
  • Hirodes ve Farisilerin Yahudileri nasıl radikalleştirdikleri,
  • Ve İskenderiye’nin çok tanrılı atmosferinde dinin yaşanış biçimleri, kitapta ele alınan önemli konulardan bazıları.

Künye: Selina O’Grady – Ve İnsan Tanrıyı Yarattı: İsa Zamanında Krallar, Kültler ve Fetihler, çeviren: Melih Pekdemir, Ayrıntı Yayınları, din, 400 sayfa, 2019

Leonard Mlodinow – Akıllı Homo Sapiens (2019)

Bildiğimiz anlamıyla insanın, dünya üzerindeki macerası çok uzun değildir.

Onu, atası Homo Sapiens olarak milyonlarca yıl önce, taş aletlerin yardımıyla güç bela hayatını sürdürürken görürüz.

Peki, ne oldu da bir zamanlar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış bu varlık, günümüzün bu öngörülmemiş uygarlığını ve akıl almaz teknolojisini geliştirdi?

Leonard Mlodinow, Afrika’daki kökenlerimizden bugüne uzanarak, insanlık tarihinin ve en önemlisi de bu tarihi mümkün kılan bilimsel gelişmelerin kapsamlı bir belgeselini sunuyor.

İnsanoğlunun uygarlaşma serüveninde öne çıkmış fikirler ve yaklaşımlar ile bu macerada etkili olmuş belli başlı filozof ve bilginlerin katkılarını da ortaya koyan Mlodinow, bilimin insanlığın macerası içinde nasıl bir yer tuttuğunu ve bugün hangi bilimsel sorunların gündemde olduğunu ele ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kolay anlaşılabilir bilimsel çalışma arayanların muhakkak edinmesi gereken bir kitap.

  • Künye: Leonard Mlodinow – Akıllı Homo Sapiens, çeviren: Mihriban Doğan, Say Yayınları, bilim, 464 sayfa, 2019

Sean McMeekin – Osmanlı’da Son Fasıl (2019)

“Ölüm döşeğindeki bir hasta olarak bakıldığında, Avrupa’nın Hasta Adamı’nın ölmesi uzun bir süre aldı. Osmanlı gerilemesinin başlangıç tarihini belirlemek, modern tarihin harika entelektüel salon oyunlarından biridir.”

Sean McMeekin’in bu kapsamlı çalışması, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki durumu ve savaş sonrasında Ortadoğu’nun yeniden biçimlenişi hakkında tam bir başvuru kaynağı.

Yeni açılan Osmanlı ve Rus kaynaklarının yanı sıra, İngiliz, Alman, Fransız, Amerikan ve Avusturya-Macaristan arşivlerinden de yararlanmasıyla dikkat çeken kitap,

  • Osmanlı’nın çözülüşüyle sonuçlanan etnik-dinsel buhranı,
  • Zorunlu göçleri,
  • Balfour Bildirisi’ni,
  • Halifeliğin yıkılışını,
  • Irak ve Suriye’nin paylaşımını,
  • Ve daha da önemlisi, bütün bu meselelerin günümüze tam olarak nasıl bir miras bıraktığını derinlemesine irdeliyor.

Künye: Sean McMeekin – Osmanlı’da Son Fasıl: Savaş, Devrim ve Ortadoğu’nun Şekillenişi 1908-1923, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, 516 sayfa, 2019

Marcel Bazin ve Stéphane de Tapia – Türkiye Coğrafyası (2015)

Marcel Bazin ve Stéphane de Tapia imzalı bu kitap, ilk bakışta Türkiye coğrafyasını, fakat daha da önemlisi bu coğrafyayı derinden etkilemiş tarihsel olaylar bağlamında okuyan ilgi çekici bir inceleme.

Kapsamıyla dikkat çeken kitapta,

  • Bölgede Türk devletlerinin oluşumu,
  • Doğal ortam ve tarım,
  • Ulaşım ve turizm,
  • Sosyo-ekonomik göstergeler ve sınai üretim,
  • Avrupa ve ABD ile ilişkiler,
  • Avrupa’nın, özellikle Türkiye’nin AB’ye girişi ile ilgili bakış açısı,
  • Türkiye’nin bir Avrupa mı, yoksa Asya ülkesi mi olduğu,
  • Ülkenin jeopolitik konumu gereği gördüğü “köprü” görevinin gerçekten Türkiye’ye özgü olup olmadığı,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli konu ele alınıyor.

Künye: Marcel Bazin ve Stéphane de Tapia – Türkiye Coğrafyası, çeviren: Arzu Nilay Kocasu, İletişim Yayınları, coğrafya, 350 sayfa, 2015

Ali Güveloğlu – Antik Çağ’da Beslenme ve Damak Tadı (2019)

Antik Çağ’ın yemek kültürü nasıldı?

Soruyu daha da genişletecek olursak, Antik Çağ’da yemek ihtiyacı ile sömürgecilik faaliyetleri arasında nasıl bir ilişki vardı?

Ali Güveoğlu’nun bu şahane kitabı, Eski Çağ tarihi ile yemeğin nasıl iç içe geçtiğini çarpıcı ayrıntılar eşliğinde ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Hellenlerin tahıl tarımı yapabilecekleri arazilere duydukları ihtiyaç neticesinde, kolonizasyon faaliyetlerine girişme süreçleri,
  • Romalıların birçok alanda kullandıkları silphium bitkisini neslini tüketmek pahasına ithal etmeleri,
  • Zeytin ve zeytinyağının Hellen uygarlığındaki belirleyici rolü,
  • İmparatorlar sofralarında en seçkin yemeklerin bulunması için yapılan sonu gelmez uğraşları ve bu lüks için ödenen bedeller,
  • Ve bunun gibi yemeğin tarihle ilişkisi anlamında pek çok dikkat çekici konu irdeleniyor.

Antik Çağ ve beslenme kültürü hakkında okumayı sevenler, konuya ilgi duyan araştırmacılar ve lisansüstü eğitim gören öğrencilerin muhakkak edinmesi gereken bir çalışma.

Kitaptan birkaç alıntı:

Mısırlılar hiçbir hayvanın başını yemezler, çünkü hayvanı kurban etmeden önce benim başıma gelecek kötülükler bu başa gelsin diyerek beddua eder, böylece kötülüklerden korunacaklarını düşünürlerdi.

…bir kral doğası gereği etle beslenen bir hayvandır. (Plut. Cato. VIII. 8.)

Doğa az bir şeyle savuşturulur: aç midemiz değil, açgözlülüğümüz bizim için pahalıya mal olur. (Sen. Ep. VI. 60. 3)

Birçok Hellen kentiyle birlikte Syrakusa’nın da tiranı olan Gelon (M.Ö. 491-78) lükse düşkün olmasıyla tanınıyordu. Sicilyalı Diodoros Akragas kenti sakinlerinin tirana balık sağlayabilmek için nehir ve kaynak sularıyla doldurdukları neredeyse bir mil uzunluğunda ve otuz ayak derinliğinde bir havuz yaptırdıklarından söz eder. Bunu tiranın lüks ve hazza dayalı yeme isteğini karşılamak amacıyla yapmışlardır, ancak havuz sonradan kaybolmuştur.

  • Künye: Ali Güveloğlu – Antik Çağ’da Beslenme ve Damak Tadı, Pinhan Yayıncılık, tarih, 272 sayfa, 2019