Selwyn Parker – Büyük Çöküş (2009)

Selwyn Parker ‘Büyük Çöküş’ başlıklı elimizdeki önemli kitabında, milyonlarca insanın tasarrufunun yok olduğu, daha sonra Büyük Buhran olarak anılacak 1919 Wall Street felaketini ve bunun devamında Dünyanın büyük bir ekonomik buhrana sürüklenişini kapsamlı bir bakışla anlatıyor.

Parker’ın, krizin aktörleri hakkındaki nitelikli çalışması, ayrıca bu büyük yıkımın ekonomik, politik, sosyolojik ve psikolojik sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Yazar, bu felaketin farklı öykülerini sunduğu gibi, çöküş sonrasında yaşanan bunalım sırasında ekonomilerini güçlendirmeyi başarmış Japonya, İsveç, Hindistan ve Çin gibi ülkelerin başarı öykülerinin arkasındaki dinamikleri de irdeliyor, bunun yanı sıra krizi fırsata çeviren sektörleri de analiz ediyor.

  • Künye: Selwyn Parker – Büyük Çöküş, çeviren: Burcu Çekmece, Arkadaş Yayınevi, tarih, 352 sayfa

Ellen Meiksins Wood – Yurttaşlardan Lordlara (2009)

Ellen Meiksins Wood, önemli iktisatçılarımızdan Prof. Oya Köymen tarafından Türkçeye kazandırılan ‘Yurttaşlardan Lordlara’ başlıklı bu çarpıcı çalışmasında, emeğiyle geçinen mülksüz insanların hangi gerekçe ve dalaverelerle siyasetten dışlandıklarını irdeliyor.

Siyaset teorisinde eskiçağdan ortaçağa kadar aristokratlar, mülksüz insanlar ve devlet ilişkisini inceleyen Wood, devlete neden itaat edilmesi gerektiği, hangi koşullarda başkaldırılabileceği, eşitsizliğin meşrulaştırılması, demokrasi savunucuları ile karşıtlarının mücadelesi ve adaletin kıstasları konularını; Platon, Aristoteles, Cicero, Aquinolu Thomas gibi düşünürler üzerinden değerlendiriyor.

  • Künye: Ellen Meiksins Wood – Yurttaşlardan Lordlara: Eskiçağlardan Ortaçağlara Batı Siyasi Düşüncesinin Toplumsal Tarihi, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, siyaset, 255 sayfa

 

Turan Akıncı – Beyoğlu (2018)

İstanbul’da yaşayan ve yolu düşen herkesin Beyoğlu’nda bir hatırası vardır.

İstanbul’da insanlar çok şeyi ilk defa Pera’da yaşadı.

İşte Turan Akıncı’nın bu kapsamlı çalışması da, Pera’nın 1831-1923 yılları arasındaki dönemini ele alıyor.

Akıncı, bu döneme ait, 288 kurum, 22 aile, 25 mimar ve 61 sokak saptamış.

Kitap, on altı bölümde,

  • Pera’daki sefaret saraylarını,
  • Pasajları,
  • Otelleri,
  • Yeme-içme mekânlarını,
  • Opera ve tiyatroları,
  • Sinemaları,
  • Mimari yapıyı,
  • Cemiyetleri,
  • Mektepleri,
  • Camileri,
  • Mevlevihane, dergâh ve tekkeleri,
  • Mağazaları,
  • Aileleri,
  • Mimarları,
  • Ve sokakları kayıt altına alıyor.

Beyoğlu, 190 yıldır şehrin en önemli çekim merkezi.

Akıncı’nın çalışması da, kapsamı ve özeniyle, her kütüphanede bulunması gereken arşivlik bir eser.

  • Künye: Turan Akıncı – Beyoğlu: Yapılar, Mekânlar, İnsanlar (1831-1923), Remzi Kitabevi, tarih, 512 sayfa, 2018

Plano Carpini – Moğolistan Seyahatnamesi (2018)

Ortaçağ Avrupa’sının en büyük korkularından biri, Moğol İmparatorluğu’nun kendilerini birebir tehdit eden bir güce dönüşmesiydi.

Hele hele Moğol ordularının 13. yüzyılda Macaristan’ı geçip, Adriyatik kıyılarına kadar dayanması, Avrupa’nın tabir-i caizse yüreğini ağzına getirmişti.

Bu dönemde Papa Innocentius, Moğollara elçi yollayıp, barış girişimlerinde bulunmalarını emretmişti.

Dönemin ünlü seyyahı, keşiş Plano Carpini de, bu emre uyarak büyük bir cesaretle Moğol topraklarına, hükümdarın ayağına kadar gitmişti.

Carpini, Moğol topraklarında aylarca kalmış, onları yakından tanımış ve geri döndüğünde izlenimlerini bizzat Papa’ya sunmuştu.

İşte altın değerinde bir tarihi kaynak olan Carpini’nin bu seyahatnamesi, dönemin Moğol İmparatorluğu’nun kapsamlı bir değerlendirmesini sunuyor.

Carpini, yalnızca Moğol topraklarında gördüklerini anlatmıyor, aynı zamanda Moğolların gelenekleri, yaşamları, kılık kıyafetleri, inançları, Ritus adı verilen Moğol dini törenleri, tarihleri, savaşma biçimleri ve başka uluslarla ilişkileri hakkında çok önemli bilgiler veriyor, ayrıca Batılıların Moğolların ilerleyişine karşı ne gibi tedbirler alabileceği konularında kimi ilgi çekici önerilerde bulunuyor.

Moğolların en güçlü oldukları dönem hakkında, birinci elden yazılmış iyi bir kaynak.

  • Künye: Plano Carpini – Moğolistan Seyahatnamesi: 13. Yüzyılda Avrupa’dan Asya’ya Yolculuk, 1245-1247, çeviren: Ergin Ayan, Kronik Kitap, seyahatname, 176 sayfa, 2018

Anais M. Martin – Ve Yola Çıktılar (2015)

İstanbul’da dünyaya gelmiş Anais Martin’den, Metz Yeğenk’ten (Büyük felaket) sağ çıkmış, hepsi de çok hırpalanmış, “tehcir artığı” Ermeni kadınların hikâyeleri.

1914-1916 arasında geçen öyküler, kapsamlı ve çok boyutlu bir yok etme politikasına maruz kalmış, bu toprakların kadim halklarından Ermenilerin yasaklanmış dillerine tercüman olmakta.

  • Künye: Anais M. Martin – Ve Yola Çıktılar, Evrensel Yayınları

Charles Alexandre de Challaye – Kırım Savaşı Öncesinde Osmanlı Ordusu (2018)

Yaklaşık üç yıl sürmüş Kırım Savaşı, Osmanlı ile Rusya arasında başlamış olsa da, daha sonra Avrupa ülkelerinin de dâhil olduğu büyük bir savaşa dönüştü.

Dolayısıyla bu savaş, yalnızca Osmanlı tarihinde değil, Avrupa tarihinde de çok büyük öneme sahip.

O dönem Erzurum’da Fransız konsolosu olarak görev yapan Charles Alexandre de Challaye’ın bu önemli kitabı da, savaş öncesinde Osmanlı ordusunun ne durumda olduğu hakkında çok değerli ve ilgi çekici ayrıntılar barındıran bir kaynak.

Challaye, Osmanlı-Rus ilişkilerinin kesildiği Haziran 1853’ten itibaren Osmanlı ordusunun Kırım Savaşı’ndaki merkezi olarak belirlenen Erzurum’daki gelişmeleri adım adım izlemiş ve daha sonra bunları Fransız makamlarına rapor etmişti.

Raporda, Osmanlı ordusunun yerleşik olduğu kamplar, ordunun durumu, savaş gücü ve ordunun Ruslara nasıl karşı koyabileceği konuları ayrıntılı şekilde yer alıyor.

Kitap, hem Osmanlı ordusunun durumunu kapsamlı bir şekilde ortaya koyması hem de Osmanlı ordusunda yeniçeriliğin kaldırılmasından sonra askeri modernleşme anlamında nelerin gerçekleştirildiğini gözler önüne sermesiyle çok önemli.

  • Künye: Charles Alexandre de Challaye – Kırım Savaşı Öncesinde Osmanlı Ordusu: Organizasyon ve Savaş Gücü, çeviren: Özgür Yılmaz, Kronik Kitap, tarih, 160 sayfa, 2018

Ian Summer – Marne 1914 (2015)

Fransız direnişçilerin Alman İmparatorluk askerlerine karşı efsanevi bir direniş sergiledikleri Marne meydan muharebesinin görsel hikâyesi.

Birinci  Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren bu stratejik zaferin gelişimi; renkli savaş sahneleri, fotoğraflar ve haritalar eşliğinde sunuluyor.

  • Künye: Ian Summer – Marne 1914, ilüstrasyonlar: Graham Turner, çeviren: Kahraman Şakul, İş Kültür Yayınları

Mustafa Oral – Türk Ulusunun İnşası (2015)

Türk Tarih Tezi, tarihi aşan, geniş ve iddialı bir kültür söylemi boyutuna sahip.

Mustafa Oral da, bu tezin ortaya çıkışını Tanzimat dönemi romantik Türkçülerinden I. ve II. Türk Tarih Kongresi’ne değin izliyor.

Kitabın dikkat çekici bir yanı da, Atatürk dönemi tarih çalışmalar ile Atatürk sonrası tarih anlayışı arasındaki bariz farkları saptaması.

  • Künye: Mustafa Oral – Türk Ulusunun İnşası, Yeni İnsan Yayınevi

Michelle U. Campos – Osmanlı Kardeşler (2015)

Her ne kadar Filistin bugün sonu gelmez çatışmalar ve anlaşmazlıklarla boğuşsa da, Osmanlı’nın erken 20. yüzyılında burada Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler birlikte barış içinde yaşamışlardı.

Michelle Campos, bu dönemde halkların imparatorluk vatandaşlığı çatısı altında nasıl bir araya geldiklerini araştırıyor.

Filistin’de, arka planda ortaya çıkan Siyonist harekete ve Arap milliyetçiliğine rağmen, Yahudiler ve Araplar özgünde imparatorluk vatandaşlığını benimseyerek birlikte hareket etmişlerdi.

Campos kitabında, Filistin’deki Arap-Yahudi çatışmasının kadim olmadığını, özünde Osmanlıcılık düşüncesinin vaatleri ve yetersizliklerinin yarattığı gerilimlerle ortaya çıktığını savunuyor.

  • Künye: Michelle U. Campos – Osmanlı Kardeşler, çeviren: Mine Yıldırım, Koç Üniversitesi Yayınları

Nadje Sadig Al-Ali – Iraklı Kadınların Anlatılmayan Öyküsü (2009)

‘Iraklı Kadınların Anlatılmayan Öyküsü’, 1948 ile 2006 yılları arasında ülkelerinde yaşananlara ilişkin Iraklı kadınların bugüne kadar anlatmadıkları çok sayıda hikâyeden oluşuyor.

Çalışmayı özgün kılan yönlerden biri, Iraklı kadınların yaşam öyküleriyle deneyimlerini temel alarak, bunları geleneksel tarihle harmanlaması ve böylece bir ya da birden çok alternatif tarih inşa etme çabasıdır diyebiliriz.

“Tüm tarihler ve anılar, inşa edilir” önermesinden hareket eden Nadje Sadig Al-Ali, kadınların Irak’taki yaşam koşullarını, ev, okul ve iş yerlerindeki konumlarını, anne ve eş olarak varlıklarını tarihsel bir süreç içinde resmediyor.

  • Künye: Nadje Sadig Al-Ali – Iraklı Kadınların Anlatılmayan Öyküsü, çeviren: Yasemin Tezgiden, İletişim Yayınları, kadın, 332 sayfa