Altan Tan – Kürt Sorunu (2009)

Altan Tan, Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında gelen Kürt sorununu, çok boyutlu okumaya tabi tutuyor ve tarafları daha iyi bir çözüm için tartışmaya davet ediyor.

Kitapta,

  • Türkler ve Kürtler arasında tarihte ilk ilişkilerin kuruluşu,
  • Haçlı Seferleri’nde Kürtlerin rolü,
  • Osmanlı dönemindeki özerk Kürt yapılanması,
  • Kürt edebiyatı ve folkloru,
  • II. Meşrutiyet’in Kürtler üzerine etkileri,
  • Cumhuriyet dönemi olayları,
  • Türkiye Kürtlerinin sağ ve sol düşünce içinde siyaset yapma biçimleri,
  • Ve federasyon, bağımsızlık veya demokratik Cumhuriyet tartışmaları, kitapta detaylı şekilde ele alınan konulardan birkaçı.

Bölgeyi iyi bilen isimlerden Tan, sorunun çözümü konusunda tarafların ne yapması gerektiğine odaklanıyor.

  • Künye: Altan Tan – Kürt Sorunu, Timaş Yayınları, siyaset, 603 sayfa

 

David Fromkin – Avrupa’da Son Yaz (2015)

1914’te Avrupa’da patlayan savaş, Afrika, Ortadoğu, Asya, Pasifik ülkeleri ve Amerika’lara kadar yansıdı.

Peki bu savaşı başlatan asıl etkenler nelerdi?

David Fromkin bu nitelikli incelemesinde, Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand suikastıyla birlikte 1914 yazında yaşananların, bütün dünyayı kasıp kavuran bir fırtınaya nasıl dönüştüğünü, dünya tarihini nasıl bambaşka bir yönde biçimlendirdiğini analiz ediyor.

  • Künye: David Fromkin – Avrupa’da Son Yaz, çeviren: Ahmet Şükrü Durukan, Alfa Yayınları

Agnes Dick Ramsay – 19. Yüzyıl Sonlarında Türkiye’de Günlük Yaşam (2015)

1880’den 1914’e kadar çoğu Anadolu yollarında olmak üzere, Osmanlı ülkesinde yaşamış Agnes Dick Ramsay’in dönemin insani ilişkileri ve gündelik hayatı konusunda gözlem ve deneyimleri.

Ramsay’in İzmir’den Afyon’a, Isparta’dan Kilikya’ya uzanan yolculuğunda, o zamanların Anadolu’suna dair ilgi çekici birçok gözlem bulunmakta.

  • Künye: Agnes Dick Ramsay – 19. Yüzyıl Sonlarında Türkiye’de Günlük Yaşam, çeviren: Raziye Çakıcıoğlu Oban ve Ercan Uyanık, Say Yayınları

John Alexander Armstrong – Milliyetçilikten Önce Milletler (2018)

On sekizinci yüzyılın sonundan bu yana milliyetçilik, birçok açıdan başat siyasi doktrin haline geldi. Bireylerin ait oldukları devleti seçme hakkı, yani, kendi grup kimliği bilincine karşılık gelen teritoryal siyasi yapıları kurmak, siyasi çözümlemenin esas temasını oluşturdu.

Milliyetçilik ve etnik kimlik üzerine yaptığı öncü çalışmalarla bilinen John Alexander Armstrong’un ufuk açıcı çalışması ‘Milliyetçilikten Önce Milletler’ ise, Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun bir kısmından diğerine dikkate değer ölçüde değişen hâkim siyasi yapıların oluşturulmasında etnik kimlik bilincinin başat güç haline gelmesinden önceki dönemde, milliyetçiliğin eşiğinde durmasıyla dikkat çekiyor.

Armstrong’un çalışması, sembollerin, mitlerin, dillerin, dinlerin bireyleri birbirlerine bağlayıp bir “aidiyet” kurmada hangi şartlarda ve nasıl etkili olduklarını, yerleşik yaşamı oluşturmada nasıl işlevsellik kazandıklarını gözler önüne sermesiyle tarih alanına çok önemli bir katkı sunuyor.

Kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Teritoryal yaşamın ortaya çıkışı,
  • Etnisite ve yaşam biçimi,
  • Medeni kimlik ve kent uygarlığı,
  • İmparatorluk ve siyasi kurumları,
  • İslam’da inanç ve imparatorluk kimliği,
  • Batı Avrupa’da imparatorluk miti,
  • İmparatorluk yönetiminin Batı’daki yansımaları,
  • Dini ve etnodinsel kimlikler,
  • Doğu ve Batı kiliseleri arasında yarılma,
  • Siyasi kurumlarda dilsel kodlar…

Armstrong’un kitabı, özellikle bugün çokça tartışılan “kimlik” meselesini ve kimlik siyasetlerini daha iyi kavramamıza olanak sağlayacak bir perspektif sunmasıyla çok önemli.

  • Künye: John Alexander Armstrong – Milliyetçilikten Önce Milletler, çeviren: S. Erdem Türközü, İletişim Yayınları, inceleme, 416 sayfa, 2018

Ali Fuat Örenç – Mora Türkleri (2009)

Tarihçi Ali Fuat Genç ‘Mora Türkleri’nde, 1821 Rum isyanıyla başlayan ve 1830’da Yunanistan’ın bağımsızlığıyla tamamlanan süreci, o coğrafyada yaşayan Mora Türklerinin yaşadıkları ekseninde inceliyor.

Örenç, Rumların bağımsızlık için ayaklanmalarının, hem Osmanlı Devleti hem de Mora Yarımadası’ndaki Türkler için sıkıntılarla dolu, dramatik bir süreci başlattığını savunuyor.

İsyanın gelişimi, alınan tedbirler ve bu sürecin Mora Türklerine etkisi; Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın isyanı bastırmak için devreye girişi; meselenin uluslararası nitelik kazanması ve isyanın bitimiyle Mora Yarımadası’nda yaşanan trajik olaylar, kitabın başlıca konularını oluşturuyor.

  • Künye: Ali Fuat Örenç – Mora Türkleri, Babıali Kültür Yayıncılığı, tarih, 298 sayfa

Hamza Aksüt – Aleviler (2009)

Alevi toplulukları ve dede ocakları tarihi konusunda uzman isimlerden Hamza Aksüt, ‘Aleviler’ başlıklı bu kitabında, Alevi kimliği ve tarihini anlatıyor.

Alevi topluluklarının tarihini, dedelik kurumuyla birlikte ele alan Aksüt, bu tarihin izlerini Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar ve Romlar gibi halklar ile Türkiye, Irak, Suriye ve Bulgaristan gibi, çok geniş coğrafyalarda sürüyor.

Alevilik tarihinin resmi tarihten bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Aksüt, Alevilerin, hem etnisite hem de coğrafi anlamda geniş bir çerçevede değerlendirilmesinden yana.

Çalışmayı nitelikli kılan bir husus da, alan araştırması verilerinden hareket etmesi ve Osmanlı tahrir kayıtlarını kontrol etmesi.

  • Künye: Hamza Aksüt – Aleviler, Yurt Kitap, tarih, 475 sayfa

Ali Merthan Dündar – Japonya’da Türk İzleri (2009)

Ali Merthan Dündar ‘Japonya’da Türk İzleri’nde, Mançurya ve Japonya’daki Türk-Tatar camilerinin tarihini anlatıyor.

Türk-Tatarların Çin, Japonya ve Kore gibi ülkelerdeki varlıkları, 19. yüzyılın sonlarına dayandığını söyleyen Dündar, Uzakdoğu coğrafyasındaki Türk kültür mirasını da, Japon, İngiliz, Amerikan ve Türk belgelerine dayanarak sunuyor.

Harbin Camii, Kobe Camii, Nagoya Camii ve Tokyo Camisinin tarihini, belgeler ve görsel malzemeler ışığında sunan kitap, yakın dönem Türk tarihi ile ilgili çalışmalara katkı sunması, ayrıca, günümüzde bu eserlere ev sahipliği yapan Japonya ve Çin gibi ülkeler arasındaki kültürel ilişkinin tarihini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Ali Merthan Dündar – Japonya’da Türk İzleri, Vadi Yayınları, tarih, 272 sayfa

 

Burak Onaran – Padişahı Devirmek (2018)

Burak Onaran’ın bu önemli çalışması, payitaht İstanbul’da, padişahı devirmek üzere isyan planları yaparken 1859 ve 1867 yıllarında ortaya çıkarılmış olan, Kuleli ve Meslek (Meslek Cemiyeti) isimleriyle bilinen isyanları yeni bir bakışla değerlendiriyor.

Bu isyanlar önemliydi, zira 17. yüzyılın başından beri yeniçerilerin 1826 yılındaki ilgasını takip eden dönemde hükümdarın iktidardan düşürülmesi veya öldürülmesi hedefine yönelik ilk girişimlerdi.

Kitap bu yönüyle, yeniçerilerin artık sahnede olmadığı dönemde Osmanlı padişahını devirmeyi hedefleyen yeni tür isyanlar ve isyancılar üzerine bir inceleme olarak okunmalı.

Daha önce yapılmış, bu isyanlara dair çalışmalar, daha çok isyanın elebaşlarına odaklanmakla sınırlı kalmışlardı.

Onaran’ın çalışması ise, bu iki siyasi isyanın tarihini yeniden yazdığı gibi, isyanların özgün yapılarını, işleyişlerini ve stratejilerini mercek altına alıyor ve mensuplarının siyasi taleplerine, motivasyonlarına ve sosyal profillerine ışık tutuyor.

Her iki isyanın özgün yönlerini 1850’li ve 1860’lı yıllardaki toplumsal ve siyasi dönüşümler bağlamında sorgulayan kitabın, özellikle Osmanlı’da siyasi alanın söz konusu dönemde geçirdiği değişimlerin daha iyi anlaşılmasına büyük katkı sağlayacağını söyleyebiliriz.

Künye: Burak Onaran – Padişahı Devirmek: Osmanlı Islahat Çağında Düzen ve Muhalefet, çeviren: Saadet Özen, İletişim Yayınları, tarih, 430 sayfa, 2018

David Nicolle – Osmanlı Ordusunda Nizam-ı Cedid (2015)

Osmanlı padişahı III. Selim tarafından başlatılan, özellikle orduyu hedefleyen yenilenme hareketi Nizam-ı Cedid, imparatorluğun kaderine ne gibi etkilerde bulundu?

David Nicolle’den 1793-1826 yılları arasında Osmanlı’nın askeri potansiyeline, merkezdeki ve taşradaki askeri yapısına dair zengin materyaller barındıran bir değerlendirme.

  • Künye: David Nicolle – Osmanlı Ordusunda Nizam-ı Cedid, çeviren: Özgür Kolçak, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Faşizm Üzerine (2018)

Faşizm Avrupa’da Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından ortaya çıktı ve tüm dünyayı kendi halklarını da kapsayan daha da yıkıcı ve canice bir savaşa sürükledi.

Peki, faşist hareketlerin doğuşunun altında hangi güçler yatar?

Küreselleşmeyle ve eski Yugoslavya’daki, Afganistan’daki, Irak’taki savaşlarla açıkça sergilenen yeni emperyalist saldırıyla nasıl bir ilişki kuruyorlar?

İşte elimizdeki bu harika derleme, bu iki soruya da tatmin edici yanıtlar veren makaleler sunmasıyla alan için altın değerinde bir kaynak.

Kitabın birinci kısmındaki yazılar, Alman faşizmi üzerine savaş sonrası Marksist akademik yazının belli başlı isimlerinden bazılarını bir araya getiriyor.

İkinci ve üçüncü kısımlar, iki savaş arası döneme odaklanıyor.

İkinci kısım, komünist hareketin önde gelen figürlerinin, İtalyan, Macar ve Alman faşizmini veya genel olarak faşizm olgusunu analiz eden yazılarını bir araya getiriyor.

Üçüncü kısım ise, faşist ideolojinin görünürde masum ve kuşku uyandırmayan yollarla insanların zihinlerini ele geçirmeye başladığı bir mecra olan “kültür” alanına bakıyor.

Derlemenin önemli katkılarından biri de, genel olarak faşizmi tarihsel bir perspektifle irdelese de, günümüzdeki faşist hareketler ve rejimlerin olasılık ve nitelikleriyle ilgili bazı soruları da ortaya koyması.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Anson G. Rabinbach, Antonio Gramsci, August Thalheimer, Bertolt Brecht, Daniel Guérin, Ernst Bloch, Georg Lukács, Georgi Dimitrov, Clara Zetkin, Kurt Gossweiler, Kurt Pätzold, Michal Kalecki, Palmiro Togliatti, Reinhard Kühnl, Robert Erlinghagen ve Tim Mason.

  • Künye: Kolektif – Faşizm Üzerine: Önlenebilir Yükseliş, hazırlayan: Margit Köves ve Shaswati Mazumdar, çeviren: Ezgi Kaya, Yordam Kitap, siyaset, 366 sayfa, 2018