Marc Ferro – Sinema ve Tarih (2017)

Marc Ferro, sinemanın bir tarih temsilcisi ve kaynağı olarak incelenmesine öncülük eden isim.

Ferro’nun uzun yıllara yayılan deneyimlerinden süzülen elimizdeki çalışması ise, sinema ve tarih arasındaki yakın ilişkiyi zengin örnekler üzerinden irdelemesi ve bu konuda yeni perspektifler geliştirmesiyle büyük öneme haiz.

Ferro’nun burada tartıştığı kimi konular şöyle:

  • Sinema ile tarihi yazma yolları,
  • Sinemada imgesel ve gerçeklik,
  • İdeolojinin yansıma alanı olarak sinema,
  • Sinemada efsane ve tarihin işlenişi,
  • Haberler aracılığıyla bir “koşut tarih” yaratmak,
  • Antimilitarist sinema,
  • Sovyet iktidarı ve sinema,
  • Sinematografik dilin eylem kipleri,
  • Amerika’da sinema ve tarih bilinci,
  • Üçüncü sayfa haberleri ve tarih yazımı…

Yazarın bu konuları, Çapayev, Potemkin Zırhlısı, Yahudi Süss, Üçüncü Adam, Harp Esirleri ve Bir Şehir Katilini Arıyor gibi, sinema tarihinde iz bırakmış filmler üzerinden irdelemesi ise, çalışmayı özgün kılan hususlardan.

Hem sinema hem de tarih tutkunlarına hitap eden şahane bir çalışma.

  • Künye: Marc Ferro – Sinema ve Tarih, çeviren: Handan Demir, Ayrıntı Yayınları, sinema, 224 sayfa

Yalçın Sarıkaya – İran’da Milliyetçilik (2008)

Yalçın Sarıkaya, ‘İran’da Milliyetçilik’ başlıklı bu incelemesinde, İran milleti ile İran milliyetçiliğini tanımlıyor ve yorumluyor; ayrıca bu milliyetçiliğin diğer milliyetçiliklerle ve Şiilik ile İslam’ın İran’daki milliyetçiliklerle ilişkisine odaklanıyor.

Kitapta ilk olarak millet, milliyetçilik, kabile/aşiret, milli devlet gibi kavramlar üzerinde duruluyor ve bu kavramlar İran özelinde yorumlanıyor.

Birinci bölüm, İran tarihini, milletleşme perspektifinden ele alıyor.

Kitabın omurgasını oluşturan ikinci bölümde de, İran’da milliyetçiliğin gelişiminin yanı sıra, ülkedeki farklı milliyetçilik algıları değerlendiriliyor.

Kitabın son bölümü ise bu milliyetçiliklerin bölgesel-politik yansımalarına odaklanıyor.

  • Künye: Yalçın Sarıkaya – İran’da Milliyetçilik, Ötüken Yayınları, inceleme, 448 sayfa

Cahit Kayra – Osmanlı’da Fetvalar ve Günlük Yaşam (2008)

Cahit Kayra, ‘Osmanlı’da Fetvalar ve Günlük Yaşam’ isimli bu çalışmasında, Osmanlı İmparatorluğu’nda zaman içinde verilmiş olan fetvalardan da yararlanarak eski Osmanlı yaşam biçimini anlatıyor.

Kayra’nın, Mevlânâ Ebulfadl Abdullah Efendi El-Üsküdârî’nin ‘Behçet-ül Fetâvî’ isimli eseri başta olmak üzere, birçok tarihi kaynağı inceleyerek oluşturduğu bu kitabı, Osmanlı’daki yaşam ile hukuk arasındaki ilişkiyi göstermesi ve günümüz Türkiye’siyle karşılaştırmalar yapmasıyla ilgi çekiyor.

Çalışma bunun yanı sıra, fetvaların şekillendirdiği bir toplumda kadına verilen değeri, farklı etnik kökenlere sahip olanların hakları ve etnik farklılıklar arasındaki dengeyi de ele alıyor.

  • Künye: Cahit Kayra – Osmanlı’da Fetvalar ve Günlük Yaşam, Boyut Yayınları, tarih, 136 sayfa

Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918 (2017)

Arap topraklarında Osmanlı saltanatının kuruluşundan yüzyıllar boyunca sürmüş bu ilişkinin sona erişinin nedenlerine, Osmanlı-Arap ilişkilerinin nitelikli bir serencamını sunan bir çalışma.

Osmanlı Arap eyaletlerindeki Sünni Müslüman halkların tarihsel deneyimine dikkat çeken Bruce Masters, kitabının ilk bölümünde Osmanlı sultanlarının yönetimlerini bugün “Arap Dünyası” olarak adlandırılan bölge üzerinde nasıl kurduklarını ve merkezi hükümetin gücünün yerel aktörlere devrolduğu 18. yüzyıldaki siyasi gelişmeleri irdeliyor.

Kitabın devamındaki bölümlerde ise,

  • Erken modern dönemdeki Osmanlı yönetiminin kurumları ve Arapların onları nasıl algıladığı ve zaman içinde onlara nasıl adapte olduğu,
  • Osmanlı yönetiminin şehirler ve kırsal bölgelerdeki sıradan insanların hayatları üzerindeki etkileri,
  • Arap eyaletlerinin Osmanlı yönetiminin ilk üç yüzyılındaki sosyal ve ekonomik yapısı,
  • Osmanlı Arap dünyasında entelektüel hayat,
  • Osmanlı yönetiminin Arap topraklarındaki son yüzyılında, Sultan ile Arap tebaası arasındaki ilişkinin sone erişinin temel nedenleri,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Arap âlimler için imparatorluğun meşruiyetinin kilit noktasının sultanlık kurumunun kendisinde olduğu ise, sağlam bir dönem çalışması olan Masters’ın kitabındaki en öne çeken tezlerden.

  • Künye: Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918, çeviren: Feray Coşkun, Doğan Kitap, tarih, 272 sayfa

İlber Ortaylı – Osmanlı’da Değişim ve Anayasal Rejim Sorunu (2008)

İlber Ortaylı, ‘Osmanlı’da Değişim ve Anayasal Rejim Sorunu’ isimli elimizdeki çalışmasında, imparatorluğun reformlar dönemi olan son yüzyılına odaklanıyor.

Ortaylı bu dönemle beraber, değişimin her alana yayıldığını ve dönemin bu değişimi simgeleyen insan tipini ortaya çıkardığını söylüyor.

Yazar buradan hareketle kitabının ilk bölümünde, değişimin kurumlara, şehirleşmeye, kültüre, aileye ve günlük yaşama yansımalarını değerlendiriyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise bu değişim rüzgârının anayasal rejime etkilerine odaklanıyor.

Ortaylı burada, Kanun-ı Esasî’nin ilan edilişini, ilk Osmanlı parlamentosunun açılışını ve böylece başlayan anayasal rejim sürecini anlatıyor.

Künye: İlber Ortaylı – Osmanlı’da Değişim ve Anayasal Rejim Sorunu, İş Kültür Yayınları, tarih, 343 sayfa

Guy Warneford Nightingale – Çanakkale Cephesinden Mektuplar (2014)

İtilaf Devletleri’nden bir askerin annesi, kız kardeşi ve babasına gönderdiği mektuplar, Çanakkale savaşının insani boyutunu gözler önüne seriyor.

Mektuplar, İngiliz askerlerin cepheye gelmeden önceki ve cephedeki psikolojilerini sansürsüz tasvir etmesiyle önemli.

  • Künye: Guy Warneford Nightingale – Çanakkale Cephesinden Mektuplar, çeviren: Yahya Yeşilyurt ve Recep Gülmez, Ötüken Yayınları, mektup, 200 sayfa

Mehmet Fuad Köprülü – Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri (2014)

İstanbul’un fethinden sonra, Osmanlı’nın örneğin saray kuralları veya idari yapılanması gibi kimi kurumları üzerinde Bizans’ın etkide bulunduğu söylenir.

Köprülü bu teze temelden karşı çıkarak Osmanlı’nın ana kurumlarının kendi gelenekleri içinde geliştiğini, her birinin Osmanlı’ya özgü olduğunu savunuyor.

  • Künye: Mehmed Fuad Köprülü – Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri, Alfa Yayınları, tarih, 235 sayfa

T. E. Lawrence – Bilgeliğin Yedi Sütunu (2014)

Osmanlı’ya karşı Arap isyanının bizzat yürütücüsü ve yönlendiricisi Arabistanlı Lawrence’ın ordu günlüğü.

Bu kitapla hayalleri, iyi hafızası ve cesaretiyle öne çıkan ünlü bir ajanın iç dünyasına iniyoruz.

Dönemin nevrotik Batılı bireyinin simgesi olmuş Lawrence’ın günlüğü, Ortadoğu yakın tarihine dair önemli ayrıntılar barındırdığı gibi, edebi tasvirleriyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: T. E. Lawrence – Bilgeliğin Yedi Sütunu, çeviren: Bilal Çölgeçen, Chiviyazıları Yayınevi, günlük, 704 sayfa

James Wyllie, Johnny Acton ve David Goldblatt – Zaman Yolcusunun El Kitabı (2017)

Zaman makinenize binecekseniz, bu kitabı yanınıza aldığınıza emin olun.

Şaka bir yana, üç yazarlı elimizdeki kitap, tarihte yaşanmış on sekiz olayı okurlarıyla paylaşıyor, fakat daha da önemlisi bu olayların yaşandığı yerleri kapsayan keyifli bir gezi planı sunuyor.

  • 1969 yazında, New York Bethel kasabasında ilki düzenlenen Woodstock Festivali…
  • Birinci Dünya Savaşı’na bahane olan Arşidük Ferdinand suikastı…
  • Marco Polo’nun efsanevi Çin yolculuğu…
  • Kaptan Cook’un Pasifik Okyanusu’ndaki maceraları…
  • Vezüv yanardağının patlaması…
  • Ve daha fazlası…

Ele alınan dönemin gelenekleri ve kültürü hakkında da okura aydınlatıcı bilgiler veren kitabın en ilginç yanlarından biri de, ele alınan çağda nerede kalınacağı, ne yenip ne içileceği ve nerelerin ziyaret edileceği konusunda bir gezi rehberi şeklinde tasarlanması.

Tarihe ve gezmeye meraklı okurların bakmak isteyeceği bir kitap.

  • Künye: James Wyllie, Johnny Acton ve David Goldblatt – Zaman Yolcusunun El Kitabı, çeviren: Hazal Ceren Deniz, Maya Kitap, tarih, 339 sayfa

Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar (2017)

Meşrutiyet ve Cumhuriyet gibi Türkiye’nin siyaset, kültür ve düşünce tarihinde önemli dönüşümler yaratmış iki tarihsel dönemin ülkenin aydınları üzerindeki etkileri nasıl oldu?

Mustafa Oral’ın bu soru anlamında büyük önem arz eden elimizdeki çalışması,  bu dönemin aydınlarını en iyi temsil eden on iki ismin düşünce ve tutumlarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Antonio Gramsci, “Bütün insanlar entelektüeldir, ama toplumda herkes entelektüel işlevi görmez.” demişti.

Bu toprakların aydınının neden sesinin hiç çıkmadığını, neden hayır diyemediğini ve neden uzun yıllardır süren bir inzivaya çekildiğini merak edenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitapta portrelerine yer verilen isimler ise şöyle:

Ziya Gökalp, M. Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Tuncer Baykara, Mükrimin Halil Yinanç, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Tansel, Falih Rıfkı Atay, Halide Edip Adıvar, İsmail Habip Sevük ve Faruk Nafiz Çamlıbel.

  • Künye: Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar, Yeni İnsan Yayınevi, tarih,