Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı (2021)

Bu kitap uzun yıllar önce yayımlanmış olsa da, bugün de Fatih Sultan Mehmed ve dönemi üzerine en geniş kapsamlı çalışma olmaya devam ediyor.

Franz Babinger, 800 sayfalık eserinde, Fatih’in devlet idaresini, sanat ve bilim hamiliğini irdeliyor.

İlk olarak 1953’te basılan ve bugün klasik bir biyografi haline gelmiş çalışma, 1453’teki ünlü Konstantinopolis kuşatmasından Osmanlı İmparatorluğu’nu güvenli bir sınıra ulaştıran sayısız sefere kadar, II. Mehmed’in hayatındaki olayları ve dönüm noktalarını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Halil İnalcık’ın önsözüyle.

  • Künye: Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı, çeviren: Dost Körpe, Alfa Yayınları, tarih, 800 sayfa, 2021

Paschalis M. Kitromilides – Aydınlanma ve Devrim (2021)

 

Modern Yunanistan’ın ideolojik ve siyasi kökleri üzerine derinlemesine bir inceleme.

Paschalis Kitromilides, Yunanistan siyasi düşünce tarihi üzerine başvuru niteliğinde bir eserle karşımızda.

Yunan ulusal kimliğinin ve modern devletinin oluşumunu mercek altına alan Kitromilides, Fransız İhtilalinin ve Aydınlanma ideolojisinin, dönemin Yunan entelektüelleri üzerindeki etkisinin izini sürüyor, ayrıca Yunan Bağımsızlık Savaşı’nın arka planındaki teorik tartışmalara odaklanıyor.

Yunan Aydınlanmasının gelişimindeki felsefi kaynakların kapsamlı bir analizini sunarken, dil birliği, antik miras, kilise gibi başlıklar etrafında açığa çıkan farklı eğilimleri ortaya koyan çalışma, Velestinli Rigas, Voulgaris, Korais gibi Yunan Aydınlanmasının yapıtaşı olan entelektüellerin görüşlerini, dönemin Batı düşün dünyasıyla kurdukları karşılıklı ilişkiyle birlikte ele alıyor.

  • Künye: Paschalis M. Kitromilides – Aydınlanma ve Devrim: Modern Yunanistan’ın Kuruluşu, çeviren: Sinem Güldal, Alfa Yayınları, tarih, 520 sayfa, 2021

Carl Schmitt – Roma Katolikliği ve Politik Form (2021)

Roma Katolik Kilisesi, Roma sonrası Avrupa tarihini nasıl etkiledi?

Carl Schmitt yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan bu önemli çalışmasında, Kilisenin siyasi kudretini merkeze alarak sağlam bir Avrupa tarihi tartışması sunuyor.

Schmitt’in üzerinde yoğunlaştığı tarihi devir, Protestan ve Püriten fırkaların ona muhalefetini tevarüs eden seküler politik ve ekonomik aktörler lehine güç kaybettiği “modern zamanlar”.

Kitabın en dikkat çekici tespiti, kapitalist ekonomi çağında sermayedar patronun ve ona muhalif proleterin ekonomi merkezli dünya tasavvurları şeklindeki tezidir diyebiliriz.

Schmitt, makinenin geleneksizliğini, Protestan tüccarın yersiz-yurtsuzluğunu, hususî mülkiyeti teminat altına alan şahıs hukukunun amme hukukuna galebesini, dinî tecrübenin ve itikadın şahsileşmesiyle her şeyi hususîleştiren kapitalist hayat tarzının irtibatını; Roma Katolik Kilisesinin hâkim olmadığı bir dünyanın tezahürleri olarak meseleleştiriyor.

‘Roma Katolikliği ve Politik Form’, her ne kadar Katoliklik-Protestanlık ekseninde başlı başına bir Avrupa tarihi tartışması sunan önemli bir çalışma.

  • Künye: Carl Schmitt – Roma Katolikliği ve Politik Form, çeviren: Gültekin Yıldız, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 72 sayfa, 2021

Peter Burke ve Marek Tamm – Tarih Üzerine Yeni Yaklaşımların Tartışılması (2021)

Post-yapısalcı akımın tarih bilimini itibarsızlaştırmasına karşı bir manifesto.

Peter Burke ve Marek Tamm’ın derlediği bu çalışma ise, bu saldırılara karşı tarih biliminin yeniden itibar kazanmasına yönelik bir çabanın ürünü.

Yirminci yüzyılın sonlarında, toplumsal bilimler üzerinde nefes aldırmaz bir tahakküm kuran post-modern ve post-yapısalcı akımlar, büyük anlatılara, devasa kuramsal çalışmalara saldırı üzerinden kendilerini var ettiler.

Toplumsal bilimler içerisinde ayrıksı bir yere sahip olan tarih bilimi ise, bu kültürelci saldırılardan en fazla nasibini alan ve dolayısıyla itibar kaybına uğrayan disiplindi.

İnsanlığın toplumsal geçmişine ilişkin tarihsel analizin yerine soykütüksel sorgulamayı koyan bu genel eğilim karşısında tarihçiler ve tarih bilimi uzun süre suskun kaldı.

Burke ve Tamm’ın derlediği, ‘Tarih Üzerine Yeni Yaklaşımların Tartışılması’ ise, bu post-yapısalcı tarih bilimi itibarsızlaştırmasına karşı bir manifesto olarak okunabilir.

Başka bir deyişle bu çalışma, tarih biliminin yeniden itibar kazanmasına yönelik bir çabanın ürünü olarak okunabilir.

Genel tarih disiplinine sadık kalarak, çevresel tarihten sömürgecilik sonrası tarihe, toplumsal cinsiyet tarihinden bellek tarihine, bilginin tarihinden duyguların, şeylerin tarihine uzanan geniş bir alanda farklı incelemelerin yer aldığı bu önemli çalışma, bir yandan post-yapısalcı kültürel yönelime tepkinin, diğer yandan doğrudan bu post-yapısalcı mantık içerisinden tarih bilimine yeniden itibar kazandırmaya yönelik olarak, görsel kültür tarihi, dijital tarih, nörotarih, duyguların tarihi, post-hümanist tarih gibi, tarih biliminin yeni alt disiplinlerini de okuyucunun ilgisine sunuyor.

  • Künye: Peter Burke ve Marek Tamm – Tarih Üzerine Yeni Yaklaşımların Tartışılması, çeviren: Atilla Güney, İmge Kitabevi, tarih, 586 sayfa, 2021

Edhem Eldem – V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları, 2. Cilt (2021)

Daha önce burada, V. Murad’ın oğlu Selahaddin Efendi’nin evrak ve yazılarının ilk cildine yer verilmişti.

Uzun bir tecrit hayatı yaşamış Selahaddin Efendi, zamanının önemli bir kısmını anı, düşünce ve duygularını kaleme almaya ayırmıştı.

‘Sada-yı Mahpus’ (Hapisteki Ses) adı altında topladığı yazı ve kayıtlarına ilaveten birkaç yıllık günlüklerini kapsayan bu yazılar, son dönem Osmanlı tarihinin en ilginç ve özgün kaynaklarından birini oluşturur.

Dizinin ikinci cildinde ise, ‘Sada-yı Mahpus’ defterlerinin yedincisinin ikinci yarısını oluşturan, Selahaddin Efendi’nin ‘Mukayyet’ adını verdiği anı ve belgeler ele alınıyor.

Genç şehzade burada, kâh elinde kalmış olan bazı orijinal mektup ve yazıları deftere yapıştırıp yorumlamış, kâh bazı belgelerin metnini kendi yazarak aktarmış.

Bu kaynak çalışması, Selahaddin Efendi’nin eğitimi ve hocaları, babasıyla ve hane halkıyla ilişkileri ve adeta hapishaneye dönüşen saraydaki günlük yaşam ve düzen hakkında eşsiz bilgiler sunmasıyla dikkat çekiyor.

Eldem’in bu malzemeyi tanıtıp incelediği giriş yazısıyla birlikte, ‘V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları’nın ikinci cildindeki belge ve metinler, V. Murad’ın ailesi ve hane halkının yaşamına ışık tuttuğu gibi, hanedan, saray ve harem düzeninin incelenip tartışılmasına imkân veriyor.

  • Künye: Edhem Eldem – V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları, 2. Cilt: Hatırat ve Belgeler (Mukayyet), İş Kültür Yayınları, tarih, 220 sayfa, 2021

Thomas R. Martin – Perikles (2021)

Perikles, Atina’nın altın çağını yaşadığı dönemde imparatorluk yaptı.

Thomas Martin, bugün de hayranlıkla gezilen Parthenon’u yaptırmış Perikles ve yaşadığı dönem üzerine kapsamlı bir biyografiyle karşımızda.

Perikles (MÖ 490’ların ortaları – 429), gücünün, refahının ve etkisinin zirvede olduğu altın çağında Atina’yı yöneten kişidir.

Pers Savaşları ile Peloponnesos Savaşları arasındaki bu dönemde kentinin, bilim, felsefe, heykelcilik, mimarlık ve tiyatro başta olmak üzere, coğrafyada ve zamanda çok uzak mesafelere ulaşacak kültürel gelişmelerin merkezi olmasını sağladı.

Bu çalışma da, şehrinin ikinci sınıf uluslararası konumunu değiştirip bölgenin en zengin ve kuvvetli devleti haline gelmesini sağlamış bu sıra dışı figürün hayatına ve zamanına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Thomas R. Martin – Perikles, çeviren: Ülke Evrim Uysal, İş Kültür Yayınları, biyografi, 288 sayfa, 2021

Geoffrey Parker – Egemen Kentler (2021)

Kentin tarihteki rolü üzerine muazzam bir eser.

Geoffrey Parker, Batı uygarlığının doğuşundan 21. yüzyılın küreselleşme olgusuna uzanarak kentin tarih boyunca sürekli değişen statüsünü gözler önüne seriyor.

Kent devletini jeopolitik bir form olarak ele alan Parker, kitabında, dünya tarihi boyunca çeşitli kentleri ve kent devletlerini inceliyor.

Kitapta ele alınan kentler şöyle:

  • Platon ve Aristoteles’in mükemmel bir devlet türü olarak gördüğü Yunan polisi,
  • Roma imparatorluk başkenti,
  • Venedik ve Rönesans kentleri,
  • Alman Hanse’si,
  • Rus ve Baltık kentleri…

Parker ayrıca, erken dönem İslam toplumunda kente atfedilen politik rolü tartışıyor ve kent devletlerinin Kuzey Avrupa’da yeniden canlanmasıyla başlayan ancak ulus devletin yükselmesiyle son bulan gelişme sürecini gözler önüne seriyor.

‘Egemen Kentler’, kentin tarihteki rolünü anlamaya çalışan en güçlü ve kapsamlı incelemelerden biri olarak kesinlikle okunmayı hak ediyor.

  • Künye: Geoffrey Parker – Egemen Kentler: Tarih Boyunca Kent Devletleri, çeviren: Yavuz Baran, Tellekt Kitap, tarih, 280 sayfa, 2021

Yuzo Nagata ve Hikari Egawa – Osmanlı’nın Son Döneminde İstanbul’da Tiyatro ve Çevresi (2021)

On dokuzuncu yüzyılın sonunda İstanbul, renkli bir tiyatro çevresine sahipti.

Öyle ki, Paris, Londra, Viyana, Tokyo gibi bir “tiyatro şehri”ydi.

İki Japon araştırmacı, Yuzo Nagata ve Hikari Egawa da, Türkiye modern tiyatro tarihine çok büyük katkıda bulunuyor.

On dokuzuncu yüzyıl sonu İstanbul’unda, Batı’dan alınan tiyatro biçimleriyle geleneksel Türk tiyatrosu biçimlerinin kaynaşarak dinamik bir tiyatro çevresinin oluşturulmuştu.

Nagata ve Egawa da, bu çalışmalarında, 1881-1921 yıllarına ait yüz yetmiş tiyatro afişi ve broşürünü çeşitli tiyatro temsillerinde seyirciye sunulan oyun programlarıyla birlikte değerlendiriyor ve her bir temsilin nasıl bir manzara oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Böylece modern çağ Türk tiyatrosu tarihi araştırmalarına büyük katkı sunan yazarlar, ayrıca Türk tiyatro tarihini hem dünya tiyatro tarihi içine yerleştiriyor, hem de Japon tiyatro tarihiyle bazı noktalarda karşılaştırıp aralarındaki benzerlikleri ortaya koyuyor.

Tiyatro araştırmacılarının ve tiyatro tutkunlarının kitaplığında bulunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Yuzo Nagata ve Hikari Egawa – Bir Kentin Toplumsal Tarihi Açısından Osmanlı’nın Son Döneminde İstanbul’da Tiyatro ve Çevresi, Dergah Yayınları, 210 sayfa, 2021

Christopher Dell – Okült, Cadılık ve Büyü (2021)

Bir nevi ezoterik bilgiler ansiklopedisi olarak da okunabilecek usta işi bir çalışma.

Christopher Dell, çarpıcı resimler eşliğinde, Yontma taş devrindeki büyü inancından çağımızda yeniden canlanan paganizm ilgisine konuyu geniş bir tarihsel çerçevede irdeliyor.

Tarihin neredeyse bütün şifreli, mistik ve uhrevi yaklaşımların canlı ve sürükleyici bir tarihini sunan çalışma, büyücülük tarihinin önde gelen figürlerini nadir ve az bilinen kaynaklardan alınma yüzlerce resim eşliğinde inceliyor.

Büyü meraklılarının olduğu kadar şüphecilerin de ilgisini çekecek zengin bir ezoterik düşünce kaynağı.

  • Künye: Christopher Dell – Okült, Cadılık ve Büyü: Resimli Tarih, çeviren: Begüm Kovulmaz ve Şeyda Öztürk, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 400 sayfa, 2021

Feroz Ahmad ve Bedia Turgay Ahmad – Türkiye’de Çok Partili Politikanın Açıklamalı Kronolojisi (2021)

Türkiye yakın tarihi üzerine her kitaplıkta bulunması gereken 624 sayfalık bir başvuru kitabı.

Feroz Ahmad ve Bedia Turgay Ahmad, Türkiye’de 1945-1971 arasında yaşanmış önemli toplumsal, ekonomik ve siyasi gelişmelerin çetelesini tutuyor.

Yüzlerce dergi, gazete ve kitabı taranarak hazırlanan ‘Türkiye’de Çok Partili Demokrasi Politikanın Açıklamalı Kronolojisi’nde, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 71 Muhtırası’na kadarki 26 yıllık süreçte Türkiye’nin siyasal atmosferinde gerçekleşen olaylar yer alıyor.

Kitapta seçimler, kurulan kabineler, darbeler, idamlar, öğrenci hareketleri, ekonomik sorunlar, grevler, uluslararası politikaların yansımaları, tek tek ve oluş sıralarıyla aktarılıyor.

Bu kronolojide dönemin önde gelen ve sonuçları itibariyle demokrasi tarihimizi kökünden şekillendirmiş, bugüne bile etkisi olan tüm olaylar yer alıyor.

Yakın tarihimizi öğrenmek ve anlamak isteyenlerin kitaplıklarından eksik etmemeleri gereken eşsiz bir başvuru kitabı.

  • Künye: Feroz Ahmad ve Bedia Turgay Ahmad – Türkiye’de Çok Partili Politikanın Açıklamalı Kronolojisi (1945-1971), Kırmızı Kedi Yayınevi, siyaset, 624 sayfa, 2021