Peter N. Stearns – Dünya Tarihinde Sanayi Devrimi (2021)

Sanayi devrimi üzerine kısa ve öz bir metin arayanlara bu çalışmayı öneriyoruz.

Peter Stearns, sanayileşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni üretim yöntemlerinin siyasetten kültüre bütün dünyayı nasıl kökten dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.

Sanayi devrimi insanlık tarihinde son üç yüzyıl içinde kaydedilmiş en önemli gelişmedir ve günümüzde dünyayı biçimlendirmeye de devam ediyor.

Stearns, sanayi devriminin dünya tarihini nasıl etkilediğini çarpıcı bir biçimde gözler önüne serdiği gibi, devrimi başlatan uluslararası faktörlere ve devrimin tüm dünyayı etkisi altına alışına özgün bir gözle bakıyor.

Stearns, sanayi devrimiyle ilgili kitapların çoğunun aksine konuyu başta İngiltere olmak üzere Avrupa ile sınırlı tutmayıp, Rusya, Japonya, Çin gibi küresel aktörlerin ve Brezilya, Türkiye, Mısır gibi gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı deneyime de ışık tutuyor.

Dünya tarihi, genel tarih ve iktisat alanlarında bilgi edinmek isteyenlerin bilhassa ilgisini çekecek bir çalışma.

  • Künye: Peter N. Stearns – Dünya Tarihinde Sanayi Devrimi, çeviren: Nurdan Soysal, Say Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2021

David S. Katz – İngilizlerin Gözünde Türkiye (2021)

David Katz’ın bu önemli çalışması, İngiltere kamuoyunda ve İngiliz siyasetinde Türk imajının oluşumuna katkıda bulunan beş yazarı inceliyor.

Bunlar, tarihçi Edward Gibbon, şair Lord Byron, başbakan Benjamin Disraeli, romancı John Buchan ve son olarak da tarihçi Arnold Toynbee.

Katz, özellikle Gibbon, Byron ve Toynbee’nin İngiltere’deki Türk imajı üzerindeki etkilerinin bugün de sürdüğünü belirtiyor.

Gibbon’ın Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne dair eserini ortaya koyuşundan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanına kadar iki yüz yıllık bir zaman dilimini kat eden Katz, Britanya’daki okurlar açısından Türkiye algısını şekillendirmiş bu beş yazarı ele alırken, Türkiye’nin her zaman nasıl modern İngiliz ve Avrupa yaşantısının bir parçası olduğunu gözler önüne seriyor.

Öte yandan anılan isimlerin ortak noktasının Türk hayranlığı olması, özellikle ikisinin söz konusu dönemde İngiltere’de hâkim olan Türkiye düşmanı siyasete alet olduğu göz önünde bulundurulduğunda okuru şaşırtacaktır.

Örneğin Byron Yunan bağımsızlık mücadelesinin sembolü haline gelirken Toynbee de Birinci Dünya Savaşı sırasında yürüttüğü propaganda faaliyetiyle Türk imajına etkileri hâlâ süren kalıcı bir zarar vermişti.

Ele alınan beş simanın hayat hikâyesi, Türklerle olan münasebetleri ve Türklere dair kendi görüşleriyle şekillenmesinde rol oynadıkları Türk imajı arasındaki tezat, okurların zevkle okuyacağı ilginç bir entelektüel macera sunuyor.

  • Künye: David S. Katz – İngilizlerin Gözünde Türkiye, 1776-1923, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 256 sayfa, 2021

Stanley Lane-Poole ve Arthur Gilman – Endülüs (2021)

Arapların ve Mağriplilerin 800 yıl sürmüş Endülüs serüvenini izleyen sağlam bir inceleme.

Stanley Lane-Poole ve Arthur Gilman’ın çalışması, Arapların bu dönemdeki mimari, astronomi ve matematik gibi alanlardaki katkılarını ortaya koymasıyla önemli.

711 yılında Tarık bin Ziyad komutasında Fas’tan İspanya’ya geçen Araplar ve Mağripliler kısa süre içinde İber Yarımadası’nda hâkim duruma geldiler.

Yaklaşık 800 sene boyunca kaldıkları bölgede pek çok alanda büyük başarılara imza attılar, hatta İspanya ve Portekiz kültürünü de şekillendirdiler.

Uzun yıllar boyunca British Museum ile ortaklaşa çalışan ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika kültürü ve mimarisi alanlarında uzmanlaşan tarihçi ve arkeolog Stanley Lane-Poole, yıllar süren özenli çalışmaları ve derlemelerini birleştirdiği bu kitapta, Endülüs İspanyası’nın dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Sanat, edebiyat ve bilim burada Avrupa’nın başka hiçbir yerinde görülmedik oranda gelişti. Fransa, Almanya ve İngiltere’den öğrenciler yalnızca Müslümanların kentlerinde ulaşılan bu bilgelik pınarında susuzluklarını dindirmek için buralara akın ettiler.”

  • Künye: Stanley Lane-Poole ve Arthur Gilman – Endülüs, çeviren: Ekin Duru, Say Yayınları, tarih, 224 sayfa, 2021

Zeki Tez – Camın Parıltılı Tarihi (2021)

Cam, uygarlığın gelişiminde, tek başına on kaplan gücündedir.

Bilimden sanayiye, sanattan ev ihtiyaçlarına neredeyse her alanda kullanılır.

Zeki Tez de bu kitabıyla, insanın endüstriyel dehasını ortaya koyan cam üzerine keyifle okunacak bir araştırmaya imza atmış.

Ünlü cam yapımcısı Georges Bontemps, daha 1868 yılında, camın yerini alabilecek hiçbir madde yoktur diyordu.

Geçen yıllar Bontemps’i haklı çıkardı, zira tarih boyunca camın görkemi ve verimliliğine ulaşabilecek tek madde dahi keşfedilmedi.

Tez’in çalışması, yüzyıllar boyu bitip tükenmez biçimlerde işlenmiş, uygarlığımızın gelişiminde büyük yeri olan camın uzun ve karmaşık tarihini, bulunuşundan günümüze uzanarak ele alıyor.

Camın kullanım alanları, üretim teknikleri ve üretenleri üzerine usta işi bir çalışma arayanlar, bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: Zeki Tez – Camın Parıltılı Tarihi, Doruk Yayınları, tarih, 240 sayfa, 2021

Jane Hathaway – Beşir Ağa (2021)

Hadım edilmiş bir siyahi köle olan Beşir Ağa, üç sultanın hareminde görev almış, sarayın ve siyasetin en üst mertebelerine erişmişti.

Jane Hathaway, 1717’den 1746’ya kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun hareminde darüssaade ağalığı yapan ve Osmanlı tarihinde en güçlü hadım ağası olan Hacı Beşir Ağa’nın sağlam bir biyografisini sunuyor.

Kitap, Hacı Beşir Ağa’nın Habeşistan’da başlayan, Osmanlı Kahire’si ve Hicaz’ından geçerek İmparatorluğun başkentine kadar uzanan, yaklaşık doksan yıllık hayat hikâyesini konu ediniyor.

Aynı zamanda birçok şehzadenin eğitiminde de görev almış olan Beşir Ağa, dârüssaâde ağalığı makamında 29 yıl boyunca kalmış, İmparatorluğun siyasi ve askeri meselelerinde rol almış, sadrazamların tayininde bile söz sahibi olmuştu.

Osmanlı tarihi alanındaki parlak çalışmalarıyla bildiğimiz Hathaway, Türkiye’deki araştırmacıların ihmal ettiği, oryantalist yaklaşımların da çokça istismar ettiği bu sıra dışı aktörü, birincil kaynakları kullanarak yeniden inşa ediyor.

  • Künye: Jane Hathaway – Beşir Ağa: Osmanlı Hareminin Baş Hadım Ağası, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Vakıfbank Kültür Yayınları, biyografi, 152 sayfa, 2021

Willie Thompson – İnsanlık Tarihinin Dönüştürücü Güçleri (2021)

İnsanın binlerce yıllık serüveni üzerine muhteşem bir çalışma.

Willie Thompson, bilincin ortaya çıkışından geleceğimizi etkileyen çevresel felaket tehdidine pek çok çarpıcı konuyu iş, cinsellik ve iktidar temalarını merkeze alarak izliyor.

Aynı zamanda, insanların son derece belirsiz bir gelecekle nasıl başa çıkabileceklerine dair tartışmaya da katkı sağlayan kitapta,

  • Homo sapiens’in, yani insanın evrendeki ve kendi gezegeninin biyosferindeki yeri,
  • İnsan gelişiminin ilk birkaç binyılınındaki farklı insan türleri, göçleri, teknolojiler ve yaşam tarzları,
  • Günümüzden yaklaşık 10.000 yıl öncesine rastlayan ilk tarımsal dönüşüm, bunun nedenleri, sonuçları ve devam eden mirası,
  • İnsan hayatının tüm zaman ve mekânlardaki temel gerçekliği olan cinsellik, üreme ve akrabalık,
  • İktisadi ve toplumsal sömürü bağlamında tahakküm ve hiyerarşinin ortaya çıkışı,
  • Sömürü ve şiddet pratikleri,
  • Ahlak, din ve kimlik gibi, insan varoluşunun doğasına içkin olan toplumsal pratikler,
  • İkinci büyük sosyo-teknolojik dönüşümün nedenleri ve bu bağlamda Avrupa iktidarının Amerikalar, Avrasya, Sahraaltı Afrika ve Avustralasya’yı işgalinden önceki yüzyıllarda yaşananlar,
  • Avrupa tarafından dayatılan küreselleşme ve “Sanayi Devrimi” şeklinde zuhur eden dönüşümler,
  • Tarihsel gelişimi karakterize eden tahakküm ve sömürü yapılarını yıkmak için tarih boyunca gerçekleşmiş, en yakın ve küresel nitelikteki sosyalizmin de dâhil olduğu girişimler,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Thompson ayrıca, insanların küresel çevre içindeki önemini ve bu bağlamda insanın geleceğine dair düşüncelerini de bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Willie Thompson – İnsanlık Tarihinin Dönüştürücü Güçleri: İş, Cinsellik ve İktidar, çeviren: Aslı Önal, Runik Kitap, tarih, 400 sayfa, 2021

 

Robert Ousterhout – Bizans’ın Yapı Ustaları (2021)

Bizans mimarisinin yaratıcılığı ve yenilikçiliğini gözler önüne seren eşsiz bir çalışma.

Bizans sanatı ve mimarisi alanında önde gelen otoritelerden olan Robert Ousterhout, eski ustaların bizi kendilerine hayran bırakan maharetlerini anlatıyor.

Bizans mimarisini, ağırlıklı olarak dokuzuncu yüzyılla on beşinci yüzyıl arası Konstantinopolis bölgesinde inşa edilmiş olan kiliseleri inceleyen Ousterhout, tasarım ve inşaat süreçlerinde en sık karşılaşılan sorunları tespit ediyor.

Yazılı kanıtları, arkeolojik kayıtları ve bilhassa ayakta kalmış olan yapıları analiz ederek Bizans mimarisinin, bilindiğinden çok daha yaratıcı ve yenilikçi olduğu sonucuna varan Ousterhout, ustaların tuğla ve harçtan çatı kiremitlerine, temellerden kubbelere kadar tüm malzemeleri nasıl seçtiklerini, ürettiklerini ve kullandıklarını anlatıyor.

İkinci baskısıyla raflardaki yerini alan kitap, zengin süslerle dekore edilmiş; mermer levhalar, mozaik ve fresklerle kaplı kilise iç mekânlarını, karmaşık ikonografik programlarıyla birlikte, yapı ustasının görüşleri çerçevesinde konumlandırıyor.

Ousterhout bunu yanı sıra, Rusya, Balkanlar ve İsrail’deki ustalara da değiniyor.

  • Künye: Robert Ousterhout – Bizans’ın Yapı Ustaları, çeviren: Fügen Yavuz, Koç Üniversitesi Yayınları, mimari, 348 sayfa, 2021

Harald Haarmann – Yazının Tarihi (2021)

Yazıyı ilk kim kullandı ve bilgiyi kim denetimi altına aldı?

Harald Haarmann, yazısız kültürlerden kil tabletlere, dünyadaki farklı alfabelerden elektronik kitaba, yazının 7000 yıllık serüveninin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Haarmann, 7000 yıl önceki ilk resimsel yazı örneklerinden başlayarak sözcüklerin ve seslerin yazıya aktarımı da dâhil olmak üzere, çok çeşitli gelişmiş yazı sistemlerinin ve bugünkü alfabelerimizin nasıl ortaya çıktığını açık ve anlaşılır şekilde ortaya koyuyor. Kitap, Antik Tuna, Yakın Doğu, Ege ve Mısır gibi kadim uygarlık coğrafyalarının binlerce yıllık yazı teknolojisi geliştirme sürecini, Antik Amerika, Çin, Orta Asya ve dünyanın diğer bölgelerindeki atılımları da ihmal etmeden irdeliyor.

Kitap bunun yanı sıra, insanlığın kültürel tarihi ve tarihten çoktan silinmiş bazı önemli uygarlıkların yaşantıları hakkında da etkileyici bilgiler sunuyor.

  • Künye: Harald Haarmann – Yazının Tarihi, çeviren: Öykü Beyza Yılmaz, Runik Kitap, tarih, 133 sayfa, 2021

Kolektif – Bedenin Tarihi (2021)

Bedenin tarihini Rönesans’tan günümüze kadar izleyen, eşi benzeri olmayan bir çalışma.

3 ciltlik 1760 sayfalık bu devasa külliyat, yepyeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Farklı yazarların katkıda bulunduğu çalışmanın ilk cildinde, Ortaçağ boyunca Kilise baskısı altında şekillenen bedenin Rönesans ile Aydınlanma arasındaki zaman diliminde uğradığı dönüşümler inceleniyor.

‘Fransız Devrimi’nden Büyük Savaş’a’ başlığını taşıyan ikinci cilt, 19. yüzyıldaki yeni tıbbi buluşlar ve hastalıklar eşliğinde, Hıristiyan geleneğinden yakasını kurtarmaya çalışan bir beden kavramının işkence (Fransız Devrimi ve sonrasında yaşananlar), haz (erotik yazının kışkırttığı resimler), temizlik (bedenin suyla ilişkisi) ve spor (bedene biçim verme arzusu) bağlamlarında yaşadığı dönüşümleri irdeliyor.

Çalışmanın ‘Bakıştaki Değişim: 20. Yüzyıl’ başlıklı son cildi ise, 20. yüzyılda modern tıbbın ve görsel sanatların giderek fetişleştirdiği beden algısının ve yeni şiddet çağının beden üstündeki yıkımlarının izlerini sürüyor.

  • Künye: Kolektif – Bedenin Tarihi, hazırlayan: Alain Corbin, Jean-Jacques-Courtine ve Georges Vigarello, çeviren: Saadet Özen ve Orçun Türkay, Alfa Yayınları, tarih, 3 Cilt, 1760 sayfa, 2021

Klaus-Jürgen Matz – Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı (2021)

İnsanlığın 5000 yıllık serüveninin en çarpıcı 1000 tarihi ve kültürel olayını ele alan bir çalışma.

Klaus-Jürgen Matz’ın kitabının en güzel yanlarından biri de, dünya tarihinin önemli olaylarını uzun uzadıya anlatmak yerine, bunları bugünün ihtiyaçlarına uygun olarak özetlemesi.

Kitap, Avrupa merkezli olsa da, Avrupa dışı medeniyetlerin katkılarını ihmal etmemesiyle de dikkat çekiyor.

Burada, çivi yazısının icadından tekerleğin icadına, piramitlerin inşa edilişinden Büyük İskender’in İskenderiye’yi kuruşuna, insanlığın Ay’a ayak basışından bugünlerde bütün dünyayı alt üst eden Covid-19 salgınına 1000 tarihi olay kronolojik bir bakışla izleniyor.

  • Künye: Klaus-Jürgen Matz – Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı: Çivi Yazısının İcadından Covid-19 Salgınına, çeviren: Mehmet Yıldırım, Runik Kitap, tarih, 135 sayfa, 2021