Zainab Bahrani – Babil’in Kadınları (2018)

Zainab Bahrani’nin bu değerli çalışması, Antik Mezopotamya’daki kadınlık konusunu hem tarih hem de sanat tarihi perspektiflerinden incelemesiyle dikkat çekiyor.

Eril iktidarın kadınlığa yaklaşımını sorunsallaştıran bir çerçeveyle örülen çalışma, Mezopotamya kültüründe cinselliğin ve toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl örgütlendiğini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor ve bunu yaparken toplumsal cinsiyet, göstergebilim, yapıbozum, psikanaliz ve tarihsel eleştiri gibi farklı alanlardan yararlanıyor.

Kitabın bir diğer önemli katkısı ise, Batılı kurucu söylem tarafından Mezopotamyalı kadınlara dair inşa edilmiş kalıplara eleştirel bir gözle yaklaşması.

  • Künye: Zainab Bahrani – Babil’in Kadınları: Mezopotamya’da Toplumsal Cinsiyet ve Temsil, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 344 sayfa, 2018

Riane Eisler – Kadeh ve Kılıç (2015)

Savaşın ve “cinsiyetler savaşı”nın ne Tanrısal ne de biyolojik olarak emredildiğini gözler önüne seren bir kitap.

Sanat, arkeoloji, sosyal bilimler ve daha pek çok araştırma alanından kanıtlar derleyen Eisler, kendi tarihyazımına hem kadınları hem de erkekleri dâhil ederek kültürel köklerimizin yepyeni bir hikâyesini sunuyor.

  • Künye: Riane Eisler – Kadeh ve Kılıç, çeviren: Orhun Burak Sözen, Maya Kitap

Kolektif – İklim Adaleti Mücadelesi İçin 10 Durak (2017)

Kapımızda büyük bir tehlike olarak duran iklim değişikliği, tüm insanlığı etkileyecek.

Fakat yoksul kesimler, doğal olarak iklim değişikliğinden en çok etkilenecek grupların başında geliyor.

Bu kitap da, iklim değişikliğini adalet boyutuyla irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Paris İklim Anlaşması ile birlikte iklim değişikliğinin etkilerini asgariye indirmek için kimi adımlar atılmıştı. Fakat bu adımların yetersiz olduğu, alanda çalışma yürüten kimi kurumlar tarafından dile getirilmişti.

Kitap, Paris İklim Anlaşması’nın katkıları ve eksikleriyle ilgili bir değerlendirmeden yola çıkarak iklim değişikliğini yoksullar ve toplumsal cinsiyet boyutlarıyla irdeliyor.

Ülkeler arası sorumluluk, ekolojik borç, enerji demokrasisi ve karbon bütçesi, kitapta ele alınan bazı kavramlar.

Kitabın hazırlayanları ise şöyle:  Ethemcan Turhan, Arif Cem Gündoğan, Cem İskender Aydın ve Mustafa Özgür Berke.

  • Künye: Kolektif – İklim Adaleti Mücadelesi İçin 10 Durak, Ekoloji Kolektifi Derneği Yayınları, ekoloji

Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik (2014)

Türkiye’deki kadın konulu arşivcilik alanında uzmanlaşmış nadir isimlerden Aslı Davaz, ulusal kadın hareketinin yaklaşık 150 yıllık mücadelesini inceliyor.

Davaz, uluslararası feminist kadın hareketi ve Türk Kadın Birliği’ni, Cumhuriyetin ilk feministlerini, Dünya kadınlarının Müslüman bir ülkede 1935 yılında yaptığı ilk kongreyi anlatıyor.

  • Künye: Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Kayıt Dışı Ekonomide Örgütlenen Kadın İşçiler (2017)

Bu kitap, dünya çapında, tüm zorluklara rağmen kendini var etmek için mücadele eden çalışan kadınların deneyimlerini bir araya getiriyor.

Kitap, ev işlerinde çalışan kadınlardan fabrikalarda, özel kurumlarda veya kamu kuruluşlarında çalışan kadınların yaşadıklarını ilk elden aktarmalarıyla önemli.

Aktivist, akademisyen, işçi ve sendikacı birçok kadının yer aldığı kitap, çalışmanın kadınlar için ne gibi güçlendirici yönleri olduğunu, kadınların çalışma hayatında var olurken yaşadıkları zorlukları ve bu zorlukların üstesinden nasıl geldiklerini ortaya koyuyor.

Kitaptaki tanıklıklar, kadınların hangi şartlarda olurlarsa olsunlar örgütlenebildiklerini göstermesiyle, bizim geleceğe ve mücadeleye inancımıza katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kayıt Dışı Ekonomide Örgütlenen Kadın İşçiler, derleyen: Naila Kabeer, Ratna Sudarshan ve Kirsty Milward, çeviren: Fulya Alikoç, Kor Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 320 sayfa, 2017

Kolektif – Kadının Görünmeyen Emeği (2008)

Gülnur Acar-Savran ve Nesrin Tura Demiryontan tarafından derlenen ‘Kadının Görünmeyen Emeği’nin ilk baskısı 1992 yılında yapılmıştı.

Yeni bir baskıyla okurun karşısına çıkan çalışma, kadının ezilmişlik tarihini sosyalist feminist bir çerçeveden irdeliyor; erkek egemenliğinin tarihsel kökenlerini araştırıyor; özgül bir üretim tarzı olarak patriyarkanın işlevini inceliyor ve ev emeği, patriyarka ve kapitalizm ilişkisini değerlendiriyor.

Kadınların ezilmişliğinin maddeci bir tahlilini yapmayı ve kadının görünmeyen, yok sayılan emeğini görünür kılmayı amaçlayan çalışma, kadınlarla erkekler arasındaki maddi çatışmalar çerçevesinden bunu analiz ediyor.

Derleme, patriarka ya da erkek egemenliğinin tarihsel kökenleri, patriarka ve kapitalizm, ev emeği ve Marksizmle feminizm arasındaki ilişkiye dair yürütülegelen tartışmalara daha yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

Kitapta, Stephanie Coontz ve Peta Henderson’ın “Sınıflı ve Devletli Toplumların Kökenindeki Mülkiyet Biçimleri, Politik İktidar ve Kadın Emeği”, Christine Delphy’nin “Baş Düşman”, Maxine Molyneux’nun “Ev Emeği Tartışması ve Ötesi” ve Heidi Hartmann’ın “Marksizmle Feminizmin Mutsuz Evliliği” başlıklı yazıları yer alıyor.

Bilenler bilir, feminist tahlilin oluşmasında köşe taşları olarak okunabilecek bu metinler, feminist tahlillere yıllardır önemli katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kadının Görünmeyen Emeği: Maddeci Bir Feminizm Üzerine, hazırlayan: Gülnur Acar-Savran ve Nesrin Demiryontan, Yordam Kitap, feminizm, 206 sayfa, 2008

Pierre Bourdieu – Eril Tahakküm (2014)

Ünlü düşünür Pierre Bourdieu’den, eril düzenin tarihsel yapıları ile bunun bilinçli ya da bilinçsiz izdüşümlerine dair, daha sonra söz konusu alanda yapılmış birçok çalışmaya öncülük etmiş sıkı bir analiz.

Bourdieu, kendine özgü sosyo-analitik perspektifiyle, eril tahakkümün ürünü olan algılama ve değerlendirme biçimlerini en ince ayrıntısına kadar deşifre ediyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Eril Tahakküm, çeviren: Bediz Yılmaz, Bağlam Yayınları

Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme (2017)

Tanzimat sonrası siyasal ve kültürel ortam, kadın hareketine de önemli bir sıçrama imkânı verdi.

Özellikle bugünlerde, Osmanlı’nın son döneminde kadın hareketinin durumuna dair yoğun bir ilgi gözleniyor.

İşte Ayşegül Utku Günaydın da, Osmanlı’nın sancılı modernleşme sürecini kadın yazarların yapıtları bağlamında derinlemesine inceliyor.

Halide Edib Adıvar’ın ‘Heyûlâ’ romanında yer alan “Kadınlık daima bir muamma!” cümlesinden adını alan kitap,

  • Tanzimat sonrası reformlarla kadın hareketinin yükselişini,
  • Bu dönemde yaşanan siyasal ve kültürel gelişmeleri,
  • Kadın olarak yazmanın toplumsal, politik ve kültürel anlamlarını,
  • Kadın kimliğini simgeleştirmede toplumsal cinsiyetin rolünü,
  • Kadın üzerindeki baskı mekanizmalarını ve kadını yalnızlaştırma çabalarını,
  • Ve modernleşme sürecinde zorlu aşamalardan geçen kadın kimliğinin oluşumunu detaylı bir bakışla tartışıyor.

Günaydın bunu yaparken de, Zafer Hanım, Fatma Aliye’, Selma Rıza Feraceli, Emine Semiye, Fatma Fahrünnisa, Güzide Sabri Aygün, Halide Edib Adıvar, Nezihe Muhiddin, Müfide Ferit Tek, Suat Derviş ve Halide Nusret Zorlutuna’ya ait toplam otuz romanını ele alıyor.

Kitap, modernleşmenin önemli simgelerinden biri olagelmiş, ayrıca derin bir toplumsal değişimin izlerini yansıtan kadınlık ve kadın kimliği üzerine sağlam bir çalışma.

  • Künye: Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme, Metis Yayınları, inceleme, 240 sayfa

Julia Kristeva – Simone de Beauvoir Aramızda (2017)

Simone de Beauvoir, yaşamı ve eserleriyle (1908-1986), kendisini önceleyen ve çevreleyen kadınların özgürlük hareketlerini toparlayıp bir araya getiren, müstesna şahsiyetlerden biri.

Dilbilim, göstergebilim, psikanaliz üzerine yazıları post-yapısalcı teorinin gelişmesinde belirleyici konuma sahip olan Julia Kristeva da bu kitabında, Simone de Beauvoir’ın hayatı ve çalışmaları ekseninde, kadınların dünya çapındaki özgürlük mücadelelerinin izini sürüyor.

Kristeva,

  • Simone de Beauvoir’ın çalışmalarıyla ortaya koyduğu antropolojik devrimin nitelikleri,
  • Beauvoir’ın güncel mirası,
  • Beauvoir’dan önce ve sonra feminist kuramın geçirdiği dönüşümler,
  • Çin’de kadın hakları hareketinin gelişimi,
  • Ve Pakistan’da köktenciliğe karşı Malala Yusufzay’la simgeleşen kadın mücadelesi gibi önemli konu ve meseleleri ele alıyor.

Kristeva bu konuları irdelerken, nüansları ve güncelliğiyle bizi sorgulamaya ve şaşırtmaya devam eden Beauvoir’ın kurucu deneyimini yeniden ve derinlemesine keşfetmeye davet ediyor.

  • Künye: Julia Kristeva – Simone de Beauvoir Aramızda, çeviren: Özgü Berksoy, Sel Yayıncılık, kadın çalışmaları, 118 sayfa

Carole Pateman – Cinsel Sözleşme (2017)

Erkeklerle kadınlar bir zamanlar tümüyle eşitken, ne oldu da erkekler özgür, kadınlar tabi hale geldiler?

Carol Pateman’ın, artık bir klasik olarak kabul edilen bu önemli kitabı, bu eşitsizliği sağlayan toplumsal sözleşmenin ortaya çıkışını ve bunun üzerine inşa edilen koskoca tarihi maharetli bir perspektifle gözler önüne seriyor.

Pateman, ilk sözleşmenin nasıl olup da erkeklerin kadınlara egemen olmasını sağladığını tartışırken, özünde eşitlikçi olduğunu öne süren toplumsal sözleşmenin gerçekte bir siyasi kurgu veya hipotezden öne geçemediğini ortaya koyuyor.

Pateman bu sorgulamayı da, cinsel sözleşmenin kadın tabiyetini esas alan mahiyetlerini evlilik, kölelik, iş, fahişelik, taşıyıcı annelik gibi olguları merkeze alarak yapıyor.

Aynı zamanda feminist yaklaşımların kimi sorunlu yönlerine, ayrıca bu konuya odaklanan güncel siyasi akla da eleştirel yaklaşan Pateman, eşitlik ilkesine uygun yeni bir toplumsal ve cinsel sözleşmenin imkânları üzerine düşünüyor.

Kitabın siyaset bilimi, siyaset felsefesi, kadın çalışmaları, feminizm, sosyoloji ve hukuk gibi alanlarda çalışanlar için önemli bir kılavuz olduğunu ayrıca belirtmeliyiz.

  • Künye: Carole Pateman – Cinsel Sözleşme, çeviren: Zeynep Alpar, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, toplumsal cinsiyet, 346 sayfa