J. Claude Carrière – Einstein, Lütfen (2007)

  • EINSTEIN, LÜTFEN, J. Claude Carrière, çeviren: Yaşar İlksavaş, Doğan Kitapçılık, roman, 119 sayfa

J. Claude Carrière’in ‘Einstein, Lütfen’i, Albert Einstein’ı hikâye eden bir otobiyografik roman. Romanda Einstein ölmemiş ve öngördüğü zaman yolculuğu bir hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmüştür. Roman, kahramanı Einstein’ın geçmişini, fizik alanındaki çalışmalarını kendi ağzından aktaran bir kurguyla oluşturulmuş. Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de en çok özlemi duyulan şey zamanın sınırlarından kurtulmaktı. Einstein bu özlemini, fizik alanındaki çalışmalarıyla yapmaya çalıştı. Bu romanda da, edebiyatta daha önce birçok yazar tarafından denenmiş örneği bulunan, zaman gerçekliğinin -veya yanılsamasının- tersyüz edilmesi çabasıyla karşı karşıyayız.

Erdil K. Akay – Korutürk’lü Yıllarım (2007)

  • KORUTÜRK’LÜ YILLARIM, Erdil K. Akay, Erko Yayıncılık, anı, 204 sayfa

Hariciye kökenli Erdil K. Akay, 7 Ekim 1976 ile 30 Haziran 1980 yılları arasında,  Cumhurbaşkanı Fahri S. Korutürk’ün ve Cumhurbaşkanı vekili İhsan Sabri Çağlayangil’in özel kalem müdürlüğünü yapmıştı. Yazarın ‘Korutürk’lü Yıllarım’ isimli bu kitabı da, kendisinin o döneme, Korutürk’e, eşine ve çevresindekilere dair anılarından oluşuyor. 12 Eylül darbesinden önce Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş Korutürk, kuşkusuz Türkiye tarihinde önemli bir isim. Bu önemli aktörün dönemine ilişkin ‘içerden’ bir bakışla kaleme alınan kitap, yazarının yaklaşık elli yıllık bürokratlık hizmeti düşünüldüğünde, Türkiye’nin hariciye tarihine dair kaynak bir çalışma olması yönüyle de önerilir.

İskender Özsoy – Mübadelenin Öksüz Çocukları (2007)

  • MÜBADELENİN ÖKSÜZ ÇOCUKLARI, İskender Özsoy, Bağlam Yayınları, tarih, 334 sayfa

Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan Mübadele trajedisi, çok sayıda esere konu oldu. İskender Özsoy’un daha önce yayımlanan ‘İki Vatan Yorgunları / Mübadele Acısını Yaşayanlar Anlatıyor’ isimli çalışması, bu trajediyi dile getiren önemli bir ilk kitaptı. Uzun zamandır gazetecilik yapan Özsoy’un ‘Mübadelenin Öksüz Çocukları’ ise mübadeleye konusuna kaldığı yerden devam ediyor ve 61’i birinci kuşak toplam 72 mübadilin tanıklıklarına yer veriyor. Yaşadıkları topraklardan kopan bu insanlar, tam da yazarın deyimiyle, “parçalanmış zamanları gösteren hayatlar”dı. Kitapta yer alan isimler, bu kopuş sonrasında yaşadıkları telafisi pek mümkün olmayan acılarını dile getiriyor.

Kaan Arslanoğlu – Öteki Kayıp (2007)

  • ÖTEKİ KAYIP, Kaan Arslanoğlu, İthaki Yayınları, roman, 294 sayfa

Kaan Arslanoğlu’nun ‘Öteki Kayıp’ı, ilk olarak 2003 yılında yayımlanmıştı. Yazarın kendine has yönü, Psikiyatri bilgisini romanlarının psikolojik unsurlarını oluştururken iyi kullanmasıdır. Bu roman da, yabancılaşmayı, mültecileri ve kayıp ruhları hikâye ediyor. Gündelik hayatın beraberinde getirdiği sıkıntının, insanları hayatın öteki ucuna götürmesi ve insanların bu sıkıntıyı atlatmak için gösterdikleri çaba romanın asıl konusu. Yazarın, Türkiye’nin zihniyet yapısını da eleştirdiği bu romanda, kimlik, etnisite, mülteciler gibi sorunlara da, psikolojik ve kültürel açılardan odaklanıyor.

Humberto Constantini – Francisco Sanctis’in Uzun Gecesi (2007)

  • FRANCISCO SANCTIS’İN UZUN GECESİ, Humberto Constantini, çeviren: Alaz Pesen, Yordam Kitap, roman, 159 sayfa

Arjantinli şair ve yazar Humberto Constantini, ülkesindeki politik baskılar yüzünden 1976 yılında ükesini terk etmek zorunda kalmıştı. Yazarın ilk olarak 1984 yılında yayımlanan bu romanı, politik gerilim unsurlarının kuruluşuyla dikkat çekiyor. Evli, üç çocuklu, klasik müzik tutkunu, kendi halinde bir muhasebecinin hayatı, eski bir kız arkadaşından aldığı telefonla değişir. Telefonun peşinden Buenos Aires’in uykusuz barlarına ve işçi mahallelerine giden muhasebeci, burada hem bir kahraman olacak hem de tekdüze, sıradan hayatıyla hesaplaşacaktır.

Peter Galbraith – Irak’ın Sonu (2007)

  • IRAK’IN SONU, Peter Galbraith, çeviren: Mehmet Murat İnceayan, Doğan Kitapçılık, siyaset, 240 sayfa

‘Irak’ın Sonu’nun yazarı Peter Galbraith için, “Kürtlerin Arabistanlı Lawrence’ı” nitelemesi yapılmıştı. Galbraith, alt başlığı ‘Ulus Devletlerin Çöküşü mü?’ olan kitabında, Kuzey Irak’taki faaliyetlerini anlatıyor. Yazarın hem Amerikan hem de Irak karar süreçlerine bizzat katılımı hatırlandığında, kitabın önemi daha da artıyor. Dolayısıyla kitap, Galbraith’in sadece Kürtlerle olan maceralarını değil, ABD’nin Irak işgaline eleştirel açıdan bakmasıyla da değer kazanıyor. Galbraith’in 2003 yılında, hükümetinden ayrılmasıyla beraber, ABD politikalarını daha rahat eleştirmeye başladığını ve kitapta bu eleştirel bakışın egemen olduğunu da belirtelim.

Aydın Boysan – Hayat Tatlı Zehir (2007)

Aydın Boysan bir sohbet adamı.

Kendisi, gezileri, mezeleri ve özellikle muhabbetiyle bilinen bir isim.

‘Hayat Tatlı Zehir’ ise, kendisinin bu muhabbetiyle, tabiri caizse şenlenen bir kitap.

Boysan altmış yaşından sonra yazarlığa başladı.

Onun yazarlığı, elli beş yıl mimar olarak çalışmasını unutturacak kadar öne çıktı.

Bu da pek kötü sayılmaz.

Çünkü muhabbeti, yaşam deneyimi ve gezip gördükleri, kendisine ister istemez bir hayat bilgesi sıfatı kazandırıyor.

“İnsanlar en çok, ölüm ve hastalık gibi şeyleri ciddiye almış görünüyorlar. Kolayına kaçmak bu! Zor olan, neşeyi ciddiye almak.” diyen Boysan’ın bu kitabı, muhabbet düşkünlerine önerilir.

  • Künye: Aydın Boysan – Hayat Tatlı Zehir: Aydın Boysan Kitabı, söyleşi: Ümit Bayazoğlu, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 440 sayfa

James Wood – Kurmaca Nasıl İşler? (2010)

  • KURMACA NASIL İŞLER?, James Wood, çeviren: Ekin Bodur, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 159 sayfa

Harvard Üniversitesi’nde Amerikan ve İngiliz Edebiyatı üzerine dersler veren James Wood ‘Kurmaca Nasıl İşler?’de, kurmaca sanatı üzerine bazı temel sorulardan hareketle, onun işleyişini detaylı bir bakışla irdeliyor. Çalışmasını “Karakter nedir?”, “Başarılı bir mecazı nasıl tanımlayabiliriz?”, “Bakış açısı nedir ve nasıl işler?”, “Kurmaca insanı nasıl etkiler?” ve “Gerçekçilik gerçek midir?” gibi sorular üzerine inşa eden Wood, böylece bir eleştirmenin gözünden sorular sorup, bir yazarın gözüyle bu sorulara yanıt veriyor. Çalışma, teorik sorular sorup pratik yanıtlar üreten bir yapıda olması ve yazarlarla yoğun ve ilgi çekici bir diyaloga girmesiyle bilhassa dikkat çekiyor diyebiliriz.

Ahmet Aydın – 7’den 70’e Taş Devri Diyeti (2010)

  • 7’DEN 70’E TAŞ DEVRİ DİYETİ, Ahmet Aydın, Hayy Kitap, sağlık, 503 sayfa

Ahmet Aydın, bir önceki çalışması ‘Taş Devri Diyeti’nde, modern hayatın endüstriyel tuzaklarına karşı okurlarını uyarmış ve “hakiki” yiyeceklerle daha sağlıklı bir yaşam sürülebileceğini göstermişti. Söz konusu çalışmanın devamı olan elimizdeki eser ise, doğru ve sağlıklı beslenerek hastalıklardan korunmanın mümkün olduğunu, çok sayıda bilimsel araştırma ekseninde ortaya koyuyor; reklamlarla pompalanan birçok yararsız, hatta zararlı yiyeceği mercek altına alarak, bu albenili gıdaların bizi nasıl hasta ettiğini gözler önüne seriyor. Çalışmayı önemli kılan bir diğer husus da, yazarın “diyet diktatörleri” dediği kişilerle hesaplaşması. Servet harcanan diyetlerin karşısına, halkın kolayca ulaşabileceği ucuz ve basit tedavileri koyan çalışma, tıp öğrencileri, hastalar, diyetisyenler ve hekimlere tavsiye edilir.

Veli Urhan – Foucault (2010)

  • FOUCAULT, yazan ve yayıma hazırlayan: Veli Urhan, Say Yayıncılık, felsefe, 470 sayfa

Veli Urhan ‘Foucault’da, 1926-1984 yılları arasında yaşamış çağdaş Fransız düşünürü Michel Foucault’nun düşünce dünyasını ele alıyor. Urhan kitabına, Foucault’nun düşünce hayatı ve eserlerini inceleyerek başlıyor. Kitabın ikinci bölümünde ise bu önemli ismin “Episteme”, “Bilgi”, “Bilim”, “Arkeoloji”, “Bilginin Arkeolojisi”, “Benlik Teknolojisi”, “Biyoiktidar”, “Tarih ve Süreksizlik” ve “Bilgi/İktidar İlişkisi” gibi temel kavramları irdeleniyor. Urhan, Foucault’nun en önemli çalışmalarından biri olarak kabul edilen ‘Bilginin Arkeolojisi’nde ele aldığı konuları ise, üçüncü bölümde inceliyor. Çalışmanın son bölümünde ise, Gilles Deleuze, Roberto Machado, Pierre Burgelin, Ian Hacking, Michael S. Roth ve Thomas R. Flynn gibi isimlerin kaleme aldıkları yazılardan oluşan, Foucault’ya dair seçme metinlere yer verilmiş.