Olga Tellegen-Couperus – Roma Hukuku (2023)

Uzun yıllar Roma Hukuku dersleri veren Olga Tellesen-Couperus bu kitapta Roma Hukukunu okuru teknik ayrıntılara boğmadan ana hatlarıyla sunuyor.

Sadece hukuk kurallarını ve kuralların uygulanışını değil, aynı zamanda gelişim dönemleri içerisinde hangi siyasal ve toplumsal koşulların bu kuralların yapılması, uygulanması ve değiştirilmesi sonucunu doğurduğunu anlatıyor.

Kitap, tarihsel perspektifle sunduğu özlü anlatımı sayesinde Roma Hukukuna dair bütüncül bir imge elde etmek isteyen hukukçu, tarihçi, siyaset bilimci gibi her alandan ilgiliye hitap ediyor.

  • Künye: Olga Tellegen-Couperus – Roma Hukuku: Kısa Bir Tarih, çeviren: Serdar Ünver, Zoe Kitap, hukuk, 200 sayfa, 2023

Sedat Ulugana – İhsan Nuri Paşa’nın Anıları (2023)

Bu kitap, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinin askeri, siyasi ve sosyal süreçlerine doğrudan tanıklık etmiş, Kürt tarihinin çok önemli bir kesitinde belirleyici roller üstlenmiş olan İhsan Nuri Paşa’nın anılarını ilk kez gün ışığına çıkarıyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın farklı cephelerinde bizzat bulunmuş olan İhsan Nuri Paşa’nın Balkan Savaşları’ndan Ağrı İsyanı’na değin uzanan serüveni Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu modern tarihlerinin de bir izleğidir adeta.

Okur, onun anılarında, Mustafa Kemal Atatürk’ten Mele Mustafa Barzani’ye, Abdurahman Qasimlo’den Mustafa Suphi’ye kadar dönemin birçok önemli karakterini İhsan Nuri’nin tanıklığıyla yeniden değerlendirme imkânı edinecek, büyük savaşlara şahitlik eden o çağda Kürtlerin kazanım ve kayıplarını da tespit etme olanağını bulacaktır.

İhsan Nuri Paşa’nın anıları, raporları, mektupları ile, yine ilk kez bu kitapta yayımlanan, Ağrı dağındaki isyan karargâhı ile Hoybun merkez teşkilatı arasında gerçekleşen yazışmalar Kürt tarihinin çok az bilinen bir sayfasına ışık tutuyor.

Kürt tarihyazımının yönünü etkileyecek olan bu rapor ve yazışmalar bu kitabı temel bir kaynak haline getiriyor.

  • Künye: Sedat Ulugana – İhsan Nuri Paşa’nın Anıları: Ağrı İsyanı Raporları, Dipnot Yayınları, 408 sayfa, 2023

Kolektif – Parçalanmış Kentsel Mekân (2024)

Modern kent olgusunun birkaç asırlık tarihinde kentsel gerçekliğe farklı yaklaşımlar ışığında temas etmek teorinin gündemini sıkça meşgul etti.

Mekânın manifestosunu yazan Henri Lefebvre kenti hak, talep ve feryat üçlüsüyle temsil olunan diyalektik bir örüntü olarak sunar.

Günümüz kentleşmesinin özellikle az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerdeki temel sorunlarından birisi olarak gecekondulaşmaya dikkat çeken Mike Davis ise kenti Haçlı seferlerinin bir uzantısı olarak okur.

Korkular kadar medeniyetin de mekânları olan kentler çelişkili durumlara olduğu kadar yeni deneyimlere de imkân tanırlar.

Tüm bu yönleriyle günümüz kentleri can sıkıntıları, hayaller, hayal kırıklıkları, türlü çılgınlıklar yoluyla insan ve mekân arasındaki kesintisiz ilişkinin gizemli arenasıdır.

Bu derleme kitap günümüz kentli insanının tanıklık ettiği farklı durumlara dairdir.

Bu durumlar, modern kent ülküsünü kentli bir toplum idealiyle gerçekleştirme tasarısının yerle bir olduğu durumlardır.

Kitaptaki yazılar, bir yandan toplumsal varlığıyla bütünleşmek yerine parçalanan kentin çeşitli kesitlerine ışık tutuyor.

Diğer yandan parçalanmanın izlerini bellek, politika, sanat ve hayali dünyalarda arıyor.

Bu yönüyle kitap, okuru parçalanan kent deneyimini yaşamaya ve sorgulamaya bir davet niteliğindedir.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Mustafa Doğanoğlu, Halil Ecer, Tolgahan Aydıner, Ahmet Emin Bülbül, Senem Kurtar, Ceyda Kurtar Anlı, Sinem Şahin Yeşil, Zehra Âzâde Soysal.

  • Künye: Kolektif – Parçalanmış Kentsel Mekân: Bellekten Politikaya, Metaverse’ten Sinemaya, editör: Senem Kurtar, Ceyda Kurtar Anlı, Nika Yayınevi, kent çalışmaları, 234 sayfa, 2024

Murat Baykent – Antik Roma’da Mühendislik (2023)

Vitruvius’tan günümüze kadar gelen inşaat uygulama kılavuzlarının yorumlanarak açıklığa kavuşturulması, Nîmes kentinin su tevzi düzeneği castellum divisorium’un hidrolik hesap sırrının çözülmesi için bilim insanı Trevor Hodge’un yaptığı çağrı, Roma kadastroculuğunun akıl almaz hassasiyetteki örnekleri, uzay tekniklerinin arkeolojiye katkısı…

Bu konulardan büyülenerek yola çıkan Murat Baykent, ‘Antik Roma’da Mühendislik’ kitabında, antik çağ mühendisliği sırlarına bugünkü bilgilerle ışık tutuyor.

Bu çalışma, hem akademisyen, öğrenci ve araştırmacılara zengin bir kaynak sunuyor hem de alanında önemli bir boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Murat Baykent – Antik Roma’da Mühendislik: Yapı Teknikleri, Kadastro Çalışmaları, Hidrolik Projeler, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, arkeoloji, 416 sayfa, 2023

Marvin Minsky – Zihin Toplumu (2024)

Bilgisayar biliminin babalarından ve ayrıca MIT Yapay Zekâ Laboratuvarının kurucularından biri olan Marvin Minsky, elinizdeki kitapta çok eski bir soruya, “Zihin nasıl işler?” sorusuna devrimci bir yanıt öneriyor.

Minsky’nin tasvirinde zihin, kendileri zihinden yoksun minik bileşenlerin oluşturduğu bir “toplum”dur.

Bu kuramın bir yansımasını anlatan Minsky, cesurca davranıp ‘Zihin Toplumu’ kitabını bir fikir yapbozu olarak sunuyor ve çalışma esnasında yapboz parçalarını birleştiriyor.

Kendi içinde tam olan her bölüm, yapbozda bir parçaya denk geliyor.

Sayfalar bir bir çevrilirken, mozaik gibi birleşik bir zihin kuramı beliriyor.

Usta işi, eğlenceli, rahat okunan ‘Zihin Toplumu’, hayalgücünde muhteşem bir yolculuk.

‘Zihin Toplumu’, yapay zekâ alanındaki en büyük şahsiyetlerden birinin eseri.

Minsky ömrü boyunca müziğe, mizaha, harika çocuk zihnine kuvvetle ilgi gösterdi.

Kendisinin bu ilgi alanları, kitabı muazzam zenginleştirmiş.

  • Künye: Marvin Minsky – Zihin Toplumu, çeviren: Mehmet Doğan, İnka Kitap, bilim, 408 sayfa, 2024

Adam Phillips – İyileşmek Üzerine (2024)

Bize tam veya mutlak tatmin vaat eden herhangi birine veya herhangi bir şeye karşı son derece dikkatli olmalıyız.

Bu sadece öfke, şiddet veya hayal kırıklığı getirebilecek bir vaattir.

Başka bir deyişle psikanaliz, yalnızca kurtuluş kültürlerini eleştirebilir ve onlara karşı bir panzehir olabilir.

Tam tatmin sadece tanrılar, hükümdarlar veya tiranlar ya da daha yıkıcı hırslarımızı taşımak ve kapsamak için yarattığımız figürler içindir.

İngiltere’nin önde gelen psikanalistlerinden Adam Phillips, son eseri ‘İyileşmek Üzerine’de kişisel gelişim furyasına farklı ve eleştirel bir bakış atıyor, iyileşmenin anlamını bizlerle birlikte didikliyor.

Yazar, önceki kitabı ‘Değişmeyi İstemek Üzerine’ ile tamamlayıcı olarak kurguladığı bu metinde haz, tatmin, kültür, iyileşme kavramlarına dair fikir yürütüyor.

Tüm bu yolculukta Phillips; Freud, Winnicott, Masud Khan ve Bion gibi psikanaliz alanındaki büyük kuramcıları William James ve David Hume gibi isimlerle harmanlıyor.

Bu kitapla Adam Phillips, iyileşmek üzerine konuşmakta nasıl daha iyi olabileceğimize yönelik bir keşfe çıkıyor.

  • Künye: Adam Phillips – İyileşmek Üzerine, çeviren: Berçem Su Ozak, Ayrıntı Yayınları, psikanaliz, 144 sayfa, 2024

Franck Gaudichaud – Şili (2023)

Fransız sosyolog Franck Gaudichaud’nun 1970’lerin başında Şili’de üç yıl süren Halk Birliği (Unitad Popular) dönemini “tarihi tersinden yazmak” yaklaşımı ışığında irdelediği ‘Dünyayı Sarsan Bin Gün’, 20. yüzyıl devrim deneyiminin “kayıp hazine”lerinden birini birçok bilinmeyen yönüyle yeniden gün ışığına çıkarıyor.

Sekiz yüz sayfayı aşan doktora tezinden kalkarak kaleme alınan bu çalışma, Şili siyasî deneyiminin içerdiği çok yönlü düşünce yoğunluğunu ve karmaşık mücadele süreçlerini akademik söylem düzeninden ötelere taşıyarak açık sözlü, yenileyici, nesnel ama adanmış bir kavramsal tarih yazımının “militan” yaklaşımıyla okura aktarıyor.

Gaudichaud, “Üçüncü Dünya” solunun farklı siyasî kesimlerince kullanılan gelenekçi kuram çerçevelerine sıkışmayarak, “Şili’ye özgü sosyalizm yolu” diye bilinen bu kendine özgü “kolektif devrimci süreci” resmî olarak iktidarda olan Halk Birliği’nin sosyalizme geçiş uygulamalarıyla bağıntılı ama ondan farklı olarak ortaya çıkan ya da yeniden biçim bulan “Kurucu Halk İktidarı” kavramı ekseninde takip ediyor.

“Sanayi Kordonları”, “Komünal Kumandalar”, “işçi katılımı”, “doğrudan halk tedariği”, “işçi denetimi” bu büyük deneyimin kolektif boyutunu yeniden canlandıran olgulardan sadece birkaçı.

Gaudichaud, muazzam bir yazılı kaynaklar okyanusu ile yıllara yayılan meşakkatli sözlü tarih araştırmalarını, siyaset bilimiyle sosyolojiyi ve çağdaş tarih yazımının kavramsal birikimini birleştiren özgün eleştirel yaklaşımıyla bu bin gün boyunca gerçekleşen çok bileşenli toplumsal hareketlerin ve işçi mücadelelerinin gerçek bir panoramasını çiziyor.

Şili devrimci hareketinin dinamiklerini, partili siyasî yapıların süreç boyunca izledikleri “merkezci” siyaset tarzlarının eleştirisinden kaçınmadan, “aşağıdan devrim” perspektifinden görerek yeniden inşa ediyor.

Şili solunun tartışmalarını, pratiğini ve stratejilerini irdelerken geleneksel siyaset merkezleri ve yeni toplumsal hareketler, parti örgütleri ve sendikalar, hükümetin “yukarıdan” kurumsal dönüşüm ısrarı ve pratikte onun programını “aşağıdan devrim” basıncıyla aşan toplumsal militantizm arasındaki karmaşık, bazen de gerilimli ilişkileri inceliyor.

Elli yıl önce halk oyuyla seçilmiş sosyalist bir iktidarı on binlerce emekçinin katledilmesi pahasına ortadan kaldıran ve Şili’yi günümüz küresel liberal ekonomisinin vahşi zafer yolu için tarihsel bir deney laboratuvarına dönüştürecek faşist darbeye yol açan “gerçek” olayların yeniden yorumlanmasına imkân sunan devasa bir fresk.

  • Künye: Franck Gaudichaud – Şili, 1970-1973: Dünyayı Sarsan Bin Gün, çeviren: Emirhan Oğuz, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 336 sayfa, 2023

Salman Akhtar – Kederi Anlamak (2023)

Psikiyatrist Salman Akhtar bu eserinde adına keder denen ruh halini güvensizlik ve kıskançlık gibi dışsal tetikleyicilerden, pişmanlık ve umutsuzluk gibi içsel kaynaklara kadar detaylı bir şekilde analiz ediyor.

Soğuk ve mesafeli bir keder atlası oluşturmakla yetinmeyip umut ve iyimserlik dolu yaklaşımını da işin içine katıyor.

Herkesin tanıdığı bu içsel vaziyeti bir tür iyi hissetme seansına çevirmeden, bilimsel ihtimamından ödün vermeden ele almayı başarıyor.

‘Kederi Anlamak’, bir ruh halinin karmaşık mekanizmalarına dair derinlemesine bir kavrayışın ifadesi.

İnsan olma deneyiminin en kasvetli yüzlerinden birine dair çok boyutlu ve iyimser bir rehber.

İnsana umut veren, elindeki malzemeden en iyisini çıkarmasını sağlayan bir çalışma.

  • Künye: Salman Akhtar – Kederi Anlamak: Güvensizlik, Kıskançlık, Sevgisizlik, Utanmazlık, Pişmanlık ve Umutsuzluk, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 248 sayfa, 2023

Tim Marshall – Uğruna Ölünen Bayrak (2023)

Ülkenizin bayrağını dalgalanırken gördüğünüzde ne hissediyorsunuz?

Bayraklar, binlerce yıldır yaşadığımız topraklara olan umutlarımızı, hayallerimizi ve hatta öfkemizi temsil ediyor.

Onları seviyoruz.

Onları dalgalandırıyoruz.

Onları yakıyoruz.

Hatta yirmi birinci yüzyılda dahi, hâlâ onlar için ölüyoruz.

Bayraklar dünyanın her yerinde akla hayale gelmeyecek birçok yerde dalgalanabiliyor.

Sadece yöneticilerin değil, halkların da politikalarını temsil ediyorlar.

Çin’de yeniden gün yüzüne çıkan milliyetçilik duygusuna, Avrupa ve ABD’deki tartışmalı kimliklere ve hatta İslam Devleti’nin yükselişine bakılırsa, dünya şu anda son derece kafa karıştırıcı ve karmaşık bir yer.

Hiç olmazsa insanların etrafında toplandığı bu eski ve yeni sembolleri anlamamız gerekiyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık bayrağının, Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’daki ülkelerin bayraklarının ve çeşitli örgüt bayraklarının tarihini ve sembollerini inceleyen Tim Marshall, ‘Uğruna Ölünen Bayrak’ta bizi bazen birleştiren bazen bölen bu sembollerin güçlerini ve politikalarını gözler önüne sermek için yirmi beş yılı aşan küresel habercilik deneyiminden yararlanıyor.

  • Künye: Tim Marshall – Uğruna Ölünen Bayrak: Ulusal Sembollerin Gücü ve Politik Anlamı, çeviren: Maide İdil İspir, Epsilon Yayıncılık, inceleme, 284 sayfa, 2023

Özüm Koşar – Güzelin Patolojisi (2023)

‘Güzelin Patolojisi’, güzellik kavramını salt estetik bir problem olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir olgu olarak ele alıyor ve değişim/dönüşüm süreçlerinin izleğini anlamaya yarayan hemen her yönelim üzerinden güncel bir değerlendirme sunuyor.

Güzelliğin, hayatımızdaki konumunu ve kadın cinsine vazgeçilmez bir bedensel öznitelik olarak atfedilişini eril tahakkümün güzeli araçsallaştırdığı senaryo üzerinden tartışarak sistemsel bir okuma alanına da giriş yapıyor.

Bu bağlamda günümüz güzellik algısını irdelemek için sanatın merkezinden çıkıp farklı disiplinler etrafında gezinerek kimi zaman sosyoloji kimi zaman psikoloji kimi zaman da felsefe üzerinden tartışmalarla güzelliğin bir sektör olarak işler hale gelişini sorunsallaştırıyor.

  • Künye: Özüm Koşar – Güzelin Patolojisi: Güzellik Üzerine Bir İnceleme, Ütopya Yayınevi, inceleme, 292 sayfa, 2023