Leonardo Scascia – Her Türlü (2007)

  • HER TÜRLÜ, Leonardo Scascia, çeviren: Kemal Atakay, Can Yayınları, roman, 139 sayfa

Leonardo Scascia’nın ‘Her Türlü’ isimli bu romanı 1970’lerde yayımlanmış ve o dönemin İtalya’sında büyük bir ilgiyle karşılanmıştı. Romanın dikkat çeken yönlerinden biri, son yıllarda Türkiye’de de sık sık tartışılan “Derin Devlet”i konu ediniyor olması. Scascia burada, İtalya’daki yoz siyaset dünyasını, Sicilya mafyasını ve Katolik Kilisesi’nden oluşan çemberi kıyasıya eleştiriyor. Rahip Don Gaetano, kır evinde kardinaller, piskoposlar, bakanlar ve müşavirlerin katıldığı “ayinler” düzenler. Bu ayinlerin görünürdeki amacı Hıristiyanlığa dair bir tartışma gibi görünse de, birbiri ardına işlenen cinayetler bu ayinlerin arkasındaki farklı hesapları ortaya çıkarır.

Fuad Zekeriya – Çağdaş İslamcı Harekette Hakikat ve Hayal (2007)

  • ÇAĞDAŞ İSLAMCI HAREKETTE HAKİKAT VE HAYAL, Fuad Zekeriya, çeviren: Sinan Köseoğlu, Kapı Yayınları, inceleme, 244 sayfa

Fuad Zekeriya tanınmış bir Mısırlı filozof ve Arap entelektüeli. Zekeriya’nın bu kitabı, Arap ve Müslüman dünyasında İslamcılığın entelektüel, sosyal ve siyasal temelleri ve günümüzdeki tezahürleri üzerine eleştirel bakış açısıyla kaleme alınmış. Üç bölümden oluşan kitabın ilgi çekici yanlarından biri de, sadece İslamcılığa değil, dinsel aşırılıkları körükleyen siyasal ve iktisadi koşullara da odaklanılıyor. Kitap, 11 Eylül saldırısından sonra tartışmaya açılan militan İslamcı hareketlerin dini ve siyasal yapılarını araştırmayı amaçlıyor.

Tayyar Özkan – Caveman: Mağara Adamı (2007)

  • CAVEMAN: MAĞARA ADAMI, Tayyar Özkan, Parantez Yayıncılık, karikatür, 55 sayfa

Tayyar Özkan’ın farklı zamanlarda yayımlanmış ‘Caveman’ı, ilkel insanla, bugünün modern bireyinin karşılaştırması üzerine kurulur. Özkan’ın bu karşılaştırmalarında, bir karikatürün sınırları zorlanarak, izleyicinin çizime daha dikkatle yoğunlaşması amaçlanır. Burada ilkel insanın dilsiz, yazı kullanılmayan temsilinde, günümüzün toplumunun, siyasetinin, yasalarının bir parodisi karşımıza çıkar. Özkan’ın yazısız öyküler diyebileceğimiz karikatürleri, günümüz toplumları ile ilkel toplumlar arasında neyin değişip değişmediğini veya nelerin hep aynı kaldığını kavrayabilmek açısından ilgiye değer.

Rona Aybay ve Ümit Altaş (haz.) – Halit Çelenk (2007)

  • HALİT ÇELENK, hazırlayan: Rona Aybay ve Ümit Altaş, Çınar Yayınları, armağan, 321 sayfa

Halit Çelenk, Türkiye sol siyasetinin öncü isimlerinden biri. TİP saflarında yürüttüğü siyaset çalışmaları, 15-16 Haziran olayları nedeniyle Kemal Türkler ve arkadaşları hakkında açılan davalarda savunma avukatlığını üstlenmesi, İHD’nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş olması, TÖS ve TÖB-DER’in savunma avukatlığını üstlenmesi kendisinin politik geçmişinden sadece birkaç başlık. Bu kitapta, yetmişe yakın yazarın Çelenk hakkında kaleme aldığı yazılar yer alıyor. Kitabın sonunda da, Ender Yeşildağ’ın yönetmenliğini yaptığı bir Çelenk belgeselinin DVD’si bulunuyor.

Ali Bayramoğlu – 28 Şubat: Bir Müdahalenin Güncesi (2007)

  • 28 ŞUBAT: BİR MÜDAHALENİN GÜNCESİ, Ali Bayramoğlu, İletişim Yayınları, politika, 347 sayfa

28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında açıklanan karar, Türkiye’nin darbe tarihine “post-modern darbe” olarak geçecek bir gelişmeyle sonuçlanmıştı: 28 Şubat Muhtırası. Ali Bayramoğlu bu kitabında, Türkiye’yi 28 Şubat’a götüren süreci ele alırken, post-modern darbenin de bir analizini yapıyor. Bu darbeyi diğer müdahalelerden ayıran özellikller, daha sonraki siyaset seyrine etkileri ve bu bağlamda asker-sivil ilişkileri, Bayramoğlu’nun çalışmasının ana çerçevesini oluşturuyor. Kitap, askeri müdahelenin ayrıntılarını vermesinin yanında, Bayramoğlu’nun basının o günlerdeki tavrına, yani gazeteciliğe “içerden” bakışıyla da okunmaya değer.

Evelyn Fox Keller – Toplumsal Cinsiyet ve Bilim Üzerine Düşünceler (2007)

  • TOPLUMSAL CİNSİYET VE BİLİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER, Evelyn Fox Keller, çeviren: Ferit Burak Aydar, Metis Yayınları, inceleme, 227 sayfa

Bilim kadını Evelyn Fox Keller, aynı zamanda tanınan bir feminist de. Keller’in bu kitabı, “bilimin temel direği sayılan nesnellik ve akıl neden erkeklere mal edilir de, kadınlara öznellik ve duygusallık yakıştırılır?” sorusuyla başlıyor. Keller bundan hareketle, asıl meselenin, cinsiyetlendirilmiş bilim anlayışı olduğunu vurguluyor. Bilime hakim olan ideolojinin dışarıdan değil, içeriden, bu tartışmaları yürüten insanlarca değiştirileceğini vurgulayan yazar, bilimin erkek işi olarak görülmesine karşı çıkarak, genetik alanında yaptığı çalışmalarla tarihe geçmiş biyolog Barbara McClintock’un hayat hikâyesini anlatıyor.

Kaan Arslanoğlu – Sessizlik Kuleleri 2084 (2007)

  • SESSİZLİK KULELERİ 2084, Kaan Arslanoğlu, İthaki Yayınları, roman, 124 sayfa

Kaan Arslanoğlu’nun ‘Sessizlik Kuleleri 2084’ isimli bu romanında, fantastik, ütopik yönler ağır basıyor. Arslanoğlu’nun kurgusu, George Orwell’ın kara ütopyası olan ‘Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ünden yüz yıl sonrasını hikâye ediyor. Geçen bu yüzyıldan sonra, beden ve zihin teknolojileri akıl almaz ölçüde gelişmiş durumda ve insanların beyinleri tıpkı bilgisayarlar gibi yeniden yapılandırılmaktadır. Dolayısıyal kimlikler, deneyimler, düşler, anılar, kısacası tüm insani nitelikler değiştirilebilir özellikler kazanmıştır. Roman, bu değiştirilebilir insani özelliklerin, bireyi karşı karşıya bıraktığı kâbusu anlatıyor. Arslanoğlu’nun romanı, kara ütopyalara yeni örneklerden biri.

Oktay Güzeloğlu – Sokak Mobilyaları (2007)

  • SOKAK MOBİLYALARI, Oktay Güzeloğlu, + 1 Kitap, söyleşi, 383 sayfa

Oktay Güzeloğlu’nun isim babası olduğu “Sokak Mobilyaları”, meczuplar, düşkünler ve evsizler gibi hayatı sokaklarda geçen insanları tanımlayan bir kavram. Güzeloğlu uzun yıllar, ‘Öküz’ dergisi için sokakta yaşayan bu insanlarla söyleşiler yapmıştı. Bu kitap da, uzun yıllar önce başlamış olan bu söyleşilerin devamı niteliğinde. Kitapta, Güzeloğlu’nun sokağın vazgeçilmezleriyle, yani “sokak mobilyaları” dediği isimlerle yaptığı çok sayıda söyleşi bulunuyor. Sabo Abla, Konsolos, Düşünür Mustafa, Bulgar Leyla, Şair Tülay, Pavyon Çiçeği, Avare Abdullah, Ampul İbo ve Pala Dayı, Güzeloğlu’nun okuyucuya hikâyelerini sunduğu isimlerden bazıları.

Harold Lamb – Cengiz Han (2007)

  • CENGİZ HAN, Harold Lamb, çeviren: Ali Naci, Kaknüs Yayınları, roman, 272 sayfa

Harold Lamb, Batılı olduğu halde, eserlerinde sürekli Doğu’yu anlatan bir yazar. ‘Timurlenk’, ‘Haçlı Seferleri’, ‘Nur Mahal’, ‘Ömer Hayyam’ ve ‘Barbarların Yürüyüşü’ Lamb’ın ilk akla gelebilecek eserleri. Yazarın ilk olarak 1927 yılında yayımlanan tarihi romanı ‘Cengiz Han’, 12. yüzyılın başlarında Orta Asya’daki Gobi Çölü’nde dağınık halde yaşayan Moğol kabilelerini bir konfederasyon çatısı altında bir araya getiren Cengiz Han’ı anlatıyor. Lamb’ın romanının, Cengiz Han’ın yaşam öyküsünü tarihi kaynaklara dayanarak anlatırken, döneme ışık tutan tarihi gelişmelere ve Moğol askerleri ile göçebe halkın yaşam tarzı, hayat felsefeleri hakkında bilgiler verdiğini de belirtelim.

C. S. Lewis – Korkunç Kale (2007)

  • KORKUNÇ KALE, C. S. Lewis, çeviren: Fethi Aytuna, Kabalcı Yayınları, roman, 420 sayfa

C. S. Lewis’in ‘Korkunç Kale’si, kendisinin ‘Kozmik Üçleme’ isimli dizisinin üçüncü cildini oluşturuyor. Bu romanda olaylar, Jane Studdock’un gördüğü bir kâbusla başlar. Ertesi gün kâbusunda gördüğü yüzü gazetede görür: karısını zehirlediği için giyotinle idam edilmiş bir bilim adamıdır bu. Jane’in bu kâbusu, kendisinin seçilmiş biri olduğu anlamına gelecektir. Çünkü eşi Mark, insan hayatını uygar dünya adına bütünüyle denetlemek isteyen bir örgüte katılmış, bu durum da, özgürlük ve totaliter yönetim tehdidi arasında bir savaş tehlikesini beraberinde getirmiştir. Bu tehdidi özgürlük lehine dönüştürecek olan da Jane ve özgürlük taraftarı dostları olacaktır.