Richard Stites – Devrimci Hayaller (2011)

  • DEVRİMCİ HAYALLER, Richard Stites, çeviren: Sabri Gürses, Sel Yayıncılık, tarih, 495 sayfa

 

Richard Stites ‘Devrimci Hayaller’de, son dönemlerde Tahrir Meydanı’nda olup bitenlerden de gördüğümüz gibi, devrimi yönlendiren, şekillendiren ve hızlandıran büyük umutları araştırıyor. Stites kitabında, Rus devrim sürecinde yaşanan, 1917 ile 1930 arasında sürmüş ütopyacılık ve sosyal deneyin kaderini inceliyor. “Devrim yeni bir uzam açarak sonsuz manzaraları ortaya çıkarır; yeniden doğumu, temizlenmeyi, kurtuluşu davet eder,” diyen Stites, tarihte bu duyguları uyandırmış en güçlü deneyimlerden biri olan Ekim Devrimi’nde kendine yer bulmuş hayalleri ve ütopyaları araştırıyor. Devrimci imgelemin ve yaratıcı eylemin izini süren çalışma, bunu yaparken de, devrimin öncesinde ve sonrasındaki tarihin fırtınalı dönemine odaklanarak “Rus Devrimi’nde ütopyacılık neden bu kadar öne çıkmıştı?” sorusunun yanıtını arıyor.

Fikret Yegül – Roma Dünyasında Yıkanma (2011)

  • ROMA DÜNYASINDA YIKANMA, Fikret Yegül, çeviren: Emel Erten, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 322 sayfa

 

Fikret Yegül, daha önce yayımlanan ‘Antik Çağda Hamamlar ve Yıkanma’ adlı kitabıyla hatırlanacaktır. Yegül, ‘Roma Dünyasında Yıkanma’yla, hamamlar ve yıkanma kültürü üzerine yaptığı daha önceki çalışmalarına da dönerek, yıkanma kültürünü sosyal açıdan değerlendiriyor; ayrıca hamamların mimari hususiyetlerine de odaklanıyor. Roma hamam kültürü, yıkanma ritüelleri, Roma hamamları ve yıkanma geleneğinin kökenleri, hamamlardaki ısıtma ve su tesisatı, hamamların mimarisi, Kuzey Afrika’nın eyalet hamamları, Anadolu’da hamamlar ve yıkanma, Roma hamamları ve yıkanma geleneğinin Hıristiyan ve İslam toplumlarına geçişi, kitapta ele alınan konulardan bazıları. Yegül’ün çalışması, Roma İmparatorluğu’nu merkeze alarak, bir  dönemin yıkanma ve hamam kültürüne dair önemli ayrıntıları gün yüzüne çıkarmasıyla dikkat çekiyor.

Hatice Şebnem Seçer – Çalışma Yaşamında Zaman (2011)

  • ÇALIŞMA YAŞAMINDA ZAMAN, Hatice Şebnem Seçer, Altın Nokta Yayınevi, iş dünyası, 183 sayfa

 

Kısa süre önce yayımlanan ‘Çalışan Anneler ve Çalışan Annelere Yönelik Ayrımcılık’ adlı kitabıyla hatırlanacak Hatice Şebnem Seçer, ‘Çalışma Hayatında Zaman’da, çalışma yaşamının esasını oluşturan zaman olgusunu çok yönlü bir bakışla irdeliyor. Kitap, zaman kavramının, niteliğinin ve zamanın tarihsel süreçte değişen anlamlarının açıklanmasıyla başlıyor. Seçer kitabının devamında, çalışma yaşamında zaman olgusunu kuramsal ve bireysel boyutlarıyla ele alıyor. Kitapta ayrıca, zaman baskısının çalışan birey üzerinde yarattığı etkiler, iş-aile yaşamında zamanın üstlendiği rol ve çalışma saatleri gibi konular, eleştirel bir gözle ele alınıyor.

Lee Martin – Cennet Nehirleri (2011)

  • CENNET NEHİRLERİ, Lee Martin, çeviren: Meral Gaspıralı, E Yayınları, roman, 271 sayfa

Lee Martin, dokunaklı hikâyesi ‘Cennet Nehirleri’nde, olağanüstü bir olayın iki kardeşin sıradan hayatlarını altüst edişini anlatıyor. Sam Brady’nin hayatı, çocukluk arkadaşı Dewey Finn’in anılarıyla doludur. Brady, Finn’in elli yıl önce bir demiryolu treninin altında kalarak ölmesini bir türlü unutamamaktadır. İnsanlardan olabildiğince uzak durarak yaşayan Brady’yi huzursuz eden başka bir detay da, yıllardır haber alamadığı ağabeyiyle arasında süren büyük yabancılaşmadır. Günün birinde Brady, ağabeyini televizyonda görür. Bu durum, Brady’nin ağabeyiyle olduğu kadar, geçmişindeki acımasız gerçekle hesaplaşmasına da vesile olacaktır.

Nathan Parker – Kısa Filmler (2011)

  • KISA FİLMLER, Nathan Parker, çeviren: Ekrem Ekici, Kalkedon Yayınları, sinema, 352 sayfa

 

Nathan Parker elimizdeki çalışmasında, günümüzde oldukça yaygın ve her zaman her yerde varolabilen bir sanat formu olan kısa film hakkında bilinmesi gerekenleri ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Bir rehber kitap oluşuyla önemli bir boşluğu dolduracağına inandığımız kitap, fikirlerini ve becerilerini daha kompleks prodüksiyonlara yönlendirmek; iyi düşünülmüş, iyi çalışılmış ve iyi yönetilmiş kısa filmler yaratmak isteyenler için yetkin bir kaynak. Fikirleri filme dönüştürmek, senaryo yazımı, kompozisyon, prodüksiyon, oyuncular, film çekilecek yerler, kısa film formatları, ışıklandırma ve set ekibinin oluşturulması, kitaptaki bazı konular.

Edward O. Wilson – Karınca Tepesi (2011)

  • KARINCA TEPESİ, Edward O. Wilson, çeviren: Ahmet Aybars Çağlayan, Sayfa 6 Yayınları, roman, 381 sayfa

 

Edward O. Wilson ‘Karınca Tepesi’nde, doğa aşığı Raff Coddy’nin açgözlü müteahitlerle mücadelesini hikâye ediyor. Cody hayatın anlamını ve güzelliği, Nokobee Gölü civarındaki çam ormanlarında bulur. Hukuk eğitimi almış olan Cody, çevreyi korumak için mahkeme salonlarında da savaşmaktadır. Şimdi onu, zorlu bir sınav beklemektedir. Çünkü ikamet ettiği çevre, para hırsından başka gözlerinin hiçbir şeyi görmediği müteahitlerin iştahını kabartmaktadır ve bunlar, Cody’nin yaşadığı doğal cenneti parsellemek ve asfaltlamak için harekete geçmiştir. Bu durum, şehir planlamacıları, çevreciler ve vaizlerin dahil olduğu bir savaşa yol açacaktır.

Yvette Biro – Sinemada Zaman (2011)

  • SİNEMADA ZAMAN, Yvette Biro, çeviren: Anıl Ceren Altunkanat, Doruk Yayınları, sinema, 274 sayfa

 

Yvetto Biro ‘Sinemada Zaman’da, modern sinemada ritim ve temponun rolünü irdeliyor. Sinemada zamanın ele alınışının girift ve ayrıntılı olduğunu belirten Biro, filmde koşuşturan ve akan hareketlerin karşılıklı bağını ve bağımlılığını ortaya koyuyor. Bu ilişkiyi “Türbülans” ve “Akış” terimleriyle açıklayan yazar, sinemadaki olayların ve duyguların değişen ritmik vuruşunun, yapıtın genel tonunu ve doğasını da etkileyecek güçte olduğunu savunuyor. Biro’nun çalışmasını ilgi çekici kılan bir yön de, sinemada hızlı tempo kullanma modasının karşısına yavaşlamanın estetik, kültürel ve varoluşsal yararlarını koyarak bir tartışma açıyor olması.

Göran Therborn – Marksizmden Post-Marksizme (2011)

  • MARKSİZMDEN POST-MARKSİZME, Göran Therborn, çeviren: Devrim Evci, Dipnot Yayınları, siyaset, 227 sayfa

 

Cambridge Üniversitesi’nde Sosyoloji Kürsüsü Başkanı olan Göran Therborn nitelikli incelemesi ‘Marksizm ve Post-Marksizm’de, Marksist geleneğin uzun yolculuğunda karşısına çıkmış olan geçit, iniş ve çıkmazları anlatıyor. Marksizme dair bir yol haritası ve pusula olarak düşünülebilecek kitap, erken 21. yüzyılın sol siyasî pratik ve düşüncesini önceki yüzyılın sosyal zeminine oturtması ve sol düşüncenin yüzyılın başında Kuzeyde sergilediği gelişmenin sistematik bir panoramasını vermesiyle dikkat çekiyor. Therborn bunu yaparken de, modernite, postmodernizm ve post-Marksizm konusunda varolan tartışmalara çağdaş bir bakış açısıyla yaklaşıyor.

Marcus du Sautoy – 1 Asal Sayı 1 Kareköke Dedi ki (2011)

  • 1 ASAL SAYI 1 KAREKÖKE DEDİ Kİ, Marcus du Sautoy, çeviren: Utku Umut Bulsun, Kırmızı Kedi Yayınevi, hobi, 288 sayfa

Matematik, bazılarımız için korku kaynağı. Oysa Marcus du Sautoy’un elimizdeki kitapta gösterdiği gibi, dikkatli bir gözle bakıldığında matematik hayatın her alanında önemli yer kaplıyor. Kitabın her bölümünde matematik oyunları ve bulmacaları karşımıza çıkıyor; ayrıca her bölümün sonunda, tüm zamanların çözülememiş bazı büyük problemlerine yer veriliyor. Bu çözülemeyen bulmacaları çekici kılan bir husus da Amerikalı iş adamı Landon Clay’in, bu beş problemden herbiri için, çözümünü bulana bir milyon dolar ödül vermesi. Kitap, hem matematiğin keyifli yönlerine tanık olmak hem de bu problemlerle kendini sınamak isteyenler için iyi fırsat.

Ephrem-Isa Yousif – Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri (2011)

  • MEZOPOTAMYA’NIN YILDIZ ŞEHİRLERİ, Ephrem-Isa Yousif, çeviren: Nihat Nuyan, Avesta Yayınları, tarih, 158 sayfa

 

Mezopotamya ve Süryani kültürü konulu çalışmalarıyla bilinen Ephrem-Isa Yousif, ‘Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri’nde, tarihi havzayı besleyen kaynaklardan Urfa, Nusaybin, Diyarbakır, Mardin, Erbil, Kerkük, Süleymaniye ve Duhok’u anlatıyor. Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu sekiz şehrin ortak yönlerinden biri de, Türk, Arap ve Asuri-Keldani-Süryani gibi halklara da ev sahipliği yapması. Yousif, söz konusu şehirlerin tarihini araştırırken, bu şehirlerle yolu kesişmiş ünlü seyyahların anlatımlarından da olabildiğince yararlanıyor. Kitap, yazarının, Süryani dilinin ve kültürünün köklerine doğru yaptığı bir yolculuk olarak da düşünülebilir.