David Harvey – Marx, Sermaye ve İktisadi Aklın Cinneti (2017)

Kapitalizmin iktisadı aklı dur durak bilmiyor; önüne çıkan her şeyi tuzla buz eden bir cinnet hali içinde.

Buna karşı ne yapabiliriz, elimizden gelenler nelerdir?

David Harvey’in bu kitabında gösterdiği gibi, bu konuda yapabileceğimiz ilk şey, kapitalizm hakkındaki kavrayışımızı artırmak, onun gündelik hayaten ince detaylarına sinsice sızmış egemenliği konusunda daha çok bilinçlenmektir.

Harvey, kitabında, tarihsel ve güncel gelişmelerle örülmüş bir bakışla, şu soruların yanıtlarını arıyor:

  • Sermayenin ekonomik sisteminin ardındaki mantık nasıl işler?
  • Sermaye gündelik hayatın en ince ayrıntılarına nasıl sızdı?
  • Sermayenin egemenliğine karşı örgütlenme ve direnme imkânlarımız nelerdir?

Harvey, bu sorulara yanıt ararken, Ekim Devrimi’nin 100. yılına girdiğimiz bu dönemde, bizi, geleceğe yön verebileceğimiz başkaldırıların koşul ve imkânları üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: David Harvey – Marx, Sermaye ve İktisadi Aklın Cinneti, çeviren: Esin Soğancılar, Sel Yayıncılık, siyaset, 239 sayfa

Thomas Bernhard – Hakikatin İzinde (2017)

Avusturya edebiyatının parlayan yıldızı Thomas Bernhard külliyatına elimizdeki bu çok güzel katkı, yazarın konuşmaları, okur mektupları, söyleşileri ve edebiyat yazılarını bir araya getiriyor.

Bernhard burada ölümsüzlük, intihar, hakikat, ölüm, geçmiş, günümüzde yazarlık, yazarlığın anlamı ve anlamsızlığı, edebiyat ve felsefe ilişkisi gibi konular üzerine düşünüyor ve bunu yaparken de kendine özgü aksiliği ve dürüstlüğünden taviz vermiyor.

Kitapta ayrıca, Bernhard’ın Arthur Rimbaud, Josef Weinheber, Georg Trakl ve Bernhard Minetti gibi isimler üzerine kaleme aldığı zevkle okunacak edebiyat incelemeleri de yer alıyor.

Künye: Thomas Bernhard – Hakikatin İzinde, çeviren: M. Sami Türk, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 284 sayfa

Kolektif – Türkiye’de Yahudi Olmak: Bir Deneyim Sözlüğü (2017)

Türkiye’de Yahudi olmak, özellikle farklılıklara tahammülsüzlüğün tavan yaptığı yaşadığımız dönemde, nasıl bir duygudur?

Daha genel anlamda Yahudi olmak da, sınırları kolayca çizilemeyen, çerçevesi ve içeriği sabit olmayan, tarihsel, coğrafi ve kişisel olarak farklı anlamlar kazanabilen bir deneyim.

Bu şahane derleme ise, Türkiyeli Yahudilerin anlam ve kültür dünyasına açılan yetkin bir kapı oluşuyla önemli.

Bir anlamda, yüzyıllara yayılan deneyimlerle örülmüş Yahudi kültürünü kayıt altına alan kitap, Türkiyeli Yahudilerin gündelik hayatına ışık tuttuğu gibi, onların yemekleri, âdetleri ve sözlü kültürleri hakkında keyifle okunacak ayrıntılar sunuyor.

Bir sözlük şeklinde tasarlanmış çalışma, kayıt tutan ve hafıza tazeleyen bir kolaj olarak düşünülebilir.

Dolayısıyla sözlükteki her bir madde de, birer hatırlama ve yeniden kurma eylemi işlevi üstleniyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Yahudi Olmak: Bir Deneyim Sözlüğü, derleyen: Raşel Meseri ve Aylin Kuryel, İletişim Yayınları, kültür, 270 sayfa

Frédéric le Play – Seçilmiş Metinler (2017)

1806-1882 arasında yaşamış, Fransız toplum mühendisi ve siyasetçi Frédéric le Play, sosyoloji tarihinde çok önemli bir isim.

Zira kendisinin, 1855’te 36 Avrupalı işçi ailesi üzerine yaptığı detaylı çalışmada kullandığı yöntemler, daha sonra yapılacak birçok çalışmaya örnek teşkil etmişti.

İşte bu kitapta bir araya getirilen metinler, le Play’in düşünce dünyasını ve sistemini kapsamlı bir biçimde ortaya koymalarıyla çok önemli.

Kitapta, le Play’in,

  • Sosyal reformlar,
  • Din,
  • Mülkiyet,
  • Aile,
  • Çalışma,
  • Çalışma alanında temel uygulamalar,
  • Ücret,
  • Tasarruf,
  • Tarım,
  • Ortaklıklar,
  • Toplumsal eşitsizlikler,
  • “Seçkin” sınıflar,
  • Hoşgörüsüzlük,
  • Bürokrasi,
  • Ve devrimin şartları gibi konulardaki görüşleri yer alıyor.

le Play’in buradaki metinleri, hem kendisinin muhafazakâr bir sosyal bilimci olarak portresini sunuyor hem de sosyolojinin Fransa’daki gelişimini gözler önüne seriyor.

Künye: Frédéric le Play – Seçilmiş Metinler, çeviren: Ahmet Kerem Yılmaz, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 272 sayfa

Kobo Abe – Kanguru Defteri (2017)

Daha önce burada ‘Kumların Kadını’ isimli romanına yer verdiğimiz, Japonya’nın önde gelen yazarlarından Kobo Abe’nin hem Kafka’ya hem Poe’ya hem de Beckett’a selam çaktığı enfes romanı ‘Kanguru Defteri’, Japon toplumunun harikulade bir fotoğrafını çekiyor.

1993’te ölümünden önce yazdığı romanında Abe, cebinde defteriyle bir kanguru, ayaklarında turp filizi hastalığına yakalanmış ve tedavi olmak için kükürt vadisine hasta yatağıyla seyahat eden bir adam ve eğri gözlü kız gibi ilginç karakterlerin arzı endam ettiği sıra dışı bir hikâye sunuyor.

Beklenmedik olaylar ve akla hayale gelmeyecek tuhaflıklarla ilerleyen çok iyi bir roman.

  • Künye: Kobo Abe – Kanguru Defteri, çeviren: Aydın Özbek, MonoKL Yayınları, roman, 198 sayfa

Pierre-André Taguieff – Antisemitizm (2017)

Bir ırkçı düşünce olarak antisemitizm, temel anlamıyla Yahudilere yönelik nefret anlamına geliyor.

Fakat antisemitizm, bir kavram olarak ortaya çıkışından günümüze büyük dönüşümler de geçirdi.

Bu dönüşümler nedeniyle, günümüzde antisemitizm kavramı farklı biçimlerle karşımıza çıkan Yahudi düşmanlığını tam olarak karşılıyor diyemeyiz.

Örneğin bugün Musevilik ve ona duyulan dinsel tepki de var, radikal Siyonizm karşıtlığı da var.

Veya Hıristiyanların Yahudi karşıtlığı da var, ırkçı ve ulusalcı eğilimlerin Yahudilere yönelik düşmanlığı da.

Buna, Yahudi meselesi konusunda anti-kapitalist ve devrimci yapıların aldığı ikircikli pozisyonları da dâhil edebiliriz.

Pierre-André Taguieff, yukarıda kısmen özetlediğimiz tarihsel yaklaşımların bir analizi bağlamında, antisemitizme dair bu kavram kargaşalarını ortadan kaldırarak kavramı yeni baştan çözümlüyor.

  • Künye: Pierre-André Taguieff – Antisemitizm, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi, siyaset, 139 sayfa

Nicholas Mee – Yer Çekimi: Kozmik Kodu Kırmak (2017)

Newton’ın yerçekimi kuramı, bilim tarihindeki en büyük keşiflerden.

Zira bu keşif, insanın dünyadaki yerini tam anlamıyla kesinleştirdi.

Matematik ve bilim konularında birçok çalışmaya imza atmış Nicholas Mee, her seviyeden okura hitap eden bu çalışmasında, söz konusu yerçekimi kuramı başta olmak üzere kozmos dediğimiz devasa dünyanın sınırlarına dâhil olan pek çok önemli bilimsel gelişme ve keşfin keyifle okunan bir hikâyesini sunuyor.

Kitapta, kara deliklerden Büyük Patlama’ya, astronominin kadim geleneklerinden günümüzde uzayın keşfi yolunda yapılmış önemli çalışmalara kadar pek çok konu yer alıyor.

Yazar bunu yaparken de, çalışmalarıyla bilime yön vermiş Kepler, Newton, Einstein ve Hawking gibi birçok bilim insanının kuramları hakkında okurunu aydınlatıyor.

Rahat okunabilir üslubuyla dikkat çeken kitap, devasa bilim mirası hakkında daha iyi aydınlanmak açısından birebir.

  • Künye: Nicholas Mee – Yer Çekimi: Kozmik Kodu Kırmak, çeviren: Zeynep Alpar, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 387 sayfa

Kolektif – Kalkınma İktisadının Penceresinden Türkiye’ye Bakmak (Fikret Şenses’e Armağan) (2017)

Birçok yazarın katkıda bulunduğu elimizdeki kitap, daha önce burada yer verdiğimiz ‘Geçmişten Geleceğe Türkiye Ekonomisi’ başlıklı derlemenin devamı niteliğinde.

İki kitap da, ODTÜ İktisat Bölümü’nde iktisat alanına önemli katkılarda bulunmuş Fikret Şenses’in onuruna bir araya gelen otuz sekiz sosyal bilimcinin, Şenses’in kariyeri boyunca üzerinde çalıştığı konuları farklı bakış açılarıyla yeniden değerlendirmeleriyle ortaya çıktı.

İşte eldeki kitapta yer alan on dört yazar da, geniş bir şemsiye altında kalkınma iktisadını Türkiye bağlamında tartışıyor.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Son 200 yılda Türkiye’de ve Dünyada sağlık ve eğitim,
  • Sosyal politika düşüncesi içinde eşitsizliğin yeri ve günümüz Türkiye’sinde eşitsizlikler,
  • Çin ve Türkiye özelinde kalkınan ülkelerin elli yıllık deneyimi,
  • Ağır borç yükü altında olan yoksul ülkeler ve yeni milenyumda IMF-Dünya Bankası yoksullukla mücadele girişimleri,
  • Yoksulluk kuramlarının kadın yoksulluğuna yaklaşımları,
  • Kâr oranının düşme eğilimi yasası…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: R. Funda Barbaros, Ayşe Buğra, Nesrin Dağ, Alper Duman, Gül Ertan Özgüzer, Fatime Güneş, Nil Demet Güngör, Murat Koyuncu, Ahmet Öncü, İzzettin Önder, Şemsa Özar, İ. Can Özen, Şevket Pamuk, Meneviş Uzbay Pirili ve E. Ahmet Tonak.

  • Künye: Kolektif – Kalkınma İktisadının Penceresinden Türkiye’ye Bakmak (Fikret Şenses’e Armağan), derleyen: Hasan Cömert, Emre Özçelik ve Ebru Voyvoda, İletişim Yayınları, iktisat, 312 sayfa

Vladimir İlyiç Lenin – Lenin 2017 (2017)

2017 yılı, dünya tarihinde büyük bir yarılma yarattığı gibi, bugünkü düzeninin oluşumunda başat rol üstlenmiş Ekim Devrimi’nin 100. yılı.

Bugün Ekim Devrimi’yle ortaya çıkan Sovyetler Birliği çoktan yıkılmış olsa da, devrimi gerçekleştiren idealler, kapitalizmin gittikçe vahşileştiği bugün her zamankinden daha acil, yakıcı ve cazip bir şekilde karşımızda duruyor.

Bu devrim, Bolşeviklerin önderliğinde gerçekleşti. Fakat bundan da önemlisi, Lenin’in kendine has öngörüleri ve liderlik kabiliyetiyle devrim mümkün olabildi.

İşte bu kitap, Slavoj Žižek’in derlemesiyle Lenin’in devrimci karakterini ve düşüncelerini ortaya koyan, Lenin’in yaşamının son günlerinde yazdığı mektupları, konuşmaları, denemeleri ve yorumları bir araya getiriyor.

Bu yazılar, Lenin’in devrimci kişiliğine, yönetim anlayışına, devrime ve Sovyetler Birliği’ne nasıl baktığına ışık tutmaları açısından büyük öneme haiz.

Žižek de kitaba yazdığı sunuşta, hem Lenin’in düşünce dünyasının özgünlüğü hem de sıra dışı bir deneyim olan Ekim Devrimi’ni ortaya çıkaran tarihi ve siyasi koşullar üzerine düşünüyor.

Derleme, hem Bolşevik Devrimi hem de Lenin hakkında daha iyi aydınlanmak için birebir.

  • Künye: Vladimir İlyiç Lenin – Lenin 2017, derleyen ve sunuş: Slavoj Žižek, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 256 sayfa

Bill Nichols – Belgesel Sinemaya Giriş (2017)

Belgesel sinema, yaşadığımız dünyayı anlatır.

Bu ilk başta çok basit gibi görünse de, belgesel sinema tam da bu sebeple diğer sinema türlerinden daha fazla etik kaygılarla muhatap olan bir türdür.

Çünkü gerçekliği olduğu gibi aktarabilmek iddiasını ne kadar gerçekleştirdiği, bir belgesel sinema eseri için hayati önemdedir.

İşte Bill Nichols’un elimizdeki çalışması da, belgesel sinema için hem teorik hem de pratik bir zemin sunmasıyla, alana yeni başlayanlar için tam bir hazine.

Kitap,

  • Etik meselenin neden belgesel sinemanın merkezinde yer aldığını,
  • Belgesel sinemaya ilişkin temel tanımları,
  • Türün tarihsel gelişimini,
  • Belgeselin biçimsel unsurlarını,
  • Ve belgesel sinemanın politik yönlerini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Nichols’un çalışmasının, belgesel sinema tarihi ve eleştirisi hakkında bilgilenmek isteyenler için çok iyi bir başlangıç olduğunu ve bu yönüyle hem profesyonellere hem de öğrencilere fazlasıyla hitap edeceğini söyleyelim.

  • Künye: Bill Nichols – Belgesel Sinemaya Giriş, çeviren: Duygu Eruçman, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, sinema, 358 sayfa