Ruşen Keleş ve Ayşegül Mengü – Kent Hukuku (2017)

Çevre etiği, kentbilim ve kentleşme politikaları gibi alanlarda sayısız çalışmaya imza atmış Ruşen Keleş ve Ayşegül Mengü’den, kent hukuku için bir kılavuz.

Çalışma, kent hukukunu, farklı insanların bir arada yaşadığı bir mekân olarak kenti kapsayan kurallar bütünü olarak tanımlayıp tartışıyor.

Yaşam kalitesi yüksek kentsel mekânlar yaratmak, çevre değerlerini korumak ve bireysel yarardan ziyade kamu yararını gözetmenin kent hukukunun ana konuları olduğunu belirten yazarlar, kent yönetimlerinin daha katılımcı ve hesap verebilir olmaları için yasama, yürütme ve yargı erklerine düşen görevleri de kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Kitap, daha yaşanabilir ve doğaya daha az zarar veren bir kent yaratmak için sağlam yasal düzenlemelerin neden vazgeçilmez olduğunu, fakat bundan da önce, yaşadıkları kent üzerinde söz hakkı sahibi olmak için yurttaşların neden edilgen değil de etkin birer yurttaş olmaları gerektiğini gözler önüne sermesiyle değerli ve önemli.

  • Künye: Ruşen Keleş ve Ayşegül Mengü – Kent Hukuku, İmge Kitabevi, hukuk, 263 sayfa

Richard Holmes – Merak Çağı (2017)

Romantizm bilime mesafeli mi?

Bu kitabın yazarı Richard Holmes, bu sorunun yanıtının her zaman “Evet” olmadığını düşünenlerden.

En azından Merak Çağı adlı bu kitabın ele aldığı, 18. yüzyıl sonundaki İngiltere’de…

Holmes kitabını, Kaptan James Cook’un gemisiyle dünyanın çevresini ilk kez dolaştığı 1768 tarihli yolculuğu ile Charles Darwin’in bilim dünyasında adeta devrimle sonuçlanacak Beagle ile Galapagos adalarına yaptığı 1831 tarihli yolculuğu arasındaki dönemle çerçeveliyor.

Bu dönemi, bilimde romantik bir ufuk açan bir süreç olarak tanımlayıp ele alan Holmes, söz konusu zaman aralığındaki romantik bilimsel girişimlerin kapsamlı bir analizini yapmakta.

Balon yolculuğundan keşiflere ve hayalet avcılığına kadar pek çok ilginç olayın, bu analizde karşımıza çıktığını belirtelim.

Oylumlu oluşuyla da dikkat çeken çalışma, merakın bilime nasıl bir ivme kazandırdığını ve bir zamanlar bilimin sadece uzmanların değil, bizzat toplumun gündemini ne denli meşgul ettiğini görmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Richard Holmes – Merak Çağı, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 697 sayfa

Thomas Bernhard – Ucuzayiyenler (2017)

Thomas Bernhard’ın kaleminden, yıllarını fizyonomi üzerine bir çalışmaya adamış, saplantılı karakteri Koller’in ayrıksı hikâyesi.

Koller, tamı tamına on altı yıl önce, parkta bir köpek tarafından ısırılmış ve bunun sonucunda bacaklarından birini kaybetmiştir.

Bu olayın etkisiyle, fizyonomi üzerine bir bilimsel araştırma yapmaya girişen Koller, şimdi dönüp baktığında, bu konuda kat ettiği mesafeden pek memnun değildir.

Kahramanımız bir gün, Viyana Açık Mutfağı’nda, ya da daha bilinen adıyla VAM’da birlikte ucuza yemek yediği beylere, Enzig, Goldschmidt, Grill ve Weninger’e rastlar.

Bu esnada büyük bir aydınlanma yaşayacak Koller, kendisi için artık kısırdöngü haline gelmiş fizyonomi çalışmasını bu dört beyin, yani Ucuzayiyenler’in üzerine inşa etmeye karar verir.

Bu beklenmedik fırsatı değerlendirmeyi düşünen Koller’in niyeti, fizyonomi incelemesinin bir bölümü olarak Ucuzayiyenler üzerine bir deneme yazmaktır.

Bernhard’ın alaycı üslubunun en iyi örneklerinden olan anlatı, Koller gibi sıra dışı bir karakteri bize armağan ediyor.

  • Künye: Thomas Bernhard – Ucuzayiyenler, çeviren: Esen Tezel, Yapı Kredi Yayınları, anlatı, 88 sayfa

André Gorz – Ekolojinin Kızıl Hattı (2017)

Bireysel özerklik, devrim, gündelik hayatın ve boş zamanın iktisat alanından kurtulması üzerine görüşleri ve iktisat-üretim-yararcılık karşıtı fikirleriyle bildiğimiz André Gorz ile yapılmış ufuk açıcı söyleşiler…

Gorz’un düşünsel kaynaklarını açığa çıkaran söyleşiler, düşünürün Marksizm, fenomenoloji, varoluşçuluk, eleştirel düşünce, ekoloji, hayat, teknik, bilgi, değer ve sermaye gibi konulara dair fikirleri üzerinden ilerliyor.

Kişinin kendi özerkliğini kurmasının ekonomik, toplumsal ve politik yönleri üzerine düşünen Gorz, neoliberal kuşatmanın sınır tanımadığı günümüzde yeni mücadele yolları yaratmanın imkânları üzerine düşünüyor.

André Gorz ile söyleşi yapan isimler ise şöyle: Erich Hörl, Thomas Schaffroth ve Vladimir Safatle.

  • Künye: André Gorz – Ekolojinin Kızıl Hattı, çeviren: Nihan Özyıldırım, Sel Yayıncılık, ekoloji, 101 sayfa

Charles Darwin – Otobiyografi (2017)

Bilindiği gibi, Charles Darwin’in otobiyografisi, ölümünden beş yıl sonra, yani 1887’de yayımlanmıştı.

Fakat yayımlandıktan uzun bir süre sonraya kadar kitap, yoğun bir sansüre maruz kalmış, Darwin’in ailesinin girişimleriyle sansürden arındırıldıktan sonra, 1969’da yeniden basılmıştı.

Bu kitap, Darwin’in düşünsel ve bilimsel dönüşümünün belli başlı duraklarına dair çok önemli ayrıntılar barındırmasıyla büyük öneme sahip.

Darwin’in yaşlılık döneminde yazdığı otobiyografisi, hayatı ve eserleriyle ilgili düşüncelerinin kapsamlı bir dökümü.

Victoria döneminin düşünsel seyrini değiştiren Darwin’in otobiyografisi, keşifleriyle gösteriş yapmayan, yerleşik inançlarla yüzleşirken tümüyle araştırmalardan ve derin kavrayışlardan hareket eden bir bilim insanının portresini sunmasıyla da, altın değerinde.

Darwin’in kişiliğini, aile ilişkilerini, eğitimini, bilim adamlığını ve felsefeyle ilişkisini merak eden her okura fazlasıyla hitap edecek bir kitap.

  • Künye: Charles Darwin – Otobiyografi, hazırlayan: Nora Barlow, çeviren: Serda Brauns, Pinhan Yayıncılık, otobiyografi, 232 sayfa

Philippe d’Iribarne – Demokrasi Karşısında İslâm (2017)

Sosyoloji, antropoloji ve çok kültürlülük alanında önemli çalışmaları bulunan Philip d’Iribarne, aynı zamanda Fransız Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nin (CNRS) eski başkanı.

d’Iribarne’ın dinlerarası karşılaştırmalar açısından büyük öneme haiz bu çalışması da, on Müslüman ülkede yaptığı araştırmalara dayanan ve Müslüman ülkelerin Batı demokrasisi karşısındaki tavırlarını, bu tavırların söz konusu ülkelerin tarihi ve dini yapılarıyla ilişkisini ayrıntılı bir bakışla serimliyor.

Analizinde, aynı zamanda İslamiyet’in temel metinlerinden, İslam felsefesinin önemli temsilcilerinin fikirlerinden ve İslam hukukundan da iyi yararlanan d’Iribarne, konuya dair bir başucu çalışmaya imza atmış diyebiliriz.

İslamiyet’in demokrasi ve genel olarak da modernlikle inişli çıkışlı ilişkisini daha iyi kavramak için şahane bir kaynak.

  • Künye: Philippe d’Iribarne – Demokrasi Karşısında İslâm, çeviren: Ahmet Arslan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 156 sayfa

Erving Goffman – Etkileşim Ritüelleri: Yüz Yüze Davranış Üzerine Denemeler (2017)

Erving Goffman’ın ‘Etkileşim Ritüelleri’, bundan tamı tamına 50 yıl önce, duygular sosyolojisinin henüz ortaya çıkmadığı bir dönemde yazıldı.

Yazarının birebir gözlemleri ve ufuk açıcı yorumlarıyla öne çıkan çalışma, insanlar arasında bakışlar, jestler, mimikler, duruşlar ve sözlü ifadeler üzerinden ilerleyen yüz yüze davranışları inceliyor.

Yayımlandığı yıllarda yankı uyandıran kitabında Goffman, başkalarıyla bir arada olduğumuz esnada ortaya koyduğumuz davranışların sosyolojisini kuruyor.

Kitap, toplumsal örgütlenmeyi ana gündem olarak belirliyor, fakat bunu kişilerin birbiriyle karşılaşmaları ve bundan kaynaklı etkileşim pratikleriyle açıklıyor.

Çalışmanın en özgün katkısı da budur diyebiliriz.

Kitabın asıl ilgi çeken bölümü ise, Goffman’ın Nevada’da bir kumarhanedeki gözlemleri üzerinden kimi davranış pratiklerini irdelemesi.

Yazar, çok ilginç ayrıntılardan yola çıkarak kumarı, benliğin sunulduğu önemli bir karşılaşma türü olarak ele alıp yorumluyor.

Daha sonra bu alanda yapılacak araştırmalar için önemli bir başlangıç oluşturmuş bu kült kitap, benliği hem kırılgan hem de yetkin bir yapı olarak ele alması ve etkileşim ritüellerinin bireyi kişisel ve toplumsal olarak nasıl yeniden ve yeniden inşa ettiğini gözler önüne sermesiyle değerli ve önemli.

  • Künye: Erving Goffman – Etkileşim Ritüelleri: Yüz Yüze Davranış Üzerine Denemeler, çeviren: Adem Bölükbaşı, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 302 sayfa

Gökçe Ateş Aytuğ – Maya’nın Ağacı (2017)

Şimdiye kadar iki çocuk kitabı yayımlanan Gökçe Ateş Aytuğ, beton denizinin ortasında bir çiçek gibi açan bir ağacı kesmeye çalışanlar ile minik kahramanımız Maya ile arkadaşlarının güzelim ağaç için verdiği mücadeleyi hikâye ediyor.

Günün birinde mahalleye, sarı baretli bir adam gelir.

Adamın niyeti, mahalleyi “kirletiyor” gerekçesiyle fıstıkçamını kesmektir.

Bu durumu öğrenen Maya, dedesi ve Terzi Arman’la birlikte, ağacı kurtarmak için harekete geçer.

Başta bu mücadele çok zor geçmektedir.

Maya bu esnada bir plan yapar ve bunu adım adım uygulamaya koyar.

İşin güzel tarafı ise, minik kahramanımızın yalnız olmadığını fark etmesidir.

Bir süre sonra kargalar, kedi Muhtar ve mahalle sakinleri, Maya’nın yardımına koşar.

Acaba bu güzel fıstıkçamı, acımasız insanlardan ve onların balta darbelerinden kurtarılacak mı?

Aytuğ’dan yuva ve doğaya saygılı olmak üzerine sıcacık bir hikâye.

  • Künye: Gökçe Ateş Aytuğ – Maya’nın Ağacı, resimleyen: Gökçe İrten, Günışığı Kitaplığı, çocuk, 156 sayfa

Michael Tomasello – İnsan İletişiminin Kökenleri (2017)

Gelişim psikolojisi alanında çalışan Michael Tomasello’dan, insan iletişiminin evrimsel kökenleri hakkında kapsamlı bir inceleme.

Tomasello, insanların dil yardımıyla birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarını ve bu kabiliyetin evrimde nasıl ortaya çıkmış olabileceğini anlamak için öncelikle insanların birbirleriyle doğal jestlerle nasıl iletişim kurduklarına bakıyor.

İnsana özgü ilk iletişim biçimlerinin işaret ve jestler olduğunu belirten yazar, bunların daha sonra uzlaşımsal dillerin ortaya çıkışında gerekli olan, tümüyle insana özgü toplumsal idrak ve güdülenim biçimlerinin büyük bir bölümünü içlerinde barındırmaları dolayısıyla, insan iletişiminin evriminde kritik geçiş noktaları olduklarını söylüyor.

  • Primatlardaki maksatlı iletişim nasıl gelişti?
  • İnsanlarda işbirliğine dayalı iletişim nasıl gelişti?
  • İletişimde bireysel ve sosyal kökenler nelerdir?
  • İletişim, büyük maymunların jestlerinden insan diline doğru ne şekilde evrildi?

Yetkin anlatımıyla dikkat çeken çalışma, konuştuğumuz her bir dilin hangi aşamalardan geçerek bugünlere geldiğini daha yakından görmek isteyenler için şahane bir fırsat.

Alanın en itibarlı isimlerinden Michael Tomsello’nun, bu konuda pek çok çalışma yürüttüğünü de belirtelim.

  • Künye: Michael Tomasello – İnsan İletişiminin Kökenleri, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, bilim, 288 sayfa

Marilen Stengel – Yeni Başlayanlar İçin Dünya Edebiyat Tarihi, Cilt 1 (2017)

Dünya edebiyatını M. Ö. 800 yılından 19. yüzyıla değin izleyen keyifli bir çizgili edebiyat tarihi.

Bir dönem edebiyat öğretmenliği de yapmış Marilen Stengel, insanın neden yaşadıklarını anlatma ihtiyacı duyduğunu sorgulayarak kitabına başlıyor ve devamında da,

  • Şarkıların ve ilk yazılı metinlerin ortaya çıkışı,
  • İlk edebi türlerden olan destanların gelişimi,
  • Kâğıdın ve matbaanın icadının edebiyata etkileri,
  • Roman, hikâye ve şiir türlerinin gelişimi ve bu türlerin öncüleri,
  • Edebiyatta belli başlı akımlar,
  • Ve bunun gibi pek çok konuyu ele alıyor.

Yazarların biyografileri ve kimi ilginç, kimi tuhaf hikâyeleriyle de ilgi çeken kitap, Diego Rey’in özgün çizimleriyle zenginleşmiş.

Her edebiyat tutkununun severek okuyacağı bir çizgili kitap.

  • Künye: Marilen Stengel – Yeni Başlayanlar İçin Dünya Edebiyat Tarihi, Cilt 1, çizimler: Diego Rey, çeviren: Burcu Genç, Habitus Kitap, edebiyat inceleme, 176 sayfa