Riccardo Manzotti ve Tim Parks – Zihnin Ucu Bucağı (2018)

Herhangi bir anda bilincimiz, bilincinde olduğumuz şeyin formuyla aynıdır. Bir elma gördüğünde, bilincin ve elma aynı şeyden yapılmıştır.

Ünlü romancı Tim Parks ile ünlü filozof ve robotik mühendisi Riccardo Manzotti arasında, zihin, beynin ve bilinç arasında gidip gelen çok zengin bir diyalog.

Parks’ın usta işi yorum ve soruları ile Manzotti’nin yanıtlarıyla ilerleyen kitap,

  • Bilgi/enformasyon kokar mı?
  • Bilinç kavramı neden bu denli zor?
  • Bilinç üzerinde beyin mi çevre mi belirleyici?
  • Bedenimiz beynimizin davranışları üzerinde ne kadar etkili?
  • Dil ve kelimeler nasıl doğar?
  • Bilinç ve dünya arasında nasıl bir ilişki var?
  • Ve bunu gibi birçok sorunun yanıtını arıyor.

Parks ve Manzotti bunu yaparken de, hem bizi zihin konusunda alışık olduğumuz kavramlar üzerine yeni baştan düşünmeye davet ediyor hem de bu konularla ilgilenmiş Aristo, Descartes, Galen Strawson, Giulio Tononi ve Daniel Dennett gibi filozof ve bilim insanlarının fikirlerini enine boyuna irdeliyor.

  • Künye: Riccardo Manzotti ve Tim Parks – Zihnin Ucu Bucağı: Bilinç ve Dünya Bir midir?, çeviren: Özde Duygu Gürkan, Metis Yayınları, felsefe, 168 sayfa, 2018

Gülnur Acar Savran – Feminizm Yazıları (2018)

Türkiye’de feminist çalışmalar alanının önde gelen isimlerinden olan Gülnur Acar Savran, feminizmin güncel sorunlarını Dünya ve Türkiye ölçeğinde irdelediği kimi yazılarıyla karşımızda.

Kitapta,

  • AKP iktidarının aileye ve kadına bakışındaki sıkıntılar,
  • Neoliberal politikalar ve onların soyut eşitlik ve soyut evrenselci yaklaşımlarının feminizme yönelik tehditleri,
  • Muhafazakârlığın yükseldiği bir dönemde feminist bir perspektifin karşı karşıya kaldığı tehlikeler,
  • Muhafazakârlık çağında savunmacı bir cinsel politikanın barındırdığı olası çıkmazlar,
  • Kadın emeğini tehdit eden faktörler,
  • Kolektif bir feminist öznenin nesnel imkânları,
  • Patriyarka-kapitalizm ve yeniden üretim ilişkisi ile heteroseksizm-patriyarka ilişkisi,
  • Ve bunun gibi birçok konu tartışılıyor.

Feminist kuram ve politikanın güncel sorun ve tartışmaları hakkında aydınlanmak isteyenler, bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Gülnur Acar Savran – Feminizm Yazıları: Kuramdan Politikaya, Dipnot Yayınları, feminizm, 298 sayfa, 2018

Müfit Özdeş – Son Tiryaki (2018)

Müfit Özdeş’in ilk olarak 1996 yılında yayınlanan ‘Son Tiryaki’si, bize özgü mizahla bilimkurguyu bir araya getiren muhteşem kitaplardan biri.

Karşımıza Krryçiysk’ten Zoltrak’a, Peri kızı Nurcihan’dan Tunguska’ya pek çok özgün karakter çıkaran pek çok öykü barındıran kitap, şimdi genişletilmiş baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Buradaki kimi öykülerin konuları şöyle:

  • Yıllardır çalıştırılmayan bir madde tranformatörünün işletilmesiyle yaşanan ilginç olaylar,
  • Merendiz adlı gezegenin böceğimsi sakinlerinin açlıkla mücadelesi,
  • Sigaranın tümüyle yasaklandığı bir dünyada çareyi uzaya kaçmakta bulan bir sigara tiryakisi,
  • Tanrı’nın kadın ve erkeği yaratışında yaşanan aksaklıklar,
  • Atom ve hidrojen bombalarının esir aldığı İstanbul’da yaşam,
  • Tebaası için bir robot yapan padişah,
  • Çirkin kızına eş bulmaya çalışan bir kralın yaşadıkları,
  • Başka bir gezegenden dünyaya gelen bir kadının buradaki erkeklerle imtihanı…

Yayınlanışının üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen ‘Son Tiryaki’nin, Türkiye bilimkurgu yazınındaki özgün yerini koruduğunu söylemeliyiz.

Müfit Özdeş ve bilimkurgu hayranları, kitabın yeni öyküler eklenmiş bu baskısını kaçırmak istemeyecektir.

  • Künye: Müfit Özdeş – Son Tiryaki, Metis Yayınları, öykü, 224 sayfa, 2018

Fernando Báez – Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi (2018)

Bu kitabın sahibi, Venezuelalı yazar Fernando Báez, kültür kıyımına karşı toplumları bilinçlendirmek amacıyla, dünya çapında çalışmalar yürüten isimlerden.

Kendisinin bu konuya uzun zamandır duyduğu ilginin ve birikiminin neticesi olan elimizdeki çalışması ise, Sümer tabletlerinin yok edilişinden 2003’te Irak işgal edilirken ülkenin ulusal kütüphanesindeki elyazmaları ve sanat eserlerinin yok edilişine uzanan bir çerçevede, kitap kıyımının geniş bir tarihini sunuyor.

  • İskenderiye kütüphanesinin yakılışı,
  • Kaybolan büyük Yunan klasikleri,
  • Moğol hükümdarı Hülagu’nun, 13. yüzyılda, dönemin kültür başkenti Bağdat’ı işgal ederken kentin kütüphanelerini yakıp yıkması,
  • Amerika’nın keşfi sürecinde misyonerlerin Aztek ve Maya uygarlıklarına ait kodeksleri yakması,
  • Engizisyonun kitap düşmanlığının sınır tanımazlığı,
  • Nazilerin programlı kitap yakma faaliyetleri,
  • Ve daha fazlası, bu kitapta karşımıza çıkıyor.

Báez çalışmasında, tarihte kitaplara yönelik kıyımı anlatmakla yetinmiyor, aynı zamanda dini ve siyasi erklerin pek çok yazar ve düşünüre uyguladığı sansürü de geçmişten günümüze izliyor.

Heinrich Heine, “Kitap yakılan bir yerde sonunda insanları yakarlar.” demişti.

Bu çalışma da, kitap yakmanın hakikaten insanı ve medeniyeti yok etme girişimleriyle nasıl at başı gittiğini gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Fernando Báez – Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi, çeviren: Tolga Esmer, Can Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2018

José Ortega y Gasset – Quijote Üzerine Düşünceler (2018)

José Ortega y Gasset felsefesinde önemli yeri olan ‘Quijote Üzerine Düşünceler’, kendisinin sanat ve edebiyat alanındaki fikirlerinin çok yönlülüğünü ve derinliğini ortaya koymasıyla önemli.

Gasset’in henüz 31 yaşındayken yayınladığı, denemelerden oluşan kitabı, ‘Don Kişot’ eseri bağlamında bir edebiyat yapıtını özgün kılan hususları, yazarlık olgusunu, yazmak edimini ve düşüncenin beslendiği dinamiklerini irdeliyor.

“Ben, kendim ile çevremden müteşekkilim ve eğer çevremi kurtaramazsam kendimi de kurtaramam.” diyen Gasset bununla da yetinmiyor ve bir olgu olarak bu yapıttan yola çıkarak anlamın bütünlüğü, hayat, felsefe, sanat, kurtuluş, gelecek ve varoluş gibi temalar üzerine derinlemesine bir sorgulamaya girişiyor.

Düşünürün sonraları çokça göndermelerde bulunacağı ‘Quijote Üzerine Düşünceler’, Ortega y Gasset’in düşüncesinin anlaşılmasında elzem bir eser niteliğine sahiptir diyebiliriz.

  • Künye: José Ortega y Gasset – Quijote Üzerine Düşünceler, çeviren: Mehmet Sait Şener, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat inceleme, 104 sayfa, 2018

Kolektif – Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler (2018)

İdris-i Bitlisi’den Şeyh Ubeydullah’a, Barzanilerden Cemilpaşazadelere, Abdullah Cevdet’ten Şerif Paşa’ya, Ziya Gökalp’ten Koçgirili Alişer Efendi’ye, Sait Kırmızıtoprak’tan Abdurrahman Qasımlo’ya, Celal Talabani’den Abdullah Öcalan’a ve Gültan Kışanak’tan Selahattin Demirtaş’a, Kürt tarihi ve siyasetinde iz bırakmış pek çok isim, bu kapsamlı derlemenin konusu.

Tarihçi Hamit Bozarslan’ın yetkin önsözüyle açılan kitap, her şeyden önce okurun, bir makro-kimlik oluşturan ama oldukça heterojen bir nitelik arz eden “Kürtlük” olgusunu kavramasını mümkün kılıyor.

Kitapta yer alan yazılar bunun yanı sıra, “Kürtlük” olgusu ele alınmadan Türkiye’de Batıcılığın, İslâmcılığın, solun, hatta Türk milliyetçiliğinin tarihinin yazılabilmesinin imkânsız olduğunu da gösteriyor.

Bu gözlem, kuşkusuz İran, Irak ve Suriye için de geçerli.

Netice itibariyle bu kitap, Kürtlerin entelektüel ve siyasi tarihlerini daha yakından izlemek için çok iyi bir fırsat.

Kitapta, sırasıyla hayatları ve çalışmaları ele alınan Kürt şahsiyetler şöyle:

İdris-i Bitlisi, Bedirhaniler, Barzaniler, Şeyh Ubeydullah, Cemilpaşazadeler, Abdullah Cevdet, Şerif Paşa, Ziya Gökalp, Seyit Rıza, Baytar Nuri, Koçgirili Alişer Efendi, Said Nursi, Cegerxwîn, Sait Kırmızıtoprak (Dr. Şivan), Mehmet Emin Bozarslan, Kemal Burkay, Abdurrahman Qasımlo, Celal Talabani, Abdullah Öcalan, Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş, Feqiyê Teyran, Gültan Kışanak, Tarık Ziya Ekinci, Mehmed Uzun, Ehmedê Xanî ve Musa Anter.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Hamit Bozarslan, İsa Doğan, Vural Genç, Mesut Yeğen, Alişan Akpınar, Ercan Çağlayan, Ayhan Işık, Metin Atmaca, Fuat Dündar, Clemence Scalbert-Yücel, Mehmet Yıldırım, Erdal Gezik, Dilek Kızıldağ Soileau, Mücahit Bilici, Metin Yüksel, Tuncay Şur, Burcu Ballıktaş Bingöllü, Servet Gün, Hamit Bozarslan, Burak Bilgehan Özpek, Çetin Gürer, Kıvanç Köseoğlu, İmra Gürtaş, Mesûd Serfıraz, Fatma Sönmez, Murat Cem Demir, Şeyhmus Diken, Ayhan Tek ve Tahir Baykuşak.

  • Künye: Kolektif – Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler, derleyen: Yalçın Çakmak ve Tuncay Şur, İletişim Yayınları, siyaset, 447 sayfa, 2018

Toby Hemenway – Permakültür Şehirde (2018)

Toby Hemenway’in burada da daha önce yer verdiğimiz, Türkçeye kazandırılan ilk kitabı ‘Permakültür Bahçeleri’ adlı kitabı büyük ilgi görmüştü.

Yazar şimdi ‘Permakültür Şehirde’ ile şehirde yaşayıp bahçecilik yapmanın hem teknik hem de kültürel boyutlarını derinlemesine irdeleyerek konuyu bir üst boyuta taşıyor.

Şehir hayatı içinde keşmekeşten ve betondan nefes alamayanların fazlasıyla yararlanabileceği kitap, her okurun aynı zamanda nasıl iyi bir permakültür tasarımcısı olabileceğini, şehirde yaşarken nasıl yaratıcı ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyabileceğini adım adım anlatıyor.

Bugün insan üretiminin ve tüketiminin beşiği artık kentlerdir ve dolayısıyla ürünlerin tümü buralarda hareket ediyor.

Dolayısıyla yenilenebilir bir şehir kültürü oluşturmak artık zorunlu bir hal almış durumda.

Bunun en iyi yollarından biri de, besin üretimini şehirde gerçekleştirmenin en iyi yollarından biri olan permakültür bahçeciliğidir.

  • Apartman balkonlarında küçük saksı bahçeleri oluşturmak,
  • Hobi bahçelerinde alçakgönüllü fakat ilham verici parseller kurmak,
  • Dar şehir arka bahçelerinde mikrobesin ormanları oluşturmak,
  • Parklarda besin üreten vahşi yaşam bahçeleri kurmak,
  • Ve kenar mahallelerde verimli çiftlikler tasarlamak isteyenlerin kesinlikle edinmesi gereken bir rehber kitap.

Künye: Toby Hemenway – Permakültür Şehirde, çeviren: Almıla Çiftçi, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 256 sayfa, 2018

Mary Douglas – Doğal Semboller (2018)

İnsan kültürü ve simgecilik hakkındaki yaptığı çalışmalarla tanınan İngiliz antropolog Mary Douglas’ın ‘Doğal Semboller’i, ilk olarak 1970’te yayınlanmıştı.

Şimdi Türkçeye kazandırılan kitap, ritüelin modern dünyadaki yerini çok zengin, disiplinler arası bir perspektifle irdeliyor.

Douglas’a göre, bilhassa yirminci yüzyılın ikinci yarısında toplumsal yapılarda ve bireysel tavırlarda ritüel hor görülse de, gerçek hayattaki işleyiş tam olarak öyle değildir.

Zira ritüel, farklı formlara bürünse de her zaman insan varoluşuna etki etmiştir.

Buna modern dünya da dâhildir.

Din sosyolojisi disiplininin henüz olgunlaşmadığı bir dönemde yazılan ve dolayısıyla bir antropoloji çalışması olmasının yanı sıra iyi bir din sosyolojisi eseri olarak da okunabilecek kitap, sembollerin, ritüellerin ne gibi toplumsal anlamlar taşıdığını ve kültürel seçimler ile beden sembolizmi arasındaki ilişkiyi irdelemesiyle dikkat çekiyor.

Douglas’ın çalışması, sosyal ritüel ve sembollerin içerikleri ve çeşitlilikleri üzerine düşünürken, toplum ile dini ve siyasi hareketler arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturmasıyla da büyük öneme haiz.

  • Künye: Mary Douglas – Doğal Semboller: Kozmoloji Keşifleri, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, antropoloji, 280 sayfa, 2018

Friedrich Schlegel – Eleştirel Fragmanlar: Felsefi Aforizmalar (2018)

Romantik bir şair ve yazar olmasının yanı sıra, bir kültür tarihçisi, eleştirmen ve dilbilimci olarak da bildiğimiz Friedrich Schlegel’in, 1797’de dönemin etkili yayın organlarından olan Lyceum dergisinde yayınlanan ‘Eleştirel Fragmanlar’ı, kısa bir süre sonra birçok tartışmanın fitilini ateşleyecekti.

Zira 37 sayfadan oluşan 127 aforizma barındıran bu eser, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin, yani romantizmin öncüsü olacak, romantik düşünceyi derli toplu bir projeye, bir tür öncü harekete dönüştürecekti.

“Sanatçı olarak adlandırdığımız kişilerin çoğu, aslında doğanın sanat eserleridirler.” diyen Schlegel’in, felsefe ve şiirin muhteşem bir bireşimi olarak tanımlayabileceğimiz aforizmaları, yüzyıllar öncesinden bizi etkilemeye devam ediyor.

Aforizmaların bu baskısı, kitaba dair kapsamlı bir önsöz, bir kronoloji ve ekler eşliğinde yayınlanmış.

  • Künye: Friedrich Schlegel – Eleştirel Fragmanlar: Felsefi Aforizmalar, çeviren: Kerem Duymuş, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 96 sayfa, 2018

Karl Mannheim – Bilgi Sosyolojisi (2018)

Bilginin toplumsal alandaki üretimi konusunda değerli bir çalışma.

Karl Mannheim, burada salt bir epistemoloji eleştirisiyle yetinmiyor, kuramsal ve sistematik düşüncenin çeşitli toplumsal katmanlarda ortaya çıkış ve gelişme dinamiklerini ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Georg Lukacs’ın ‘Roman Kuramı’ adlı yapıtının eleştirisi,
  • Tarihselcilik,
  • Bilgi sosyolojisinde belli başlı sorunlar,
  • Kültürel bir fenomen olarak rekabet,
  • Ekonomik hırsın özü ve anlamı,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bilim, kültürün bütünselliğine insan ‘eseri’ olarak açıklama getirmenin peşindedir; onu yeniden yaratmanın değil. Kültür bilimlerinden geçmişi ne yeniden yaratmayı ne de onu rasyonelleştirmeyi umabiliriz.”

  • Künye: Karl Mannheim – Bilgi Sosyolojisi, çeviren: Mustafa Yalçınkaya, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 376 sayfa, 2018