Andrey Platonov – Birbirimiz İçin Yaşayacağız (2018)

Andrey Platonov hayranları bu kitabı kaçırmasın.

Zira Platonov’un 1920-1950 yılları arasında kaleme aldığı mektupları, bu gizemli yazar hakkında birçok önemli detay sunmalarıyla önemli.

Bir mektubunda, “Sana duyduğum özlem bizi birbirimizden ayıran günlerle birlikte büyüyor.” diyen Platonov burada,

  • Eşine duyduğu sonu gelmez aşkını,
  • Komünizm karşıtı, sakıncalı biri gibi algılanması sonucunda edebiyat dünyasından dışlanmasının kendisinde yarattığı etkiyi,
  • Hayatı boyunca yaşadığı büyük maddi sıkıntılar nedeniyle birbirinden farklı şehirlerde çalışmakla geçen hayatını,
  • Hapishane yıllarının kendisi üzerinde yarattığı ve izleri ölene dek sürecek büyük tahribatı,
  • Ve çok sevdiği oğlunu kaybetmenin ardında bıraktığı unutulamaz acıyı görüyoruz.

Platonov’un mektupları, her ne kadar trajik ve dışlanmış bir dehanın derin kederini yansıtsa da, aynı zamanda ümit etmekten, yaşama ısrarından, çabalamaktan, sevmekten ve aşktan taviz vermeyen ince bir insanın dünyasına bizi konut etmeleriyle önemli.

  • Künye: Andrey Platonov – Birbirimiz İçin Yaşayacağız, çeviren: Erdem Erinç, Metis Yayınları, mektup, 264 sayfa, 2018

Mehmet Yüce – Ale’l-ıtlak Baldırı Çıplak (2018)

Mehmet Yüce, ‘Osmanlı Melekleri’, ‘Romantik Yürekler’ ve ‘İdmancı Ruhlar’la başladığı spor tarihimizden ilgi çekici çalışmalara, elimizdeki yeni kitabını da ekledi.

Yazar bu kitabında, bu topraklarda yaşamış önde gelen idmancıların anılarından, makalelerinden ve onlarla yapılan röportajlardan yola çıkarak bir dönemin spor dünyasında yaşanan ilginç ve keyifli gelişmeleri bizimle paylaşıyor.

James Edward La Fontaine, Osman Efendi, Dupont Costominos, Hasan Basri Bey, Aleko Kaliya Efendi, Arthur Whittall, Fuâd Hüsnü Bey, Sinekemanî Nuri Bey, Yorgo Stelianidis, Yanni Vassilliadis, Hüseyin Bey, Ali Sami Bey ve Mehmed Nasûhî Esad Bey burada karşımıza çıkan pek çok isimden yalnızca birkaçı.

Bunun yanı sıra pek çok dipnot ve fotoğrafla zenginleşmiş kitap, spor tarihindeki kimi efsaneleri sorgulayarak gerçekleri ortaya çıkarmasıyla da önemli.

  • Künye: Mehmet Yüce – Ale’l-ıtlak Baldırı Çıplak: Hâtırât, Makalât, Mülâkât, İletişim Yayınları, spor tarihi, 480 sayfa, 2018

Rauf Mutluay – 100 Soruda Türk Edebiyatı (2018)

İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatından yeni edebiyata, Türk edebiyatını 100 soru ve yanıtıyla bir baştan diğer başa kat eden bir çalışma.

Rauf Mutluay, “Sanatlar içinde edebiyatın yeri ve önemi nedir?” sorusundan başlayarak Türk edebiyatına dair merak edilen pek çok konuyu ele alıyor.

Kitapta yer alan sorulardan birkaçı şöyle:

  • Dilimizdeki edebiyat sözünün kaynağı nedir?
  • Göktürk yazıtlarında işlenen duygular, belirtilen düşünceler nelerdir?
  • Anadolu’da Türk edebiyatının doğup gelişmesi niçin gecikir?
  • Anadolu’da 14. yüzyıl edebiyatının gelişimi nasıl olmuştur?
  • Halk hikâyesi nasıl bir üründür?
  • Divan şiirinin başlıca konuları, temaları nelerdir?
  • Tanzimat edebiyatçıları kimlerdir?
  • Aralarındaki ortak özellik nedir?
  • Servet-i Fünun topluluğunda hikâye ve roman türünün gelişimi nasıl olur?
  • Cumhuriyet dönemi şiirine etki yapan sanatçılar kimlerdir?
  • Yeni Edebiyat’ta hikâye türünün gelişmesi nasıl olur?

Kitap, edebiyat öğrencileri için olduğu kadar, edebiyata ilgi duyan her okurun ziyadesiyle feyz alabileceği bir çalışma.

  • Künye: Rauf Mutluay – 100 Soruda Türk Edebiyatı, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 240 sayfa, 2018

Serge Latouche – Kanaatkâr Bolluk Toplumuna Doğru (2018)

Serge Latouche, günümüzde, küçülme teorisi, büyüme karşıtlığı, iktisadi ve araçsal aklın eleştirisi, ekolojizm ve tüketim toplumuna alternatif yaşam modelleri gibi temalar söz konusu olduğunda başvurulan en önemli isimlerden.

Latouche’un küçülme teorisini çok yönlü bir şekilde açıkladığı bu çalışması da, kendisinin kalkınmacı iktisadi yaklaşıma ve büyüme saplantısına yönelik en keskin eleştirilerini barındırıyor.

Latouche, ekonomizmin imgelemimizi işgal ettiğini, onu yeniden şekillendirdiğini ve nihayetinde alternatif düşünce olanaklarını bir bütün olarak yok eden tahakkümcü bir güce dönüştüğünü belirtiyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, küçülme düşüncesi karşıtlarındaki yanlış anlama ve yorumlara açıklık getirmesi, eleştirilere cevap vermesi ve sıradan okurun zihninde küçülme düşüncesine dair soruları cevaplandırmasıdır diyebiliriz.

Küçülmenin neden sıfır büyüme olmadığını, neden taş devrine dönüşü hedeflemediğini, neden teknoloji düşmanı olmadığını ve neden herkesi işsizler ordusuna katmanın aracı olmadığını kavramak isteyenler bu kitaba muhakkak bakmalı.

  • Künye: Serge Latouche – Kanaatkâr Bolluk Toplumuna Doğru: Küçülme Üzerine Yanlış Yorumlar ve Tartışmalar, çeviren: Tahir Karakaş, İletişim Yayınları, iktisat, 176 sayfa, 2018

Ayşe Fahriye – Ev Kadını (2018)

Ayşe Fahriye Hanım’ın ‘Ev Kadını’, barındırdığı zengin yemek tarifleri ve sofra bilgilerinin yanı sıra, bilhassa Türkiye mutfağı hakkında çok değerli bir tarihsel kaynak oluşuyla önemli.

İlk olarak 1883’te yayınlanmış bu harikulade kitapta, tamı tamına 887 yemek tarifi yer alıyor.

Kitapta bunun yanı sıra, sofra düzeninin olmazsa olmazları, hizmetçilerin yardımlarından nasıl yararlanılacağı, sofra adabının ne olduğu, yemeklerin ne şekilde sunulacağı ve kır yemeklerinde dikkat edilmesi gerekenler gibi birçok bilgilendirici konu da ele alınıyor.

Türkiye mutfağı hakkında nadide eserlerden biri olan kitap, hem aydınlatıcı ve ilgi çekici konular barındırması hem de bugünden bakıldığında mutfak kültürümüzün nasıl bir dönüşüm geçirdiğini detaylı bir şekilde ortaya koymasıyla önem arz ediyor.

  • Künye: Ayşe Fahriye – Ev Kadını, yayına hazırlayan: Turgut Kut, Çiya Yayınları, yemek, 338 sayfa, 2018

Ali Yıldırım ve Hasan Şimşek – Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri (2018)

 

‘Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri’nin 20 yıllık bir geçmişi var.

Kitap, nitel araştırma yöntemleri konusunda üniversitelerin lisans veya lisansüstü programlarında öğrenim görenler için hayati bir kaynak olmaya devam ediyor.

Genişletilmiş yeni bir baskıyla sunulan kitapta,

  • Günümüzde araştırma yöntemlerindeki belli başlı eğilimler,
  • Nitel araştırmalarda etik boyut,
  • Görüşme, odak grup, gözlem, doküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemlerinin nasıl kullanılacağı,
  • Nitel araştırmalarda örneklemin önemi ve değerlendirilmesi,
  • Araştırma için internet kullanımında unutulmaması gerekenler,
  • Veri analizi,
  • Araştırmada geçerlik ve güvenirlik,
  • Araştırmalarda en sık yapılan hatalar,
  • Ve araştırma sonuçlarının uygulanması gibi birçok aydınlatıcı konu yer alıyor.

Künye: Ali Yıldırım ve Hasan Şimşek – Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri, Seçkin Yayıncılık, bilim, 432 sayfa, 2018

Kolektif – Arkaik Yunan Şiiri Antolojisi (2018)

Homeros’tan Arkhilokhos’a, Semonides’ten Kallinos’a, Solon’dan Sappho’ya,  Anakreon’dan Bakkhylides’e ve Pindaros’tan Korinna’ya, her biri kendi şiir tınısına sahip arkaik Yunan şiirinin önde gelen isimlerinin eserlerini barındıran harika bir antoloji.

Bu şiirleri okurken, arkaik Yunan şiirinin başvurduğu türler, icra edilişi ve bilhassa da etkisi altında kaldığı ya da etkilediği ideolojiler bağlamında epos geleneğinden neden önemli bir kopuşa işaret ettiği görülüyor.

Antolojinin derleyeni Erman Gören’in bu şiir türünü kapsamlı bir şekilde irdelediği giriş yazısıyla açılan kitap, temel alınan eleştirel basımlar, yer ve kişi adları sözlüğü, antik yazarlar ve yapıtlarıyla ilgili aydınlatıcı ek bölümlerle de zenginleşmiş.

Kitap, Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi’nden çıktı.

  • Künye: Kolektif – Homerosçu İlahiler’den Pindaros’a Arkaik Yunan Şiiri Antolojisi, derleyen ve çeviren: Erman Gören, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 592 sayfa, 2018

Joseph von Hammer – Doğu Kaynaklarından Haşhaşilerin Esrarlı Tarihi (2018)

Hasan bin Sabbah’ın Alamut Kalesi’nde 1090 yılında kurduğu dini tarikat ve siyasi örgüt Haşhaşiler, önemli kişileri hedefleyen suikast eylemleriyle etkili bir askeri strateji geliştirmişti.

İsmaililer mezhebine mensup Haşhaşiler, aslında İslamiyette o dönem yaşanan büyük dinsel hizipleşmenin sonucu olarak ortaya çıkmış ve ideolojik olarak Abbasi devletini,  Sünni siyasi ve dini çevreleri ve Büyük Selçuklu Devleti’ni düşman olarak kabul etmişti.

İşte Joseph von Hammer’ın bu çalışması, her ne kadar daha çok Sünni kaynaklara dayanmasıyla tarafsızlığından kısmen taviz veriyor olsa da Haşhaşiler hakkında birçok ayrıntıyı okurlarına sunuyor.

von Hammer, Ortaçağ İslam dünyasında büyük yankı uyandırmış Haşhaşilerin ortaya çıkışı, örgütlenme biçimleri, faaliyetleri, dini ve siyasi hedefleri ve İslam üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

  • Künye: Joseph von Hammer – Doğu Kaynaklarından Haşhaşilerin Esrarlı Tarihi, çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, tarih, 400 sayfa, 2018

Adelheid Mayer ve Elmar Samsinger – Mayer Mağazaları (2018)

1830’lara, Bratislava’da bir Yahudi gettosuna dayanan ve küçük bir kumaş dükkânı olarak başlayan Mayer firmasının temelleri seyyar satıcı Salomon Mayer tarafından atılmıştı.

Asıl büyük gelişimini Mısır’da faaliyet gösterdiği yıllarda sağlayan firma, 1882 yılında İstanbul’da Mısır Çarşısının yanında ilk dükkânlarını açmış. Bunun peşi sıra Beyoğlu ve Karaköy mağazaları açılmış.

Mayer firmasının Türkiye’deki macerası, 100 yıla yakın, ailenin üçüncü kuşağından Georg Mayer’in yönetimi altında 1971 yılına kadar sürüyor.

Böylece firma, II. Abdülhamit’ten başlayarak Sultan Mehmed Reşad ve Sultan Mehmed Vahideddin gibi Osmanlı padişahları ile Cumhuriyet yönetimi altında Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay dönemlerini de görmüş oldu.

İşte elimizdeki nitelikli kitap da, zamanında İstanbul’un üst ve orta sınıfı arasında moda haline gelmiş bu mağazaların macerasını, ülke tarihinden gelişmelerle harmanlayarak anlatmasıyla önemli bir kaynak.

Kitaba, otuz beş yılını İstanbul’da geçirmiş, tam bir İstanbul tutkunu olan Georg Mayer’in tanıklıkları ve yine İstanbul’a dair hatıralarına dayanan 28 kısa öyküsü de eşlik ediyor.

  • Künye: Adelheid Mayer ve Elmar Samsinger – Mayer Mağazaları: İstanbul’un Gözde Hazır Giyim Mekânları 1882-1971, çeviren: S. Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, tarih, 272 sayfa, 2018

Horacio Quiroga – Aşk, Delilik ve Ölüm Öyküleri (2018)

Modern öykücülüğün Latin Amerika’daki öncülü sayılan Uruguaylı Horacio Quiroga, aynı zamanda tüm zamanların en iyi öykücülerinden biri olarak kabul ediliyor.

Julio Cortázar, Jorge Luis Borges ve Gabriel García Márquez’in yirminci yüzyıl başındaki öncülü sayılan Quiroga’nın bu muhteşem öykülerinde, doğayla ilişkili korku, hastalık, acı ve aşk egemen temalar olarak karşımıza çıkıyor.

Türkçeye ilk kez çevrilen bu öykülere, Arjantinli eleştirmen Abelardo Castillo’nun bir önsözü de eşlik ediyor.

Kitabı, özellikle yazar adayları açısından muhteşem kılan bir diğer husus da, Quiroga’nın öykü sanatı üstüne yazdığı dört denemesini barındırması.

  • Künye: Horacio Quiroga – Aşk, Delilik ve Ölüm Öyküleri, çeviren: Bülent Kale, Notos Kitap, öykü, 231 sayfa