Lafcadio Hearn – Okuma Üzerine (2020)

Tuhaf ve fantastik öykülerden oluşan ‘Kvaidan’ ile bildiğimiz Lafcadio Hearn, okuma üzerine özgün değerlendirmeleriyle karşımızda.

Burada sunulan metinler, yazarın lise ve üniversitelerde verdiği ders notlarını bir araya getiriyor.

Hearn burada, okuma edimini farklı yönleriyle irdeliyor ve bunu yaparken de doğaüstü kurgu, yüksek sanat, romantik ve klasik edebiyat gibi konuları kendine has tarzıyla tartışıyor.

  • Künye: Lafcadio Hearn – Okuma Üzerine: Edebiyat Dersleri, çeviren: Fırat Çakkalkurt, Çınar Yayınları, inceleme, 80 sayfa, 2020

Frédéric Lenoir – Spinoza Mucizesi (2020)

 

 

Spinoza, “Dalga geçmemeli, ağlayıp sızlamamalı, nefret etmemeli; anlamalı.” demişti.

Spinoza’nın sadece yaşadığı dönemin çok ötesinde değil, zamanımızın da çok ötesinde bir mucize olduğunu belirten Frédéric Lenoir bu güzel kitabında, Spinoza’nın zihnimizi nasıl aydınlatabileceğini, yüreğimizi nasıl ferahlatabileceğini anlatıyor.

İki bölümden oluşan kitabında Lenoir, ilk olarak Spinoza’nın hem dinde, hem politikada hem de felsefede nasıl büyük bir devrim gerçekleştirdiğini irdeliyor.

Yazar çalışmasının ikinci bölümünde ise, Spinoza’nın neden bir bilgelik ustası olduğunu ele alıyor.

  • Künye: Frédéric Lenoir – Spinoza Mucizesi, çeviren: Aslı Sümer, İş Kültür Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2020

Neal Barnard – Vegan Olma Rehberi (2020)

Birçok insan vegan seçeneklere ilgi göstermektedir.

Bu kişilerin bir kısmı kilo verme, sağlıklı olma ve atletik kapasitelerini artırma peşindedir.

Diğer bir grup insanı motive eden unsur ise hayvanlara karşı duyulan şefkat ve çevre konusundaki duyarlılıktır.

Öte yandan vegan olmak isteyenlerin aklında kimi sorular da var:

Bir öğünüm nasıl olmalı?

Eksiksiz bir şekilde beslenebilecek miyim?

Zaman darlığı yaşadığımda nasıl yemek pişirebilirim ve bunu sağlıklı gıda alışverişi için aşırı harcama yapmadan nasıl gerçekleştirebilirim?

Dışarıdayken yiyecek düzgün bir şeyler nasıl bulabilirim?

Besin takviyeleri kullanmam gerekir mi?

İşte bu ve bunun gibi soruların açık bir şekilde yanıtlandığı eldeki kitap, bitkisel beslenme yolculuğuna çıkmak isteyen, fakat nereden başlayacağını bilemeyenler için çok iyi bir rehber.

Neal Barnard, sağlıklı bir vegan beslenme tarzına hızla geçiş yapabilmek için gereksinim duyabileceğimiz her şeyi anlatıyor ve bununla da yetinmeyerek vegan olmanın gayet kolay olduğunu ve bunun sağlığımız üzerinde çok güçlü bir etkisinin olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Neal Barnard – Vegan Olma Rehberi: Bitkisel Ürünlerle Beslenme İçin Bilmeniz Gereken Her Şey, çeviren: Erk Özkaya, Epsilon Yayıncılık, beslenme, 184 sayfa, 2020

Stuart Kauffman – Fiziğin Ötesinde Bir Dünya (2020)

Yaşamın en ilkel biçiminin nasıl ortaya çıktığı ve karmaşık organizmalara nasıl evrimleştiği hakkında çok iyi bir çalışma.

Tıp doktoru, teorik biyolog ve karmaşık sistemler araştırmacısı Stuart Kauffman, yaşam nasıl başladı sorusuna ufuk açıcı yanıtlar veriyor.

Kitabı özgün kılan hususların başında, yaşamın evrimini, fiziktekine benzer yasalarla açıklaması.

Kauffman, karmaşık kimyası olan bir ortamdan moleküler çoğalmaya, metabolizma ile erken ön-hücrelere ve tanıdığımız yaşama olan evrime ilişkin fizik yasalarının sağlayabileceğinin ötesinde bir açıklama sunuyor.

  • Künye: Stuart Kauffman – Fiziğin Ötesinde Bir Dünya: Yaşamın Ortaya Çıkışı ve Evrimi, çeviren: Murat Havzalı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 136 sayfa, 2020

Bülent Şık – Bizi Yeryüzüne Bağlayan Hikâyeler (2020)

İklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı, yaygın kimyasal kirlilik gibi küresel ölçekte seyreden büyük sorunların yarattığı bir büyük krizin içindeyiz.

Yeryüzündeki hayatın büyük ölçüde yok olmasına, insan “uygarlığı”nın bütünüyle çökmesine yol açabilecek bir kriz bu.

Bu krizi yeni yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi ya da bilim ve teknolojide gerçekleştirilecek “ilerleme” ile çözebileceğimizi düşünmek gerçek bir yanılgı.

Zira yaşadığımız krizin toplumsal hayata gömülü açlık, yoksulluk, savaş ve çatışmalar, sömürü, güvencesizlik, yerinden olma, göçmenlik, mültecilik gibi sorunlarla sıkı bağlantıları var.

İşte Bülent Şık bu çalışmasında, içinde olduğumuz kriz hallerini insan dışındaki canlıları da anlatıma dahil ederek ekoloji, gıda, beslenme ve gastronomi odağında ele alıyor.

Kitap, yeryüzündeki hayatın içinde yer alan canlı türlerinin birbirleriyle nasıl sıkı bağlara sahip olduğunu, insanın yeryüzündeki hayattan kopmasının, kendini izole ederek bir başka yere, bir başka gezegene gitmesinin neden içinde bulunduğumuz krizi çözemeyeceğini, dolayısıyla bu krizin tek çözümünü neden yeryüzünde aramamız gerektiğini daha iyi kavramamız için çok iyi fırsat.

  • Künye: Bülent Şık – Bizi Yeryüzüne Bağlayan Hikâyeler, Doğan Kitap, ekoloji, 304 sayfa, 2020

Kolektif – Sosyal Hizmet Etiği (2020)

Sosyal hizmet, sosyal adaleti ve toplumsal barışı sağlamayı hedefleyen bir bilim dalı ve meslektir.

Huzurevleri, sevgi evleri, bakım merkezleri, sosyal hizmet merkezleri, kreşler, aile danışma merkezleri gibi birçok kurumda doğrudan müracaatçılara hizmet sunan sosyal hizmet uzmanlarının yetkinliği, bu nedenle hayati derecede önemlidir.

İşte bu derleme de, sosyal hizmet uzmanlarının mesleğini icra ederken, daha doğrusu kişilerin yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilecek kararları alırken hangi mesleki değer ve etik ilkelerle hareket etmeleri gerektiğini farklı yönleriyle irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Bekir Güzel, Kaan Sevim, Yunus Bayram, Durdu Baran Çiftci, Taner Artan, Aylin Arıcı, Aydın Olcay Özkan, Melek Zubaroğlu Yanardağ, Hatice Nuhoğlu, Umut Yanardağ, Zeki Karataş, Merve Kaya, Yavuz Aslan, Kıvanç Uzun, Zeynep Mutlu, Sayra Lotfi, Ergün Hasgül, Derya Bayrı Mengilli, Fatih Cebeci, Osman Akay, Yunus Bayram, Taner Artan, Aydın Olcay Özkan, Merve Karaman, Ozan Selçuk, Zafer Danış, Taner Artan, Beyza Erkoç.

  • Künye: Kolektif – Sosyal Hizmet Etiği, editör: Taner Artan ve Melek Zubaroğlu Yanardağ, Nika Yayınevi, inceleme, 382 sayfa, 2020

Başak Ağın – Posthümanizm (2020)

Posthümanizmin ne olduğu ve ne olmadığı sorusuna Prometheus efsanesinden Matrix’in dijital ağlarında yaşayan Neo’ya kadar izleyen sağlam bir çalışma.

Başak Ağın, posthümanizme dair bütüncül bir fikir sağladığı ve posthümanizmin kuramsal çerçevesini tanıttığı gibi, dünyanın yirmi birinci yüzyıl itibarıyla bambaşka bir yere evrilmesi sonucunda edebiyat, kültür ve medyanın iç içe geçmiş durumunu ve felsefe ile bilim arasındaki zaman zaman incelen çizgileri örnekler üzerinden anlatarak posthümanizmin kuramsal boyutunu somutlaştırıyor.

Bilimsel, felsefi ve edebi açılardan farklı boyutlarıyla ele alınan posthümanizm, geniş çerçeveli, birbirinden farklı görünen ancak ilintili ve birbirini besleyen değişik çalışma alanlarından oluşan bir kuramlar bütünüdür.

Ağın’ın çalışması da, tam da kavramın bu zengin içeriğini aydınlatmasıyla, konuya ilgi duyanların kaçırmak istemeyeceği türden.

Ağın kitabının ilk bölümünde, posthümanizmin köklerini irdeliyor ve posthümanist kuramlarda önem arz eden belli başlı kavramları tartışmaya açıyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise, ilk bölümde ele alınıp açıklanan kavramların ve kuramların ışığında çeşitli edebi ve kültürel eserlerin posthümanist incelemeleri vasıtasıyla okurlara daha somut örnekler sunuluyor, böylece kuramsal bilgilerin verildiği ilk bölümdeki örneklerin gerçek dünyada karşılık bulması hedefleniyor.

  • Künye: Başak Ağın – Posthümanizm: Kavram, Kuram, Bilim-Kurgu, Siyasal Kitabevi, inceleme, 244 sayfa, 2020

Kültegin Ögel – Bağımlılık Asla Sadece Bağımlılık Değildir (2020)

Bağımlılığı yalnızca tek bir etkene indirgemek ya da nesneleştirmek, onu hiç anlamamak demektir.

Çünkü bağımlılık, yalnızca psikolojik bir durum olmaktan öte, sosyolojik, kültürel, siyasi ve tarihsel arka planlara da sahip bir olgudur.

Kültegin Ögel’in bir anlamda toplumsal bir eleştiri olarak okunabilecek bu kitabı, kimseyi yargılamadan bağımlılığın sosyolojik, siyasi ve tarihsel dinamiklerini aydınlatıyor.

Kitapta, İstanbul’un eroin fabrikalarından bir homurdanma ve isyan mekânı olarak kahvehaneler ve meyhanelere, ticari bir ürün olarak bağımlılıktan tarihten ilginç bağımlılık öykülerine, devletin bağımlılık söz konusu olduğunda yasaklamadan para kazanmaya uzanan çelişik tavrından bu topraklara özgü bağımlılık kültürüne, edebiyatta bağımlılıktan sinemada bağımlılığın işlenişine ve ilaç niyetine uyuşturucu kullanımından bağımlılığın sosyal arka planına pek çok konu ele alınıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bağımlılık insanidir. Bağımlılık siyasidir. Bağımlılık bir kültürdür veya kültürden oluşur. İçinden ekonomi geçer. Geleneklerle yoğrulur. Tarihtir. Bağımlılığı beynin içinde görebilirsiniz. Bağımlılığın arkası psikolojidir. Bağımlılık itişme ve kakışmaların ortasındadır. Bağımlılık bireydir, ailedir, toplumdur, çevredir. Deneyimdir, sanattır, inançtır, ideolojidir.”

  • Künye: Kültegin Ögel – Bağımlılık Asla Sadece Bağımlılık Değildir, İletişim Yayınları, sosyoloji, 264 sayfa, 2020

 

Reyhan Ünal Çınar – Ecdadın İcadı (2020)

AKP, iktidara geldiği 2002 yılından beri inanılmaz bir bellek mücadelesi verdi.

İktidarın toplumsal belleğe hâkim olma mücadelesindeki ilk safha, Kemalist-cumhuriyetçi hafızaya alternatif bir karşı hafızayı canlandırmaktı.

Sonraki safha, bu karşı hafızanın iktidar hafızasına dönüştürülmesiydi.

İşte Reyhan Ünal Çınar’ın bu nitelikli çalışması da, söz konusu dönüşümü çok yönlü bir bakışla izliyor.

Bu süreci “Tüm hatırlayış ve unutuşları tektipleştiren, dahası dikte eden bir bellek terbiyesi” olarak tanımlayan Çınar, AKP’nin Türkiye’nin kurucu belleği diyebileceğimiz Kemalist belleği nasıl yıkacağı ve yıktıklarının yerine yeni olarak ne koyacağıyla açıklanan Yeni Türkiye’nin kurucu iktidarı olma kapasitesi(zliği) ve imkânını irdeliyor.

“Yeni Türkiye” söyleminin Kemalizm’den ayrıştırmak istediği Yeni Osmanlıcılık olduğunu iddia ettiği anlam borcu ve köken anlatısının, esasında AKP’nin gelecek vaadi olduğunu belirten Çınar, AKP’nin son dönemlerinde gerek iç, gerek dış meselelerle ilgili sık ve kısa sürede değişen tutarsız siyasetinin, AKP’nin nasıl bir gelecek kuracağını ve AKP döneminin nasıl hatırlanacağını anlamamızda önemli bir veri olduğunu söylüyor.

Çalışma, AKP’nin Kemalizm karşısında nasıl karşı hafızadan, bir iktidar hafızasına dönüştüğünü tarihsel bir bakışla izlemek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Reyhan Ünal Çınar – Ecdadın İcadı: AKP İktidarında Bellek Mücadelesi, İletişim Yayınları, siyaset, 268 sayfa, 2020

 

Erden Akbulut ve Mete Tunçay – Türkiye Komünist Partisi’nin Kuruluşu (2020)

Kapsamıyla dikkat çeken, Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşu üzerine muazzam bir katkı.

Çalışma, bugün yüzüncü yaşına giren parti tarihine belgeler arasında yapılan bir yolculuk.

Kitapta,

  • Ekim Devrimi ve partileşme süreci,
  • Mustafa Suphi ve Doktor Şefik Hüsnü’nün özgün rolleri,
  • Diğer komünist önderler ve neferler,
  • Kurtuluş ve Aydınlık dergileri,
  • İlk genel işçi toplantıları ve eylemler,
  • 1 Mayıs kutlamaları,
  • Teşkilat planları,
  • Dönemin komünist gençlik çalışmaları,
  • Komintern’le ilişkiler ve farklı Kongrelere katılım,
  • Doğu Seksiyonu’ndaki tartışmalar,
  • Millî mücadeleyle ve Cumhuriyet hükümetiyle ilişkiler ve bunun gibi pek çok konu ele alınıyor.

Raporlar, mektuplar, kongre sunumları, bildiriler, gazete yazıları, mahkeme tutanakları ve her tür belgenin yer aldığı kitap, konuyla ilgilenen herkesin kitaplığında bulunmalı.

  • Künye: Erden Akbulut ve Mete Tunçay – Türkiye Komünist Partisi’nin Kuruluşu, 1919-1925, Yordam Kitap, tarih, 704 sayfa, 2020