Kolektif – Çocuk ve Ergen Cinselliği (2020)

Psikanaliz açısından cinsellik, en erken bebeklik döneminden yetişkinliğe kadar bireyin geçirdiği tüm bedensel ve ruhsal dönüşümlerin merkezindedir.

Çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında deneyimli yerli ve yabancı analistlerin makalelerini sunan bu derleme de, çocuk ve ergen cinselliği konusunda merak edilen pek çok konuyu aydınlatıyor.

Kitapta,

  • Freud’un cinsellik kuramının hem çocuk yetiştiren hem de psikanalitik çocuk çalışmasındaki önemi,
  • Dürtü ve içgüdü olarak cinsellik,
  • Çocuksu cinselliğin gelişiminde erişkinin rolü,
  • Psikanaliz ve cinsel kimlik,
  • Kız çocuğunda dürtü ve kadınsılık,
  • Ve ergenlik döneminde yeni cinsel kimlikler gibi, ilgi çekici konular yer alıyor.

Anne-babalar için bir Oedipus rehberiyle de zenginleşen kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Kerime Camadan, Nicole Minazio, Sezai Halifeoğlu, Talat Parman, Oğuzhan Nacak, Neslihan Zabcı, Alper Şahin, Jean Philippe Guéguen, François Richard, Şeyda Postacı, Ebru Baykoca ve Fiona Faraci.

  • Künye: Kolektif – Çocuk ve Ergen Cinselliği (Psikanaliz Defterleri 4, Çocuk ve Ergen Çalışmaları), Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 132 sayfa, 2020

Ayhan Yalçınkaya – Aleviler de Bildiri-r (2020)

Alevi aktör ve kurumlarının yayımladığı bildirilerden yola çıkarak Alevilerdeki devlet tahayyülünü eleştirel bir gözle irdeleyen, özgün bir çalışma.

Kitabın yazarı Ayhan Yalçınkaya, Alevi aktörlerin devletle ilişkilerini yakın tarih bağlamında araştırdığı kitabında, bildiri yayınlayan Alevi aktörlerin devletin büyüklüğü ve yüceliğini baştan veri olarak saydıklarını, bunun nedeninin de kendi siyasallıklarından vazgeçmeleri olduğunu söylüyor.

Bunu yaparken 1963 tarihli İstanbul ve Ankara Üniversiteli Alevi gençlerin bildirgesinden 2004 tarihli ABF basın açıklamasına pek çok bildiriyi ele alan Yalçınkaya, Alevilerin devlet tahayyüllerinin ne olduğunu ve bu tahayyüllerdeki yanılsamaları tartışmaya açıyor.

  • Künye: Ayhan Yalçınkaya – Aleviler de Bildiri-r: Alevi Bildirilerinde Devlete Kaçış, Dipnot Yayınları, siyaset, 384 sayfa, 2020

Sula Bozis – İstanbul’dan Anadolu’ya Rumların Yemek Kültürü (2020)

Yemek kültürü tarihi alanına yaptığı çok değerli katkılarla bildiğimiz Sula Bozis, şimdi de Rumların yemek kültürünü İstanbul’dan Trakya, İyonya, Kapadokya ve Karadeniz’e uzanarak anlatıyor.

Kitap, Bozis’in 1994’te yayımlanan ‘İstanbul Rumlarının Yemek Kültürü’ ve 1997’de yayımlanan ‘Anadolu’daki Rumların Yemek Kültürü kitaplarının yemek kültürüne değinen bölümlerinin, yazar tarafından süreç içinde derlenen yeni ekler ve bilgilerle donatılıp genişletilmiş halinden oluşuyor.

Böylece son yıllarda İstanbul ve Anadolu Rumlarının yaşamı üstüne yapılmış en güncel çalışmalarla da desteklenen kitap, Rumların yemek kültürünü ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda pek çok örnekten hareketle Rum yemek kültürünün bizim mutfağımızı nasıl etkilediğini de gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • İstanbul mutfağının karakteri,
  • Bağcılık ve şarap geleneği,
  • Batılı seyyahların gözüyle saray mutfağı,
  • İstanbul’un semt meyhaneleri,
  • Kozmopolit Pera’da Beyaz Ruslar,
  • Trakya’daki meslekler ve loncalar,
  • Kapadokyalı Rumların özel gün yemekleri,
  • Kapadokya’da düğün âdetleri,
  • Karadeniz Rumlarının yıllık döngü içindeki bayram hazırlıkları,
  • Ve Karadeniz Rumlarının düğün ve düğün yemekleri gibi pek çok ilgi çekici konu yer alıyor.

Künye: Sula Bozis – İstanbul’dan Anadolu’ya Rumların Yemek Kültürü, Yapı Kredi Yayınları, yemek, 440 sayfa, 2020

Kolektif – Covid-19 Salgınında Vaka Yönetimi (2020)

Covid virüsü şu ana kadar milyonlarca insana bulaştı, yüz binlerce ölüme neden oldu.

Bu derleme, farklı sosyal hizmet kurumları ve sağlık bakımı organizasyonlarının hizmetlerini vaka yönetimi perspektifinden izleyerek sürecin zengin bir fotoğrafını çekiyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, Covid-19 ile mücadele pratiğini etik ve değerler, nitelikler, bilgi, kültürel ve dilbilimsel yeterlilik, değerlendirme, hizmet planlaması, uygulama ve izleme gibi farklı yönleriyle irdeleyerek bu süreçte vaka yönetiminin nasıl yürütüldüğünü kapsamlı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Kitapta, Covid-19 salgınında vaka yönetimi çocuklar, gençler, yaşlılar, fiziksel sağlık, ruh sağlığı, eğitim, çalışma hayatı, kadınlar, engelliler ve mülteciler gibi farklı başlıklar altında tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle. Serdarhan Duru, Kevser Ocak, Hilal Ulutepe, Banu Kabataş, Betül Karaağaç, Vildan Topak, İrem Durmuş, Recep Özdemir, Kübra Karaman, Muhammet Islanmaz ve Ayşe Nur Turgut.

  • Künye: Kolektif – Covid-19 Salgınında Vaka Yönetimi, editör: Veli Duyan, Yeni İnsan Yayınevi, sağlık, 264 sayfa, 2020

Valentin Nikolaevich Voloshinov – Marksizm ve Dil Felsefesi (2020)

Valentin Nikolaevich Voloshinov’un 1929 yılında yayımlanan ‘Marksizm ve Dil Felsefesi’, yalnızca dilbilimdeki değil, aynı zamanda antropoloji, psikoloji, edebiyat ve kültür incelemelerindeki modern eğilimler açısından eşsiz bir eserdir.

Voloshinov’a göre, insan dili konusundaki incelemeler zaman ve mekân içindeki toplumsal varoluştan ve toplumsal-ekonomik koşulların etkisinden ayrı tutulamaz.

Düşünür burada, her şeyden önce dilsel olanın toplumsal rolüyle ilgilenir ve dili, en tipik haliyle diyalojik değiş tokuşlarda ve içselleştirme aracılığıyla iç konuşmalarda ve düşüncelerde sergilenen toplumsal etkileşim olarak görür.

Varoluşun insan bilincinin merceğinden geçerek kırılmasının yalnızca, doğası gereği toplumsal etkileşime demir atmış olan dilsel iletişimden kaynaklandığını düşünen Voloshinov’a göre, diyalektik yöntem çerçevesinde diyaloğu kavramlaştırmak, insan medeniyetinin tüm boyutları açısından dilin taşıdığı temel önemi anlamanın biricik yoludur.

Kitabın bir diğer muazzam katkısı ise, dil teorisi ve incelemeleri alanında, Humboldtçu/Vosslerci tez ile bunun karşısına dikilen Saussurecü antitezin yerini almaya aday olacak sıkı bir sentez sağlaması.

Fredric Jameson’ın, Voloşinov’un kitabı üzerine 1974’te kaleme aldığı kapsamlı tanıtım yazısında, ‘Marksizm ve Dil Felsefesi’ni “Bir bütün olarak dilbilim incelemeleri konusundaki en iyi giriş kitabı” olarak nitelediğini de belirtelim.

  • Künye: Valentin Nikolaevich Voloshinov – Marksizm ve Dil Felsefesi, çeviren: Mehmet Küçük, Ayrıntı Yayınları, dilbilim, 323 sayfa, 2020

Hür Sinan Özbek – Devlet Dini (2020)

Türk toplumlarında din, tarih boyunca egemen sınıflarla ilişkisini nasıl sürdürdü?

Hür Sinan Özbek ‘Devlet Dini’nde, Sünni İslamın çağlar boyunca devlet dini olarak nasıl tesis edildiğini izleyerek bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor.

Özbek bunu yaparken de, Türklerin İslama ilk geçtiği dönemlerden Selçuklulara, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve bugünün Türkiye’sine uzanarak geniş bir tarihsel arka planda yol alıyor.

Kitap bunun yanı sıra, devlet dini bağlamında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işlevi, milli din yaratma çabaları, Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin devlet dininin oluşumundaki rolü ve “din düşmanı komünist” algısını oluşumundaki dinamikler gibi önemli konularda da okurunu aydınlatıyor.

  • Künye: Hür Sinan Özbek – Devlet Dini, Fol Kitap, siyaset, 136 sayfa, 2020

Nurgül Yıldırım – İnsanoğlunun Ebediyet Arayışına Sumerliler’den Edebi Bir Armağan: Gılgameš Destanı (2020)

İnsanın ölümsüzlüğü arayışının ve kadim dostluğun destanı Gılgamış, yazılışının üzerinden binlerce yıl geçtiği halde bizi çarpıcı bir şekilde etkilemeye devam ediyor.

Nurgül Yıldırım’ın bu çalışması da, destan, destanın yazıldığı dönem ve destanın farklı versiyonları üzerine aydınlatıcı bir inceleme.

Yıldırım çalışmasına, Mezopotamya’da Sümerlere kadar olan uygarlık izlerini irdeleyerek başlıyor ve devamında da,

  • Sümerlerde siyasi ve sosyo-kültürel yapı,
  • Sümer coğrafyasında ilk Sami izleri,
  • Sümer dili ve dil eğitimi,
  • Sümer inanç sistemi,
  • Tarihsel bir kişilik olarak Gılgamış,
  • Destanlaşma sürecinde Gılgamış anlatıları,
  • Gılgamış, Enkidu ve yeraltı dünyası,
  • Gılgamış destanına ait Akad, Babil ve Asur versiyonlarından örnekler,
  • Gılgamış destanı ve tufan,
  • Gılgamış destanının mitolojik unsurları ve bu destanda işlenen kültürel değer motifleri,
  • Ve Gılgamış destanının yazın dünyasındaki izdüşümleri gibi ilgi çekici konuları irdeliyor.

Gılgamış destanı konusunda aydınlanmak isteyen okurların kaçırmak istemeyecekleri bir çalışma.

Bu ünlü destandan bir alıntı:

“Nereye koşuyorsun böyle Gılgamış

Eline geçmeyecek aradığın yaşam.

Tanrılar insanoğlunu yarattıklarında

Yalnız ölüm oldu ona verdikleri,

Kendi ellerinde tuttular yaşamı…”

  • Künye: Nurgül Yıldırım – İnsanoğlunun Ebediyet Arayışına Sumerliler’den Edebi Bir Armağan: Gılgameš Destanı, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, mitoloji, 232 sayfa, 2020

Kolektif – Mekân Varyasyonları (2020)

Toplumsal mekân meselesini felsefe ve sosyal bilimlerin penceresinden irdeleyen güzel bir derleme.

Çalışmayı, insanın mekânla kurduğu ilişkiye eleştirel bir perspektiften bakmak isteyen okurların özellikle seveceğini özellikle belirtelim.

Mekâna dair farklı teorileştirme pratiklerini barındırmasıyla büyük önem arz eden kitaba katılan yazarlar,

  • Marksizm ve toplumsal mekân meselesi,
  • Henri Lefebvre’nin gündelik hayat ve toplumsal mekâna dair yaklaşımı,
  • Edward Said’in mekânsal praksisi,
  • Immanuel Wallerstein düşüncesinin mekân, epistemoloji ve sosyal bilim bağlamında yorumu,
  • Mekânın tahakkümü,
  • Gaston Bachelard’ın poetik mekânı,
  • Heidegger’de mekânsallık ve zamansallık,
  • Jean Paul Sartre’da zamansal oluş ve no-place,
  • Merleau Ponty düşüncesinde mekânın teni ve deneyimin ontolojisi,
  • Ve Ahmet Hamdi Tanpınar’da yer ve eşya ilişkisi konularını tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: A. Kadir Gülen, Senem Kurtar, Pınar Yurdadön, Ömer Faik Anlı, Nehir Durna, Kaan H. Ökten, Çağatay Şahin, Dilan Alataş ve Özgür Taburoğlu.

  • Künye: Kolektif – Mekân Varyasyonları, editör: Senem Kurtar, Nota Bene Yayınları, kent çalışmaları, 312 sayfa, 2020

Fredric Jameson – Zamanın Tohumları (2020)

Fredric Jameson’dan, postmodernizme karşı mimari ve edebiyattan yola çıkarak sıkı eleştiriler getiren, bunu yaparken de ütopya kavramı ve deneyimini yeniden okuyan özgün bir inceleme.

Kitabında, kapitalizme karşı adım adım teorik bir hat oluşturan Jameson, postmodernite çağı tartışmalarındaki paradoksları, çağdaş mimari eğilimler ile postmodern arasındaki sınırın nerede başlayıp nerede bittiğini, çağdaş toplumlarda ütopyanın nasıl algılandığını ve geç kapitalizmde mal fetişizminin sosyal ilişkiler üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Yazar bunun yanı sıra, Andrey Platonov’un ütopik kurgusu ‘Çevengur’u ve ayrıca komünizmin ütopik vizyonlarını da derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Fredric Jameson – Zamanın Tohumları, çeviren: Onur Gayretli, MonoKL Yayınları, felsefe, 232 sayfa, 2020

Hector Macdonald – Hangi Doğru (2020)

Doğruyu söylemenin pek çok yolu vardır.

İnsanları motive edip harekete geçirecek doğruları seçebileceğimiz gibi, bilerek yanlış yönlendirecek olanları da yayabiliriz.

Başka bir deyişle doğrunun farklı şekilleri vardır ve deneyimli iletişimciler, gerçeklik algımızı şekillendirmek için bu çeşitlilikten faydalanır.

Şu iki örneğe bakalım mesela:

“İnternet dünyada var olan bilgiyi geniş bir kitlenin erişimine açıyor.”

“İnternet yanlış bilgilendirme ve nefretin yayılmasını hızlandırıyor.”

Hector Macdonald da bu kitabında, bu olgunun manipüle edildiği bir duruma; doğrunun nasıl yalan gibi kullanıldığına ve bundan nasıl korunabileceğimize odaklanıyor.

İletişimcileri doğru olmayan şeyleri söylemeye iten içgüdüler, baskılar ve dürtüleri pek çok örnek üzerinden ortaya koyan Macdonald, yanıltıcı doğruları nasıl daha çabuk fark edebileceğimizi açıklıyor.

Macdonald bununla da yetinmeyerek, doğrunun farklı biçimlerini yapıcı bir şekilde birleştirmek, ilham vermek ve dönüştürmek için nasıl kullanabileceğimizi de anlatıyor.

Başka bir deyişle “doğru” doğruyu nasıl bulacağımız konusunda bir yol gösterici olarak okunabilecek kitap, dürüstçe iletişim kurmak isteyen ama aynı zamanda kullanabilecekleri farklı doğrular olduğunu da anlayan ve “teknik olarak doğru”lardan faydalanıp bizi diledikleri gibi yönlendiren politikacılar, reklamcılar ve halkla ilişkiler uzmanlarından usananlar için birebir.

  • Künye: Hector Macdonald – Hangi Doğru: Nereden Baktığınız Gerçekliği Nasıl Şekillendiriyor, Doğru Bizi Nasıl Yanıltıyor?, çeviren: Aslı Perker, Domingo Kitap, inceleme, 376 sayfa, 2020