Kolektif – Mülkiyet ve Müşterekler (2023)

Bugün hayatlarımıza yön veren can alıcı meseleler, ilk bakışta göründüğünden çok daha dolaysız biçimde mülkiyet kavramıyla ilişkili.

Derinleşen eşitsizlikler, insanlığın kolektif birikiminin ve doğanın metalaşması, konvansiyonel demokratik kurumların işlevsizleşmesi ve nihayetinde toplumsal alana rengini veren kesif belirsizlik durumu, mülkiyet etrafında açığa çıkan çatışma ve çelişkiler dikkate alınmaksızın layıkıyla anlaşılamaz.

Son yıllarda ortaya çıkan kriz ve isyanların da önümüze koyduğu gibi, bir kurum, mefhum ve ideal olarak mülkiyet, hayatlarımız üzerinde hükmünü sürmeye devam ediyor.

‘Mülkiyet ve Müşterekler’, antropolojiden iktisat tarihine farklı disiplinlerin kavramsal ve ampirik birikimini mülkiyet meselesi etrafında bir araya getiren bir çalışma.

Kitapta yer alan incelemeler devlet, sınıf, kimlik ya da şiddet gibi sosyal bilimlerin kadim temalarını mülkiyeti odağa alarak sorunsallaştırıyor.

Bunları birbirine teyelleyen temel soru ise şu: Özel mülkiyeti mümkün kılan nedir?

Bu sorudan hareketle çalışma, başka türden mülkiyet biçimlerinden ve iddialarından farklı olarak özel mülkiyeti ortaya çıkartan, şekillendiren ve yeniden tanımlayan politik ve iktisadi koşulları, kültürel anlam dünyalarını, duygu yapılarını, pratik ve temsilleri tartışıyor.

Yazarlar, özel mülkiyetin hangi biçimlerde inşa, icra ve ihlal edildiğini anlayabilmek için tarihsel ve güncel boyutlarıyla Türkiye bağlamına odaklanıyor.

  • Künye: Kolektif – Mülkiyet ve Müşterekler: Türkiye’de Mülkiyetin İnşası, İcrası ve İhlali, hazırlayan: Begüm Özden Fırat, Fırat Genç, Metis Yayınları, inceleme, 528 sayfa, 2023

Murray Bookchin – Devrimci Halk Hareketleri Tarihi, Cilt 1-4 (2023)

Yirminci yüzyılın en önemli düşünürü olan Murray Bookchin’in dört ciltlik ‘Üçüncü Devrim’ eserinin çevirisi, yeniden editoryal gözden geçirilmiş hali ve yeni kapak tasarımlarıyla Sümer yayıncılık tarafından okuyucusuyla buluşturuluyor.

‘Devrimci Halk Hareketleri Tarihi’ çalışmasını “Üçüncü Devrim” olarak adlandıran Bookchin’e göre “Üçüncü Devrim” başlığı, büyük ölçüde bugünkü kapitalizmin şimdi sahip olduğu üstünlüğün önceden belirlenmiş bir yazgı olmadığını, devrimci halk hareketlerinin bugünkü topluma ve -genellikle İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerine verilen ismi kullanacak olursak- “burjuva devrimlerine” daha akılcı ve daha demokratik toplumsal alternatifler önerdiklerini ve bunlar için savaştıklarını göstermek için seçildi.

Kitap, tarihteki büyük devrimlerin özneleri olan halkların, kitlelerin, taban oluşumlarının kurumsal ve örgütsel yapılarına ışık tutuyor, her bir devrimin arka planındaki toplumsal, ekonomik, kültürel, politik gelişmelere odaklanıyor.

Çalışmanın birinci cildi, bizi köylü isyanlarından İngiltere, Amerikan ve Fransız devrimlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu, insanlığın içinde durmadan hep büyüyerek gelişen Özgürlük, Eşitlik ve Adalet özlemlerinin dışavurumunu içeren bir yolculuğu ve süreklileşen devrim ihtiyacının varlığını gösteriyor.

‘Üçüncü Devrim’ ikinci cilt, bizi Fransız Devriminin en çalkantılı dönemlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Fransız Devriminden İkinci Enternasyonale, İkinci Enternasyonali oluşturan Sosyal Demokrat Partilerin içinde bulundukları durum, devrimci mücadele karşısındaki pozisyonları, ortaya çıkan Birinci Paylaşım Savaşı tehlikesine karşı yaklaşımları ve savaşın başlaması ile Avrupa sosyalist devrim düşlerinden, burjuvazinin paylaşım işgallerine doğru evirilmesini ele alıyor.

Çalışmanın üçüncü cildi, Rus devrimleri sürecini ve 1917’de gerçekleşen Ekim Devrimini ve sonrasını, sosyalizm mücadelelerini irdeliyor.

1905’ten 1917’ye Rus Devrimleri soluk soluğa yaşanan, büyük düşün ve eylem adamlarının damgasını vurduğu büyüleyici bir devrimci dönemin özgün hikâyesidir.

‘Üçüncü Devrim’ dördüncü cilt, Spartakistlerden İspanya İç Savaşına kadarki süreci içeriyor.

Almanya’da Spartakist hareketinin kuruluşu ardından birçok kentte devrimci ayaklanmalar gelişir.

Almanya ve İspanya’daki işçi ayaklanmalarına odaklanan Bookchin’in önceki cilde konu olan proletarya devrimleri değerlendirmesini tamamlamaktadır.

‘Üçüncü Devrim’ böylece Alman Devrimi ile başlayıp Bavyera, Macaristan, Avusturya’daki ayaklanmalar ve İspanyol Devrimi ile son buluyor.

  • Künye: Murray Bookchin – Devrimci Halk Hareketleri Tarihi, Cilt 1-4, çeviren: Reha Alpay, Deniz Keskin, Ali İhsan Başgül, Akın Sarı, Sümer Yayıncılık, tarih, 4 Cilt, 1440 sayfa, 2023

Kolektif – Kuramdan Pratiğe Duygu Düzenleme (2023)

Duygu düzenleme sıradan bir günde bile neredeyse her bireyin yaşamakta olduğu duyguların farklı boyutlarını değiştirmek için kullandığı bilişsel ya da davranışsal stratejilerin geneline verilen isimdir.

Duygu düzenleme, bireylerin gündelik hayatlarında oldukça büyük yer tutan bir beceriler topluluğu olarak görülse de bu alanda yaygın olarak kabul gören kuramsal yaklaşımların ortaya çıkışı 2000’li yılların başına denk geliyor.

Yaşamın erken dönemlerinde kişilerarası bir süreç olarak başlayan duygu düzenleme, bireyin olgunlaşmasıyla birlikte sosyal, bilişsel ve davranışsal boyutlarıyla bireylerin gündelik hayatını etkilemeye devam eder.

Bu beceriler hem sıradan stres kaynaklarıyla başa çıkmada hem de yakın geçmişte yaşadığımız COVID-19 salgını gibi beklenmedik büyük stres kaynaklarıyla baş etmeye çalışırken el altında bulundurduğumuz ve sıklıkla kullandığımız stratejilerdir.

Bu nedenle duygu düzenleme bu kitapta kuramsal, sosyal, bilişsel, gelişimsel ve klinik alan olmak üzere beş farklı kısımda ele alınıyor.

Kitabın hazırlanmasındaki ana amaç duygu düzenlemeye dair güncel kuramsal yaklaşımları ve görgül araştırmaları içeren Türkçe bir kaynağın okuyucuya ulaştırılması.

  • Künye: Ayşe Altan Atalay, Burcu Kaya Kızılöz, Dilek Sarıtaş Atalar – Kuramdan Pratiğe Duygu Düzenleme, Koç Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 408 sayfa, 2023

Robin Milner-Gulland – Ruslar (2023)

Halkların Tarihi dizisi içinde yer alan bu kitap, özellikle 17. yüzyıldan bu yana dünya tarihinde her zaman önemli bir yer işgal eden bir halkı, kuzey komşumuz Ruslar’ı anlatıyor.

Rus edebiyatı, sanatı ve kültür tarihi alanının önde gelen uzmanlarından Robin Milner-Gulland, bu çalışmasında, bir “zihin arkeolojisi”, farklı çağları kat eden bir kültür tarihi perspektifinden hareket ediyor.

Rusya tarihini genellikle Büyük Petro ve modernleşme süreciyle başlatan baskın eğilimin aksine, 1700 öncesi döneme, “Eski Rusya”ya da önemli bir yer ayıran Milner-Gulland, ilk kroniklerden modern döneme dek Rus kültürünün evrimine damgasını vuran temel dinamikleri, inanç yapılarını, “ikonalar âlemi”ni zengin örneklerle anlatıyor.

Ruslar’ın zihniyet dünyasını anlamak için önemli bir giriş kitabı.

  • Künye: Robin Milner-Gulland – Ruslar, çeviren: Bahar Tırnakçı, İş Kültür Yayınları, tarih, 352 sayfa, 2023

Jacques Droz – Avrupa’da Antifaşizmin Tarihi (2023)

Yirminci yüzyıl başında Avrupa’da yükselen faşizm dalgası, hem direniş iradesini hem de bu iradeyi örseleyen tartışmaları beraberinde getirdi.

Olayların aciliyeti içinde özellikle sosyalistler, komünistler, liberaller, entelektüeller, dinî cemaatler ve işçiler bu fikir ve eylem dünyasının baş aktörleri oldular.

Faşizm güçlenip yayılırken antifaşistler bunun bir ölüm kalım meselesi olduğunu anlamakta geç mi kalmışlardı?

Birleşmek mi ayrı mücadele etmek mi, gizli örgütlenmeler kurmak mı meclis çatısı altında demokrasiyi savunmak mı gerekiyordu?

Jacques Droz, faşizme karşı direniş hareketlerinin izini sürerken sadece bir tarih okuması yapmıyor, aynı zamanda döneme dair eleştirel bir çözümleme de sunuyor.

İtalyan, Alman, Avusturyalı, Fransız, İngiliz ve İspanyol antifaşizmleri yanında Balkan ve Kuzey ülkelerine de yer veriyor.

Kendi vatanlarında ya da sürgünde, yeraltında ya da parlamentoda, silahlarıyla ya da kalemleriyle, hayatları pahasına direnen insanları anlatıyor.

‘Avrupa’da Antifaşizmin Tarihi’, sadece direnişin değil faşizmin analizi için de temel bir referans niteliğinde.

Kitaptan bir alıntı:

“Faşizm, bir dönemin ahlâki hastalığı olarak ya da kimi ülkelerin tarihsel gelişiminin mantıksal mirası olarak ele alınıyor, kapitalist toplumun tahakkümünün bir evresi olarak ya da hem komünizme hem de ayrıcalıklı bir azınlığın sömürüsüne karşı kendini ifade etme arzusundaki orta sınıf özlemlerinin meyvesi olarak analiz ediliyordu. Fakat görülmeyen ya da gözün kapalı kaldığı şey, faşizmin Avrupa’nın 19. yüzyılda tanımış olduğu diktatörlük rejimlerine asla indirgenemeyeceğiydi.”

  • Künye: Jacques Droz – Avrupa’da Antifaşizmin Tarihi (1923-1939), çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2023

Pierre Bourdieu – Sosyolojiyi Düşünmek (2023)

  • Sosyolojinin sosyal tarihi yazılabilir mi?
  • Sosyoloji yapmanın sosyal koşulları nelerdir?
  • Bilimsel bir uğraş olarak sosyoloji, elindeki araç gereci kendi üstünde kullanabilir mi?
  • Sosyolog kendini yüceltmeden, gereğinden fazla önemsemeden kendi hakkında düşündüğü zaman neler görebilir?

Pierre Bourdieu’nün kültür üstüne yürüttüğü sosyoloji çalışmalarının kaçınılmaz temalarından biri her zaman için sosyolojinin kendisine ayna tutmak oldu.

Bu kitapta bir araya getirilen dört metinde Bourdieu sosyolojinin bir bilim olarak toplumsal “olanaklılık koşulları” hakkında düşünüyor.

‘Sosyolojiyi Düşünmek’, sosyoloji ve epistemolojisi üstüne okuyup çalışanlar kadar, genel olarak kültürü anlamak isteyen herkesin ilgisini çekecek bir kitap.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Sosyolojiyi Düşünmek: Düşünümselliğe Dönüş, çeviren: Aslı Sümer, Metis Yayınları, sosyoloji, 104 sayfa, 2023

Paul Almeida – Toplumsal Hareketler (2023)

Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde dünya çok büyük değişimler geçirdi.

Gelişen internet ve kitle iletişim araçları mesafeleri kısaltıp zamanı hızlandırarak dünyanın dört bir yanındaki insanları birbirine –tarihte daha önce hiç olmadığı kadar– yaklaştırdı.

Bu yakınlaşma daha fazla çıkarın karşı karşıya gelmesine yol açtığı gibi, farklı dillerden, dinlerden, yörelerden insanlar, taleplerinin ve şikayetlerinin ortak olduğunu fark edip daha geniş tabanlı örgütlerde haklarını elde etmek için seferber olmaya başladılar.

Bu kitap, sosyal bilimlerde toplumsal değişim meselesini tabandan yeni bir gözle anlamayı sağlayan bir kılavuz sunuyor.

Kolektif seferberliğin yapısını ve faillerini, dünyanın dört bir yanında verilen ırkçılık karşıtı mücadelelerden iklim değişikliği protestolarına, köylülerin toprakları için ayaklanmalarından ataerkil düzenin kıskacından kurtulmaya çalışan kadınların seferberliğine varana kadar, çağdaş toplumların itici gücü hâline gelen toplumsal hareketler olgusunu canlı ve güncel örnekler üzerinden çözümleyerek bileşenlerine ayırıyor ve araştırmacılara toplumsal değişimi hareketler üzerinden anlamanın araçlarını sunuyor.

  • Künye: Paul Almeida – Toplumsal Hareketler: Kolektif Seferberliğin Yapısı, çeviren: Ebru Açık Turğuter, Abdulkadir Öncel, Fol Kitap, sosyoloji, 320 sayfa, 2023

Georges Dumézil – Sosyoloji Ders Notları (2023)

Gündüz Vassaf’ın hazırladığı, klinik psikolog Belkıs Halim Vassaf’ın, İstanbul Üniversitesinde ders veren Georges Dumézil’in öğrencisiyken tuttuğu notları ve Dumézil’in çalışmalarını ele alan iki makaleden oluşan Dumézil’in ‘Sosyoloji Ders Notları’, hem Dumézil’in hayatı ve kişiliğine hem de Türkiye’nin bir döneminin entelektüel hayatına ışık tutuyor.

Söz konusu makalelerden ilkini kaleme alan Ali Akay, Dumézil’in eserleri ve kişiliği üzerine odaklanıyor.

Diğer makalenin yazarı Sumru Özsoy ise Dumézil’in Kafkas dilleri, özellikle Ubıhça üzerine yaptığı araştırmalara dair okura önemli veriler sunuyor.

Belkıs Halim Vassaf’ın defterinden çıkan bu kitap, College de France’da Hint-Avrupa Uygarlığı profesörü olan ve günümüzde en önemli mitoloji uzmanlarından biri kabul edilen Akademi üyesi Georges Dumézil’in Ubıhça konuşan son kişi Tevfik Esenç’le birlikte Ubıhların dillerini nasıl yeniden inşa ettiğini gösteriyor.

  • Künye: Georges Dumézil – Sosyoloji Ders Notları, hazırlayan: Gündüz Vassaf, Alfa Yayınları, sosyoloji, 232 sayfa, 2023

Arthur O. Lovejoy – Büyük Varlık Zinciri (2023)

“Fikirler Tarihi” sahasının kurucusu Arthur O. Lovejoy’un 1933 William James Dersleri, Antik Yunan’dan modern döneme, ontolojiden siyasete düşüncenin her sahasında hüküm sürmüş bir fikrin; “Büyük Varlık Zinciri”nin peşine düşüyor.

Bu tasavvura göre dünya merkezli evren anlayışına eşlik eden ay-altı ve ay-üstü âlemler, maddenin en ilkel formundan Tanrı’ya kadar hiyerarşik olarak düzenlenmiş bu yapı birbirine kenetlenmiş bir zincir oluşturur.

Bu zinciri modern epistemik devrim parçalamış, astronomi devrimleriyle eski bir masal derekesine düşürmüştür: Yüzyıllar boyunca insanların muhayyilesine hükmeden bu fikir ironik olarak tanınmaz hâle gelmiş, üzerine inşa edilmiş eserler de okunurluğunu yitirmiştir.

Lovejoy, klasik İslâm düşüncesinin de altyapısını oluşturan bu yitik paradigmanın tesis, gelişim ve sönümlenişinin bir tarihini ortaya koyuyor.

Platon, Aristoteles ve Yeni-Platoncuların felsefelerini analiz eden Lovejoy, bunların daha sonraki dinsel düşüncede, metafizikte, etikte, estetikte, astronomi, biyolojik teorilerde çeşitli sınıflandırmalarının en önemlilerinin izini sürüyor.

Yazar ayrıca, bir bütün olarak Büyük Varlık Zinciri kavramının, onu oluşturan fikirlerin, hayal gücü ile duygular üzerindeki etkisini gösteriyor.

  • Künye: Arthur O. Lovejoy – Büyük Varlık Zinciri, çeviren: Ahmet Demirhan, Dergah Yayınları, felsefe, 496 sayfa, 2023

Michael Stausberg – Zerdüşt ve Dini (2023)

Batı dünyasında daha çok Nietzsche’nin ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’ adıyla tanınan Zerdüşt’ün kurduğu ve gerek İran’da gerekse de farklı ülkelerde günümüze dek varlığını sürdüren Zerdüştçülük, dinler tarihi literatüründe önemli bir yer edindi.

Günümüze kadar devam eden varlığı, İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi dinlere nüfuz eden belli başlı ritüelleri ve kavramları dolayısıyla araştırmaların da odak noktası haline geldi.

Almanya’nın önde gelen dinler tarihçisi Michael Stausberg, bu kitabıyla Zerdüştçülüğün tarihine ışık tutuyor ve hangi ülkede ne şekilde alımlandığını ve yayıldığını ele alıyor.

Zerdüştçülüğün tarih içindeki gelişimi, kutsal kitapları, ritüelleri, kutsal günleri ve diğer dinlerle ilişkilerinin araştırıldığı bu kitap, Zerdüştçülüğün genel bir panoramasını çiziyor.

  • Künye: Michael Stausberg – Zerdüşt ve Dini, çeviren: Özlem Gerguş, Runik Kitap, din, 116 sayfa, 2023