Cody Cassidy – Tarihten Nasıl Sağ Çıkılır? (2024)

Tarihin en büyük felaketlerinde insanların hayatta kalma ihtimali zayıftır ama sıfır değildir; en azından nereye gideceğinizi ve ne yapacağınızı biliyorsanız.

Cody Cassidy, ‘Tarihten Nasıl Sağ Çıkılır?’ın her bölümünde modern bilimi kullanarak tarihin en büyük tehditlerinden nasıl kurtulacağınızı gösteriyor.

Bir T-rex’ten kaçmak için ne kadar hızlı koşmanız gerektiğinden, Kara Veba’ya yakalanmamak için şehrin hangi bölgesine gitmeniz gerektiğine kadar, bu kitap size hayatta kalmak için ayrıntılı bir savaş planı sunuyor ve dönem hakkında bilgi edinmenize yardımcı oluyor.

Tarih yeryüzündeki en tehlikeli yer olabilir, ama bu orayı ziyaret edemeyeceğiniz anlamına gelmez.

Ve yanınızda taşıyacağınız bu kitap sayesinde tarihten sağ çıkmayı başarabilirsiniz.

  • Künye: Cody Cassidy – Tarihten Nasıl Sağ Çıkılır?, çeviren: Ülkü Parlak, Say Yayınları, tarih, 248 sayfa, 2024

Paul Stamets – Mantarlar (2024)

Bu kitap, mantarlarla iş birliği yaparak dünyayı kurtarmaya nasıl yardımcı olabileceğinizi gösterecek.

‘
Mantarlar’ kitabı, okurlara bahçelerde, avlularda ve ormanlık alanlarda nasıl mantar yetiştirileceğini göstermek için tasarlandı çünkü mantarlar doğayla yeniden bağlantı kurmamıza yardım edebilir.

Gizemli bir tür olmasından dolayı korktuğumuz mantarlar, gezegeni insanlığın sebep olduğu ekolojik hasardan korumak için güçlü bir müttefik olabilir.

Bu kitap, ipliksi hücrelerin fungal ağını yani miselyum olarak da bilinen miselyal zarları kullanarak gezegeni iyileştirme üzerine odaklanan ve ekosistemleri kurtarmaya mikolojik açıdan yaklaşan bir el kitabı niteliğinde.

Habitatları iyileştirmek için miselyumu kullanmak “miko-restorasyon” olarak adlandırılıyor.

Geri dönüşüme, organik yetiştirmeye, habitatı iyileştirmeye veya uygulamalı mikolojiye düşkün olanlara bu kitabın yenilikçi bir bakış açısı kazandıracaktır.

Çevre düzenleyici, biyolojik onarımcı, ekolojik ormancı, sürdürülebilir köy plancısı, doktor, bilim insani, fütürist veya mantarlarla tutkulu bir şekilde ilgilenen biriyseniz bu kitabın yaşamınıza ve gelecek nesillere aktaracağınız mantar sevginize değer katmasını umuyoruz.

El değmemiş bir ormanda gezmemiş, petri kabında kültürlenmiş fungus görmemiş, açık ateşte kızartılan taze toplanmış matsutakenin tadına varmamış veya mantara dayanan bir ilaç almamış bile olsanız bu kitabı ve burada tanımlanan pragmatik çevre felsefesini, aydınlatıcı ve teşvik edici bulacaksınız.

Gerçekten de gezegenin sağlığı, funguslara olan saygımıza ve onlarla yapacağımız iş birliğine büyük oranda bağlı.

  • Künye: Paul Stamets – Mantarlar, çeviren: Hatice Pehlevan Berber, Yeni İnsan Yayınevi, bilim, 416 sayfa, 2024

Ulaş Tanrıkul – Ağaç Mitolojisi (2024)

Kökleri yeraltına, dalları göğe uzanan ağaç, insanlık tarihinin en kadim ve en kutsal simgelerinden biridir.

Üst, orta ve alt dünyaları birbirine bağlayan ağaç tarihöncesinden beri bir hac ve tapınak merkezi oldu.

Bugün az sayıdaki avcı-toplayıcı halkın hâlâ kutsal ağaçları vardır ve topraklarından sürgün edilmiş olsalar bile o ağaçları ziyaret etmeye devam ediyorlar.

Ortaçağın sonlarında Doğu Avrupa’daki son pagan toplumların dinini değiştirmek isteyen misyonerler kutsal korulara saldırmıştı. Neolitik ilahlardan önce ağaçlar vardı.

Atalarımız onların gölgesine sığınıp dua etti.

Kışın yapraklarını döküp baharda yeniden dirilen ağaç tanrısal tezahürün en arkaik biçimlerinden biridir.

‘Ağaç Mitolojisi’, dünyayı anlamlandırma maceramızın, korkularımızın ve ümitlerimizin tarihine bakıyor.

  • Künye: Ulaş Tanrıkul – Ağaç Mitolojisi: Ritüeller, İnançlar, Mitler, Akademim Yayıncılık, mitoloji, 132 sayfa, 2024

Melih Duygulu – Cumhuriyet ve Müzik (2024)

Cumhuriyet ve Müzik, Cumhuriyetin yüz yıllık müzik serüvenini demokrasi, çoğulculuk, çok kültürlülük gibi temel kavramlar üzerinden ele alıyor.

Siyaset, eğitim, toplumsal değişim, ekonomi, popüler kültür başlıklarıyla dönemin gelişim ve dönüşümünü sorguluyor.

Melih Duygulu, Cumhuriyetin kültür politikalarını geniş bir perspektiften ele aldığı çalışmasında, müzik üzerinden gelenekçiler ile modernlerin mücadelesinin toplumsal farklılıkları nasıl belirginleştirdiğini belge ve tanıklıklarla aktarıyor.

1923’ten itibaren onar yıllık periyotlarla tüm gelişmeleri, müzik ve sanat akımlarını, türleri, kurumları, müzik sektörünü ve zamanına damga vuran sanatçıların çalışmalarını inceliyor ve toplumsal sonuçlarını ortaya koyuyor.

Bu çalışma yalnızca müzisyenlere ve müzik eğitimi alan öğrencilere değil, cumhuriyet döneminde ses kültürünün geçirdiği evreleri anlamak isteyen geniş okur kitlesine de sesleniyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Cumhuriyet yeni sosyolojik modelle beraber yeni müziği yaratmak durumundaydı. Bu hem zorunluluktu hem de gereklilikti. Bu yenileşme hareketi; yeni bir yönetici sınıfını, yeni bir insan tipini, yeni bir ideolojiyi ve yeni bir müziği yaratırken Avrupa kültürüne eklemlenmeyi de beraberinde getirdi.”

  • Künye: Melih Duygulu – Cumhuriyet ve Müzik, İş Kültür Yayınları, müzik, 408 sayfa, 2024

Guido Barbujani – Lucy (2024)

Biz insanlar gezegenin efendileriyiz, ancak içimizde her zaman, yaklaşık 2 milyon yıl önce anormal bir beyin geliştirmeye başlayan ve ardından yaklaşık 200 bin yıl önce Homo sapiens haline gelen ve her yere yayılan o şaşırtıcı iki ayaklı var.

Kendimizi ve insanın doğadaki yerini daha iyi anlamamıza yardımcı olmak için bu kitapta, Lucy’den Neandertallere, esrarengiz Homo naledi’den Ötzi’ye soyu tükenmiş akrabalarımızı ve zamanın derinliklerinde sahip olduğumuz birçok atayı tanıyacağız.

Bizim hikâyemiz ile şempanzelerin hikâyesi, atalarımızdan bazıları iki ayak üzerinde yürümeye başladığında ve onlarınki yürümediğinde birbirinden ayrıldı.

Bunun ne zaman gerçekleştiğini kesin olarak bilmiyoruz.

Ancak yaklaşık 6 milyon yıl önce, insan ve şempanzenin ortak atalarının yaşadığı Afrika’da iklimin değiştiğini biliyoruz.

Bu değişimin sonuçları bitki örtüsünde görülebilir; orman yerini yavaş yavaş uzun ağaçlar açısından fakir yeni bir ortam olan savanaya bırakır.

Çevresel değişim gibi, atalarımızın bu değişime verdiği tepki de yüz binlerce yıl sürdü.

Ancak yavaş yavaş, insanların ve şempanzelerin ortak atalarının bir kısmı savanaya daha sık girmeye başladı ve yeni çevreye uyum sağlamak zorunda kaldı; bir kısmı ise ağaçlarda kaldı.

Biz ilkinin soyundan geliyoruz.

Önde gelen İtalyan genetikçi Guido Barbujani, milyonlarca yıl önce nasıl olduğumuzun ve günlük yaşamın nasıl olduğunun öyküsünü anlatıyor.

  • Künye: Guido Barbujani – Lucy: Neandertal İnsanı ve Biz (İnsanlığın Müthiş Tarihinden Hikâyeler), çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, bilim, 208 sayfa, 2024

Bill François – Dünyanın En Güzel Yemekleri (2024)

Tabaklarımızın bize yaşadığımız dünya hakkında öğretecek bir şeyleri var.

Bill François, kendine özgü mizahi üslubuyla günlük yemeklerimizi oluşturan beklenmedik türleri masamıza getiriyor.

Sebzelerimizi renklendiren ispermeçet balinalarından insanlara uyum sağlayan buğdaya ve elmalı turtanın ardındaki Kazakistan’dan gelen ayılara kadar bizi salatanın botanik bir bahçeye dönüştüğü ve limonlu tartın dünyadaki yaşamın kökenini ortaya çıkardığı doğal bir tadım turuna çıkarıyor.

Bir menü gibi sunulan ve her yemeğin şaşırtıcı kökenlerini ortaya koyan bu hikâyede doğanın gizli yönlerini keşfedecek ve bitki ile hayvan âlemleri arasında bir yolculuğa çıkacaksınız.

‘Dünyanın En Güzel Yemekleri’ bilim, gastronomi ve tarihin buluştuğu eşsiz bir eser.

  • Künye: Bill François – Dünyanın En Güzel Yemekleri: Tabaklarımızdaki Doğa Hikâyeleri, çeviren: Ceylan Özçapkın, Say Yayınları, yemek, 256 sayfa, 2024

Kolektif – Sivas (2024)

14 ciltlik ‘Tarihi Kentler ve Ermeniler’ dizisinin beşinci kitabı ‘Sivas’, yüzyıllar boyunca Ermenilerin yurdu olmuş Sivas bölgesinin tarihine ışık tutuyor.

Ermeni çalışmalarına büyük katkıda bulunan tarihçi Richard G. Hovannisian’ın editörlüğünü yaptığı ‘Sivas’, meşhur kralları, din adamları, misyonerleri, tüccarları, köylüleri ve devrimcileriyle birlikte Sivas’ın MÖ 4. yüzyıldan MS 20. yüzyılda Ermeni nüfusunun yok edilişine kadarki görkemli tarihini ve bereketli yaşamını bugüne taşıyor.

Kitapta,

  • 10-11. yüzyıllarda Sivas bölgesine Ermeni göçü,
  • Sivas Ermeni sanatı ve mimarisi,
  • Sivas hattatlık merkezleri,
  • Sivas Öğretmen koleji,
  • 1915 sürecinde Şebinkarahisar’da Ermeni direnişi,
  • Ve soykırımın ardından Sivas’ın kaderi gibi önemli konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Robert H. Hewsen, Anne Elizabeth Redgate, S. Peter Cowe, Souren E. Kolanjian, Christina Maranci, Bernard Coulie, Frank Andrews Stone, Barbara J. Merguerian, Barlow Der Mugrdechian, Armin Kredian, Murad A. Meneshian, Tamar M. Boyadjian, Rita Vorperian, Helen Sahagian, Simon Payaslian.

  • Künye: Kolektif – Sivas, editör: Richard G. Hovannisian, çeviren: Candan Badem, Aras Yayıncılık, tarih, 480 sayfa, 2024

Kolektif – Michael Haneke (2024)

Michael Haneke’yle seçme söyleşileri bir araya getiren bu kitap, soykırımın damgasını vurduğu yüzyılımızda yönetmenin nasıl ‘duygusal buzullaşma’yı yansıtıp, filmlerinde her zaman ihtimallerle oynadığını ve seyirciye bir sıçrama tahtası sunduğunu gösteriyor.

Özenli, usta işi bir çabanın ürünü olan çalışma, bu büyük yönetmenin dünyasına daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Michael Haneke, derleyen: Roy Grudmmann, Fatima Naqvi, Colin Root, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, sinema, 272 sayfa, 2024

Katie Mitchell – Yönetmenlik Zanaatı (2024)

Katie Mitchell, ünlü bir İngiliz tiyatro yönetmeni.

Royal Shakespeare Company, National Theatre, Royal Court, Young Vic ve Donmar Warehouse gibi İngiltere’nin en nitelikli tiyatrolarında ve İngiltere dışında da İsveç Kraliyet Drama Tiyatrosu’unda, Almanya Cologne Schauspielhaus’da, Berlin Schaubühne’de, İtalya Tiyatro Piccolo’da oyunlar yönetti.

İngiltere’deki çağdaş tiyatro dünyasının en önde gelen sanatçılarından biri olduğu gibi, yenilikçi yapımları ve düşünceleriyle Batı tiyatrosunun pek çok eğitim kurumuna ve uygulayıcısına da ilham vermiş bir yönetmendir.

‘Yönetmenlik Zanaatı’, sahne için yönetmenliğe yönelik, adım adım gelişen benzersiz ve kesinlikle vazgeçilmez bir rehberdir.

Katie Mitchell, çalışmalarını geliştirmek için kullandığı temel pratik araçları oyuncularla, yapım ekipleriyle ve metnin kendisiyle paylaşıyor, açıklamalarda bulunuyor.

Her bölümün kritik noktalarının bir özetiyle sonuçlanması, bu kitabı, gelişimlerinin herhangi bir aşamasında hem yönetmenler hem de oyuncular için ideal bir başvuru eseri haline getirmekte…

  • Künye: Katie Mitchell – Yönetmenlik Zanaatı: Tiyatro İçin Elkitabı, çeviren: Yasin Çetin, Mitos Boyut Yayınları, tiyatro, 272 sayfa, 2024

Mark O’Connell – Kıyamet Notları (2024)

En kötü senaryoların gerçekleştiği bir zamanda yaşıyoruz: İklim acayipleşti.

Bir pandemi, küresel topluluğumuzu durma noktasına getirdi.

Her yere baktığınızda bir alamet, finali kıyamet olan kurgular görüyoruz.

Böylesine kasvetli bir geleceğin gölgesinde insan nasıl yaşayabilir?

Mark O’Connell, bu soruya kafa yorarken cevabı bulmak için dünyanın dört bir yanına seyahat ediyor; kâh Güney Dakota’daki sığınakları geziyor kâh medeniyetin çökeceği üzerine bahse giren milyarderlerin gözde kaçış yeri Yeni Zelanda’ya gidiyor.

Mars’a yerleşmek isteyenlerle, kıyamete hazırlık yapanlarla, aşırı-sağcı komplo teorisyenleriyle görüşüyor.

Ve sonuç, elinizde tuttuğunuz “endişeli şimdiki zaman”ımız ve geleceğimizle yüzleşmek hakkında ilgi çekici, komik ve derin kitabın kendisi oluyor.

Dünyanın sonuna dair alaycı ve eğlenceli bir tur.

  • Künye: Mark O’Connell – Kıyamet Notları: Gelecek Endişesine Yolculuk, çeviren: Tuğçe Yücel, Mundi Kitap, inceleme, 184 sayfa, 2024