Hüseyin Köse (ed.) – Medya Mahrem (2011)

  • MEDYA MAHREM, editör: Hüseyin Köse, Ayrıntı Yayınları, medya, 405 sayfa

 

Birçok yazarın makaleleriyle katkıda bulunduğu ‘Medya Mahrem’, medyada mahremiyet olgusunu detaylı bir gözle irdeliyor. Son dönemde, özellikle yeni iletişim teknolojilerinin gelişmesinin bir sonucu olarak, yaşamın her alanında mahremiyetin geri dönüşsüz biçimde parçalandı. İşte bu çalışma, mahremiyet ilhali kurbanlarını kapsamlı bir şekilde saptarken, teknolojinin pek göze gelmeyen ve tartışılmayan zararları konusunda okurunu uyarıyor. Postmodernizm, ideoloji ve mahrem konularının din ve kamusal siyasetle ilişkisi; talk showlarda mahremiyet ve Deniz Baykal örneğinde mahremiyetin ihlali, bu nitelikli kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Adnan Bostancıoğlu (söyleşi) – Bitmeyen Yolculuk: Oğuzhan Müftüoğlu Kitabı (2011)

  • BİTMEYEN YOLCULUK: OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU KİTABI, söyleşi: Adnan Bostancıoğlu, Ayrıntı Yayınları, söyleşi, 328 sayfa

‘Bitmeyen Yolculuk’, Türkiye sol hareketin önemli aktörlerinden Oğuzhan Müftüoğlu’yla yapılmış uzun soluklu bir söyleşi. Geçmişinde, Dev-Genç, THKP-C ve Devrimci Yol gibi davaların yer aldığı Mütftüoğlu, hayatının on bir yılını cezaevinde geçirdi. Cezaevinden çıktıktan sonra da ÖDP ve BirGün gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Elimizdeki kitap, Müftüoğlu’nun uzun yolculuğunun, yani 40-45 yıla uzanan devrimci mücadelesinin kapsamlı bir hikâyesini sunduğu için, meraklısı için iyi bir kaynak. Kitabın bunun yanı sıra, Müftüoğlu’nun hayatı ekseninde, Türkiye yakın tarihinin ve sol hareketin bir panoramasını çizdiğini de söyleyebiliriz.

Besim F. Dellaloğlu – Romantik Muamma (2011)

  • ROMANTİK MUAMMA, Besim F. Dellaloğlu, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 147 sayfa

Romantik hareketin modernliğe karşı ilk isyan olduğunu savunan Besim F. Dellaloğlu ‘Romantik Muamma’da, Kant sonrası Alman idealist düşüncesinde yer etmiş romantik düşünürlerin görüşlerini ve bunların modern hayata ne gibi eleştiriler sunduğunu ele alıyor. Dellaloğlu, August Wilhelm, Friedrich Schlegel, Friedrich von Hardenberg (Novalis), Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling, Friedrich Schleiermacher, Ludwig Tieck, Caroline Schlegel-Schelling, Dorothea Schlegel ve Friedrich Hölderlin gibi romantik düşünürleri incelerken, aynı zamanda bu isimlerle temsil edilen romantik hareketin, bugünün modern hayatının anlaşılmasına ne gibi katkılar sunduğunu irdeliyor.

Michel Ragon – Kaybedenlerin Belleği (2011)

Michel Ragon’un 1899-1985 zaman aralığında geçen romanı ‘Kaybedenlerin Belleği’, tarihin ezeli kaybedenlerinin hikâyesini anlatıyor.

Bir anlamda, yenilginin güzellemesi olarak okunabilecek romanı ilgi çekici kılan hususların başında, sol siyasetin hayal kırıklıklarını, tarihte önemli roller üstlenmiş kişiliklerin gözünden tasvir etmesidir diyebiliriz.

Lenin, Troçki ve Kollontay gibi aktörlerin birer karakter olarak karşımıza çıktığı romanın merkezinde, Bolşevik Devrimi, Üçüncü Enternasyonal, Mayıs 68 hareketi ve İspanya İç Savaşı gibi, iki büyük savaşın harap ettiği Avrupa’da varlık göstermiş Marksist hareketin dönüm noktaları yer alıyor.

  • Künye: Michel Ragon – Kaybedenlerin Belleği, çeviren: Işık Ergüden, Ayrıntı Yayınları, roman, 446 sayfa

James Wood – Kurmaca Nasıl İşler? (2010)

  • KURMACA NASIL İŞLER?, James Wood, çeviren: Ekin Bodur, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 159 sayfa

Harvard Üniversitesi’nde Amerikan ve İngiliz Edebiyatı üzerine dersler veren James Wood ‘Kurmaca Nasıl İşler?’de, kurmaca sanatı üzerine bazı temel sorulardan hareketle, onun işleyişini detaylı bir bakışla irdeliyor. Çalışmasını “Karakter nedir?”, “Başarılı bir mecazı nasıl tanımlayabiliriz?”, “Bakış açısı nedir ve nasıl işler?”, “Kurmaca insanı nasıl etkiler?” ve “Gerçekçilik gerçek midir?” gibi sorular üzerine inşa eden Wood, böylece bir eleştirmenin gözünden sorular sorup, bir yazarın gözüyle bu sorulara yanıt veriyor. Çalışma, teorik sorular sorup pratik yanıtlar üreten bir yapıda olması ve yazarlarla yoğun ve ilgi çekici bir diyaloga girmesiyle bilhassa dikkat çekiyor diyebiliriz.

Julia Kristeva – Ruhun Yeni Hastalıkları (2007)

  • RUHUN YENİ HASTALIKLARI, Julia Kristeva, çeviren: Nilgün Tutal, Ayrıntı Yayınları, psikanaliz, 253 sayfa

Önceleri daha sağlam, daha belirlenmiş olan ruh, günümüzde çokça dile getirildiği gibi, muazzam bir çöküş içinde. Kristeva’nın ‘Ruhun Yeni Hastalıkları’ da, günümüzün yitik ruhunun yeni hastalıklarının peşine düşüyor. Kristeva, dilbilim ve psikanalizi harmanlayarak, anlam yapılarının çöktüğü günümüzde, ruhu yeniden tanımlayıp konumlandırmaya çalışıyor. Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaybeden ruhun, yani “psişik aygıtın” bozulduğunu, çalışamadığını söyleyen Kristeva, psikanalizin modern bireyi bu hastalıktan nasıl kurtarabileceğini araştırıyor. Kristeva’nın bunu yaparken başvurduğu zengin kaynaklar ise kitabın en önemli yönlerinden.

Philip Roth – Shylock Operasyonu (2010)

  • SHYLOCK OPERASYONU, Philip Roth, çeviren: Aysun Babacan, Ayrıntı Yayınları, roman, 403 sayfa

Tekniğiyle, akla Dostoyevski’nin ‘Öteki’ romanını getiren Philip Roth’un ‘Shylock Operasyonu’, biri sahte öbürü gerçek iki karakterin hikâyesini anlatıyor. Romanın ilk karakteri yazar Philip Roth, tanınmış yazar Aharon Appelfeld’le görüşmek için İsrail’e gider. Fakat tam bu esnada, Philip Roth adında ve kendisini yazar olarak tanıtan bir kişi daha ülkeye giriş yapmıştır. Gerçek yazarın ‘Pipik’ adını taktığı bu ikinci kişinin niyeti, pek masumane değildir. Zira ‘Pipik’, İsrail’de karanlık işlerle haşır neşir bir tiptir. Yazarına PEN/Faulkner Ödülü’nü de kazandıran roman, gerçek ile sahte karakterlerin girift ilişkisini tasvir ediyor.

Bernard Williams – Hakikat ve Hakikatlilik (2006)

  • HAKİKAT VE HAKİKATLİLİK, Bernard Williams, çeviren: Ertürk Demirel, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 350 sayfa

Bernard Williams’ın ‘Hakikat ve Hakikatlilik’ isimli bu çalışması, düşünsel yaşamda hakikat kavramının merkezi önemiyle, ilgilenen bir kitap. Williams çalışmasını, modernitede hakikate karşı gösterilen iki tutum üzerine inşa ediyor. Bunlardan biri, hakikate duyulan inanç, diğeriyse bu inanca karşı duyulan şüphe. Williams, çağımızda bu ikili yaklaşım arasındaki gerilime dikkat çekerek, gerilimin salt felsefi bir ayrıntı olmadığını, büyük bir öneme haiz siyasî ve etik sonuçlara uzandığını savunuyor. Williams söz konusu gerilimden hareket ederek, hakikate niçin ihtiyaç duyulduğunu, hakikatin soykütüğünü izleyerek irdeliyor.

Ian Craib – Hayal Kırıklığı (2006)

  • HAYAL KIRIKLIĞI, Ian Craib, çeviren: Aylin Onacak, Ayrıntı Yayınları, psikoloji, 250 sayfa

‘Hayal Kırıklığı’nın yazarı Ian Craib hem sosyolog hem de psikanalitik psikoterapist. Yazar bu çalışmasında, “yaşanan hayal kırıklıklarının artmasında büyük rolü olan toplumsal gelişmelerin görüldüğü geç modern dünyada bireyler hayal kırıklığıyla nasıl başa çıkıyorlar?” sorusuna farklı açılardan yaklaşıyor. Craib uzman olduğu iki disiplini, bu soru aracılığıyla, geç modern çağda öne çıkan bazı toplumsal dinamikleri ve bu dinamiklerden etkilenen psikoterapinin edinir göründüğü yeni rol ve işlevleri kapsamlı bir eleştiriye tabi tutuyor. Craig’in çalışması en çok, geç modern dönemin sahte “altın çağ” söylemine yaptığı eleştiriyle dikkat çekiyor.

Saul Newman – Bakunin’den Lacan’a Anti-Otoriteryanizm ve İktidarın Altüst Oluşu (2006)

  • BAKUNİN’DEN LACAN’A, ANTİ-OTORİTERYANİZM VE İKTİDARIN ALTÜST OLUŞU, Saul Newman, çeviren: Kürşad Kızıltuğ, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 308 sayfa

Saul Newman, ‘Bakunin’den Lacan’a’da, post-yapısalcı teorinin kimi temel düşünürlerinin yapıtlarıyla, anarşist siyasi geleneğin klasik yazarlarının görüşlerini kesiştirerek yeni bir anarşizm siyaseti teorisi geliştirmeyi amaçlıyor. Dolayısıyla Newman’ın çabası, post-yapısalcı teoriyi radikal siyasetle buluşturmak. Newman’ın ele aldığı düşünürlerin başında Nietzsche, Stirner, Foucault, Deleuze, Guattari ve Lacan geliyor. Yazar bu düşünürlerden hareketle, Lacan’ın “dışarısı” kavramını, özcülüğü ve saflığı dışlayan ve siyasi bir kalkış noktası olduğunu düşündüğü post-yapısalcı anarşizm siyasetine varıyor.