Jack Huberman – Ateist Aforizmalar (2011)

  • ATEİST AFORİZMALAR, Jack Huberman, çeviren: Sevinç Kayır, Maya Kitap, din, 390 sayfa

 

Jack Huberman’ın, ateist, agnostik, kinik, spiritüel ve tabi meşhur isimlerden yaptığı alıntılarla oluşturduğu ‘Ateist Aforizmalar’, hedef tahtasına dini saplantıları, köktendinciliği ve cahilliği koyuyor. Din, mantık, laiklik, bilim ve Aydınlanma gibi konularda, dünya çapında uzun yıllardır büyük bir çekişme yaşanıyor. Bu çekişmeye ateistler cephesinden dahil olan Huberman, dine karşı aşırı saygı gösterildiğini ve din ile verili alışkanlıkların, özenle eleştirel bir gözlemden geçirilmediğini savunuyor. Huberman, Amerika’da büyük bir satış rakamına kavuşan çalışmasıyla, dünya çapındaki köktendincilik ve cahillikle hesaplaşıyor.

Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi – Başkaldıran İslam (2011)

  • BAŞKALDIRAN İSLAM, Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi, çeviren: İzzet Tanju, Bağlam Yayınları, siyaset, 320 sayfa

 

Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi ‘Başkaldıran İslam’da, günümüz meselelerinin köklerinin geçmişte olduğunu vurgulayarak, bugünün İslam-Batı çekişmesini geniş bir zaman dilimine yayarak analiz ediyor. Yazarlara göre bu çekişme söz konusu olduğunda üç husus diğerlerinden daha çok öne çıkıyor. Bunlar Batı’daki İslam korkusu, Doğu’dan Batı’ya demografik tehdit ve radikal İslam. İlk olarak bu konulardaki yanlış düşünceleri tashih etmeye koyulan ve “medeniyetler çatışması” gibi tartışmaların yarattığı büyük sınırları sorgulayıp eleştiren yazarlar, İslamiyetin Doğu coğrafyasında karşılaştığı güncel sorunları adım adım ortaya koyuyor.

Jan Assmann – Tektanrıcılık ve Şiddetin Dili (2011)

  • TEKTANRICILIK VE ŞİDDETİN DİLİ, Jan Assmann, çeviren: Mesut Keskin, Avesta Yayınları, din, 56 sayfa

 

Din ve kültür bilimci profesör Jan Assmann, Türkiye’de pek fazla tanınmamakla birlikte, özellikle Mısır tarihi, dini ve kültürü konusunda yaptığı çalışmalarla bilinir. Assmann ‘Tektanrıcılık ve Şiddetin Dili’ başlıklı çalışmasında da, din ve şiddet ilişkisinin tarihsel kökenlerine iniyor ve güncelliğini halen koruyan bir tartışmaya önemli katkılarda bulunuyor. Bu ilişkiyi, M. Ö. 7. ve 6. yüzyıla uzanarak araştıran Assmann, şiddetin belirli bir biçiminin, yani “Allah’ın düşmanları” olarak damgalanan başkalarına karşı Allah adına şiddetin, ilkin tektanrıcılık bağlamında mümkün olduğunu savunuyor. Yazar bu anlamdaki şiddetin ilk ortaya çıktığı yer olarak da İbrani Kitab-ı Mukaddes metinlerini gösteriyor. Assmann’ın kitabı, tektanrıcılığın neden olduğu şiddet diliyle bir hesaplaşma çabası olarak değerlendirilebilir.

Mevlüt Özben – Kirlilik Kavramı ve Aleviliğin Asimilasyonu (2011)

  • KİRLİLİK KAVRAMI VE ALEVİLİĞİN ASİMİLASYONU, Mevlüt Özben, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 104 sayfa

 

Aleviliğin, sünni İslam gerçeğinin kurumsal dışlamasına maruz kaldığı biliniyor. Mevlüt Özben de, nitelikli çalışması ‘Kirlilik Kavramı ve Aleviliğin Asimilasyonu’nda, bu dışlamanın yanı sıra, Aleviliğin “kirlilik” şeklinde tanımladığı özel bir dışlanma teması üzerinden ötekileştirildiğini ortaya koyuyor. Özben çalışmasına, kirlilik metaforunu ve kavrama dair kuramsal yaklaşımları irdeleyerek başlıyor. Kitabın devamında, tamamı üniversite öğrencisi yirmi iki Alevi öğrenciyle yapılan görüşmelere yer veriliyor. Özben ardından, Alevi toplum kesimlerine yapıştırılan “kirlilik” etiketinin toplumsal olarak nasıl üretildiğini araştırıyor.

Aziz Yalap – Bizim Köyün Papazıdır (2011)

  • BİZİM KÖYÜN PAPAZIDIR, Aziz Yalap, yayına hazırlayan: Antoni Yalap, İletişim Yayınları, anı, 344 sayfa

 

‘Bizim Köyün Papazıdır’, Türkiye’de Süryanı adı ile bilinen Asuri-Keldani halkının hikâyesi. Anıların sahibi Aziz Yalap, uzun yıllar Hakkari’nin Şırnak iline bağlı Uludere ilçesindeki bir Keldani köyünde papazlık yaptı. Buradaki anılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin en karışık ve en tatsız dönemlerinden biri olan 1975-85 arasını kapsıyor. Bilindiği gibi bu dönemde, gayrimüslim vatandaşlar hem devlet hem de bölge Kürtleri tarafından ezildiler. İşte Aziz Yalap’ın anıları, gayrimüslim vatandaşların yaşadıklarını kayıt altına aldığı kadar, ülkenin yakın tarihine dair detaylar barındırmasıyla da önemli. Kitabın önsözü, Baskın Oran imzasını taşıyor.

Ahmet Yaşar Ocak – Yeniçağlar Anadolu’sunda İslam’ın Ayak İzleri (2011)

  • YENİÇAĞLAR ANADOLU’SUNDA İSLAM’IN AYAK İZLERİ, Ahmet Yaşar Ocak, Kitap Yayınevi, tarih, 314 sayfa

Ahmet Yaşar Ocak, daha önce yayınlanan ‘Ortaçağlar Anadolu’sunda İslam’ın Ayak İzleri’nde, Selçukluların dini nasıl yaşadıklarını, onu siyasete, toplumsal hayata, kültüre nasıl yansıttıklarını irdelemişti. Ocak, bu çalışmanın ikinci cildi olan elimizdeki kitabında da, buna benzer kapsamlı bir incelemeyi Osmanlı dönemi için yapıyor. Ahilik ve Şeyh Edebali, Alevilik ve Nizari İsmaililiği, fetih ve Osmanlı merkeziyetçiliği, Şeyh Muhyiddin-i Karamani, 16. yüzyılda Osmanlı Anadolu’sunda mesiyanik hareketler, Osmanlı’da din, Osmanlı-Safevi münasebetleri ve 2. Abdülhamid dönemi İslamcılığının tarihi arka planı, burada karşımıza çıkan bazı konular.

Avni Alan (ed.) – Churches In Turkey (2007)

  • CHURCHES IN TURKEY, editör: Avni Alan, AS Book, mimari, 400 sayfa

 

Avni Alan’ın editörlüğünü yaptığı ve İngilizce yayımlanan ‘Churches in Turkey’, Türkiye’nin muhtelif bölgelerinde bulunan kiliselere yer veriyor. Metnini Hakan Alan’ın kaleme aldığı ve fotoğrafları Erdal Yazıcı imzalı kitap, tarihte önemli dinlere ev sahipliği yapan Türkiye’nin sahip olduğu, fakat sıklıkla ihmal edilen dini zenginliğini ortaya koyuyor. Kaliteli baskısı, metin-fotoğraf bütünlüğüyle dikkat çeken kitap, Türkiye’nin Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz gibi yedi bölgesindeki kiliselere yer veriyor. ‘Church in Turkey’, bir gezi kitabı olduğu kadar, Türkiye’deki kiliselere dair bir rehber kitap özelliği de taşıyor. Kitap hakkında, 0212. 5133990 nolu telefondan bilgi alınabilir.

İlhan Kaya – Müslüman Amerikalılar (2007)

  • MÜSLÜMAN AMERİKALILAR, İlhan Kaya, Dipnot Kitabevi, sosyoloji, 160 sayfa

‘Müslüman Amerikalılar’, Müslümanların ABD’ye göçlerine ve ABD’deki sosyo-ekonomik durumlarına odaklanan bir çalışma. Uzun yıllar Amerika’da kalmış Kaya’nın çalışması, göçmen ve yerli Müslüman Amerikalılar hakkında bazı veriler sunmasının yanında, asıl olarak, mekan, kimlik, temsil, oryantalizm, göç ve entegrasyon gibi konularda bazı teorik yaklaşımlar sunmasıyla ilgi çekiyor. 11 Eylül saldırılarıyla medya ve akademik çevrelerin gündeminde ağırlıklı yer işgal etmeye başlayan Amerikalı Müslümanlar, Kaya’nın bu kitabında göç, kimlik ve entegrasyon gibi ayrıntılar paralelinde ele alınıyor. Kitap, Müslüman Amerikalılarla ilgili olarak yayımlanmış ilk Türkçe eser özelliğine sahip.

Fuad Zekeriya – Çağdaş İslamcı Harekette Hakikat ve Hayal (2007)

  • ÇAĞDAŞ İSLAMCI HAREKETTE HAKİKAT VE HAYAL, Fuad Zekeriya, çeviren: Sinan Köseoğlu, Kapı Yayınları, inceleme, 244 sayfa

Fuad Zekeriya tanınmış bir Mısırlı filozof ve Arap entelektüeli. Zekeriya’nın bu kitabı, Arap ve Müslüman dünyasında İslamcılığın entelektüel, sosyal ve siyasal temelleri ve günümüzdeki tezahürleri üzerine eleştirel bakış açısıyla kaleme alınmış. Üç bölümden oluşan kitabın ilgi çekici yanlarından biri de, sadece İslamcılığa değil, dinsel aşırılıkları körükleyen siyasal ve iktisadi koşullara da odaklanılıyor. Kitap, 11 Eylül saldırısından sonra tartışmaya açılan militan İslamcı hareketlerin dini ve siyasal yapılarını araştırmayı amaçlıyor.

Cicero – Tanrıların Doğası (2007)

  • TANRILARIN DOĞASI, Cicero, çeviren: F. Gül Özaktürk ve Fafo Telatar, Dost Kitabevi, felsefe, 172 sayfa

Marcus Tillius Cicero’nun ‘Tanrıların Doğası’, Eskiçağ’daki belli başlı üç felsefe akımını, Epikuros, Stoa ve Academeia’yı izleyen filozofların din ve tanrı konusundaki görüşlerini anlatan önemli bir yapıt. Cicero, bilindiği gibi, söz ustalığının, güzel konuşma sanatının öncü isimlerinden biri. Cicero bu ustalığıyla, bu konudaki görüşleri ayrıntılı ve anlaşılır biçimde ortaya koyuyor. Ayrıca bu akımların birbirlerine yönelttikleri eleştirileri de felsefenin karşılıklı tartışma yolunu kullanarak aktarıyor. Özellikle, felsefesinin kuşkucu özelliğinden kaynaklı olarak, tartıştığı konuların sonucunu açık bırakmış, kararı okuyucuya bırakmıştır. Kitap, Eskiçağ’daki din ve tanrı kavramı hakkında bilgi sahibi olmak isteyen okuyuculara hitap ediyor. Kitap, Cumhuriyet zamanında başlanan Latin klasikleri çevirisine bir katkı olarak düşünülebilir.