Ruşen Keleş – Kentleşme Politikası (2013)

  • KENTLEŞME POLİTİKASI, Ruşen Keleş, İmge Yayınları, kent, 703 sayfa

KENTLESME

Ruşen Keleş’in ilk baskısı 1984’te yapılan ‘Kentleşme Politikası’, aradan geçen zamanda onlarca baskı yaparak, kent-çevre yazını alanında haklı bir üne kavuşmuş. Kitapta kentleşme, arsa spekülasyonu, konut, gecekondu, imar ve  çevre konuları kapsamlı bir şekilde açıklandığı gibi, bu alanlardaki sorunlar saptanıyor ve bunlara dair çözüm önerileri sunuluyor. Keleş’in çalışması, yıllardır çarpıklığından kurtulamayarak kimliklerini yitirmiş kentlerin bu hale gelmesindeki başlıca etken olan iktidarların kalkınmacı politikalarını sorguluyor ve bu kötü gidişin sona erdirilmesi için yapılması gerekenlerin neler olduğuna odaklanıyor.

Hüseyin Aykol – Aykırı Kadınlar (2012)

  • AYKIRI KADINLAR, Hüseyin Aykol, İmge Kitabevi, kadın, 231 sayfa

 

Türkiye’de hız kazanan kadına yönelik şiddet, geleceğe dair iyimserliğimize büyük darbe vuruyor. Bu dönemde yükselişe geçen muhafazakârlığın, bir özne olarak yer almaya çalışan kadını, toplumsal ve siyasal alandan yalıtmaya, silmeye çalışması bunun önemli nedenlerinden. Hüseyin Aykol, bu konudaki ümitsizliğimizi bir nebze de olsa kırabilecek ‘Aykırı Kadınlar’da, Osmanlı’dan günümüze devrimci bir dizi kadının portresini karşımıza çıkarıyor. Kitap, aslında toplumsal mücadelenin kadınlarla dolu olduğunu, ama “erkek tarihin” onları ya görmezden geldiği ya da kısa ve önemsiz bir biçimde naklettiği gerçeğini yeniden hatırlatıyor.

Güngör Aydın – Vali (2012)

  • VALİ, Güngör Aydın, İmge Kitabevi, anı, 270 sayfa

 

Güngör Aydın, yetmiş yılı aşkın yaşamı içinde kaymakamlık ve valilik gibi yönetsel görevlerin yanı sıra, Mülkiyeliler Birliği, Halkevleri ve İnsan Hakları Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarında, Demokrasi Kurultayı, Anayasa Kurultayı ve Aydınlar Dilekçesi gibi aydın girişimlerinde demokrasi ve insan hakları savaşımı vermiş bir isim. Güngör, 1978’de Elazığ valiliği yaptığı sırada, Alevileri katletmeye hazırlanan gerici kitleyi, yetkilerini zorlayarak engellemiş ve büyük bir katliamın yaşanmasının da önüne geçmişti. Onun anılarından oluşan eldeki kitap, bu mücadeleci kişiliğin hikâyesini ilk ağızdan vermesiyle önemli.

Nahit Duru – Arayış (2012)

  • ARAYIŞ, Nahit Duru, İmge Kitabevi, anı, 280 sayfa

 

Ulus gazetesinde mesleğe başlayan Nahit Duru’nun gazetecilik macerası, Toplum dergisi, Hürriyet, Barış, 7 Gün dergisi ve Dünya gazetesi gibi mecralarda sürmüş. Duru, 12 Eylül’de Ecevit’in başyazarlığını ve yayın danışmanlığını yaptığı Arayış dergisinin yazı işleri müdürlüğü görevini de üstlenmişti. İşte bu kitap, darbe döneminde Duru ve arkadaşlarının, söz konusu dergiyi yayımlarken verdikleri demokrasi ve basın özgürlüğü mücadelesini anlatıyor. Duru, sıkıyönetim komutanlarından tehditler aldığı bu dönemi anlatırken, Bülent Ecevit, Ertuğrul Özkök, Oruç Aruoba ve Aydın Doğan gibi isimlerin çabalarına da yer veriyor.

Serpil Çelenk Güvenç – Darağacına Mektuplar (2012)

  • DARAĞACINA MEKTUPLAR, Serpil Çelenk Güvenç, İmge Kitabevi, siyaset, 406 sayfa

 

Serpil Çelenk Güvenç ‘Darağacına Mektuplar’da, 1971’den itibaren, 12 Mart muhtırası, idam ve infazlarının basında yankılanışını, yani 12 Mart’ta gerçekleşen idam ve katliamların, yerli ve yabancı basındaki yansımalarını sunuyor. Kitap, bir toplumsal bellek çalışması olduğu kadar, basının darbe karşısındaki ibretlik tavrını gözler önüne sermesiyle de dikkat çekiyor diyebiliriz. Zira buradaki belgeler, sağ yayın organları ve yazarlarının tümünün, 12 Mart askeri cuntasından yana tavır aldıkları, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarını olumladıkları, idam kararı veren mahkemelere alkış tuttukları görülüyor.

Bekir Onur – Çağdaş Müze, Eğitim ve Gelişim (2012)

  • ÇAĞDAŞ MÜZE, EĞİTİM VE GELİŞİM, Bekir Onur, İmge Yayınları, inceleme, 438 sayfa

 

Türkiye’de müzecilik faaliyetlerine getirilen eleştirilerden biri, bu kurumların günlük yaşamın ve eğitimin vazgeçilmez birer parçası olamaması. Bekir Onur da elimizdeki çalışmasında, dünya çapında müzecilik alanında yaşanan dönüşümler ekseninde, “Nasıl bir müze?” sorusunun yanıtını arıyor. Müzenin kısa tarihini vererek kitabına başlayan Onur, müzecilikte yeni yönelimleri, müze ziyaretçi profillerine dair araştırmaları ve müzenin toplumsal işlevlerini ele alıyor. Çocuk ve üniversite müzelerini de inceleyen Onur’un kitabını dikkat çekici kılan bir husus da, müzelerdeki eğitim, öğrenme ve çocuk gelişimi etkinliklerini incelemesi.

Laura A. Jana ve Jennifer Shu – Yemek Savaşları (2011)

  • YEMEK SAVAŞLARI, Laura A. Jana ve Jennifer Shu, çeviren: Cengizhan Elmas, İmge Yayınları, yemek, 335 sayfa

 

İki yazarlı ‘Yemek Savaşları’, çocukların hayat boyu sürdürebilecekleri sağlıklı beslenme alışkanlıklarını geliştirmelerine yardımcı olmasıyla, bilhassa çocuk beslenmesiyle ilgili sorunlar yaşayan ebeveynlere hitap ediyor. Bilen bilir, çocuk beslenmesi, ebeveynler için sürekli bir sıkıntı haline işaret eder. Kitabı bu yönüyle özgün kılan husus, çocukların yemek zorunda oldukları ve tüketmek istedikleri gıdalar arasında gerçekçi bir orta yol bulmaya yardımcı olması. Kitap, çocukların beslenmeyle ilgili özel ve inatçı durumları için, çocuğun iştahını artırmaktan sofrayı hazırlamaya kadar birçok pratik ve bilgilendirici öneri barındırıyor.

Slavoj Žižek – Olumsuzla Oyalanma (2011)

  • OLUMSUZLA OYALANMA, Slavoj Žižek, çeviren: Hakan Gür, İmge Yayınları, felsefe, 437 sayfa

 

Radikal solun ünlü düşünürlerinden Slavoj Žižek, ‘Olumsuz Oyalanma’ isimli bu kitabında, günümüzdeki milliyetçilik ve etnik çatışmaların yarattığı sorunları felsefeye, özellikle de Alman idealizmine geri dönerek çözmeye koyuluyor. Bunun için, ilk başta Kant ve Hegel üzerinden bir ideoloji kritiğini ortaya koyan Žižek, söz konusu ideoloji kritiğini, bugünün toplumunun dinamiğini ortaya dökecek bir yöntem olarak tasarlıyor. Postmodern düşünürlerin aksine, Kant ve Hegel’i sahiplenerek onların görüşleri ekseninde günümüz felsefe ve siyasetini yorumlamaya koyulan Žižek, görüşlerini opera ve kara film de dahil, pekçok ilginç örnekle besliyor.

Serdar Şahinkaya – Mutfaktan Sofraya (2011)

  • MUTFAKTAN SOFRAYA, Serdar Şahinkaya, İmge Yayınları, yemek, 176 sayfa

 

Serdar Şahinkaya ‘Mutfaktan Sofraya’ adlı elimizdeki kitabında, klasik yemek tariflerini vermek yerine, hayattan zevk almanın özgün bir biçimi olarak yemek yapmayı anlatıyor. Şahinkaya’nın yemek üzerine yazıları, yemek yapmanın aslında eğlenceli, heyecanlı, huzurlu ve dinlendirici bir etkinlik olduğunu gösteriyor. Yazarın, çocukluğunun geçtiği İzmir’de şeker bayramlarındaki baklava imecesini anlatarak başladığı kitabı, Türkiye’nin bazı bölgelerindeki lezzetlerin de izini sürüyor. Şahinkaya bunun yanı sıra, çiftlik çipurası, İzmir usülü enginar dolması, kurutulmuş biber dolması, limon kabuğu rendeli dil tavası, bardak tatlısı ve asma yaprağında sardalye gibi bazı ilgi çekici yemek tarifleri de veriyor. Kitap, yemek yapma meraklıları için olduğu kadar, sofra muhabbetini sevenlerin de ilgisini çekebilecek nitelikte.

David Elkind – Oyunun Gücü (2011)

  • OYUNUN GÜCÜ, David Elkind, yayına hazırlayan: Bekir Onur, çeviren: Demet Erol Öngen, İmge Kitabevi, eğitim, 310 sayfa

Çocuk gelişimi uzmanı David Elkind ‘Oyunun Gücü’nde, oyunun, çocukların evdeki, okuldaki ve topluluk içindeki yaşamlarında nasıl daha etkin hale getirilebileceğini irdeliyor. Bilişsel/güdüsel bir oyun gelişimi kuramını geliştiren yazar, yaratılan yüksek teknolojili ticarileştirilmiş dünyanın çocuğun gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerini eleştiriyor. “Çocukların kendiliğinden ve kendi girişimleriyle başlattıkları oyunlara girişememelerinin psikolojik sonuçları, önemli olduğu kadar kaygı verici bir sorundur,” diyen Elkind, oyuncakların edilgin tüketim alışkanlıklarının ötesine geeçemediğini belirtiyor. Çocukların oyunlara girişmesini engelleyen toplumsal gelişmeleri değerlendirmekle başlayan kitap, oyunların, çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini beslemeleri konusundaki hayati rolünü ortaya koyuyor.