Sungur Savran – Ekonomi Politik ve Marksist Eleştirisi (2025)

Sungur Savran’ın ‘Ekonomi Politik ve Marksist Eleştirisi’ adlı eseri, yalnızca akademik bir doktora tezi değil; Marksist iktisadın temel kavramlarını, klasik ekonomi politikle olan hesaplaşmasını ve 20. yüzyılda yaşanan büyük teorik tartışmaları bütünlüklü bir şekilde sunan kapsamlı bir inceleme. Kitap, üç temel eksen etrafında yapılandırılmıştır ve her bir eksen, farklı okuma yolları öneriyor.

İlk olarak, kitap Marx’ın Kapital’ine derinlemesine bir giriş niteliğinde. Marx’ın kapitalist üretim tarzını analiz etme yöntemine dair kavramsal açıklık ve teorik tutarlılık, eserin temel direklerinden biri. Savran, Marx’ın emek-değer teorisinden artı-değer analizine kadar pek çok başlığı detaylı biçimde işliyor. Bu yönüyle eser, hem öğrenciler hem de Marksist iktisada ilgi duyanlar için bir referans kaynağı.

İkinci olarak, klasik ekonomi politiğin iki kurucu ismi olan Adam Smith ve David Ricardo ile Marx’ın ayrıştığı noktalar dikkatle ele alınıyor. Marx’ın, Smith ve Ricardo’dan devraldığı kuramsal temelleri nasıl radikal biçimde dönüştürdüğü ve onları kapitalizmin eleştirisine yönlendirdiği gösteriliyor. Bu çerçevede kitap, Marksist yöntemin tarihsel gelişimini anlamak isteyenler için güçlü bir karşılaştırmalı analiz sunuyor.

Üçüncü eksen, 20. yüzyılda Sraffacı yaklaşımın Marksist değere dayalı kurama yönelttiği eleştiriler çerçevesinde gelişen tartışmalara odaklanıyor. Piero Sraffa’nın ‘Malların Mallarla Üretimi’ adlı eseriyle başlayan bu teorik kırılma, değer teorisinin geçerliliği, emek kavramının önemi ve iktisadın yapısal çerçevesi üzerine yoğunlaşan bir polemik yaratmıştı. Savran, bu çetin teorik mücadeleyi yalnızca aktarmakla kalmıyor; eleştirel bir tutumla değerlendiyor ve tartışmanın merkezine Marksist ekonomi politiğin sürekliliğini yerleştiriyor.

‘Ekonomi Politik ve Marksist Eleştirisi’, sadece bir tarihsel arka plan sunmakla kalmıyor, aynı zamanda okuyucuyu bugünün dünyasında kapitalist sistemin çözümlemelerine dair yeni sorular sormaya teşvik ediyor.

  • Künye: Sungur Savran – Ekonomi Politik ve Marksist Eleştirisi: Smith, Ricardo, Marx, Sraffa, Yordam Kitap, inceleme, 384 sayfa, 2025

Michael Quante – Uzlaşmaz Marx (2024)

Dinî çatışmalar, doğal kaynaklar için verilen mücadeleler, savaşlar, Avrupa kapılarına dayanan mülteci akınları, iklim değişikliklerinin neden olduğu doğal afetler ve bunlara eşlik eden kıtlıklar…

‘Uzlaşmaz Marx’, günümüz kapitalizminin yarattığı bu yıkıcı kargaşa karşısında, onun uzlaşmaz muarızı Marx’ın analitik ve eleştirel gücünün güncelliğini vurguluyor.

Marx’ın düşünce sisteminin fikirler tarihi kanonunun tozlu raflarına kaldırılamayacak kadar canlı olduğunu hatırlatırken, bu güncelliğin sanılandan çok daha kapsamlı olduğuna işaret ediyor: Marx, son on yılda liberal ya da muhafazakâr iktisatçıların dahi sıklıkla hakkını verdiği üzere, basitçe ve sadece kapitalist ekonomik krizlerin bir teorisyeni değildir.

Marx’ın ekonomi politik eleştirisinin temel kavramları insan varoluşuna ilişkin bir dizi etik, felsefi, antropolojik tartışmanın kapısını aralar.

Michael Quante’ye göre Marx’ın “modern kapitalist toplum düzenine ilişkin analizi, içinde bulunduğumuz durumda sorun çözme potansiyeline ve eleştirel güce sahip olmaya devam eden felsefi kavramlarla desteklenmektedir” ve Marksist düşünce, güncelliğini öncelikle bu tartışma izleklerine borçludur.

Yazar, ‘Uzlaşmaz Marx: Kargaşa İçindeki Dünya’yı tam da Marx’ın düşüncesindeki bu kalıcı potansiyeli ve gücü akademik tartışmaların ötesine taşımak, günümüz okurlarına “kendi yaşam gerçekleri üzerine düşünmelerini ve böylece eleştirel bir mesafe koymalarını sağlayabilecek düşünce motiflerini ve içgörüleri” sunmak için kaleme almış.

Zira dünya halklarının “krizlere ve küreselleşmeyle beraber her yerde hüküm süren zorluklara karşı tepkisini, milliyetçilikle, dışlamayla ve çözüm yerine sadece yeni baskılar vadeden siyaseten gerici stratejilerle” verdiğini kaygıyla not düşer.

  • Künye: Michael Quante – Uzlaşmaz Marx: Kargaşa İçindeki Dünya, çeviren: Sezer Karagöz, Yordam Kitap, siyaset, 128 sayfa, 2024

Richard Marsden – Sermayenin Doğası (2024)

Sanallığı benimsememize karşın sahiciliğe özlem duyuyoruz.

Geleceğe hızla atılmamıza rağmen geçmişin hasretini çekiyoruz.

‘Sermayenin Doğası’, toplumsal yaşamın mekânsal ve zamansal koordinatlarındaki süregelen rahatsızlığın tam ortasındaki bu gerilimi açıklamayı amaçlar.

Bunu, Marx ve Foucault’yu eleştirel gerçekliğin merceğinden tekrar okuyarak ve toplumsal teorilerinin esastan uyuşmadığı yönündeki yaygın kanıyı altüst ederek yapar.

Netice Marx’ın “toplumsal üretim ilişkileri” ile Foucault’nun “disipline eden iktidarı” arasında konumlanan aydınlatıcı bir sentezdir.

Yazar bu sentezden eylem kapasitemizin maddi nedeninin bir modelini inşa eder: sermaye, toplumun genetik kodu.

Kitapta Foucault’nun iktidar kavramı Marx’ın analitiğinin merkezine yerleştirilir.

İktidar mantığı ve değer yasası; disipline eden teknolojiler ve sermaye birikiminin genişleyip yükselen sarmalları iç içe geçerek birbirine karışır.

Foucault iktidarın “nasılını” Marx ise “nedenini” açıklar.

Kitapta ikisinin birlikte postmodernitenin koşullarını şekillendiren geçerli üretim ilişkilerinin etkin mantığını tanımladıkları öne sürülüyor.

Kavramsal açıdan özgün ve açıkça yazılmış bu ikonoklastik eser; toplum, iktisat ve siyasal teori ile eleştirel organizasyon, yönetim çalışmaları ve postmodernizm alanlarında okuyan ve araştıranlarca hoşnutlukla karşılanacaktır.

  • Künye: Richard Marsden – Sermayenin Doğası: Foucault’dan Sonra Marx, çeviren: Yunus Emre Ceren, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 352 sayfa, 2024

Henri Mendras, Jean Etienne – Sosyolojinin Kurucuları (2024)

Bu kitap bir sosyolojik düşünce tarihi değildir.

Dört büyük sosyolog bu kitapta kendi namına değil, çağdaş sosyologlara faydalı olmaya devam ettikleri için incelenmiş.

Her birinin dehası, modern toplumları anlamak amacıyla genel bir paradigma geliştirirken, aynı zamanda bu paradigmayı kusursuzlaştırmak ve yorumlayıcı bir toplum kuramına dönüştürmek için özel tanımlayıcı çalışmalar yürütmeleridir.

Genelleme ve ampirik araştırma arasında gidip gelmek sosyal bilimlerin, hatta aslında tüm bilimlerin başvurduğu bir yaklaşımdır.

Toplumu okumaları kadar yöntem konusundaki dersleri de sosyal bilimlere yeni giriş yapanların ilgisini çekmelidir.

Tocqueville, Marx, Weber ve Durkheim’den her biri kendi açıklama anahtarına vardı: Eşitliğin ilerlemesi, sınıf mücadelesi, toplumsal rollerin farklılaşması ve akılcılaştırma (rasyonalizasyon) her zaman çağdaş sosyologlar tarafından incelenen mekanizmalar oldu.

Bu makro-sosyolojik karşılaştırmacılık örnek teşkil etmeye devam ediyor; geleceğin sosyologları olsun ya da olmasın, tüm genç beyinler bu yaklaşımdan beslenmelidirler.

  • Künye: Henri Mendras, Jean Etienne – Sosyolojinin Kurucuları: Tocqueville, Marx, Durkheim, Weber, çeviren: Zuhal Karagöz, Albaraka Yayınları, sosyoloji, 220 sayfa, 2024

Philip J. Kain – Marx ve Etik (2023)

Marx’ın erken dönem yazılarından sonraki dönemde yazdıklarına uzanan bir çizgide onun etik üzerine düşüncelerini kapsamlı bir incelemeye tutan Philip J. Kain, Marx’ın etik anlayışının, etik kavramına yaklaşımının farklı dönemlerde geçirdiği çeşitli değişim ve dönüşümlerin izini sürüyor.’Marx ve Etik’, bir yandan Marx’ın kendi görüşlerini temellendirdiği Aristoteles, Kant, Hegel gibi isimleri, onlarla birleştiği ve ayrıldığı noktaları etraflı biçimde ele alırken bir yandan da Marx üzerine yazan çağdaş bazı düşünürlerin görüşlerini masaya yatırıyor, yaptığı değerlendirmelerle tartışmalara önemli bir katkı sunuyor; Marx’ın etik anlayışında değişmeler olduğu iddiasını ortaya koymanın, Marx’ın düşüncesinin farklı dönemlerinin daha dikkatli bir çözümlemesini olanaklı kılacağını ileri sürüyor.

Marx’ın entelektüel gelişimini takip açısından önemli olduğu kadar devlet, toplum, emek, yabancılaşma, özgürlük, ahlâk ve “öz” kavramlarına verdiği anlam gibi konularda da kapsamlı bir çalışma…

Kitap, Marx’ın etik düşüncesini anlamamıza kayda değer ve ufuk açıcı bir katkı.

Kitaptan bir alıntı:

“Marx’ın, düşüncesinin her döneminde sadık kaldığı tek bir etik kuramı olduğunu düşünmediğimden, bu kitaba Marx’ın Etiği değil de ‘Marx ve Etik’ adını verdim. (…) Benim Marx’la ilgili yorumum, Marx üzerine yazan çağdaş kimi düşünürlerinkinden çok keskin biçimde farklı.”

  • Künye: Philip J. Kain – Marx ve Etik, çeviren: Yavuz Kılıç, İletişim Yayınları, felsefe, 284 sayfa, 2023

Kolektif – Karl Marx, Biyografi (2022)

‘Karl Marx, Biyografi’, BBC’nin milenyum anketinden “bin yılın en büyük düşünürü” olduğu doğrulanarak çıkan Karl Marx’ın yaşamı ve düşünceleri üzerine bugüne dek yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri.

İçeriden bakanlar için dara düştüklerinde hızlıca el uzatacakları bir başvuru kaynağı, dışarıdan bakanlar için yeterince anlam veremedikleri toplumsal mücadelelerin neden ve sonuçlarını ve onları anlamlandıran düşünceleri kavramalarına yardımcı olacak bir kılavuz ve nihayet eleştirel düşünce peşinde koşmaya arzulu ve yazgılı olanlar için Marx’ın düşüncesini, bizzat Marx’ın kendi yapıtlarından öğrenmeye özendirilecekleri ve sevk edilecekleri bir entelektüel sıçrama noktası…

Marx, parlak bir akademik kariyeri, varlıklı bir bilim insanının ya da ünlü bir yazarın rahat yaşamını teperek bir siyasal sürgünün zorlu kaderini seçti.

Bütün yaşamı boyunca amansız eleştiri silahını elinden düşürmeksizin egemen sınıflara ve onların ideolog ve siyasal önderlerine meydan okuyarak yanlış fikirlere, düzmece şiarlara, sahte teorilere, eylemsizliğe ve ikiyüzlülüğe karşı savaştı.

Yordam Kitap, kitlelerin kurtuluş mücadelesi tarihinde yeni bir sayfa açan bu büyük devrimcinin, enternasyonal işçi sınıfının önderi Karl Marx’ın yaşam öyküsünü Ertuğrul Kürkçü’nün yetkin çevirisiyle sunuyor.

  • Künye: P.N. Fedoseyev, Irene Bakh, L. I. Golman, N. Y. Kolpinski, B. Krilov, I. I. Kuzminov, A. I. Maliş, V. G. Mosolov ve Yevgeniya Stepanova – Karl Marx, Biyografi, çeviren: Ertuğrul Kürkçü, Yordam Kitap, 640 sayfa, biyografi, 2022

Daniel Bensaïd – Davetsiz Misafir: Marx (2022)

‘Davetsiz Misafir: Marx’, Marx’ın ekonomi politik kuramı üzerine harika bir eleştirel inceleme.

Daniel Bensaïd, Marx’ın kuramının kökenlerine iniyor, kuram etrafında dönen tartışmaları ve fikir ayrılıklarını ele alıyor ve Marx’ın düşüncelerinin bugün için neden vazgeçilmez olduğunu gözler önüne seriyor.

Bensaïd, Marx’ın üç eleştiri başlığını, tarihsel akıl, sosyolojik akıl ve bilimsel pozitivizm eleştirisini okurlara sunarken bu konularda gündeme getirilen temel görüşleri ele alıyor: Tarihin sonu felsefesi, proletaryanın kaçınılmaz zaferini ilan eden ekonomik ve toplumsal determinizm, halkların yönelimini tespit ettiğini savunan kesin bilimler.

Bunlar Marx’ın yönelttiği eleştirilerin temelini oluştururken kitabın genel çerçevesini de belirliyor.

Bensaïd, Marx’ın temel eserlerini yeniden ve ısrarla okumanın çağdaş soruları yanıtlamada, günümüz dönüşümlerini ve krizlerini anlamlandırmada, cinsiyet, milliyet, din gibi çeşitli çatışma odaklarının Marksist kuramda nasıl ele alındığının ve güncel olarak hangi bağlamlarda ele alınabileceğinin düşünülmesinde işaret ettiği yolların izini sürüyor.

‘Davetsiz Misafir: Marx’, Marx’ın eleştirel bakış açısının kendi dönemindeki etkilerini tartışırken bunların bugüne, güncelliğe yankılarına kulak vermeye davet ediyor.

  • Künye: Daniel Bensaïd – Davetsiz Misafir: Marx: Eleştirel Bir Serüvenin Güçlü ve Zayıf Yanları, çeviren: Mehmet Sert, Yordam Kitap, inceleme, 480 sayfa, 2022

David Harvey – Sermayenin Sınırları (2022)

‘Sermayenin Sınırları’, Marx’ın ‘Kapital’inin fikri mimarisi hakkında altın değerinde bir çalışma.

David Harvey bugün klasikleşmiş bu yapıtında çarpıcı şekilde ‘Kapital’i, Marksist kuramın gelişimini merkeze alarak anlatıyor.

Kapitalist gelişmenin tarihine ve coğrafyasına dair en güçlü kuramsal yaklaşımlardan birini geliştiren Harvey, ufuk açıcı metnini günümüzde dünya pazarlarında hakim olan karışıklığa dair kapsamlı bir tartışmayla güncelliyor.

“Kurgusal sermaye” ve “eşitsiz coğrafi gelişme” gibi kavramları derinleştiren Harvey, okuru, Marx’ın kâr oranının düşmesiyle ilgili çok tartışılan argümanıyla başlayıp Marx’ın çalışmalarının jeopolitik ve coğrafi içerimlerine zamanlıca bir girişle kapanan bir yolculuğa çıkarıyor ve aynı zamanda “kurgusal sermaye” ve “eşitsiz coğrafi gelişme” gibi kavramları derinleştirerek, okuru krizin formasyonunun katmanlarından adım adım geçiriyor.

‘Sermayenin Sınırları, üç açıdan okura yeni fırsatlar sunuyor.

Birincisi ve en önemlisi, eser, ‘Kapital’in ele aldığı temel konuları günümüz okuru için anlaşılır kılmayı amaçlıyor.

Bu sayede, Kapital’in fikri mimarisini anlamamıza yardımcı oluyor.

İkincisi, ‘Sermayenin Sınırları’, yirminci yüzyılda Marksist düşünürlerin yaptıkları katkıları özetliyor. Eser, yüz elli yılı aşkın bir süreçte oluşmuş kuramsal dağınıklığı, ‘Kapital’i merkeze alarak toparlıyor ve kuramsal gelişmeleri okura sunuyor.

Son olarak Harvey, birikim kuramına ilişkin özgün fikirlerini de okurla paylaşıyor.

Harvey’in daha yakın tarihli eserlerinde sıklıkla kullandığı birçok kavramın bu eserde yaptığı ‘Kapital’ okuması sayesinde ortaya çıktığı söylenebilir.

  • Künye: David Harvey – Sermayenin Sınırları, çeviren: Utku Balaban, Nika Yayınevi, iktisat, 594 sayfa, 2022

Karl Marx ve Friedrich Engels – Komünist Manifesto (2022)

‘Komünist Manifesto’nun zengin bir yeni baskısını arayanları bu tarafa alalım.

Bu edisyona, Marx ve Engels’in, eserin farklı baskıları için yazdıkları önsözler ile Tarık Ali ve aktivist Michael Roberts’ın eleştirel makaleleri de eşlik ediyor.

“Bir dehanın berraklığı ve ihtişamıyla yazılan bu eser, yepyeni bir dünya görüşünü, tutarlı materyalizmi ve sosyal yaşamı ana hatlarıyla ortaya koyuyor.”  – Vladimir Lenin

İlk olarak 1848 yılında Avrupa’daki devrimler öncesinde yayımlanan ‘Komünist Manifesto’, Marx ve Engels tarafından hararetli entelektüel paylaşımlar neticesinde geliştirilmiş tutarlı ve öngörülü fikriyatın bir sonucu.

Tarihsel materyalizmin prensiplerini formüle eden eser, işgücünün zenginlik getireceğini ve bu sebepten de kapitalizmin sömürücü ve özgürlüğe karşı ahlak dışı bir yaklaşım olduğunu öne sürüyor.

Eldeki edisyonda, ‘Komünist Manifesto’nun yanı sıra, sonraki tarihlerde çeşitli dillerde yapılan baskılara Marx ve Engels tarafından yazılan önsözleri ile çağımızın önde gelen Marksist yazarlarından Tarık Ali’nin sunumu ve aktivist yazar Michael Roberts’ın eleştirel makalesi de yer alıyor.

  • Künye: Karl Marx ve Friedrich Engels – Komünist Manifesto, çeviren: Levent Konca, İthaki Yayınları, siyaset, 2022

Marcello Musto – Karl Marx’ın Son Yılları (2021)

Marx’ın son yıllarında yazmaya son verdiği yahut Avrupa-merkezci olduğu iddialarına yanıt veren eşsiz bir kitap.

Marcello Musto, Marx’ın son yıllarında döneminin yeni antropolojik keşiflerinden nasıl sonuçlar çıkardığını gözler önüne seriyor.

Marx yaşamının son yıllarında, hayatını kaybettiği 1883’ten önce, bakışını farklı yönlere de çevirdi: Dönemin yeni antropolojik keşiflerinden sonuçlar çıkararak kapitalizm öncesi toplumlardaki komünal mülkiyet biçimlerini analiz etti, Rusya’da yükselen halkçı hareketi inceledi, Hindistan, İrlanda, Cezayir ve Mısır’daki sömürgeci baskıya eleştirilerini yöneltti.

Musto, ‘Karl Marx’ın Son Yılları’nda bütün bunları gözler önüne sererek Marx’ın çalışmaları hakkındaki iki yanlış algıyı kırmayı da hedefliyor

Bu algılardan ilki Marx’ın son yıllarında yazmaya son verdiği, ikincisi ise Marx’ın bir Avrupa-merkezci olduğu ve yalnızca sınıf çelişkisine odaklandığı.

Musto, Marx’ın son elyazmalarına, defterlerine ve mektuplarına başvurarak, çağdaş eleştirmenlerinin ve takipçilerinin çoğu tarafından resmedilenden farklı bir Marx çıkarıyor karşımıza.

Böylece, bu çalışma, Marx’ın yaşamına dair eksik bırakılmış bir dönemi okurlara sunarken, büyük düşünür ve eylemci hakkındaki önyargıları ve yanlış değerlendirmeleri de karşısına alıyor, onun bazı temel kavramlarının yeniden ve daha derinlemesine bir araştırmasını yapıyor.

  • Künye: Marcello Musto – Karl Marx’ın Son Yılları: Entelektüel Bir Yaşam Öyküsü, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, biyografi, 240 sayfa, 2021