Friedrich Engels – Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni (2019)

Friedrich Engels’in ‘Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni’, ilk kez 1884 yılında basılmıştı.

Kitap hem materyalist tarih yöntemini ustaca kullanması hem de insanlığın soy, aile, kabile ve devlete uzanan macerasını bilimsel yönleriyle irdeleyen ilk bilimsel eserlerden olmasıyla bugün tam bir klasik.

Engels çalışmasında, Amerikalı öncü antropolog Lewis H. Morgan’ın barbarlık ve uygarlık alanında yapmış olduğu araştırmalarından edindiği çığır acıcı veriler ile Karl Marx’ın bu konulardaki fikirlerini rehber ediniyor.

Öte yandan Marx’ın da, Morgan’ın çalışmalarından çıkardığı geniş bir eleştirel özeti de bulunuyor.

Engels, çalışmasında bu notlardan da yararlanarak bir nevi Marx’ın vasiyetini yerine getirmiş oluyor.

  • Künye: Friedrich Engels – Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni, çeviren: Mustafa Tüzel, İş Kültür Yayınları, antropoloji, 236 sayfa, 2019

Melda Yaman ve Özgür Öztürk – Metaların Kerameti (2019)

Melda Yaman ve Özgür Öztürk bu şahane çalışmalarında metaların kendinden menkul görünen kerametinin peşine düşüyor.

Marx’ın ‘Kapital’de geliştirdiği analizi temel izlek edinen yazarlar, bununla da yetinmeyerek metaya ve meta mübadelesine ilişkin, Marx’ı önceleyen Adam Smith ile David Ricardo gibi politik iktisatçıların analizlerine, daha da ileriye uzanarak antik felsefeye giderek politik iktisadın da öncülü kabul edilen Aristoteles’e kulak veriyor.

Yaman ve Öztürk, Marx’ın teorisini incelemeden önce antropolojiden Aristoteles’e, Aristoteles’ten politik iktisada çeşitli analizlerin genel hatlarıyla üstünden geçiyor.

Kitapta,

  • Metanın, meta mübadelesinin ve değerin arkaik kökenleri,
  • Marx’tan 2 bin 200 yıl önce meta mübadelesine ilk kez sistematik biçimde değinen Aristoteles’in katkıları,
  • Marx’ın teorisini hem ondan beslenerek hem de onu eleştirerek inşa ettiği politik iktisat, özellikle de Adam Smith ile David Ricardo’nun teorileri,
  • Marx’ın ‘Kapital’deki, metadan başlayıp değere ve soyut emeğe uzanan analizi,
  • Tarihte, antropolojide ve ilk toplumlarda meta,
  • Politik iktisatta meta ve değer,
  • Meta olarak para,
  • Metaların fetiş karakteri,
  • Ve meta olarak emek gücü gibi birçok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Çalışmanın, metaya ve değere ilişkin yeni düşüncelere, yeni sorulara vesile olacağını, daha ileri analizlere kapı aralayacağını söylemeliyiz.

Öğretim üyeleri iken KHK ile üniversitelerindeki işlerinden atılan Melda Yaman ve Özgür Öztürk, bu süreçten sonra da üretmeye devam eden değerli hocalarımızdan.

Bunun güncel örneği olan elimizdeki kitapları da, Ankara Dayanışma Akademisi’nde verdikleri derslerin ürünü.

  • Künye: Melda Yaman ve Özgür Öztürk – Metaların Kerameti, İletişim Yayınları, iktisat, 230 sayfa, 2018

Mike Davis – Eski Tanrılar, Yeni Bilmeceler (2018)

Amerikalı Marksist tarihçi Mike Davis, tarihsel sosyolojik bir bakışla Karl Marx’ın hem geçmişteki fikirlerinin izini sürüyor hem de Marx’ın dünyanın güncel sorunlarına nasıl yanıt verebileceği üzerine derinlemesine düşünüyor.

“Toplumun devrimci dönüşümüne kimler önderlik edebilir?” ve “Gezegenimizdeki çevresel krizin nedeni ve çözümü nedir?” sorularına Marx’ın fikirlerini referans alarak yanıt vermeye koyulan Davis, kitabının ilk bölümünde Marx’ın ve klasik çerçevedeki diğer sosyalist düşünürlerin paralel bir okumasını yapıyor ve bu düşünürlerin fikirlerinde sınıfsal yeteneklerin ve bilincin nasıl ortaya çıktığını irdeliyor.

Davis, kitaba adını veren ikinci bölümde, Marx’ın ‘Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’ ve ‘Fransa’da Sınıf Mücadeleleri’ adlı eserlerine odaklanıyor ve bunların neden tümüyle devrimci eylemciliğin ivediliği üzerine kurulu bir kazanım olduğunu tartışıyor.

Kitabın üçüncü bölümü, bilim insanı kimliğiyle iklim değişikliği üzerine büyük bir uluslararası tartışmanın fitilini ateşleyen, Marx eleştiricisi Kropotkin’in iklim değişikliğini insanlık tarihinin önemli bir itici gücü olarak saptayan ilk bilim insanı olması üzerine.

Dördüncü bölüm ise, bugünün ekolojik krizi hakkında.

Mike Davis bu son bölümde, iklim değişikliğinin yaratacağı felaketin işçi sınıfı kadar yoksul ülkeleri de nasıl etkileyeceğini anlattıktan sonra, yaklaşan bu felaketi nasıl aşabileceğimizi, sosyalist ve anarşist düşüncenin bunun için sunabileceği pratik çözümleri tartışıyor.

  • Künye: Mike Davis – Eski Tanrılar, Yeni Bilmeceler: Marx’ın Kayıp Teorisi, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, inceleme, 335 sayfa

Nicholas Thoburn – Deleuze, Marx ve Politika (2009)

Nicholas Thoburn bu ilgi çekici kitabında, Gilles Deleuze’ün tamamlayamadığı ‘Marx’ın İhtişamı’ eserini inceleyerek, düşünürün Marx’la bağlanma alanlarını açığa çıkarmayı amaçlıyor.

Thoburn, bu eserden hareketle, Deleuze’ün minör politikasıyla Marx’ın kapitalist dinamikler eleştirisi arasındaki politik, kavramsal ve kültürel bağlamı inceliyor.

Thoburn’un çalışması, Deleuze’ün Marx’a ve Marxçı ilgilere bağlanmasının nasıl yararlı ve yenilikçi politik figürler geliştirebileceğini açığa çıkararak proletarya, değer ve denetim sorunundan iş eleştirisine kadar, bir dizi çevresel ve kavramı irdelemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Nicholas Thoburn – Deleuze, Marx ve Politika, çeviren: Ali Utku ve Mukadder Erkan, Otonom Yayıncılık, siyaset, 286 sayfa

Enzo Traverso – Solun Melankolisi (2018)

Enzo Traverso’nun bu önemli çalışması, geçtiğimiz yüzyılın sol kültürünün melankolik boyutunu inceliyor.

Başka bir deyişle kitap, sosyalizm ve Marksizmin tarihini melankolinin ışığında baştan düşünüyor.

Yalnız burada Traverso’nun tanımladığı şekliyle sol melankoli, kendi içine kapalı bir ıstırap ve hatıra evrenine çekilmek anlamına gelmiyor.

Yazara göre, sol melankoli, tarihsel bir geçiş sürecini kuşatan hisler ve duygular bütünüdür ve ne geçmişe dönüktür ne de acz içindedir.

Yine Traverso’ya göre, sol melankoli geçmişin yükünü taşımaktan kaçınmamalı, yüzünü günün mücadelelerine çevirirken geçmiş başarısızlıklarına dair özeleştiriden sakınmamalıdır.

Kitapta, sol melankolinin izleri sosyalist imgelemin birçok dışavurumu üzerinden, başka bir deyişle sol kültürü biçimlendiren kavram ve imgeler üzerinden irdeleniyor, bu bağlamda pek çok klasik Marksist eserin resim, fotoğraf ve filmlerle ortak paydaları gösterilip kavramlarla imgeler birbirine bağlanıyor.

Kitabın birinci bölümü, solun yenilgi kültürüne genel bir bakış atıyor.

İkinci bölüm, Marksizmin bellek anlayışını resmediyor.

Üçüncü bölüm yas tutma anlayışına resim ve filmlerden hareketle yaklaşırken, dördüncü bölüm

devrimci Bohemya’nın tarihini şekillendiren coşkunluk ve keder arasındaki gerilimi masaya yatırıyor.

Traverso sonraki bölümlerde de, Marksist düşünürler arasındaki üretken, çelişkili, gecikmiş veya ıskalanmış karşılaşmaları ele alıp sol melankolinin şekillendiği patikaları ortaya seriyor.

Yazarın burada, sol melankolinin farklı biçimlerini örneklendiren belli şahıslar olarak ele aldığı isimler ise Marx, Adorno, C.L.R. James, Daniel Bensaïd, Rosa Luxemburg, Walter Benjamin, Gustave Courbet ve Troçki.

  • Künye: Enzo Traverso – Solun Melankolisi: Marksizm, Tarih ve Bellek, çeviren: Elif Ersavcı, İletişim Yayınları, siyaset, 348 sayfa, 2018

Jean-Pierre Durand – Marx’ın Sosyolojisi (2015)

Karl Marx’ın fikirleri, 20. yüzyıl sosyolojisini nasıl etkiledi?

Bu soruya kapsamlı bir yanıt veren Jean-Pierre Durand, Marx’ın kavramsal sisteminde vazgeçilmez yeri olan sömürü teorisi ile devlet ve sosyal sınıflara ilişkin teorilerinin modern sosyolojiyi ne şekilde etkilediğini gözler önüne sermekte.

  • Künye: Jean-Pierre Durand – Marx’ın Sosyolojisi, çeviren: Ali Aktaş, Birikim Yayınları

Kolektif – İktisat Sosyolojisi (2018)

Neoklasik iktisat, tarihselliği dikkate almayışı, toplumsal alandan yalıtılmış homo æconomicus bireyi merkeze alması ve marjinalist temeller üzerine kurulmasıyla sıklıkla eleştirilir.

İktisat sosyolojisi ise, politik ekonomi yaklaşımıyla neoklasik iktisadın birbirini beslemesini sağlayacak bir perspektif kurmayı amaçlar.

Elimizdeki kitap ise, iktisat sosyolojisi alalında çalışanlar için önemli bir kaynak olmaya aday.

Farklı yazarların kurucu düşünürler ve iktisat okulları üzerine kaleme aldıkları yazıları bir araya getiren kitap, Richard Swedberg’in iktisat sosyolojisini kapsamlı bir bakışla irdeleyen bir giriş yazısıyla açılıyor.

Çalışmanın devamında ise,

  • İbn Haldun düşüncesinin iktisat sosyolojisine katkıları,
  • Klasik politik ekonomi,
  • Karl Marx ve iktisat sosyolojisi,
  • Neoklasik iktisat,
  • Max Weber’in iktisat sosyolojisi yaklaşımı,
  • Avusturya İktisat Okulu,
  • Karl Polanyi’nin katkıları,
  • A. Schumpeter’in iktisat sosyolojisi,
  • Ve davranışsal iktisat gibi konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Richard Swedberg, Heinz D. Kurz, Deniz T. Kılınçoğlu, Eren Kırmızıaltın, Gülenay Baş Dinar, Feridun Yılmaz, Mine Kara, Hüseyin Özel, Derya Güler Aydın ve Hüsnü Bilir.

  • Künye: Kolektif – İktisat Sosyolojisi, editör: A. Arif Eren ve Eren Kırmızıaltın, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 419 sayfa, 2018

Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi (2018)

Georg Lukács’ın ölümünden sonra yayınlanma olanağı bulmuş ‘Toplumsal Varlığın Ontolojisi’, aradan geçen yıllara rağmen Marksist literatürün en verimli tartışmaları hakkında halen muhteşem bir kaynak.

Ateş Uslu’nun, esere ve etkilerine dair sağlam bir çerçeve sunduğu sunuş yazısıyla açılan bu kitabında Lukács,

  • Hegel’in doğru ve yanlış ontolojileri,
  • Marx’ın temel ontolojik düşünceleri,
  • Emek,
  • Neo-pozitivist ontoloji,
  • Mekanik materyalist ontoloji,
  • Yeni-Kantçı ontoloji,
  • Neo-pozitivizm ve varoluşçuluk,
  • İdeal ve ideoloji,
  • Yabancılaşma,
  • Emek dışında yeniden üretim dinamikleri,
  • Ve bunun gibi, pek çok önemli konu ve kavramı tartışıyor.

Künye: Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi: Hegel, Marx, Emek, çeviri editörü: Doğan Barış Kılınç, Nota Bene Yayınları, felsefe, 416 sayfa, 2018

Caner Sancaktar – Özyönetim Düşüncesi (2015)

Liberal temsili demokrasiye, özel mülkiyete, kapitalist ekonomiye ve devletçiliğe karşı gelişen 250 yıllık bir birikime dayanan özyönetim düşüncesi, mevcut hayattan memnun olmamak, bunu değiştirmek anlamına gelir.

Caner Sancaktar bu birikimi, Rousseau’ya, “sosyalist özyönetim” sistemiyle yönetilmiş Yugoslavya’ya ve Marx’a uzanarak tartışıyor.

  • Künye: Caner Sancaktar – Özyönetim Düşüncesi, Ayrıntı Yayınları

Kolektif – Tarihsel Sosyoloji ve Uluslararası İlişkiler (2018)

Bu önemli derleme, uluslararası ilişkiler ve tarihsel sosyoloji arasındaki ilişkiyi inceleyen önemli düşünürlerin görüşlerini bir araya getiriyor.

Weberci ve Marksist tarihsel sosyolojiye odaklanan çalışmayı, konuyla ilgili en kapsamlı kitaplardan biri olarak öneriyoruz.

Çalışma, Karl Marx, Fernand Braudel, Immanuel Wallerstein, Theda Skocpol, Charles Tilly, Ulrich Beck, Anthony Giddens, Michael Mann, Norbert Elias, Stephen Gill, Justin Rosenberg, Benno Teschke, Kees Van Der Pijl gibi, alana önemli katkılar yapmış isimlerin fikirlerinin detaylı bir analizini yapıyor.

Kitapta,

  • Marksizm ve uluslararası tarihsel sosyoloji,
  • Yapısal tarih,
  • Ulus devletin oluşumu,
  • Kozmopolitan sosyoloji,
  • Modern devlet sisteminin ortaya çıkışı,
  • İktidarın çokluğu,
  • Uygarlaşma ve devlet oluşumu,
  • Yeni Gramscici eleştirel uluslararası ilişkiler kuramı,
  • Disipliner neoliberalizm,
  • Ve dış politika biçimleri gibi, pek çok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Aslı Akçayöz, Ayşe Sıla Koç, Beyhan Erkurt, Burak Gürel, Burcu Kaleoğlu, Emrah Gülsunar, Emre Demir, Evren Eken, Eylem Özkaya Lassalle, Hüsrev Tabak, İlayda Zengin, İrem Şengül ve Yavuz Yavuz.

  • Künye: Kolektif – Tarihsel Sosyoloji ve Uluslararası İlişkiler, derleyen: Faruk Yalvaç, Nika Yayınevi, sosyoloji, 364 sayfa, 2018