Mustafa Kemal Atatürk – Belgeler, Elyazısıyla Notlar, Yazışmalar (2017)

Büyük bir kısmı Atatürk’ün kendi elyazısıyla yazdığı, Yapı ve Kredi Bankası Arşivi’nde bulunan Atatürk’le ilgili belgelerden bir derleme.

Kitapta,

  • Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri tarafından tutulmuş küçük bir defterdeki 1. Dünya Savaşı sırasındaki yazışmaları,
  • Birinci Meclis’e mebus yollamak istemeyen Yozgat eşrafının mektubu,
  • Mustafa Kemal Paşa’nın Meclis Başkanı seçilmesinden sonra yaptığı konuşmanın metni,
  • Mustafa Kemal Paşa’nın Arif Oruç’la mektuplaşması,
  • Şehzade Ömer Faruk Efendi’nin Anadolu’ya geçmesiyle ilgili yazışmalar,
  • Londra Konferansı hakkında Mustafa Kemal Paşa’nın yazısı,
  • Cemal Paşa’nın Paris’teki temaslarıyla ilgili Mustafa Kemal Paşa’ya mektupları,
  • Başkumandanlık tartışmalarıyla ilgili muhaliflerin eleştirilerine cevaplar,
  • Saltanatın kaldırılması hakkında Meclis’te yaptığı konuşmanın kendi elyazısıyla notları,
  • Ve İsmet İnönü’nün başbakanlıktan ayrıldıktan sonra CHP grubunda yaptığı konuşma gibi çok sayıda metin orijinalleriyle birlikte yer alıyor.

Mustafa Kemal Atatürk külliyatına önemli bir katkı olarak her arşivde muhakkak bulunması gereken bir kaynak.

  • Künye: Mustafa Kemal Atatürk – Belgeler, Elyazısıyla Notlar, Yazışmalar hazırlayan: Yücel Demirel, Yapı Kredi Yayınları, arşiv, 380 sayfa

Ahmet Hamdi Başar – “Gazi Bana Çok Kızmış…” (2007)

  • “GAZİ BANA ÇOK KIZMIŞ…”, Ahmet Hamdi Başar, yayına hazırlayan: Murat Koraltürk, Bilgi Üniversitesi Yayınları, anı, 762 sayfa

gazi-bana-cok-kizmis

“Gazi Bana Çok Kızmış…”, Türkiye yakın tarihinin önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Başar’ın anılarının birinci cildini oluşturuyor. Anıların bu cildinde, Başar’ın Meşrutiyet, Cumhuriyet ve tek parti dönemine dair anıları yer alıyor. Türkiye’nin yakın tarihinde, “Limancı Hamdi” veya “İktisatçı Hamdi” diye de bilinen Başar, İkinci Meşrutiyet döneminden 27 Mayıs askeri darbesine uzanan süreçte, Türkiye’nin sîyasi ve ekonomik gelişmelerine tanıklık etmiş, yakın tarihte yaşanan önemli olayların bizzat içinde yer almış bir fikir ve eylem adamıydı.

İsmail Ünver – En Güzel Uyuyan Adam (2007)

  • EN GÜZEL UYUYAN ADAM, İsmail Ünver, Akis Kitap, tarih, 127 sayfa

en-guzel-uyuyan-adam

2008, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 60. yılı. İsmail Ünver’in ‘En Güzel Uyuyan Adam’ı da, Atatürk’ün hastalığı ve ölümü zaman aralığındaki tarihi ayrıntılara odaklanıyor. Atatürk’ün ölümünden önceki son anları; hasta yatağındayken zihnini meşgul eden sorunlar; son sözleri ve vasiyeti; kendisinin ölümünden sonra Türkiye’de tutulan yas ve Atatürk’ün hastalığı döneminde, özellikle Hatay sorununun üstesinden gelmek için verdiği çaba, kitapta yer alan ayrıntılardan birkaçı. Latife Hanım, Atatürk’ün Hitler’in zulmünden kurtardığı bir profesör ve kendisine hayran Amerikalı genç Curtis ise, kitapta okuyucunun karşısına çıkan kimi simalar.

Emel Akal – Moskova-Ankara-Londra Üçgeninde İştirakiyuncular, Komünistler ve Paşa Hazretleri (2013)

  • MOSKOVA-ANKARA-LONDRA ÜÇGENİNDE İŞTİRAKİYUNCULAR, KOMÜNİSTLER VE PAŞA HAZRETLERİ, Emel Akal, İletişim Yayınları,  inceleme, 559 sayfa

MOSKOVA

Emel Akal, elimizdeki nitelikli çalışmasında, Nisan 1920’den Mart 1921’e kadar, Ankara’daki TBMM Hükümeti’nin, Moskova ve Londra’dan gelen etkilerle iç politikaya nasıl şekil verdiğini irdeliyor. Kitapta, TBMM Hükümeti ile milli mücadelede öne çıkan kadroların kendi aralarındaki ilişki ve çelişkiler; Bakü’de Mustafa Suphi’nin liderliğindeki Türkiye Komünist Partisi’ni, Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası’nı ve Yeşil Ordu Cemiyeti’ni oluşturan siyasi iklim; Ankara, Moskova ve Londra’daki iktidar odaklarının tutumu ve bu ilişkilerin Türkiye iç politika dinamiklerini nasıl etkilediği gibi, ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kolektif – Türkiye ve İran’da Otoriter Modernleşme (2012)

 

Birçok yazarın katkıda bulunduğu eldeki çalışma, Atatürk ve Rıza Şah dönemlerini eksen alarak, 1. Dünya Savaşı sonrası Türkiye ve İran’ındaki otoriter modernizasyonu karşılaştırıyor.

  • Kitapta,
  • Türkiye ve İran’da otoriter yöneticilerin iktidarlarını pekiştirirken karşılaştıkları zorluklar,
  • Rıza Şah’ın yönetiminin diktatörlükten keyfi bir idareye tedrici,
  • İki ülkede siyasi partiler ve parti politikalarının durumu,
  • Türkiye ve İran’ın, erkekler için çıkarılan kıyafet kanunlarıyla, Avrupa âdetleri ve kanunlarını benimseme tavırları,
  • Ve dil reformunda Atatürk ve Rıza Şah’ın bireysel çabaları gibi, ilgi çekici konular tartışılıyor.

Künye: Kolektif – Türkiye’de ve İran’da Otoriter Modernleşme, derleyen: Touraj Atabaki ve Erik Jan Zürcher, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 262 sayfa

Liman von Sanders – Türkiye’de Beş Yıl (2007)

 

Liman von Sanders’in ‘Türkiye’de Beş Yıl’ı, daha önce farklı yayınevlerinden çıkmıştı.

Kitaptaki anılar, Sanders’in, Türkiye’de geçirdiği beş yıl süresince, Balkan Savaşları’nın sonlarından, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisine kadarki tanıklığına yer veriyor.

Sanders, bu dönemde, zamanın padişahı Sultan Reşat’ı, sonra Sultan Vahidettin’i, Sadrazam Sait Halim Paşa’yı, Talât Paşa’yı, Enver Paşa’yı yakından tanıma fırsatı bulmuş, bunun yanında, Mustafa Kemal’le cephede silah arkadaşlığı da yapmıştı.

Sanders’in hatıraları, olağanüstü olayların yaşandığı, imparatorluğun hızla çöktüğü o dönemlere dair hâlâ önemini koruyan bir tanıklık.

Arnold Reisman – Nazizmden Kaçanlar ve Atatürk’ün Vizyonu (2011)

  • NAZİZMDEN KAÇANLAR VE ATATÜRK’ÜN VİZYONU, Arnold Reisman, çeviren: Gül Çağalı Güven, İş Kültür Yayınları, tarih, 619 sayfa

Arnold Reisman, bir kaynak kitap olarak değerlendirilebilecek ‘Nazizm’den Kaçanlar ve Atatürk’ün Vizyonu’nda, Almanya’dan Türkiye’ye gelerek, ülkede üniversitelerin gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarını anlatıyor. Çok sayıda belge, mektup, hatıra, sözlü tarih ve fotoğraftan yararlanan kitap, Almanya’da Nazilerin iktidarı ele geçirmesinden sonra, kendi alanlarında tanınmış akademisyen ve profesyonellerin öyküleriyle başlıyor. Kitap, belki de en çok, bu parlak akademisyenlerin kişisel öyküleriyle dikkat çekiyor diyebiliriz. Reisman’ın da gösterdiği gibi, Nazilerin iktidara gelişi, en çok Türkiye Cumhuriyeti’ne yarayacaktı. Çünkü üniversiteler kurarak modernleşmeyi hedefleyen Atatürk ve diğer yönetici kesim, bu bilim insanları aracılığıyla, Batı standartlarında yüksek öğrenim kurumlarını ortaya koyacaktı.

John Godolphin Bennett – Tanık: Bir Arayışın Hikâyesi (2006)

  • TANIK:  BİR ARAYIŞIN HİKÂYESİ, John Godolphin Bennett, çeviren: Çiçek Öztek, Yapı Kredi Yayınları, otobiyografi, 529 sayfa

Tanık, Atatürk’e Samsun için vize veren John Godolphin Bennett’in (1897-1974) otobiyografisi. Bennett, Asya dilleri ve dinleri üzerine yaptığı incelemeleri ve ayrıca matematikçi ve düşünür yönleriyle bilinir. Atatürk’le vize münasebeti de, Bennett’in İngiliz işgal kuvvetlerinde istihbarat subayı olarak çalıştığı döneme rastlar. Orta Asya’dan Güney Afrika’ya pek çok bölge ve ülke gezen Bennett, bu yolculuklarında, içlerinde Türk mutasavvıflarının da yer aldığı, az tanınan ama önemli manevi önderlerle ve ayrıca 1920’lerde Gürciyev ve Uspenski’yle tanıştı. Kitap, bu önemli ismin Doğu’dan nasıl etkilendiğinin de iyi bir göstergesi.