Ayhan Aktar (haz.) – Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale-Erzurum Günlüğü (2011)

  •  YORGO HACIDİMİTRİADİS’İN AŞKALE-ERZURUM GÜNLÜĞÜ, yayına hazırlayan: Ayhan Aktar, İletişim Yayınları, anı, 325 sayfa

 

Türkiye’de 2. Dünya Savaşı yıllarında uygulanmış Varlık Vergisi, yakın tarihin “azınlık karşıtı” politikalarının en bariz örneklerinden. Uygulamanın mağdurlarından biri de, Yorgo Hacıdimitris’ti. Niğde’de doğan Hacıdimitris, daha sonra İstanbul’a gelerek burada ticarete atılmıştı. Hacıdimitris, 1942’de üstesinden gelemeyeceği bir vergi ödemesiyle karşı karşıya gelir. Kendisine tahakkuk edilen verginin çok az bir kısmını ödeyebilen Hacıdimitris, 5. Kafile ile Erzurum’a yollanmıştı. İşte elimizdeki kitap, evinden binlerce kilometre uzakta, son derece kötü şartlarda yaşamaya mecbur edilen Hacıdimitris’in sürece dair tanıklığından oluşuyor.

Yaşar Ayaşlı – Yeraltında Beş Yıl (2011)

  • YERALTINDA BEŞ YIL, Yaşar Ayaşlı, Yordam Kitap, anı, 414 sayfa

 

68 hareketinin de aktif isimlerinden olan Yaşar Ayaşlı, ‘Yeraltında Beş Yıl’da, 12 Eylül darbesine dair tanıklığını okurlarıyla paylaşıyor. Uzun bir mahpusluk süreci yaşayan Ayaşlı, darbenin ertesinde yurtdışına kaçmak yerine, cuntaya karşı yeraltına çekilen bir grup devrimcinin içinde yer almıştı. Kitap, bu beş yıllık yeraltı mücadelesinde Ayaşlı’nın tanık olduğu işkenceleri, tutuklamaları, sokak infazlarını ve bir avuç devrimcinin bunlara karşı sergilediği büyük direnişi kaleme getiriyor. Anılarını anlatırken, darbenin gerçekleşme sebeplerine de odaklanan yazar, 12 Eylül’le nasıl hesaplaşılabileceği konusunda da yorumlarda bulunuyor.

Mehmet Bayrak – Bir Siyaset Tarzı Olarak Alevi Katliamları (2011)

  • BİR SİYASET TARZI OLARAK ALEVİ KATLİAMLARI, Mehmet Bayrak, Özge Yayınları, inceleme, 552 sayfa

 

Araştırmacı-yazar Mehmet Bayrak elimizdeki kitabında, Alevi toplumunun İslam halifeliğinden bugüne maruz kaldığı katliamları irdeliyor. Çalışmasına İslam halifeliği, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Alevi muhalefeti ve Alevilere uygulanan katliamlarla başlayan Bayrak, bu topraklardaki Kızılbaş/Alevi düşmanlığının ve aydın kıyımının ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor. Bayrak devamında, Alevi katliamlarında derin devletin rolünü ve devletin, bizzat bazı Alevi önderlerini kullanarak bu toplumu ne şekilde asimile etmeye çalıştığını da sorguluyor. Kitapta ayrıca, Maraş katliamı için yakılmış bazı ağıtlara da yer veriliyor.

Leo Damrosch – Jean-Jacques Rousseau (2011)

  • JEAN-JACQUES ROUSSEAU, Leo Damrosch, çeviren: Özge Özköprülü, İş Kültür Yayınları, biyografi, 584 sayfa

 

Leo Damrosch elimizdeki kitabında, “huzursuz dâhi” olarak tanımladığı, dünya düşünce tarihinde önemli bir yeri olan Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau’nun biyografisi kaleme getiriyor. Damrosch’un bu kapsamlı biyografisini dikkat çekici kılan başlıca husus, Rousseau’nun olağanüstü özgün yazılarını, bu yazıları meydana getiren çalkantılı hayat hikâyesiyle harmanlaması. Yazar bunu yaparken de, Rousseau’nun kendi kelimeleri kadar, onu tanıyanların kelimelerine de yer vererek, çalışmasını zenginleştiriyor. Yazar bunların yanı sıra, Rousseau’nun düşüncelerinin insanları neden böylesine heyecanlandırdığına ilişkin önermelerde de bulunuyor.

Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi – Başkaldıran İslam (2011)

  • BAŞKALDIRAN İSLAM, Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi, çeviren: İzzet Tanju, Bağlam Yayınları, siyaset, 320 sayfa

 

Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi ‘Başkaldıran İslam’da, günümüz meselelerinin köklerinin geçmişte olduğunu vurgulayarak, bugünün İslam-Batı çekişmesini geniş bir zaman dilimine yayarak analiz ediyor. Yazarlara göre bu çekişme söz konusu olduğunda üç husus diğerlerinden daha çok öne çıkıyor. Bunlar Batı’daki İslam korkusu, Doğu’dan Batı’ya demografik tehdit ve radikal İslam. İlk olarak bu konulardaki yanlış düşünceleri tashih etmeye koyulan ve “medeniyetler çatışması” gibi tartışmaların yarattığı büyük sınırları sorgulayıp eleştiren yazarlar, İslamiyetin Doğu coğrafyasında karşılaştığı güncel sorunları adım adım ortaya koyuyor.

Emine Gürsoy Naskali (haz.) – 6-7 Eylül Olayları (2007)

  • 6-7 EYLÜL OLAYLARI, Hazırlayan: Emine Gürsoy Naskali, Kitabevi Yayınları, siyaset, 751 sayfa

 

‘6-7 Eylül Olayları’, daha önce yayımlanan ‘Yassıada Zabıtları’nın ikinci cildini oluşturuyor. Hatırlanacağı gibi, Adnan Menderes, Celal Bayar ve Fatin Rüştü Zorlu’nun yargılandıkları Yassıada duruşmalarında başsavcı, 6-7 Eylül 1955 olaylarının, bir hükümet tertibi olduğunu ileri sürmüştü. Naskali’nin bu çalışması ise, yukarıdaki üç ismin, dava seyrinde, olay hakkındaki konuşmalarını bir araya getiriyor. Hüsamettin Cindoruk’un 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili bir yazısına da yer veren kitap, yakın tarihin bu oldukça trajik olayına dair ihmal edilmeyecek kaynaklardan biri. Çalışma, buna ek olarak, Demokrat Parti’nin dış politikası konusunda da önemli ayrıntılar barındırıyor.

Pınar Selek – Maskeler, Süvariler, Gacılar (2011)

  • MASKELER, SÜVARİLER, GACILAR, Pınar Selek, Ayizi Kitap, sosyoloji, 208 sayfa

 

Pınar Selek, ilk baskısı 2001’de yapılan ‘Maskeler, Süvariler, Gacılar’da, bir altkültür mekanı olarak Ülker Sokak’taki hayatı, travesti ve transseksüellerle yaptığı görüşmeler aracılığıyla anlatıyor. İstanbul Beyoğlu’ndaki Ülker Sokak’ta, 1996 baharında çok yönlü bir düzenleme operasyonu yaşandı. Operasyonla amaçlanan, travesti ve transseksüeleri sokaktan sürmekti. Fakat sokak sakinlerinin bu düzenlemeye karşı verdiği mücadele, olayın uzun süre gündemde kalmasına vesile oldu. İşte Selek, sosyolojik-siyasî bir bakış açısıyla, bu sürecin derli toplu bir panoramasını sunuyor. Ataerkil dışlama ve eşcinsellik altkültürünü Türkiye bağlamında inceleyerek çalışmasına başlayan Selek, Ülker Sokak’ta yaşanan şiddeti, hem mekânı “temizlemeyi” amaçlayan dışlayan aktörler hem de burada yaşayan dışlananların gözünden anlatıyor.

Ergün Yıldırım – Ergenekon Ötesi Türk Milliyetçiliği (2011)

  • ERGENEKON ÖTESİ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, Ergün Yıldırım, Hayy Kitap, siyaset, 232 sayfa

 

Ergün Yıldırım ‘Ergenekon Ötesi Türk Milliyetçiliği’nde, Türk milliyetçiliğinin tarihsel varlığını, inşasını ve gelişimini, günümüzün gelişmelerinden hareketle araştırıyor. Kitap, milliyetçilik kavramı, ideolojisi ve teorisini inceleyerek açılıyor. Yıldırım devamında da, küreselleşme ile birlikte Türkiye’de milliyetçiliğin yaşadığı köklü değişimler sonucunda ortaya çıkan Post-Türkçülük ideolojisini irdeliyor. Milliyetçiliğin, kavmiyetçilik temelinde tarihsel bir devamlılık taşıdığı, yani kavmiyetçiliğin, modernliğin parametrelerinde ve pratik ilişkilerinde yeniden üretildiği, Ergün Yıldırım’ın çalışmasında en öne çıkan tezlerden.

Michael Scheuer – Kudret Körlüğü (2007)

  • KUDRET KÖRLÜĞÜ, Michael Scheuer, çeviren: Burcu Duman, Arkadaş Yayınevi, siyaset, 361 sayfa

 

‘Kudret Körlüğü’, ‘Batı Terörle Savaşı Neden Kaybediyor?’ alt başlığını taşıyor. Yazarı Michael Scheuer’in, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nda (CIA) yirmi iki yıl görev yapmış olduğunu belirtelim. Ayrıca Scheuer, 1996-1999 yılları arasında Usame Bin Ladin’in takibinden sorumlu özel birimin şefiydi. Scheuer, 11 Eylül 2001’den sonra, teşkilatını protesto ederek CIA’dan istifa etmişti. “Ben bu kitabı yazarken El Kaide’nin ABD topraklarına yeniden saldıracağından, bir sonraki hasarın 11 Eylül’den çok daha büyük olacağından ve kitle imha silahlarının kullanılacağından kesinlikle eminim.” diyen Scheuer, ABD’nin “terörle mücadele”sine dair önemli ayrıntılar sunuyor.

Richard Stites – Devrimci Hayaller (2011)

  • DEVRİMCİ HAYALLER, Richard Stites, çeviren: Sabri Gürses, Sel Yayıncılık, tarih, 495 sayfa

 

Richard Stites ‘Devrimci Hayaller’de, son dönemlerde Tahrir Meydanı’nda olup bitenlerden de gördüğümüz gibi, devrimi yönlendiren, şekillendiren ve hızlandıran büyük umutları araştırıyor. Stites kitabında, Rus devrim sürecinde yaşanan, 1917 ile 1930 arasında sürmüş ütopyacılık ve sosyal deneyin kaderini inceliyor. “Devrim yeni bir uzam açarak sonsuz manzaraları ortaya çıkarır; yeniden doğumu, temizlenmeyi, kurtuluşu davet eder,” diyen Stites, tarihte bu duyguları uyandırmış en güçlü deneyimlerden biri olan Ekim Devrimi’nde kendine yer bulmuş hayalleri ve ütopyaları araştırıyor. Devrimci imgelemin ve yaratıcı eylemin izini süren çalışma, bunu yaparken de, devrimin öncesinde ve sonrasındaki tarihin fırtınalı dönemine odaklanarak “Rus Devrimi’nde ütopyacılık neden bu kadar öne çıkmıştı?” sorusunun yanıtını arıyor.