Eric Dacheux (der.) – Kamusal Alan (2012)

  • KAMUSAL ALAN, derleyen: Eric Dacheux, çeviren: Hüseyin Köse, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 94 sayfa

 

İletişim bilimleri dergisi CNRS Hermes’te yayımlanmış “Kamusal alan”la ilgili makalelerin derlendiği elimizdeki kitap, politik toplumun ve demokratik yaşamın normatif kavramsallaştırması olarak kamusal alanı değerlendiriyor. Kamusal alan kavramının kökeni; kamusal alan üzerine yürütülen güncel çalışmalar; medyatik kamusal alanın çelişkileri; kamusal alan ve medya; bir kamusal mekan olarak kahvehane; kamusal alan ve ekonomi ilişkileri ve topluluk ve kamusal alan, çalışmada irdelenen bazı konular. Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Peter Dahlgren, Bernard Floris, Tierry Paqout, Etienne Tassin ve Dominique Wolton.

Ernest Callenbach – Ekoloji Cep Rehberi (2012)

  • EKOLOJİ CEP REHBERİ, Ernest Callenbach, çeviren: Egemen Özkan, Sinek Sekiz Yayınevi, ekoloji, 158 sayfa

 

1975’te yayımlanan ve sürdürülebilir yaşam hareketinin ilham kaynaklarından olan ‘Ekotopya’nın yazarı Ernest Callenbach, şimdi de ekolojinin temel kavramlarını sunuyor. Burada yer alan kavramlar, insanların doğal düzene verdiği zararı azaltmayı veya ortadan kaldırmayı amaçlayan ve iş yönetimi, birey yaşamı, aile hayatı, topluluk veya hükümet politikaları gibi alanlarda yaşanan gözle görülür tüm değişimlere ilham veren çevreci hareketin temelini oluşturuyor. Kitap, ekolojik bir anlayış edinmek, böylece insanlar ile diğer canlı türleri için uzun vadeli ve sağlıklı bir geleceğe katkıda bulunmak isteyenler için iyi bir rehber.

August H. Nimtz – Demokrasi Savaşçıları Olarak Marx ve Engels (2012)

  • DEMOKRASİ SAVAŞÇILARI OLARAK MARX VE ENGELS, August H. Nimtz, çeviren: Can Saday, Yordam Kitap, siyaset, 446 sayfa

 

August H. Nimtz elimizdeki kitabında, 20. yüzyılın sonunda dile getirilen, Karl Marx ve Friedrich Engels’in gelecek tasarımları ile siyasî demokrasinin bağdaşmadığı varsayımına cepheden meydan okuyor. Marx ve Engels’in, insanlığın kadim demokrasi mücadelesinde sıçrama dönemi olan 19. yüzyılda demokratik hareketin başkahramanları olduğunu savunan Nimtz, iki ismin, sırf “düşünür” değil, her şeyden önce siyasî eylemci olduğunu ve devrimci bir ortaklık kurduklarını belirtiyor. Nimtz, Marx ve Engels’in 1848-1849 devrimci ayaklanmalarına aktif şekilde katılmalarının, onların demokrasi kavgasına katkıda bulunduğunu da söylüyor.

Hamza Aktan – Kürt Vatandaş (2012)

Hamza Aktan, dikkat çekici çalışması ‘Kürt Vatandaş’ta, Kürtlerin Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne sistemle yaşayageldiği anlaşmazlıkları, bunun daha da billurlaştığı son otuz yıldaki göstergeler üzerinden okumaya girişiyor.

Devletin, silahlı güçler, valiler ve kaymakamlarla tanzim edilmeye çalışıldığı Kürt coğrafyasında, kendine yetebileceğine inanan bir yeni vatandaşlık algısının gün geçtikçe daha net bir şekilde yerleştiğini söyleyen Aktan, bu çekişmeyi siyasetten popüler kültüre, medyadan eğitime, askeriyeden ülke sınırları dışına, kısacası, toplumsal hayatın farklı katmanlarında, ilgi çekici gözlemlerle saptıyor.

  • Künye: Hamza Aktan – Kürt Vatandaş, İletişim Yayınları, siyaset, 196 sayfa

David Abulafia – Büyük Deniz (2012)

  • BÜYÜK DENİZ, David Abulafia, çeviren: Gül Çağalı Güven, Alfa Yayınları, tarih, 755 sayfa

 

David Abulafia ‘Büyük Deniz’de, Akdeniz’in tarihini, denizin kıyılarındaki limanlardaki insanların tarihi ekseninde veriyor. Kitap, Akdeniz’in ticari, kültürel ve siyasal düzlemlerde, İÖ 1200 ertesinden, yani Troya’nın çöktüğü söylenen dönemden 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar ele alıyor. Akdeniz’in tamamını veya büyük bir bölümünü dönüşüme uğratmış halkları ve süreçleri betimleyen Abulafia, Kartaca’nın kurtuluşu, Dubrovnik’in (Raguza) doğuşu, Berberi corsair’lerin etkisi veya Süveyş Kanalı’nın inşası gibi uzun vadede büyük etkiler yapmış olgular ile Hıristiyan ve Müslümanlar arasındaki dinsel etkileşimlere odaklanıyor.

Reinhart Koselleck – Kritik ve Kriz (2012)

  • KRİTİK VE KRİZ, Reinhart Koselleck, çeviren: Eylem Yolsal Murteza, Otonom Yayıncılık, tarih, 264 sayfa

 

Reinhart Koselleck’in ‘Kritik ve Kriz’ini ilgi çekici kılan hususların başında, Aydınlanma’yı, modern egemenliğin krizi bağlamına yerleştirmesi. Koselleck burada, politik krizin başlangıcı ile kökensel bağlantısını aydınlatmak amacıyla, tarihin felsefi anlamını burjuvazinin mutlakıyetçi devlet içindeki politik durumunu araştırarak kavramaya çalışıyor. Yazarın tezi de, mutlakıyetçiliğin, Aydınlanma’nın oluşumunu gerektirdiği ve Aydınlanma’nın da Fransız Devrimi’nin oluşumunun şartlarını sağladığı, şeklinde özetlenebilir. Kitabın bu yönüyle, Aydınlanma üzerine yapılan çalışmalara önemli bir katkı sunacağını söyleyebiliriz.

Rüştü Çelik – Kandiye Olayları (2012)

  • KANDİYE OLAYLARI, Rüştü Çelik, Kitap Yayınevi, tarih, 91 sayfa

 

Rüştü Çelik ‘Kandiye Olayları’nda, 6-7 Eylül 1898’de yaşanan Girit Kandiye merkezli olayları ele alıyor. Müslüman ahalinin, Girit adasında maruz kaldığı baskı ve saldırılar sonucunda meydana gelen Kandiye olayları, Osmanlı asker ve memurlarının Girit’ten çıkartılmasıyla sonuçlanmış ve 1913 yılında imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı devleti, Girit üzerindeki haklarından vazgeçtiğini bildirmişti. Kandiye olayları öncesi adadaki durumu değerlendirerek kitabına başlayan Çelik, devamında da, Kandiye olaylarının yaşanmasını, adanın Osmanlı devletinden fiilen kopuşunu ve bunun sonucunda artan Müslüman göçlerini ele alıyor.

Carme Riera – Maviliğin Sonunda (2012)

  • MAVİLİĞİN SONUNDA, Carme Riera, çeviren: Suna Kılıç, Alef Yayınları, roman, 358 sayfa

 

Carme Riera, Katalan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Riera’nın Türkçeye henüz çevrilen, 1994 tarihli romanı ‘Maviliğin Sonunda’ da, dinsel inançları nedeniyle tehlikeli bir yolculuğa çıkan bir grup insanın hikâyesini anlatıyor. Mallorca’da yaşayan bir grup Yahudi, Hıristiyanlığa dönmüş görünseler de, gizliden gizliye eski inançlarının gereklerini yerine getirmektedir. Fakat engizisyon mahkemesinin artan baskıları, onları korkutmaktadır. Yahudiler, engizisyon mahkemesince tutuklanacakları korkusuyla, 7 Mart 1687 günü gemiyle Mallorca’yı terk edip tehlikeli bir yolculuğa çıkacaktır.

Serpil Çelenk Güvenç – Darağacına Mektuplar (2012)

  • DARAĞACINA MEKTUPLAR, Serpil Çelenk Güvenç, İmge Kitabevi, siyaset, 406 sayfa

 

Serpil Çelenk Güvenç ‘Darağacına Mektuplar’da, 1971’den itibaren, 12 Mart muhtırası, idam ve infazlarının basında yankılanışını, yani 12 Mart’ta gerçekleşen idam ve katliamların, yerli ve yabancı basındaki yansımalarını sunuyor. Kitap, bir toplumsal bellek çalışması olduğu kadar, basının darbe karşısındaki ibretlik tavrını gözler önüne sermesiyle de dikkat çekiyor diyebiliriz. Zira buradaki belgeler, sağ yayın organları ve yazarlarının tümünün, 12 Mart askeri cuntasından yana tavır aldıkları, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarını olumladıkları, idam kararı veren mahkemelere alkış tuttukları görülüyor.

Mutay Öztemiz – Süryaniler (2012)

  • SÜRYANİLER, Mutay Öztemiz, Ayrıntı Yayınları, tarih, 208 sayfa

 

Mutay Öztemiz elimizdeki çalışmasında, Süryanilerin 2. Abdülhamit’ten günümüze uzanan kapsamlı bir tarihini sunuyor. Süryani adı ve kökeni, Süryanilerin kökenleri, Süryaniler ve din, Süryani Ortodoks Kilisesi’nin oluşumu, Süryanilik ve İslami baskı, misyonerlik, Süryanilerin dilleri, Osmanlı döneminde Süryaniler, 1915 olaylarının Süryani demografisine yansıması, Cumhuriyet Türkiyesi’nin Süryanilere yaklaşımı ve 1980’den günümüze Süryani göçleri, kitapta ele alınan konulardan bazıları. Öztemiz’in çalışmasında ayrıca, Süryani kültüründe aile ve kadın, Süryani eğitimi ve ekonomisi gibi ilgi çekici konular da yer alıyor.