Tayeb Salih – Kuzeye Göç Mevsimi (2011)

  • KUZEYE GÖÇ MEVSİMİ, Tayeb Salih, çeviren: Adnan Cihangir, Ayrıntı Yayınları, roman, 136 sayfa

 

Sudanlı yazar Tayeb Salih, yetkin romanı ‘Kuzeye Göç Mevsimi’nde, Batı’da aldığı eğitimden sonra ülkesine dönen anlatıcısının yaşadıklarını hikâye ediyor. Nil kıyısındaki küçük bir köyde geçen roman, anlatıcı ile Mustafa Said ve Said’in karısı Hasna gibi güçlü karakterler ekseninde, köydeki basit yaşamı, köy halkı arasındaki ilişkileri, geleneklerin baskısını ve bireyin bunun karşısındaki özgürlük arayışını anlatıyor. Roman, Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında parçalanmış bu anlatıcının dünyasını ustaca yansıtmasıyla olduğu kadar, bir halkın, sömürge yaşamından sonra yeni bir kimlik arayışına koyuluşunu derinlemesine işlemesiyle de dikkat çekiyor. Salih’in, ilk olarak 1966 yılında yayımlanan romanının, 2001’de, Arap Edebiyat Akademisi tarafından 20. yüzyılın en önemli romanı olarak ilan edildiğini de belirtelim.

Kolektif – Emek Tartışması (2011)

  • EMEK TARTIŞMASI, kolektif, Otonom Yayıncılık, iktisat, 343 sayfa

 

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Emek Tartışması’, kapitalist işin teorisini ve gerçekliğini çok yönlü bir bakışla analiz ediyor. Konunun, geleneksel Marksist perspektiften olduğu kadar, post-modern Marksizmin bakış açısıyla da yorumlandığı kitapta, “soyut-somut emek”, “işçi sınıfı”, “devrimci özne”, “devrimci bilinç”, “sömürü”, “işçi sınıfı örgütleri” gibi temel kavramlar enine boyuna tartışılıyor. Kitap bunun yanı sıra, kapitalist iş ile kapitalist işe dayalı toplumsallığın girift yapısını, bunun ortaya çıkardığı gerçek tahakkümü ve bu bağlam içerisinde kapitalizme karşı mücadelelerin nasıl örgütlenebileceğini de irdeliyor. Kitaba yazılarıyla katılan isimler de şöyle: Ana C. Dinerstein, Michael Neary, John Holloway, Simon Clarke, Werner Bonefeld, Graham Taylor, Massimo De Angelis, Harry Cleaver ve Glenn Rikowski.

Cristóbal de Villalón – Türkiye Seyahati (2011)

  • TÜRKİYE SEYAHATİ, Cristóbal de Villalón, çeviren: Yeliz Demirören, Erko Yayıncılık, seyahatname, 400 sayfa

 

Cristóbal de Villalón’un ‘Türkiye Seyahati’, 1557 yılında yazılan bir elyazması. Daha önce muhtelif yayınevleri tarafından orijinaline sadık kalınmadan kısaltılmış olarak Türkçeye kazandırılan eser, şimdi kaliteli baskısı ve eksiksiz haliyle raflardaki yerini alıyor. Devrin tanınmış yazarlarından olan Villalón bu elyazmasında, Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’daki yaşantıyı, bir esaret öyküsü üzerinden anlatıyor. Üç arkadaş arasındaki sorulu-cevaplı sohbet tarzında kaleme alınmış seyahatnameyi ilginç kılan bir husus da, dönem eserlerindeki fazlasıyla önyargılı, yer yer harakete varan üslup yerine, daha tarafsız bir gözle yazılması.

Mukaddes Erdoğdu Çelik (haz.) – Arap İsyanları (2011)

  • ARAP İSYANLARI, yayına hazırlayan: Mukaddes Erdoğdu Çelik, Akademi Yayınları, inceleme, 255 sayfa

 

‘Arap İsyanları’ adlı elimizdeki kitap, son dönemlerde Arap coğrafyasında ortaya çıkan başkaldırmaları, kasırga gibi bölgenin tümüne hızla yayılan büyük dönüşümü yazılar, röportajlar, çeviri yazılar ve teorik yazılar yoluyla anlamaya çalışıyor. Bölgede işsizlik ve yoksulluğa karşı isyanın başlama süreci; Arap isyanlarıyla Filistin sorunu arasındaki ilişki; emperyalist güçlerin bölgede gerçekleşen isyanları kendi lehlerine çevirme çabaları; isyanın doğurduğu yeni Arap solunun nitelikleri; devrim sürecinde politik İslam’ın çıkmazı ve Arap coğrafyasında bir “yeşil sosyalizm”in mümkün olup olmadığı, kitapta irdelenen konulardan birkaçı.

Erdem Yeşilada – Doğadan Gelen Sağlık: Bitki Çayları (2011)

  • DOĞADAN GELEN SAĞLIK: BİTKİ ÇAYLARI, Erdem Yeşilada, Era Yayıncılık, sağlık, 168 sayfa

 

Bitkiler, bilinen en eski ve en basit uygulamalardan biri. Erdem Yeşilada bu kitabında, bitkilerin merak edilen faydalarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Bitki çayları, hastalıkların tedavisinde ve hastalıklardan korunmak için sıklıkla tercih ediliyor. Fakat bitki çaylarından tam anlamıyla yararlanmak için, bitkisel çayların bilinçli olarak hazırlanması ve tüketilmesi gerekiyor. Çünkü bazı bitki çayları, hazırlanma şekillerine göre faklı etkiler gösterebiliyor. İşte, bitki çaylarının bilinçli tüketimine dikkat çekmek amacıyla deneyimlerini paylaşan Yeşilada, bilimsel literatürün rehberliğinde en sık kullanılan elli bitkiyi ele alıyor.

Grover Furr – Hruşçov’un Yalanları (2011)

 

Sovyet tarihi alanında tanınan isimlerden Grover Furr, ‘Hruşçov’un Yalanları’nda, SBKP(B) Genel Sekreteri Nikita Sergeyeviç Hruşçov’un (Kruşçev), partinin bir gizli oturumunda yaptığı konuşmayı analiz ediyor.

Hatırlanacağı gibi bu konuşma, sosyalist çevrelerde şaşkınlıkla, Batılı çevrelerde de memnuniyetle karşılanmıştı.

Zirâ Hruşçov bu konuşmasında, Josef Stalin’in hak etmediği şekilde yüceltildiğini ve çok sayıda sosyalisti ortadan kaldırdığını söylüyordu.

İşte Furr bu kitapta, Hruşçov’un o konuşmasındaki “savları” tarihsel kanıtların süzgecinden geçiriyor ve buradan, konuşmanın gerçek dışı tezler barındırdığı ve yanlış yansıtıldığı fikrine ulaşıyor.

  • Künye: Grover Furr – Hruşçov’un Yalanları, çeviren: Tansu Akgün, Yordam Kitap, tarih, 480 sayfa

Feridun Andaç – Romanda ve Öyküde Gerçeklik Arayışları (2011)

  • ROMANDA VE ÖYKÜDE GERÇEKLİK ARAYIŞLARI, Feridun Andaç, Varlık Yayınları, inceleme, 320 sayfa

Feridun Andaç ‘Romanda ve Öyküde Gerçeklik Arayışları’nda, tarihsel/toplumsal dönüşüm süreçlerinin Türkiye edebiyatını nasıl biçimlendirdiğini ve yazarların öykü ve romanlardaki gerçeklik düşüncelerine ne gibi etkilerde bulunduğunu inceliyor. Andaç kitabına, Türkiye edebiyatının toplumsallaşma sürecini irdeleyerek başlıyor ve bunda, Köy Enstitüleri kuşağı ile 1950’ler kuşağının payını sorguluyor. Yazar ardından, Reşat Nuri Güntekin, Sait Faik, Orhan Kemal, Samim Kocagöz, Kemal Tahir, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Vüs’at O. Bener, Nezihe Meriç ve Fakir Baykurt gibi birçok yazarın üretimlerinde yer alan gerçeklik arayışlarını araştırıyor.

Hasan Ozan – SSCB’de Kapitalizmin Restorasyonu: Sosyalizmin Sorunları (2011)

  • SSCB’DE KAPİTALİZMİN RESTORASYONU: SOSYALİZMİN SORUNLARI, Hasan Ozan, Akademi Yayınları, siyaset, 569 sayfa

 

Hasan Ozan ‘SSCB’de Kapitalizmin Restorasyonu’nda, 1956’da SSCB’de ve sosyalist solda ortaya çıkan kapitalizmin restorasyonu sürecini hazırlayan koşullara odaklanıyor. İlkin, 1917 Ekim Devrimi sonrasını, yani 1930’dan 1956’ya uzanan sürecin eleştirel bir değerlendirmesini yapan Ozan, devamında, 56’da başlayan kapitalizmin yeni bir yoldan inşası sürecini inceliyor. SSCB’de kapitalizmin revizyonuna karşı mücadele eden kurumları da irdeleyen yazar ayrıca, modern revizyonizm ve kapitalizmin restorasyon saflaşmasındaki belli başlı akımlar ile tasfiyeci revizyonist teoriler, siyasal akımlar ve aydınların temel görüşleriyle de hesaplaşıyor.

Cengiz Güleç – Ruhun Sırları (2011)

  • RUHUN SIRLARI, Cengiz Güleç, Dipnot Yayınları, psikoloji, 230 sayfa

 

Psikiyatri alanında çok sayıda çalışmaya imza atmış Prof. Dr. Cengiz Güleç, ‘Ruhun Sırları’ isimli elimizdeki kitabında, psikoterapi hikâyeleri aracılığıyla, alanı çok yönlü bir bakışla sorguluyor. Psikoterapinin meşruiyeti, terapilerdeki paradoks, terapiyi engelleyen dış faktörler, kültür odaklı psikoterapinin özellikleri, yaşam krizleri ve kayıplarla baş etmede psikoterapinin nasıl bir rol oynadığı, evlilik ve aile terapileri, Güleç’in burada ele aldığı konulardan birkaçı. Tedavide tek ve mükemmel bir model bulmanın mümkün olmadığını özellikle vurgulayan Güleç, psikoterapi alanında yaşanagelen belli başlı sorunları da değerlendiriyor.

Celal Başlangıç – Kanlı Bilmece (2011)

  • KANLI BİLMECE, Celal Başlangıç, Everest Yayınları, siyaset, 230 sayfa

 

Celal Başlangıç’ın ‘Kanlı Bilmece’si, PKK silahlı mücadeleye karar verip, 15 Ağustos 1984’teki Eruh ve Şemdinli baskınlarını yaptıktan üç yıl sonra, “düşük yoğunluklu savaş”ın hâlâ sürdüğü 1987 yılında yayımlanmıştı. Başlangıç burada, bölgede yaşananlara dair gözlemlerini okurlarıyla paylaşırken, o zamandan bugüne göz göre göre bu sorunun nasıl büyütüldüğünü, içinden çıkılmaz bir açmaza dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor. Kürtçe konuşmanın, Kürtçe şarkı dinlemenin, Kürtçe yazmanın yasak olduğu bir dönemde yazılan kitap, devletin günümüzde de devam eden PKK ile Kürtleri ayırmama anlayışının, sorunu nasıl katmerlendirdiğini gösteriyor.