Suraiya Faroqhi – Yeni Bir Hükümdar Aynası (2011)

  • YENİ BİR HÜKÜMDAR AYNASI, Suraiya Faroqhi, çeviren: Gül Çağalı Güven, Alfa Yayınları, tarih, 325 sayfa

 

Osmanlı tarihi konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen Suraiya Faroqhi ‘Yeni Bir Hükümdar Aynası’nda, Osmanlı padişahlarının kamusal imgesine, bu imgenin nasıl algılandığına odaklanıyor. 16. ve 18. yüzyılları konu edinen makalelerden oluşan kitapta, esas olarak, Osmanlı’nın tüm isyan ve savaşlara rağmen, hükümdarlığının sürekliliğini nasıl koruduğunu, yani Osmanlı hükümranlığının hangi yollarla meşrulaştırıldığını araştırıyor. Padişahların av seferleriyle edindikleri “eşsiz avcı” imgesinin ya da “dünyanın koruyucu padişahı” imgesinin komşu ülkeler, diplomasi ve ticaret üzerindeki etkileri, Faroqhi’nin kitabında irdelenen ilginç konulardan.

Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi – Başkaldıran İslam (2011)

  • BAŞKALDIRAN İSLAM, Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi, çeviren: İzzet Tanju, Bağlam Yayınları, siyaset, 320 sayfa

 

Gabriel Martinez-Gros ve Lucette Valensi ‘Başkaldıran İslam’da, günümüz meselelerinin köklerinin geçmişte olduğunu vurgulayarak, bugünün İslam-Batı çekişmesini geniş bir zaman dilimine yayarak analiz ediyor. Yazarlara göre bu çekişme söz konusu olduğunda üç husus diğerlerinden daha çok öne çıkıyor. Bunlar Batı’daki İslam korkusu, Doğu’dan Batı’ya demografik tehdit ve radikal İslam. İlk olarak bu konulardaki yanlış düşünceleri tashih etmeye koyulan ve “medeniyetler çatışması” gibi tartışmaların yarattığı büyük sınırları sorgulayıp eleştiren yazarlar, İslamiyetin Doğu coğrafyasında karşılaştığı güncel sorunları adım adım ortaya koyuyor.

Charles Bukowski – Postane (2011)

  • POSTANE, Charles Bukowski, çeviren: Avi Pardo, Parantez Yayınları, roman, 166 sayfa

 

‘Postane’, ünlü Amerikalı yazar Charles Bukowski’nin ilk romanı. Bukowski burada, kendine has ironik ve alaycı tarzıyla, hayatının önemli bir dönemini oluşturan postacılık günlerini, o dönemlerde yaşadığı zorlukları, tanımış olduğu ilginç insanları, bürokrasi denen organizmanın işleyişini ve yöneticilerle yaşadığı çatışmaları anlatıyor. Unutmadan belirtmek gerekiyor: bol bol diyalogun kullanıldığı romanda, postacılarla alıcılar arasındaki maceralar da mizahi bir üslupla okurun karşısına çıkıyor. ‘Postane’, Bukowski’nin külliyatının önemli bir durağını oluşturmasının yanı sıra, onun yazarlığının ilk dönemlerine ışık tutmasıyla da önemli.

Patrick Rothfuss – Rüzgarın Adı (2011)

  • RÜZGARIN ADI, Patrick Rothfuss, çeviren: Cihan Karamancı, İthaki Yayınları, roman, 736 sayfa

 

‘Rüzgarın Adı’, Patrick Rothfuss’a dünya çapında ün getiren ‘Kralkatili Günceleri’nin ilk kitabı. Bu fantastik kurgu, baş kahramanı Kvothe’nin evrenin anlamını arama çabasını ve bunu yaparken yaşadığı sıradışı olayları hikâye ediyor. Kvothe’nin anlatımlarıyla yol alan roman, insanın varoluşsal kaygılarını merkeze alsa da, hikâye amansız çatışmalarla da hareket kazanıyor. Böylece Kvothe, hayatın kendisine ne ifade ettiği üzerine düşünürken, aynı zamanda azılı düşmanlarına karşı savaşmaktan da geri durmayacaktır. Roman, hem Kvothe’nin ilginç kişiliği hem de iç içe geçmiş hikâyeler üzerinden ilerlemesiyle keyifli bir okuma vaat ediyor.

İlham Dilman – Sevgi (2011)

  • SEVGİ, İlham Dilman, çeviren: Ertürk Demirel, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 314 sayfa

 

2003 yılında yaşama veda eden İlham Dilman’ın ‘Sevgi’ başlıklı elimizdeki kitabı, sevginin farklı biçimlerine, farklı veçhelerine ve bunların birbirleriyle ilişkisine odaklanıyor. Sevginin cinsellikle bağlantısı, sevginin önündeki engeller, sevginin hayal kırıklıkları, sevginin bozulup sona ermesi ve engellerle karşılaştığı zaman beraberinde getirdiği varoluş sorunları, kitabın barındırdığı bazı konular. Çalışmayı yetkin kılan hususlardan biri de, sevgi gibi kapsamı geniş ve zengin bir konuyu, Platon, Sigmund Freud, Marcel Proust, Erich Fromm, Søren Kierkegaard ve D. H. Lawrence gibi yazar ve düşünürlerin fikirleri üzerinden izlemesi.

Fuat Alican – Yol (2011)

  • YOL, Fuat Alican, Caretta Yayınları, bilişim, 267 sayfa

 

Fuat Alican, ikinci baskısı yapılan ‘Yol’da, teknolojinin bugüne değin insanlığa kattığı değerleri konu alıyor. Alican burada, bu alanda alışılageldik teknik bilgi içerikli kitaplardan farklı olarak, bilişimin insanlık için değerini öyküleştirerek okurlarına sunuyor. Yüksek teknoloji sektöründe olup bitenler, hepimizi ilgilendiriyor. Zira bilhassa son zamanlarda, söz konusu teknolojik gelişmeler, yaşam tarzımızda önemli değişikliklere yol açtı. Alican’ın eldeki kitabı, artması beklenen bu değişiklikler karşısında okurunu bilinçlendirmesi ve bunu yaparken de akıcı hikâyelerden yararlanmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Willy Lahaye, Jean-Pierre Pourtois ve Huguette Desmet – Kuşaktan Kuşağa Aktarım (2011)

  • KUŞAKTAN KUŞAĞI AKTARIM, Willy Lahaye, Jean-Pierre Pourtois ve Huguette Desmet, çeviren: Z. Canan Özatalay, İletişim Yayınları, inceleme, 341 sayfa

 

Émile Durkheim, her kuşağın önceki kuşağın aktardığı kültürel modellere dayanarak sosyalleşeceğini söylemişti. Düşünüre göre bu aktarımın en güçlü şekilde gerçekleştiği alan, ailedir. Elimizdeki kitap da, sosyalleşmenin aileyle sınırlı kalmadığı; okul, işyeri, spor kulübü, eş ilişkisi, arkadaş çevresi gibi başka ortamların da bireyin gelişimine katkıda bulunduğu gerçeğinden hareketle, aktarımın meydana gelme biçimlerini çok yönlü bir şekilde inceliyor. Kitap, her kuşağın, bir yandan aileden aldıklarını yeniden üretirken, öte yandan yeni düşünme ve yapma biçimleri geliştirmesini, yani aktarımdaki devamlılık ve kopuşları ortaya koyuyor.

Zeki Tez – Gizli Bilimlerin Serüveni (2011)

  • GİZLİ BİLİMLERİN SERÜVENİ, Zeki Tez, Hayy Kitap, kültür, 240 sayfa

 

Zeki Tez ‘Gizli Bilimlerin Serüveni’nde, geniş bir zaman diliminde büyü, simya, astroloji ve fal gibi, “kara sanatlar” olarak tanımlanan gizli bilimleri inceliyor. Eski uygarlıklar, İslam felsefesi ve Avrupa’da büyü ve gizli bilimler; inanç ve boşinanç; eskatolojik inançlar; eski tıpta renk simgeciliği; tıpta değerli taşların kullanımı; hayvansal manyetizma; nazar boncuğu ve dövme; hayvan ve bitkilerle ilgili tedavi amaçlı inançlar ve sayıların gizemi, Tez’in ele aldığı konulardan birkaçı. Kitap, büyü ve sihir gibi anlamsız etkinliklerin, uygarlık tarihinde ne denli önemli bir yer tuttuğunu ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

George Steiner – Tragedyanın Ölümü (2011)

Türkiye okurlarının yabancısı olmadığı edebiyat eleştirmeni George Steiner, ‘Tragedyanın Ölümü’ başlıklı elimizdeki incelemesinde, Batı kültürünün en güçlü kaynaklarından olan tragedyaya odaklanıyor.

Tragedyanın, Batı dünyası için eşsiz bir sanat formu olduğunu söyleyen Steiner, M. Ö. 5. yüzyıl Atinası’nda Aiskhylos, Sofokles ve Euripides gibi isimlerce icra edilen “yüksek tragedyanın”, tamamen eşsiz olduğuna vurgu yaparak kitabına başlıyor.

Bunun yanı sıra, tragedyanın neden kan kaybettiği sorusunun yanıtını da arayan yazar, Eski Yunan’dan Elizabeth dönemine, Shakespeare’e, Racine’e ve modern tiyatro yazımına uzanarak, bizi Batı tiyatro tarihinde keyifli ve entelektüel bir yolculuğa çıkıyor.

  • Künye: George Steiner – Tragedyanın Ölümü, çeviren: Burç İdem Dinçel, İş Kültür Yayınları, edebiyat inceleme, 279 sayfa, 2011

James C. Davis – İnsanın Hikâyesi (2007)

  • İNSANIN HİKÂYESİ, James C. Davis, çeviren: Barış Bıçakçı, İş Kültür Yayınları, tarih, 478 sayfa

 

James C. Davis, modern Avrupa uluslarının doğuşu, özellikle de Venedik tarihi gibi konularda uzman bir isim. Kitap özetle, ilk göçer insan topluluklarının yerleşik yaşama geçmelerini; kentler kurmalarını; komşularını fethetmelerini; dinleri biçimlendirmelerini; kim olduklarını ve yıldızların arasında nerede yaşadıklarını öğrenmelerini ve yazarın deyimiyle “bazı iyi ve çok fazla kötü şey” yapmalarını anlatıyor. Görüldüğü gibi, Davis’in çalışması, insan söz konusu olunca, oldukça uzun sayılabilecek bir hikâyeyi anlatıyor. Kitabın, yazarın hikâye tarzını iyi kullanması ve özlü, kolay anlaşılır bir anlatıma başvurmasıyla, sürükleyici olduğunu belirtelim.