İbrahim Aslanoğlu – Teslim Abdal: Yaşamı ve Deyişleri (2007)

  • TESLİM ABDAL: YAŞAMI VE DEYİŞLERİ, İbrahim Aslanoğlu, Ekin Yayıncılık, biyografi, 144 sayfa

İbrahim Aslanoğlu, özellikle XVI-XVIII. yüzyıllarda yaşayan Alevî-Bektaşî şairlerine dair yaptığı çok sayıda araştırmalarla bilinen ve Orta Anadolu kültürüne yaptığı hizmetlerden dolayı 1995 yılında Sıvas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından ‘Onursal Bilim Doktorluğu’ unvanı almış bir isim. Yazarın konu aldığı Teslim Abdal ise 17. yüzyılın en önemli Alevî ozanlarından. Aslanoğlu Teslim Abdal’ı eylem şairi olarak tanımlıyor. Bunun nedeni olarak da ozanın, Alioğlu, Dedemoğlu, Kul Nesimi gibi, İran Safevi Devleti için siyasal olaylara karışmış olmasını gösteriyor. Aslanoğlu’nun, Teslim Abdal’ın hayatına odaklandığı çalışma, ozanın 132 deyişine de yer veriyor.

Adnan Bostancıoğlu (söyleşi) – Bitmeyen Yolculuk: Oğuzhan Müftüoğlu Kitabı (2011)

  • BİTMEYEN YOLCULUK: OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU KİTABI, söyleşi: Adnan Bostancıoğlu, Ayrıntı Yayınları, söyleşi, 328 sayfa

‘Bitmeyen Yolculuk’, Türkiye sol hareketin önemli aktörlerinden Oğuzhan Müftüoğlu’yla yapılmış uzun soluklu bir söyleşi. Geçmişinde, Dev-Genç, THKP-C ve Devrimci Yol gibi davaların yer aldığı Mütftüoğlu, hayatının on bir yılını cezaevinde geçirdi. Cezaevinden çıktıktan sonra da ÖDP ve BirGün gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Elimizdeki kitap, Müftüoğlu’nun uzun yolculuğunun, yani 40-45 yıla uzanan devrimci mücadelesinin kapsamlı bir hikâyesini sunduğu için, meraklısı için iyi bir kaynak. Kitabın bunun yanı sıra, Müftüoğlu’nun hayatı ekseninde, Türkiye yakın tarihinin ve sol hareketin bir panoramasını çizdiğini de söyleyebiliriz.

Mehmet Nuri Yardım – Safiye Erol (2011)

  • SAFİYE EROL, Mehmet Nuri Yardım, Anonim Yayıncılık, biyografi, 184 sayfa

Mehmet Nuri Yardım elimizdeki çalışmasında, Türkiye’nin belki de en çok ihmal edilen yazarlarından Safiye Erol’un kapsamlı bir biyografisini sunuyor. Erol’un doğup büyüdüğü çevrenin anlatımıyla başlayan kitap, yazarın ilk eğitimi, Almanya’daki tahsili ve doktorasını bitirerek yurda dönüşüyle devam ediyor. Erol’un, döndükten sonra eserlerini yazması, romanlarının yarattığı etkiler ve fikirlerinde dönüşüm yaşamasını sağlayan Sâmiha Ayverdi ile tanışması, kitapta ele alınan konulardan. Kitap bunun yanı sıra, uzun bir süre unutulmaya terk edilen Erol’un, 2001’de kitaplarının yayınlanmasıyla nasıl yeniden keşfedildiğini de ortaya koyuyor.

Marianna D. Birnbaum – Gracia Mendes: Bir Sefaradın Uzun Yolculuğu (2007)

 

Gracia Mendes, Yahudi kökenli bir Portekizli’ydi ve İspanyol engizisyonu başlamadan önce İstanbul’a göç edip, burada ticaretle iştigal etmiş bir kadın.

Mendes İstanbul’a göç etmeden önce de, 16. yüzyılın Avrupa’sında ticaret hayatının önemli mevkilerine geçmeyi başarmıştı.

Akrabalarıyla beraber göç ettikten sonra, Pera’daki gösterişli evinde imtiyazlı bir hayat sürmüştü.

Mendes’in Osmanlı İmparatorluğu’na ulaşmasını sağlayan da Kanuni Sultan Süleyman’ın hekimi Moşe Hamon olmuştu.

Birnbaum’un çalışması, 1568 yılında İstanbul’da ölen Mendes’in hayat hikâyesi dışında, o dönemin Osmanlı İmparatorluğu’na dair iyi bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Marianna D. Birnbaum – Gracia Mendes: Bir Sefaradın Uzun Yolculuğu, çeviren: Mercan Uluengin, Kitap Yayınevi, biyografi, 176 sayfa

Fatih M. Dervişoğlu – Nuri Demirağ: Türkiye’nin Havacılık Efsanesi (2007)

  • NURİ DEMİRAĞ: TÜRKİYE’NİN HAVACILIK EFSANESİ, Fatih M. Dervişoğlu, Ötüken Yayınları, biyografi, 231 sayfa

Nuri Demirağ denince, kendisinin ilk akla gelebilecek yönü, bin kilometrelik demiryolu yapması ve bunun üzerine Atatürk’ün kendisine ‘Demirağ’ soyadını vermesidir. Demirağ’ın çok yönlü kişiliği, sadece demiryolu çalışmalarıyla da sınırlı kalmadı. 1945’te Milli Kalkınma Partisi’ni kurmak ve fabrikalarında uçaklar imal etmek, Demirağ’ın çok sayıda projesinin yanı sıra, gerçekeştirdiği önemli çalışmalardan. Nuri Demirağ’ın torunu Fatih M. Dervişoğlu’nun kaleme aldığı kitap bu yönüyle, bilhassa Türkiye havacılık tarihi açısından önemli bir biyografi çalışması. Kitap aynı zamanda, Demirağ’ın kişiliği etrafında, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinin ekonomik yapısını da aktarıyor.

Michael Pearson – Aşk ve Devrim (2010)

  • AŞK VE DEVRİM, Michael Pearson, çeviren: Ceren Şanlıdağ, Karşı Yayınları, biyografi, 323 sayfa

Michael Pearson ‘Aşk ve Devrim’de, Rus devriminin lideri Vladimir Lenin’in sevgilisi İnessa Armand’ın biyografisini sunuyor. Pearson, Armand’ı ilk kez, Lenin’in 1917 tarihli ‘Mühürlü Tren – Devrime Yolculuk’ adlı kitabını araştırırken keşfetmiş. Kitaptan, bir devrimci olan Armand’ın beş çocuğa sahip evli bir kadın olduğunu, zengin bir adamla evlendiğini ve Lenin ve karısıyla üçlü bir hayat sürdüğünün iddia edildiğini öğreniyoruz. Yazar Armand’ı, yalnızca Lenin’in sevgilisi olarak değil, Lenin için bir arabulucu, dert ortağı, organizatör, çevirmen ve konferanslarda onun yerine konuşacak kadar önemli devrimci bir figür olarak ele alıyor.

Emir Kıvırcık – Büyükelçi (2007)

  • BÜYÜKELÇİ, Emir Kıvırcık, GOA Yayınları, biyografi, 224 sayfa

‘Büyükelçi’, 2. Dünya Savaşı sırasında Fransa’da Paris Büyükelçiliği görevini yapmış Behiç Erkin’in biyografisine dayanıyor. Erkin’in bu önemli tarihi noktadaki rolü, Fransa’da hem Nazilere hem de Nazi işbirlikçisi Vichy hükümetine karşı çıkma cesareti göstermiş olmasıydı. Erkin bu cesaretiyle, çoğu insanın Nazi zulmünden kurtulmasını sağlamıştı. Kendisinin bu katkısı, Fransa’dan Legion D’Honneur nişanı ile Almanya’dan Demir Haç madalyası kazandırmıştı. Erkin’in, Kurtuluş Savaşı’nda komutanlık yapmış, İstiklal Madalyası sahibi bir isim olduğunu da belirtelim. İşte Emir Kıvırcık’ın çalışması, tarihte önemli roller üstlenmiş bu ismin hayat hikâyesini okuyuculara aktarıyor. Önerilir.

Gertrude Stein – Picasso (2007)

  • PICASSO, Gertrude Stein, çeviren: Kaya Özsezgin, Dünya Kitapları, biyografi, 84 sayfa

Gertrude Stein, “Picasso, kendi görkemini yaratmıştır” diyor. Modernist edebiyatın önemli isimlerinden Stein elimizdeki kitapta, Picasso’yla olan yakın arkadaşlığının verdiği deneyimden de yararlanarak, yirminci yüzyılın en önemli ressamlarından birinin sanatının hikâyesini ele alıyor. Picasso’nun sanatının yıllar geçtikçe nasıl evrildiğine tanıklık etmiş olan Stein’ın kitabı, Picasso’nun sanatındaki evrimi çok iyi gözlemlemiş olması yönüyle dikkate değer diyebiliriz. Kitap, bir edebiyatçı olarak Stein’ın, ressam Picasso üzerinden, resim ve edebiyat arasında kurduğu koşutluklarla da ilgiye değer. Kitabın sonunda, Picasso’nun eserlerinden seçilmiş bir albüm de bulunuyor.

Georges Minois – Galileo (2010)

  • GALILEO, Georges Minois, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi, biyografi, 142 sayfa

Georges Minois ‘Galileo’da, fizik, matematik bilimleri, felsefe ve teoloji gibi birçok uzmanlık alanının kavşağında yer almasıyla Avrupa kültür tarihinin merkezi bir kişiliği olan Galileo Galilei’nin biyografisini kaleme getiriyor. Yazarın, Galileo’yu üç ayrı kişiliği ekseninde ele alması ise, kitabın özgün yanlarından biri. Galileo’nun yakın ve aile ilişkileri ve özel yaşamıyla kitabına başlayan Minois, ardından, 20. ciltlik bir yayına imza atan bilgin Galileo’ya odaklanıyor. Kitabın son bölümü ise, Galileo’yu, o zamana dek her şeye kadir olan totaliter bir din karşısında, bilimin özerkliğini savunmanın sembolü olarak tasvir ediyor.

Stefan Zweig – Marie Antoinette (2006)

  • MARIE ANTOINETTE, Stefan Zweig, çeviren: Tevfik Turan, Can Yayınları, biyografi, 525 sayfa

Stefan Zweig iyi bir edebiyatçı olduğu kadar, iyi bir biyografi yazarı da. Kuşkusuz ‘Marie Antoinette’ de, onun biyografi yazarlığının en iyi örneklerinden. Bilindiği gibi kendisinin ‘Yıldızların Parladığı Anlar’ ve ‘Fouchê’ isimli kitapları, deneme ve biyografinin en iyi bireşimi olarak dünya yazın tarihindeki yerini çoktan aldı. Zweig, alt başlığı ‘Vasat Bir Karakterin Portresi’ olan bu kitabında, uçarılığı, savurganlığı ve roform düşmanlığıyla halkın gözünde soylu tipinin simgesi olan, Fransız Devrimi’nden sonra yaşamının geri kalan bölümünü Paris hapishanelerinde geirmiş ve 1793’te Devrim Mahkemesi’nce yargılanarak giyotinle idam edilmiş, Fransa Kralı XVI. Louis’nin karısı Marie Antoinette’in biyografisini veriyor.