Alasdair MacIntyre – Kimin Adaleti?, Hangi Rasyonellik? (2023)

‘Kimin Adaleti?, Hangi Rasyonellik?’, sosyolojinin yüzyıllık, ahlak felsefesinin ise üç yüzyıllık çabalarına rağmen hâlâ liberal ve bireyci bir bakış açısının tutarlı ve rasyonel olarak savunulabilecek bir ifadesinden yoksun olduğumuzu ortaya koyan tespitten yola çıkıyor.

MacIntyre bu çalışmasında neyin şu şekilde değil de bu şekilde hareket etmeyi rasyonel ve adil bir şeye dönüştüreceğini anlayıp serimlemeye çalışıyor.

Alasdair MacIntyre, farklı çağlardan fikirlerin ve düşüncelerin adalete, topluma, rasyonelliğe ve ahlaka bakış açımızı nasıl şekillendirdiğini incelikli bir şekilde analiz ederken, adalet ve rasyonellik kavramlarını tanımlamak için düşünce geleneklerinin, gelişimlerinin, bağlamlarının, öğretilerinin tarih ve gelişim süreçlerini de ayrı ayrı ele alıyor.

Okurları Homeros’un şiirlerinden modernizm ve post-modernizme taşıyan bu ayrıntılı çalışma boyunca tartışılan gelenekler arasında MacIntyre’nin bizzat temsil ettiği Platonik-Aristotelesçi-Augustinusçu-Thomasçı, İskoç Kalvinist-Augustinusçu, Humecu ve nihayet liberal gelenekler sayılabilir.

‘Kimin Adaleti?, Hangi Rasyonellik?’ boyunca MacIntyre, günümüzde sorgulama, uygulama ve kamusal söylem geleneklerinin altında yatan inançları ifade etmekte neden zorlandığımızı anlamamıza yardımcı oluyor.

Bahsi geçen fikirlerin bu denli entelektüel bir hakimiyet kazanmasının nedenini ve nasılını sorgularken bir yandan da başkalarının kendi pozisyonlarını belirleyebilme hakkını inkâr eden yaklaşımların ifşa edilebilmesi için okurları etkin bir şekilde donatıyor.

  • Künye: Alasdair MacIntyre – Kimin Adaleti?, Hangi Rasyonellik?, çeviren: Akın Emre Pilgir, Livera Yayınevi, felsefe, 544 sayfa, 2023

Erling Kagge – Bir Kâşifin Felsefesi (2023)

Son derece zorlu koşullarda hayatta kalmak, tatmin edici bir yaşam sürmek için öğretilerle doludur.

Bunu “Üç Kutba” da (Kuzey Kutbu, Güney Kutbu ve Everest Zirvesi) yürüyerek ulaşan ilk kâşif olan Erling Kagge’den daha iyi kimse bilemez.

Kagge son derece akıcı ve samimi bir dille kaleme aldığı kitabı ‘Bir Kâşifin Felsefesi’nde, onu dünyanın ve insan dayanıklılığının sınırlarına götüren keşif gezilerinden edindiği bilgelik ve uzmanlığı okuruyla paylaşıyor.

İyimser bir bakış açısı geliştirmekten zihnimizi doğru zamanda kalmaya ikna etmeye, küçük şeylerden zevk almayı öğrenmekten yalnızlığımızla barışmaya kadar türlü meselelerle ilgili deneyimlerini on altı maddede sıraladığı kitabında Erling Kagge, en zorlu koşullarda hayatta kalabilmenin anlamlı bir yaşam sürme konusunda bize ne kadar çok şey öğretebileceğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Erling Kagge – Bir Kâşifin Felsefesi: Zor Şartlarda Hayatta Kalarak Öğrenilen 16 Hayat Dersi, çeviren: Oğuz Tecimen, Kolektif Kitap, felsefe, 160 sayfa, 2023

George Santayana – Güzelliğin Felsefesi (2023)

George Santayana’nın bu kitabı, estetiğin olağanüstü dünyasında öğretici bir yolculuğa çıkarken başvuracağınız bir kılavuz.

Filozof bu kitapta sanatın, estetiğin ve insanın güzellik deneyiminin sırlarını açıklığa kavuşturuyor.

İçimizdeki güzellik duyusunun, zamanı ve kültürü aşan ve her insanın ruhunda derin yankılar bulan bu büyüleyici yetinin özünü ustalıkla soruşturuyor.

Sanatsal dışavurumun temelindeki evrensel ilkeleri, kendi şiirsel anlatımı ve bilimsel titizliğiyle, hepimizi büyüleyen güzelliğin dile getirilmesi güç olan doğasına ışık tutarak ortaya koyuyor.

Rönesansın kışkırtıcı tablolarından senfonilerin zarif ezgilerine kadar uzanan bu büyüleyici keşif yolculuğu boyunca insanın yaratıcılığının geçtiği yolları bize yeniden anlatıyor.

Esaslı düşünceleriyle geleneksel algılara meydan okuyor, felsefe ile psikolojiyi buluşturarak estetiğin etkileyici dünyasına dair eksiksiz bir anlayışı dile getiriyor.

‘Güzelliğin Felsefesi’, hakikati arayanların, sanatseverlerin ve etrafımızı saran sonsuz güzelliği tanımak isteyen herkesin yanında taşımayı arzulayacağı bir rehber.

Hayatımızı zenginleştiren ve insanlığımızın özünü şekillendiren güzelliğin dönüştürücü gücünü bu kitabın sayfalarını karıştırırken keşfedeceksiniz.

  • Künye: George Santayana – Güzelliğin Felsefesi: Güzellik Duyusu, çeviren: Yeşim İpekçi, Fol Kitap, felsefe, 224 sayfa, 2023

Susan Buck-Morss – Yıl Bir (2023)

Bugünkü Yunanistan, Ege, Ortadoğu coğrafyasında, milat ile başlayan Yıl Bir’e gidiyoruz.

Susan Buck-Morss günümüzün tasavvurlarından uzaklaşarak tarihi kendi içinde, kendisi olarak yakalayıp kavramaya çalışıyor.

Zamanı ölçme, sayma, adlandırma biçimlerinin bizim bildiklerimizden nasıl farklı olduğundan başlayarak, “hakikat” kabul edip kanıksadığımız şeylerin kültürel geçmişine uzanıyor.

Kelimelerin o dönemki anlamlarını inceleyerek bugünden geriye doğru yansıttığımız yorumlarımızı tartışıyor.

Geçmişte iz sürdükçe iki bin yıldır var olduğunu varsaydığımız ayrımların, “fark”ların ardında ne kadar çok bulanıklık olduğu açığa çıkıyor; Yunan kim, Romalı, Yahudi ya da Hıristiyan kim, başka bir tarih kavrayışıyla yeniden düşünmek gerektiği anlaşılıyor.

‘Yıl Bir’ Yunan, Roma ve İbrani kültürlerinin temas ve etkileşimlerini ele alırken Flavius Josephus, İskenderiyeli Philon ve Patmoslu Yuhanna gibi, genel kabul görmüş kimlik şemalarına sığmayan, marjinalleştirilmiş tarihsel kişilikleri araştırmasının eksenine alıyor ve filolojinin yanı sıra arkeoloji ve nümizmatik gibi tarihsel disiplinlerden yararlanıyor.

‘Yıl Bir’, geçmişin özgüllüğünü ve bugüne indirgenemezliğini güçlü bir felsefi birikim ve zekâ eşliğinde okuyan, böylelikle bugüne de ışık tutmak isteyen ufuk açıcı bir çalışma.

Başka bir tarih için.

  • Künye: Susan Buck-Morss – Yıl Bir: Felsefi Bir Döküm, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları, felsefe, 416 sayfa, 2023

Leo Strauss – Doğal Hak ve Tarih (2023)

Çağdaş siyaset felsefesinin köşe taşlarından biri olan Leo Strauss’un 1949’da, yani II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden kısa bir süre sonra, Soğuk Savaş kutuplaşmasının şekillenmeye başladığı bir dönemde Chicago Üniversitesi’nde verdiği altı dersin genişletilmiş versiyonu olan ‘Doğal Hak ve Tarih’ hâlâ onun en etkili yapıtı olarak kabul ediliyor.

Strauss bu klasik eserinde, doğal hak sorununu inceleyerek, Batı’nın ve Batı düşüncesinin damgasını yemiş coğrafyaların kendilerini içinde buldukları entelektüel krizin, tarihsicilik veya tarihsel yaklaşım yoluyla ortaya çıkan değer göreciliği ile karmaşık bir şekilde bağlantılı olduğunu savunur.

Bu siyasi krizler, yalnızca insanın insanlığa olan inancını değil, aynı zamanda insanlığın varlığını yok etme potansiyeli taşır ve entelektüel, ahlaki ve manevi bir krizle tamamen ilgisiz değildir.

Felsefe tarihi hakkında aynı zamanda felsefi bir araştırma olmayan hiçbir araştırma yoktur şiarıyla hareket eden Strauss’un felsefi projesi büyük oranda modern öncesi felsefeyi yeniden düşünme girişimi olsa da, bu yeniden değerlendirmenin itici gücü ve Strauss’u en çok rahatsız eden felsefi problemler kesinlikle moderndir.

Antik Yunan ve Roma’nın “doğal hak” kavramlarını –doğanın rasyonel düzenine içkin adaleti– rehabilite etmek yönündeki açık motivasyonuyla, onun görüşüne göre, yirminci yüzyıl siyasi düşüncesini karakterize eden görecilik ve tarihselciliği çürütmek üzere, işe sosyal bilim akademik disiplininin başlıca kurucularından biri olan Max Weber’in ve onun pozitivizminin bir analiziyle başlar.

Daha sonra, ona göre görüşleri belirli tarihsel bağlamların ötesinde ahlaki, politik veya bilimsel standartların olmadığı iddiasındaki tarihselci görecilikle sona eren Hobbes ile birlikte baş gösteren modern doğal hak anlayışlarını Platon ile başlayan antik kavramlarla karşılaştırır ve Rousseau, Locke ve Burke hakkında benzerine az rastlanan analizler sunar.

  • Künye: Leo Strauss – Doğal Hak ve Tarih, çeviren: Murat Erşen, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 320 sayfa, 2023

Seneca – İyilikler Üzerine (2023)

Stoa felsefesinin temel kavram ve öğretilerinin en güzel örneğinin sergilendiği çalışmaların başında Seneca’nın ‘İyilikler Üzerine’ adlı kitabı gelir.

İyiliğin hakiki doğası, yapılan iyiliğe iyilikle mukabele etme ve minnettarlığın meziyetleri bireysel ve toplumsal ahlâka dönük yönleriyle mükemmelen tartışılır burada.

Seneca, gerçek mutluluk ile erdem, bilgelik ile özgürlük, sağduyu ile düzen, akılcı olmama ile nankörlük, sahip olma hırsı ile kaybetme korkusu, haz ile ölçülülük, ahlâki doğruluk ile günah, irade ile talih, tutku ile esaret, doğaya uygun yaşama arzusuyla gerçek zenginlik, özü itibarıyla iyi olan ile kaçınılması gerekenler arasındaki ilişki ve çelişkileri irdeler.

Nankörlük konusuna da genişçe bir yer ayrılır.

Nankörlük olgusunun ne olduğu, bir kusur olarak ceza gerektirip gerektirmediği, nankör kişinin esasen nasıl biri olduğu, iyiliklerin neden unutulmaya açık olduğu anlatılır ve nankörlüğün bedeli ile insan ilişkilerine verdiği zarar tartışılır; tarihten ve siyasetten örnekler verilir.

Güzel söz söyleme sanatına kazandırdıklarıyla adını unutulmazlar arasına kazıyan Seneca, bu uzun eserinde dikkat çekici, paylaşmaya değer ve ironisini cesurca sergileyen özdeyişlerin (sententia), açık ve berrak tanımların nadide bir demetini hediye eder bizlere.

Seneca’nın yaşamının son dönemlerine ait bu eserin ilk dört kitabı ağırlıklı olarak öğretici ve bütünsel bir özellik gösterirken, son üç kitap tamamlayıcı nitelikte olup daha serbest bir içeriğe sahip.

Yedi kitaplık “İyilikler Üzerine” (De Beneficiis) Seneca’nın ahlâk felsefesi üstüne yazdığı denemelerden olup, dostu Aebutius Liberalis’e ithaf ettiği bir eserdir.

Levent Keskin’in yetkin çevirisiyle ilk defa Latinceden Türkçeye tam metin olarak kazandırılmıştır.

  • Künye: Seneca – İyilikler Üzerine, çeviren: Levent Keskin, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 285 sayfa, 2023

Bertrand Darbeau – Aydınlanma Felsefesi (2023)

Düşünce alanında ışık “hakikat arayışında aklı ve ruhu aydınlatan” etmendir.

Geliştiği XVIII. yüzyıldan bağımsız düşünülemeyen Aydınlanma, tüm Avrupa’da, insan aklının ve medeniyetinin ilerlemesine olan inancı yayan engin bir entelektüel ve felsefi akımı kapsar.

Fransa’da Montesquieu, Diderot, Voltaire, Rousseau tarafından desteklenen akla adanan Aydınlanma hareketi, Fransız Devrimi’ne giden yolu açan fikirler tarihinde radikal bir kırılmayı oluşturur.

Metinler ve belgeler bakımından geniş bir seçenek sunan bu antoloji, sizi “aydınlanmış” sanatçı ve yazarların çizdiği yollardan geçmeye davet ediyor.

Burada düşünceleri ele alınan isimler ise şöyle: Beaumarchais, Bernardin de Saint-Pierre, Condorcet, Diderot, Dumarsais, Fénelon, Fontenelle, Kant, Laclos, Mendelssohn, Montesquieu, Madame Rolland, Rousseau, Sade ve Voltaire.

  • Künye: Bertrand Darbeau – Aydınlanma Felsefesi: Akıl Çağında Felsefe ve Filozoflar, çeviren: Sena Selin Dizmen, Say Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2023

Kolektif – Aristoteles’in Dönüşümü

İlk kez bizim ülkemizdeki okurla buluşan ‘Aristoteles’in Dönüşümü’, Aristoteles’in eserlerine şerh yazan antik dönem şârihlerinin öyküsünü kitap ölçeğinde ve bütünlüklü bir şekilde anlatan ilk eser.

Richard Sorabji’nin editörlüğünde bir araya getirilen ve Aristoteles’in antik şârihler eliyle nasıl bir dönüşümden geçtiğini ve şerh geleneğinin arka planını gözler önüne seren makalelerin her biri, bu dönüşümde katkısı olan isimler ve metinlere ilişkin kapsamlı bir inceleme yürütüyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Şârihlerin önemi, bir yönüyle Aristotelesçi ve Yeni-Platoncu okulların düşüncelerini ve tedrisatını temsil etmelerinde, diğer yönüyle kayıp felsefi eserlerden birçok orijinal alıntıyı koruyarak Antik Yunan felsefesinin 1100 senelik panoramasını sunmalarında yatmaktadır. Daha da önemlisi şârihler, kendilerinden sonraki dönemde İslam ve Avrupa felsefesi üzerinde derin etkiler oluşturmuşlardır. Bu, kısmen Orta Çağ ve Rönesans bilimine ilham veren Aristoteles karşıtı malzemeyi korumalarından, ama daha çok Aristoteles’i Hristiyan Kilisesi tarafından kabul edilebilir hâle gelecek şekilde dönüştürülmüş bir surette sunmalarından kaynaklanıyordu. Daha sonraki düşünürlerin görüşlerinin arka planını, sadece orijinal Aristoteles değil, dönüştürülmüş ve şârihlerin felsefesine gömülü olan bu Aristoteles oluşturmaktadır.”

  • Künye: Kolektif – Aristoteles’in Dönüşümü: Antik Şârihler ve Etkileri, editör: Richard Sorabji, çeviren: Muhammet Fatih Kılıç, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 680 sayfa, 2023

Çetin Balanuye – Spinoza (2023)

Spinoza adı son yıllarda hem akademik çevrelerde hem de felsefeye merak duyan genel okurlar arasında giderek daha sık duyuluyor.

Üstelik bu ilgi belli bir coğrafyaya özgü değil; Avrupa’da olduğu kadar okyanusun öte yakasında, Latin Amerika’da olduğu ölçüde Uzakdoğu’da da Spinoza üzerine yazılanların sayısındaki artış dikkat çekiyor.

Bir anlamda, bu eşsiz filozofa karşı hem yaşarken hem de ölümünden sonra uzunca bir süre devam eden peşin hükümlü ilgisizlikten dolayı bağışlanma diliyor gibiyiz.

Spinoza felsefesi ilk karşılaşmada pek çok okuru tedirgin edebilen bazı özelliklere sahiptir; orjinal eserlerin dili ya geometri soyutluğu ya da metafizik bir uzaklık içerdiği için çoğu zaman ilk denemede okunup anlaşılacak türde akıcı yapıtların filozofu değildir Spinoza.

Bununla birlikte, küçük bir yardım alarak ve makul bir dikkat göstererek okunduğunda bu büyük sistem kendini serbestçe açacak, okurla güçlü bir bağ kurmayı başaracaktır.

‘Spinoza: Bir Hakikat İfadesi’nin temel amacı bu küçük yardımı sağlamak.

Ahmet İnam, bu kitap hakkında şöyle diyor:

“Spinoza gibi felsefe tarihinin çetin ceviz bir filozofunu oldukça temiz bir Türkçeyle, çok geniş bir ufuk içinde dile getiren, üzerinde oldukça yoğun çalışılmış bir kitapla karşı karşıyayız. Spinoza’yı bu denli kapsamlı anlatan bu çalışma, ülkemizin felsefe sevdalılarının çıkabilecekleri felsefe yolculuklarında önemli bir yol arkadaşı olacaktır.”

  • Künye: Çetin Balanuye – Spinoza: Bir Hakikat İfadesi, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 240 sayfa, 2023

Augustinus – Mutlu Yaşam Üzerine (2023)

Batı düşüncesinin oluşumundaki en etkili ve önemli figürlerden biri olan Hippolu Augustinus’un kaleminden yaşamın nasıl olmasına dair bir eser: ‘Mutlu Yaşam Üzerine’ (‘De Beata Vita’).

Bu kısa ancak uzamları geniş eser Augustinus’un felsefi düşüncelerini yansıtmasının yanı sıra bu önemli filozofun yaşama anlam katmak üzerine tavsiyelerini de sunuyor.

‘Mutlu Yaşam Üzerine’de Augustinus annesi, kardeşi, oğlu ve arkadaşlarıyla birlikte otuz ikinci doğum gününü, mutluluğun doğası üzerine bir şölen yaparak kutlar.

Burada yemekler yenir, içecekler içilir ve antik felsefi düşüncenin en önemli sorunlarından mutluluğun ne olduğu ve ona nasıl ulaşılacağı hakkında derinlemesine bir sohbet yürütülür.

Eserin en temelinde ise bilgelik arayışı ile mutluluk arayışı arasındaki bağlantı irdelenir.

Mutluluğun kaynağını ve ona nasıl ulaşılacağını sorgulayan Augustinus, gerçek mutluluğu arama sürecine odaklanır ve okurlarını insanın iç dünyasının keşfine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

‘De Beata Vita’, Augustinus’un döneminin toplumsal ve ahlaki sorunlarına ışık tutmakla birlikte günümüz için de geçerli birçok tespitte bulunuyor.

Türkçede ilk defa yayınlanan ‘Mutlu Yaşam Üzerine’, hem Augustinus’un düşünce dünyasına aralanan bir kapı hem de mutlu yaşama erişmek için bir kılavuz.

  • Künye: Augustinus – Mutlu Yaşam Üzerine, çeviren: Fırat Çelebi, Kronik Kitap, anlatı, 128 sayfa, 2023