Hakan Güngör – Biz Güzel Bir Aileyiz (2019)

Yeşilçam’ın sıcak aile filmlerinin piri, Ertem Eğilmez’dir.

Eğilmez’in açtığı yoldan ilerleyen başka yönetmenler de; yoksul ama onurlu, namuslu, haddini bilen, paylaşmaktan mutlu olan aile filmleri çekmeye başladı.

Sev Kardeşim, Yalancı Yârim, Oh Olsun, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler ve Neşeli Günler bu yapımlar arasında en unutulmaz olanlardır.

Bu filmlerin bir diğer katkısı da, sinemamıza unutulmaz karakterler armağan etmesidir.

Biz Adile Naşit, Münir Özkul, Tarık Akan, Kemal Sunal, Ayşen Gruda, Zeki Alasya, Metin Akpınar ve Şener Şen gibi büyük ustaları ilk kez bu filmlerde gördük.

İşte Hakan Güngör’ün bu çalışması, bu filmlerin sıkı bir analizini sunuyor.

Güngör, söz konusu aile filmlerini başarılı kılan esas etkenleri açıkladığı gibi, bu filmlerin o dönemin Türkiye toplum ve siyaset hayatında ne ifade ettiğini de tartışıyor.

Bu bağlamda yazar, söz konusu filmlere yönelik; toplumdaki sınıfsal yarılmayı görünmez kıldıkları, kadının toplumsal konumundaki değişim isteğini ve mücadelesini yok saydıkları ve hâlihazırdaki toplumsal düzeni ve yaşantıyı olağanlaştırdıkları gibi eleştirileri irdeliyor.

Dolayısıyla Güngör’ün çalışması, güzelleme yapmak yerine bu filmleri bütün yönleriyle anlatıyor ve böylece sinema tarihimize önemli katkı sunuyor.

  • Künye: Hakan Güngör – Biz Güzel Bir Aileyiz: Yeşilçam Aile Filmlerinden Hiç Bilmediğiniz Sırlar, Anılar, Ayrıntılar, h2O Kitap, sinema, 192 sayfa, 2019

Laura Mulvey – Yurttaş Kane (2016)

Orson Welles’in bir gazete patronunu hicvettiği, sinema tarihine yön vermiş Yurttaş Kane filminin çok katmanlı yapısını adım adım çözümleyen bir inceleme.

Filmi psikanalitik bir sorgulamaya tabi tutan Laura Mulvey, Welles’in siyasi duruşu ile filminin tematik ve stilistik zenginliğini iç içe bir bakışla yorumluyor.

  • Künye: Laura Mulvey – Yurttaş Kane, çeviren: Kemal Atakay, Alfa Yayınları

Kolektif – Sekans: Sinema Yazıları Seçkisi (2009)

Bir grup sinemaseverden oluşan Sekans Sinema Topluluğu, sinemayı konu alan yazılarını elimizdeki derlemede bir araya getirmiş.

Altı yazıdan oluşan bir dosya olarak düzenlenmiş sinema ve mimari ilişkisi; alanın ünlü isimlerinden, Amerikalı sinema yazarı James Monaco ile yapılan bir söyleşi; fotoğraf ve sinema etkileşimi; kısa film bölümünde Osman Sembene anısına bir Borom Sarret filminin ve belgesel bölümünde de bir Mikhail Kalatozov klasiği olan ‘Salt for Svanetia’ filminin çözümlemeleri; eleştiri başlığı altında da ‘Sonbahar’, ‘Pontypool’, ‘Üç Maymun’ ve ‘Reconstruction’ filmlerine odaklanan farklı değerlendirmeler, derlemenin dikkat çeken konularından.

  • Künye: Kolektif – Sekans: Sinema Yazıları Seçkisi, Tan Kitabevi, sinema, 170 sayfa

John Izod ve Joanna Dovalis – Terapi Olarak Sinema (2015)

Milyon Dolarlık Bebek, Oğul Odası, Doğum ve Hayat Ağacı gibi yapımlar üzerinden, filmlerin duygu dünyamızı nasıl etkilediğini gözler önüne seren bir kitap.

Kitabın yazarları John Izod ve Joanna Dovalis, sinemanın bizi kendi hayatımızda kaçınılmaz olarak yaşayacağımız kayıplara psikolojik olarak hazırlayabilen özelliğine dikkat çekiyor ve sinema aracılığıyla bireyin terk edilme, yetim/öksüz büyüme gibi nedenlerle yaşanabilecek süreçlerle nasıl başa çıkılabileceği ele alıyorlar.

Sinemanın, insanın hem kendi hem de içinde yaşadığı toplumun ortak bilinçaltıyla bağ kurmasını sağladığı, çalışmanın temel savı olarak karşımıza çıkıyor.

  • Künye: John Izod ve Joanna Dovalis – Terapi Olarak Sinema, çeviren: Duygu Pınar Kayıhan, İKÜ Yayınevi, sinema, 288 sayfa, 2015

Kolektif – Sinema Neyi Anlatır? (2015)

Sinemayı toplum, ekonomi, kültür, felsefe, edebiyat, izleyici, aşk, rüyalar, sırlar ve mizah bağlamında ele alan makale ve denemeler.

Pek çok yazarın katkıda bulunduğu kitapta yer alan kimi konular şöyle:

  • Sinemanın dili,
  • Öykülü film ve toplumsal zihniyet,
  • Türkiye’de sansürün sinemaya etkileri,
  • Türk sinemasında kahramandan anti-kahramana metropol insanının işlenişi,
  • Sinema ve ifade,
  • Seyir ve deneyim açısından sinema salonunun yapısı,
  • Filmde sembolün postmodern üretimi,
  • Sinemada kara mizah…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ümit Ünal, Hakan Savaş, Oğuzhan Ersümer, Oğuz Adanır, Dilek Tunalı, Zahit Atam, Hilmi Maktav, Oktay Taftalı, Metin Gönen, Serpil Kırel, Serdar Kökçeoğlu, Pınar Tınaz Gürmen, Yörükhan Ünal, Tan Tolga Demirci ve Ayşen Oluk Ersümer.

  • Künye: Kolektif – Sinema Neyi Anlatır?, derleyen: Ayşen Oluk Ersümer, Hayalperest Kitap

Kolektif – Bernardo Bertolucci (2009)

Bu kitap, ünlü İtalyan yönetmen Bernardo Bertolucci ile gerçekleştirilmiş röportajlardan yapılan bir derleme.

Kitapta yer alan röportajlar, Bertolucci’nin eserleri ve düşüncelerine dair önemli ipuçları sunmalarıyla sinema alanında üreten ve düşünenler kadar sinema tutkunları için de oldukça aydınlatıcı.

Pek çok kişi tarafından, kuşağının en önde gelen film yönetmeni olarak düşünülen Bertolucci, ilk filmi The Grim Reaper’dan son filmi Besieged’e kadar, radikal deneysel film vizyonuyla sinema tarihinin unutulmazları arasında yer aldı.

Kitapta bir araya getirilen röportajların bir diğer önemi de, böylesi önemli bir yönetmenin insani ve zihinsel evrimini gözler önüne sermesidir diyebiliriz.

  • Künye: Kolektif – Bernardo Bertolucci, derleyen: Fabien S. Gerard, T. Jefferson Kline ve Bruce Sklarew, çeviren: Burcu Erdoğan, Agora Kitaplığı, sinema, 342 sayfa

Nathan Andersen – Gölge Felsefe (2019)

Nathan Andersen’in bu güzel kitabı, sinema üzerinden felsefenin kimi sorunlarını özgün bir bakışla izlemesiyle dikkat çekici.

Andersen, Stanley Kubrick’in en ünlü filmlerinden olan Otomatik Portakal’ı ile Platon’un ‘Devlet’ini diyaloga sokuyor ve deneyim, anlamın doğası, özgürlük, adalet, ahlak, görünüş ve gerçeklik, sanatın önemi ve görüntülerin etkileri gibi temalar üzerine derinlemesine düşünüyor.

Akademik yaklaşımdan ziyade her seviyeden okura hitap eden tarzda yazılmış çalışma, tarihsel olarak birbirinden bu kadar uzak iki eserin, nasıl olup da bir yerde evrensel olana ulaşmak konusunda ortaklaştığını gözler önüne sermesiyle önemli.

Andersen’in kitabı hem sinema hem felsefe tutkunlarının, fakat en çok da bu ikisinin bireşiminin ortaya çıkardığı zengin okumaları sevenlerin ilgiyle okuyacakları bir metin.

  • Künye: Nathan Andersen – Gölge Felsefe: Platon’un Mağarası ve Sinema, çeviren: Nalan Kurunç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2019

Slavoj Žižek – Matrix ya da Sapkınlığın İki Yüzü (2009)

Slavoj Žižek’in bu kitabının ilk versiyonu, 1999 tarihinde, yani Matrix’in devam filmleri henüz ortada yokken, Karlsruhe’de yapılan ‘Inside the Matrix’ sempozyumuna sunulmuştu.

Devam filmlerinin ardından Žižek’in yaptığı değişiklikler ise elimizdeki versiyonda yer alıyor.

Matrix’in ideal seyircisini budala olarak tanımlayan Žižek, filmi Lacancı bir analize tabi tutuyor.

Filmi metaforları, anlam ve yan anlamlarıyla irdeleyen Žižek’e göre, Matrix’in entelektüel cazibesi, Platon’un ‘Devlet’inde tasvir ettiği mağara düzenini tekrar etmesinden ibaret.

  • Künye: Slavoj Žižek – Matrix ya da Sapkınlığın İki Yüzü, çeviren: Bahadır Turan, Encore Yayınları, felsefe, 103 sayfa

Julianne Burton – Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim (2019)

Latin Amerika’da sinema, özellikle 1960’lı ve 70’li yıllarda devrimci mücadelenin bir parçası olarak toplumda önemli bir etkiye sahipti.

Julianne Burton’ın elimizdeki çalışması da, Yeni Latin Amerika Sineması olarak adlandırılan bu türü çok yönlü bir bakışla tartışıyor ve buradan yola çıkarak sinemanın dönemin Latin toplumu üzerindeki etkilerini inceliyor.

Doğrudan politik mücadelelerin ürünü olan, kendini Marksist-devrimci olarak tanımlayan Latin Amerika sineması hakkında bir referans kaynak olarak okunması gereken çalışmasında Burton, Sovyet devrimci sinemasıyla birlikte, dünya sinema tarihinde iz bırakan tek devrimci sinema olan bu sinemayı daha yakından tanımamıza vesile oluyor.

Kitap her şeyden önce, sinemanın insanların dünyaya bakışını ne denli kökten biçimde dönüştürdüğünü ve daha da önemlisi sinema ile siyaset ve toplum arasında ne denli sıkı bir ilişkinin bulunduğunu gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Julianne Burton – Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim, çeviren: Faik Onur Acar, Dipnot Yayınları, sinema, 400 sayfa, 2019

András Bálint Kovács – Béla Tarr Sineması (2015)

Macaristan’ın önde gelen yönetmenlerinden Béla Tarr’ın çalışmalarının eleştirel bir çözümlemesi.

András Bálint Kovács, Tarr’ın çalışmış olduğu görüntü yönetmeni, senarist, oyuncu ve müzisyenler hakkında aydınlatıcı bilgiler verdiği gibi, yönetmenin biçeminin evrimi, anlatısı ve karakterleri gibi konularda derinlemesine bir inceleme sunuyor.

  • Künye: András Bálint Kovács – Béla Tarr Sineması, çeviren: Mehmet İbiş, Hayalperest Kitap