Taner Timur – Türkiye, Ortadoğu ve Mezhep Savaşı (2016)

2015 yılı içerisinde, Türkiye ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin nitelikli bir güncesi.

Timur, ülkede “ilericiler” ve “muhafazakârlar” arasında yaşanan siyasal ve toplumsal gerilimleri, ülkenin ezeli ve ebedi demokrasi sorununu, tüm Ortadoğu’yu ve böylece Türkiye’yi esir almış dinler ve mezhepler arası şiddeti, sağlam bir tarihsel arka plana oturtarak irdeliyor.

  • Künye: Taner Timur – Türkiye, Ortadoğu ve Mezhep Savaşı, Yordam Kitap

Kalle Johansson ve Lena Berggren – Sahi Nedir Faşizm? (2019)

Faşizm güçsüzlerin aşağılanmasıdır, baskıdır, diktatörlüktür, disiplindir, ırkçılıktır, soykırımdır…

Lena Berggren, faşizm üzerine çalışmalarıyla bildiğimiz önemli bir tarihçi.

Berggren ayrıca, antisemitizm, nasyonalizm ve yabancı düşmanlığı gibi alanlarda da uluslararası çapta üne sahip isimlerden.

Grafiker ve grafik roman çizeri Kalle Johansson ise, özellikle belgesel nitelikteki çalışmalarıyla tanınıyor.

İşte elimizdeki harikulade çizgiroman, bu ikilinin ortak emeğinin neticesi.

Lena Berggren ile yapılan röportajlara dayanan kitap, faşizmin tarihsel gelişimini adım adım izliyor ve faşist düşünce ve akımları derli toplu bir şekilde açıklıyor.

İtalya’da Mussolini ve Almanya’da Hitler’in iktidara gelişlerini irdeleyerek açılan kitap, faşizmin İkinci Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve günümüze uzanan macerasını kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Görsel zenginliğiyle de güçlü içeriğiyle de dikkat çeken çalışmanın, bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde ders kitabı olarak okutulduğunu da belirtelim.

  • Künye: Kalle Johansson ve Lena Berggren – Sahi Nedir Faşizm?, çeviren: Murat Özsoy, Ginko Bilim Yayınları, çizgiroman, 64 sayfa, 2019

Yuriy Aşatoviç Petrosyan – Sosyalist Açıdan Jöntürk Hareketi (2016)

Jöntürkler, Osmanlı’nın siyasal-toplumsal hayatını nasıl etkiledi?

Bu soruya yanıt arayan Yuriy Aşatoviç Petrosyan, Jöntürk hareketinin toplumsal tabanını, hedeflerini, siyasal programını, önderlerinin düşünce yapılarını ve hareketin kaydettiği gelişmeleri ustaca aydınlatıyor.

  • Künye: Yuriy Aşatoviç Petrosyan – Sosyalist Açıdan Jöntürk Hareketi, çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu ve Mazlum Beyhan, Yordam Kitap

Selim Ergunalp – Gezi’den Sonra Sınıf (2016)

Hatırlanacağı gibi, kimi isimler, Gezi’de bir araya gelen kesimlerin klasik Marksist sınıf tanıma uymadığını iddia etmişti.

Bu kitap, söz konusu neoliberal teorileri ve bunların Marksizm’e yönelttikleri eleştirileri yanıtlıyor.

Kitap, Marksizm’in toplumsal sınıflar konusunda unutulmuş olan veya unutturulmaya çalışılan çözümlerini tekrar hatırlatma girişimi olarak okunmalı.

  • Künye: Selim Ergunalp – Gezi’den Sonra Sınıf, h2O Kitap

Bekir Coşkun – Titanic Kemancıları (2016)

Sözünü ve öfkesini esirgemeyen köşe yazarlarından Bekir Coşkun’un yayınlanmış eski yazıları bu kitapta bir araya getiriliyor.

Coşkun yazılarında, aydınları, bilim insanlarını, gazetecileri, yazarları, kısacası toplumun tüm muhalif kesimlerini baskı altına alan iktidarı kıyasıya eleştiriyor; bu sıkıntılı sürecin kendi cephesinden bir kaydını tutuyor.

  • Künye: Bekir Coşkun – Titanic Kemancıları, Bilgi Yayınevi

Canan Coşkun – “Burası Mahkeme” (2019)

Gazeteci Canan Coşkun’u, yolsuzluk soruşturmaları, Fetullahçı yapı yargılamaları, basın ve ifade özgürlüğü davaları hakkında yaptığı çok önemli haberleriyle biliriz.

Coşkun’un “Burası Mahkeme” adlı elimizdeki kitabı ise, uzun süren adliye muhabirliği sürecinde mahkemelerdeki, adliye koridorlarındaki tanıklığına dayanıyor.

Coşkun burada, Cumhuriyet davaları, Sözcü davası, Altanlar / Nazlı Ilıcak davası, Murat Aksoy / Atilla Taş davası, Barış Akademisyenlerinin (BAK) davaları, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) davasında tanık olduğu ilginç olayları kayda alıyor.

Bilindiği gibi bu davaların her biri, cemaat mensuplarının yargıdan tasfiyesi ile şekillendirilen Ağır Ceza Mahkemeleri’nin yargılama pratiğini gözler önüne sermeleri açısından çok önemlidir.

Bu davalarda neler yok ki!:

Anayasa’yı ihlal eden hâkimlerin, geçmişte AKP iktidarının yanında saf tuttuğu halde neden sanık sandalyesinde olduğunu soran “gazeteciler”, son sözünü söyledikten sonra yerine oturamadan mahkûm edilen Barış Akademisyenler, “hissiyata” ve “düşmanlığa” dayalı tanıklıklar, sanığa sesi yüksek çıktığı için “rahatsız oluyoruz” diyen hâkimler, pek çoğumuzun çocukluğuna renk vermiş “Ham Çökelek”i söylemiş Atilla Taş ve daha fazlası…

Kitap, 2010’ların sonlarında çok konuşulan bu önemli siyasi ceza davalarının seyri hakkında etkileyici bir tasvir sunmasıyla çok önemli.

  • Künye: Canan Coşkun – “Burası Mahkeme”: Yeni Türkiye’de Yargı Rejimi, İletişim Yayınları, siyaset, 165 sayfa, 2019

Joe Sacco – Filistin (2009)

‘Filistin’, Joe Sacco’nun dokuz sayılık, aynı adlı çizgi roman serisini bir araya getiriyor.

‘Filistin’i, 1991-92 kışında işgal altındaki topraklarda geçirdiği iki ayın sonrasında yazıp çizen Sacco, burada Birinci İntifada sürecini, anlamlı ve zengin çizgilerle resmediyor.

Sacco, çizgilerin olağanüstü gücüyle, işgal altındaki topraklarda her şeye rağmen inatla sürdürülen gündelik hayatı, Filistinlilerin mücadelelerini ve maruz kaldıkları büyük aşağılanmaları anlatıyor.

Kitabın sunuşunu kaleme alan Edward Said ise, Sacco’nun Filistinlileri vicdanlı ve merhametli bir şekilde çizdiğini söylüyor.

Joe Sacco’nun ‘Filistin’le, 1996’da Amerikan Kitap Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Joe Sacco – Filistin, çeviren: Hilal Zeybek, İthaki Yayınları, çizgi roman, 287 sayfa

Orhan Tüleylioğlu – Kahramanmaraş Katliamı (2009)

Orhan Tüleylioğlu ‘Kahramanmaraş Katliamı’nda, 1978 yılının Aralık ayında yüzlerce kişinin ölümü ve binlerce kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Kahramanmaraş katliamına dava dosyası, gazete arşivleri, konuyla ilgili kitaplar, köşe yazıları, dergiler, belgeler ve tanıklıklarla ışık tutuyor.

Katliamın öncesi ve sonrasındaki gelişmelere geniş yer veren kitap, Uğur Mumcu’nun katliamla ilgili “Bu, planlı ve örgütlü bir saldırıdır.” dediği 25 Aralık 1978 tarihli makalesiyle başlıyor.

Tüleylioğlu’nun çalışması, 70’lerin ortalarından, 1980 yılının eylül ayına kadar faşizmin yoğun saldırılarıyla karşı karşıya kalan Türkiye’yi, bunun en korkunç duraklarından biri üzerinden anlatıyor.

  • Künye: Orhan Tüleylioğlu – Kahramanmaraş Katliamı, um:ag Yayınları, siyaset, 219 sayfa

Alp Altınörs – İmkânsız Sermaye (2019)

Çok değil, otuz yıl önce, kapitalizmin vazgeçilmez, aşılmaz olduğu, başka bir alternatifinin olmadığı, hatta liberal kapitalizmin tarihin sonu olduğu öne sürülüyordu.

Bu tezlerin sahiplerine göre sosyalizm de alternatif bir toplum programı olarak kesinlikle ölmüştü.

Oysa bugün, bizzat kapitalistler, kapitalizmin tükendiğini, iflas ettiğini yüksek sesle dillendiriyor.

Örneğin Özallı yılların ekonomiden sorumlu bakanı Işın Çelebi, yakın zamanda verdiği bir röportajda, “Kapitalizm bitiyor” diyordu, “Kapitalizm çözülüyor. Kapitalizm sonrası yeni bir topluma dönüşüyoruz.” [1]

Alp Altınörs’ün, sosyalist mücadele içinde yirmi yıldır sürdürdüğü teorik ve pratik çabalarının ve emeğinin ürünü olan bu çalışma ise, kapitalizmin varoluşsal krizini aydınlatıyor ve bir alternatif olarak sosyalizmin çerçevesini çiziyor.

Kitabın ilk bölümü, kapitalizmin varoluşsal (organik) bunalımını ele alıyor.

İkinci bölüm, kapitalizmle bağdaşmayan robot teknolojinin toplumsal mülkiyet altında (sosyalizmde) oynayabileceği rol üzerine.

Üçüncü bölümde, Büyük Durgunluk öncesi dönemde sol-sosyalist düşüncede belli bir yer edinen komünalizm akımı tartışılıyor.

Dördüncü bölüm ise, 90’lar sonrasının en sıcak tartışma başlığını oluşturan “sınıf, kimlik ve özne” sorunsalını ele alıyor.

Altınörs, kitabının her bölümünün arasını, çoğunlukla tartışma metinlerinden oluşan ara bölümlerle de zenginleştirmiş.

Kitap ayrıca, özellikle konuya aşina olmayan okurlar göz önünde bulundurularak teorik referanslar, aydınlatıcı istatistikler ve dipnotlarla da zenginleştirilmiş.

  • Künye: Alp Altınörs – İmkânsız Sermaye: 21. Yüzyılda Kapitalizm, Sosyalizm ve Toplum, Yordam Kitap, siyaset, 256 sayfa, 2019

[1] Hürriyet Gazetesi, 17/12/2016 https://bit.ly/328HOcV

Mark A. Kishlansky – Batı’nın Kaynakları (2009)

Mark A. Kishlansky, iki cilt halinde hazırladığı ‘Batı’nın Kaynakları’nda, Batı medeniyetinin kültürel, edebi, felsefi ve siyasal köklerini inceliyor.

Çok sayıda belgeden yararlanan yazar, başvuru niteliğindeki çalışmasında klasik dönemden başlayarak, yaratılış destanları; antik ve klasik dönemde Yunanistan; Roma dönemi; Ortaçağ Avrupası ve İslam dünyası; Rönesans ve reform çalışmaları; din savaşları; bilim ve ticaret; Aydınlanma; Fransız Devrimi; 19. yüzyılda toplum ve kültür; sanayileşme dönemi; aklın ve bedenin özgürleşmesi; emperyalizm; 20. yüzyılda yaşanan savaşlar ve Doğu Avrupa’nın dönüşümü gibi birçok konuyu, kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

  • Künye: Mark A. Kishlansky – Batı’nın Kaynakları, çeviren: Mehmed Kürşad Atalar, Açılım Kitap, tarih, 2 Cilt, 1216 sayfa