Bob Jessop – Kapitalist Devletin Geleceği (2009)

Bob Jessop ‘Kapitalist Devletin Geleceği’nde, kapitalizmi ve kapitalist devlet yönetimini ayrıntılı bir analize tabi tutuyor.

Çağdaş kapitalizmin ekonomik kategorilerini tahlil eden Jessop, devletin biçim ve işlevlerinin farklı boyutlarına odaklanıyor.

Savaş sonrası devlet biçimi, Atlantik Fordizminin düzenlenmesinde anahtar bir rolü olan Keynesci ulusal refah devleti anlayışı, post-Fordist birikim rejiminin doğası, refah devletinin yeniden tasarlanması, krizlere tepki olarak kapitalist devlet tipinin yeniden ölçeklendirilmesi, yeni rekabet biçimleri ve kapitalist sistemi başarısızlığa götüren süreçler, Jessop’un irdelediği konulardan birkaçı.

  • Künye: Bob Jessop – Kapitalist Devletin Geleceği, çeviren: Ahmet Özcan, Epos Yayınları, siyaset, 462 sayfa

Jacques Rancière – Nasıl Bir Zamanda Yaşıyoruz? (2018)

Filozof Jacques Rancière ile yayıncı ve aktivist Eric Hazan arasında demokrasi ve demokrasinin geleceği üzerine ufuk açıcı bir tartışma.

Kısa, fakat oldukça yoğun bu kitap, verili demokrasiyi, onun temsiliyet kabiliyetini ve demokrasiyi yozlaştıran ve içini boşaltan bir olgu olarak popülizmi tartışıyor ve bütün bu tartışmayı da sınıf mücadelesi ve tahakküm gibi kavramlara dönük derin bir sorgulama bağlamında yürütüyorlar.

Rancière ve Hazan bunun yanı sıra, devlet ve şirketlerin tahakküm ve dayatmalarına karşı son on yıl içinde dünya çapında ortaya çıkmış halk hareketlerini de masaya yatırıyor.

İkili, bu isyanların başarılı veya başarısız olduğu yönleri irdelerken, bunların geleceğin muhalefeti açısından ne gibi potansiyel imkânlar barındırdıklarını da tartışıyor.

Demokrasinin güncel sorunları kadar, geleceğin demokrasi deneyiminin neye benzemesi gerektiği üzerine kafa yormak isteyenlerin de muhakkak okumak isteyeceği bir söyleşi.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Demokrasi temsilcilerin seçilmesi değil, iktidarı icra etme vasfı olmayanların iktidarıdır.”

“Hâkim kanı, temsili aşağıdan gelen bir hareket olarak sunar: Halk bu tasavvurda kendisine temsilci seçen kolektif bir gövde gibidir. Ama siyasal bir halk önceden var olan bir veri değil, bir sonuçtur.”

“Özgürleşme, zamanın normal düzeni içinde bir başka zaman yaratmanın bir biçimi, duyumsanabilir dünyada ortaklaşa ikamet etmenin başka bir tarzı olmuştur daima.”

“Gelecek için çalışılmaz, şimdi içinde kazıp bir mesafe yaratmak, bir saban izi bırakmak için, başka bir var olma tarzının deneyimini yoğunlaştırmak için çalışılır.”

“Bugün en başta gelen sorun daha ileri gitmeyi denemek değil, hâkim hareketin akıntısına karşı kulaç atmaktır.”

“(Bilim) Eylemin üstüne fazla büyük bir elbise biçer ve kendisini felç eden ayrıntı bolluğu içinde kaybolur.”

  • Künye: Jacques Rancière – Nasıl Bir Zamanda Yaşıyoruz?, söyleşi: Eric Hazan, çeviren: Murat Erşen, Metis Yayınları, siyaset, 64 sayfa, 2018

 

Roni Margulies – Sen Kalk da Ben Yatam (2015)

Roni Margulies’ten, resmi ideolojiyi eleştiren, Kemalistlerin aşırılıklarını alaya alan metinler.

Kitap hem yazarın Taraf gazetesindeki konuyla ilgili kimi yazılarının yeniden düzenlenmiş hallerini hem de kendisinin yıllardır yaptığı Kemalist tören, büst ve heykeller ile bu törenlere katılmış çocuklara ait fotoğrafları bir araya getiriyor.

  • Künye: Roni Margulies – Sen Kalk da Ben Yatam, Everest Yayınları

Kojin Karatani – İzonomi ve Felsefenin Kökenleri (2018)

Felsefenin ve modern demokrasinin beşiğinin genellikle Antik Yunan, ya da daha doğru bir ifadeyle Atina olduğu söylenir.

Kojin Karatani de bu harika incelemesinde, Atina’nın felsefe ve demokrasideki bu rolünü teslim etse de, bu sistemin daha gelişmiş, yani daha eşitlikçi halinin İyonya’da yaşandığını söylüyor.

Atina’daki sistemin İyonya’daki sistemin yozlaşmış biçimi olduğunu savunan Karatani, İyonya’daki daha eşitlikçi sistemi “izonomi” kavramıyla tanımlıyor.

Düşünüre göre Atina’daki demokrasi sınıf eşitsizlikleri ve kölelik barındırırken İyonya’daki izonomi gerçek anlamda bir ekonomik ve siyasi eşitlik ile hareket özgürlüğü sunmaktaydı.

Karatani bu karşılaştırmayı yaparken, Yunan filozoflarının İyonya doğa felsefesi ve etiğiyle olan bağlarını açıklıyor.

Karatani bu bağlamda, Hippokrates, Hesiodos, Homeros, Heredotos, Herakleitos, Sokrates, Platon ve Pythagoras gibi filozofların düşüncelerinden hareketle İyonya toplumu ve düşüncesini, İyonya doğa felsefesinin arka planını ve İyonya doğa felsefesinin temel noktalarını açıklıyor.

Karatani öte yandan, Antik Yunan’daki demokrasi deneyimini, günümüzde demokrasinin karşı karşıya olduğu ciddi kriz bağlamında yeniden yorumluyor ve bugün reel demokrasinin potansiyel tehlikelerine karşı bizi daha uyanık olmaya davet ediyor.

Düşünüre göre, “Tiranlık ile demokrasi birbirinden göründüğü kadar farklı değildir.”

  • Künye: Kojin Karatani – İzonomi ve Felsefenin Kökenleri, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Metis Yayınları, felsefe, 200 sayfa, 2018

Hüner Tuncer – Diplomasinin Evrimi (2009)

 

Hüner Tuncer, bu çalışmasında, tarih içinde diplomasi yönteminin geçirdiği evrimi, ayrıntılı bir biçimde irdeliyor.

ad hoc diplomasi, eski diplomasi, yeni diplomasi, parlamenter diplomasi ve doruk diplomasi, Tuncer’in kapsamlı çalışmasında okurun karşısına çıkacak konular.

Küreselleşmeyle beraber, diplomasinin yaşadığı dönüşümleri de ele alan Tuncer, bu dönemdeki diplomasiyi de küresel diplomasi başlığı altında inceliyor.

Tuncer kitabının son bölümünde ise, küresel diplomasiyi uygulayacak yeni aktörleri ve geleneksel diplomasi örgütlerinde gerçekleştirilmesi gereken yapısal değişiklikleri anlatıyor.

  • Künye: Hüner Tuncer – Diplomasinin Evrimi, Kaynak Yayınları, inceleme, 288 sayfa

Yılmaz Dikbaş – Efendi Teröristler (2009)

Yılmaz Dikbaş ‘Efendi Teröristler’de, dine dayalı, dini bir silah gibi kullanan terörü ve teröristleri anlatıyor.

Teröristler genel olarak, işsiz güçsüz, eğitimsiz, çoğunlukla hırpani görünümlü, genç, genelde yoksul kişiler olarak tanımlanır.

Dikbaş’ın buradaki “efendi teröristler” tanımı ise, bunun tam tersi tipleri, yani çok iyi eğitim görmüş, doktor, doçent, profesör gibi akademik unvanlar kazanmış, birkaç dil bilen, uluslararası güçlü ilişkileri bulunan, beyaz tenli, beyaz yakalı, iyi giyimli teröristleri işaret ediyor.

Dikbaş kitabında, dine dayalı terörizmi irdeliyor ve dini silah olarak kullandıklarını söylediği “efendi teröristler”in portrelerini okurlara sunuyor.

  • Künye: Yılmaz Dikbaş – Efendi Teröristler, Asya Şafak Yayınları, inceleme, 527 sayfa

 

Kolektif – Kürt Sorunu (2009)

‘Kürt Sorunu’ isimli elimizdeki kitapta, Kürt sorununun ortaya çıkışı, olayın askeri, siyasî, ekonomik ve kültürel yönü; buna sebep olan iç ve dış etkenler, sorunun bu kadar süre çözümsüz kalmasında kimlerin rol oynadığı, bu durumdan rant elde edenlerin olup olmadığı, sorunun acilen çözümü için aydınların yapması gerekenler, sorunun halklar arasındaki çatışmaya dönüşmemesi için neler yapılabileceği ve son zamanlarda TRT, YÖK ve hükümetin, Kürtlere yönelik çalışmalarının nasıl değerlendirilmesi gerektiği gibi konular ele alınıyor.

Sadık Yalsızuçanlar, Ayhan Bilgen, Sevan Nişanyan, Yıldız Ramazanoğlu, Leyla İpekçi, Mehmet Altan ve Haşim Haşimi, kitaba yazılarıyla katılan isimlerden birkaçı.

  • Künye: Kolektif – Kürt Sorunu, Birey Yayınları, siyaset, 272 sayfa

Murat Yıldırım ve Cemalettin Emeç – Yeşil (2009)

Yeşil’in oğlu Murat Yıldırım ile Cemalettin Emeç, elimizdeki kitaplarında, JİTEM tetikçisi olarak birçok faili meçhul cinayette parmağı olduğu söylenen ve Yeşil olarak bilinen babası Mahmut Yıldırım’ın dünyasına iniyor.

Mahmut Yıldırım’ın, Musa Anter, Cem Ersever, Tarık Ümit ve Behçet Cantürk başta olmak üzere birçok faili meçhul cinayette parmağı olduğundan ve aynı zamanda, Mehmet Ali Birand gibi birçok isme suikast planlayanlar arasında bulunduğundan söz ediliyor.

1996 yılından beri kendisinden haber alınamayan Yeşil’in, MİT, JİTEM ve Emniyet tarafından uzun dönem tetikçi olarak kullanıldığı da biliniyor.

Konuyla ilgili bu çok önemli kitapta, bu kilit isme dair daha önce yayımlanmamış fotoğraflar da bulunuyor.

  • Künye: Murat Yıldırım ve Cemalettin Emeç – Yeşil, Timaş Yayınları, biyografi, 224 sayfa

Mehmet Seyman Önder – Devlet ve PKK İkileminde Korucular (2015)

Hem aşiretlerin hangi yollarla korucu olduğunu ve korucuların sosyal portresini ortaya koyan hem de koruculuk sisteminin amaçlanan hedefler doğrultusunda başarılı olup olmadığını tartışan bir çalışma.

Koruculuk ekonomisi, koruculuğun yol açtığı suçlar, korucuların Kürt kimliğiyle kurduğu ilişki, Mehmet Seyman Önder’in burada enine boyuna tartıştığı kimi konular.

  • Künye: Mehmet Seyman Önder – Devlet ve PKK İkileminde Korucular, İletişim Yayınları

Kolektif – 1990’larda Kürtler ve Kürdistan (2015)

Bir konferansa sunulan bildirileri bir araya getiren bu kitapta, başta Türkiye başta olmak üzere Irak, Suriye ve İran’da, 1990’lar boyunca Kürtlerin dünyasında yaşanan önemli gelişme ve dönüşümleri, sosyal, siyasal ve kültürel boyutlarıyla analiz ediliyor.

Kürtçe ve Türkçe yazılmış makalelerden oluşan kitapta,

  • Kürtlerin, dünyanın farklı coğrafyalarındaki deneyimleri,
  • Devletin Kürtlere yönelik 1990’larda değişen savaş stratejileri,
  • Serhildanlar aracılığıyla kitleselleşen Kürt direnişi,
  • Kürt hareketinde önemli bir dinamik olarak gençler,
  • Kürtlerin siyasal ayaklanmasının kültürel direnişe dönüşümü,
  • Özgürleşme mücadelesinde Kürt kadın hareketi,
  • Kürt legal siyasal hareketinde 1990’lar boyunca yaşanan dönüşümler,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Martin van Bruinessen, Nazan Üstündağ, Hamit Bozarslan, İsmail Shems, Ziwar Alomar, Naif Bezwan, Adnan Çelik, Cengiz Güneş, Ahmet Yıldırım, Engin Sustam, Ruken Alp, Sibel Öz ve Cuma Çiçek.

  • Künye: Kolektif – 1990’larda Kürtler ve Kürdistan, derleyen: Ayhan Işık, Bülent Bilmez, Ronayi Önen ve Tahir Baykuşak, Bilgi Üniversitesi Yayınları