Jacques Sémelin – Arındırma ve Yok Etme (2011)

  • ARINDIRMA VE YOK ETME, Jacques Sémelin, çeviren: Melike Işık Durmaz, İletişim Yayınları, siyaset, 503 sayfa

 

Fransız tarihçi ve siyaset bilimci Jacques Sémelin, ‘Arındırma ve Yok Etme’de, katliam ve soykırımın siyasî kullanımlarına odaklanıyor. Katliam ve soykırımların, 20. yüzyılda kitlesel bir olgu halini aldığını ve başlarında bulunduğumuz 21. yüzyılın da ona benzeyecek gibi göründüğünü belirten Sémelin, Yahudi soykırımından 1990’lı yılların başında Shoah vakasına; Ruanda’da yaşanan katliamdan Bosna soykırımına; Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilerin yaşadıklarından Pol Pot Kamboçya’sına dek uzanıyor. İnsanları barıştan barbarlığa sürükleyen bu kıyıcı süreçleri analiz eden yazar, çağdaş tarih, iletişim sosyolojisi, psikoloji ve siyaset bilimi gibi çok farklı disiplinlerden de yararlanarak, kurban edici şiddeti; cezasız kalan suçları, savaş ve medya ilişkisini ve katliam ile soykırımların siyasî kullanımlarını irdeliyor.

Ali Dağlar – Rahip Cinayetleri (2011)

  • RAHİP CİNAYETLERİ, Ali Dağlar, Destek Yayınları, siyaset, 256 sayfa

 

Ali Dağlar ‘Rahip Cinayetleri’nde, Malatya’da Zirve Yayınevi Katliamı’nı odağa alıp, Türkiye’de azınlıklara yönelik saldırıların 200 yıllık arka planını araştırıyor. Kitapta, misyonerlerin Osmanlı’ya ilk gelişlerinden İmparatorluğun “Millet-i Sadıka” Ermenilere dönük protestanlaştırma çabalarına; Ermenilere yönelik pogromlardan Cumhuriyet döneminde tüm hızıyla devam eden gayrimüslim azınlıklara ve Alevilere yönelik pogrom ve kırımlara uzanıyor. Dağlar tarihsel arka planı ortaya koyduktan sonra, yakın tarihin en önemli olayları olan Malatya, İskenderun ve Trabzon’da yaşanan rahip cinayetlerini politik-toplumsal bir çerçeveyle irdeliyor.

Ümit Sönmez – Piyasanın İdaresi (2011)

  • PİYASANIN İDARESİ, Ümit Sönmez, İletişim Yayınları, inceleme, 247 sayfa

 

Kamu yönetimi ve siyasal iktisat alanlarında çalışmalar yapmış Ümit Sönmez, ‘Piyasanın İdaresi’nde, eleştirel bir neoliberalizm okuması üzerinden, kimilerinin “devlet içinde devlet” diyerek eleştirdiği, kimilerinin de tüm toplumsal ve yönetimsel sorunların çözümü olarak alkış tuttuğu bağımsız düzenleyici kurumları (BDK) ayrıntılı şekilde masaya yatırıyor. Bu kurumların nasıl kurulduklarını sorgulayan ve onların mevcut örgüt yapılarını, işlevlerini ve güçlerini nereden aldıklarını araştıran çalışma, konuyla ilgilenenler için kılavuz niteliğinde bir eser. Sönmez, tarihsel süreçleri ve kuramsal gelişmeleri de içine alan bir perspektifle, bu kurumların nasıl ve neden kurulduklarını analiz ediyor; bununla paralel şekilde, neoliberalizmin devlet-piyasa ilişkisine dair tasarımını da bütünlüklü bir bakışla ortaya koyuyor.

Paul Burkett – Marksizm ve Ekolojik İktisat (2011)

  • MARKSİZM VE EKOLOJİK İKTİSAT, Paul Burkett, çeviren: Ertan Günçiner, Yordam Kitap, ekoloji, 384 sayfa

 

Sol siyasî hareket ve Marksizm üzerine yaptığı pek çok çalışması bulunan Paul Burkett, günümüzde daha kaygı verici bir boyuta gelmiş olan ekolojik sorunlara, Marksizm çerçevesinden çözümler sunuyor. Burkett, Türkçede daha önce yayımlanmış ‘Marx ve Doğa’da, Marx’ın politik eleştirisinde ekolojinin izini sürmüş; bunu da, düşünürün eserlerini adım adım izleyerek yapmıştı. Burkett, yeni yayımlanan elimizdeki kitabında da, Marksizm ve ekoloji arasında ilişkiyi, ekolojik iktisat tartışması bağlamında  ayrıntılandırmaya devam ediyor. Ekolojik iktisat anlayışına, Marksist sınıf perspektifinin nasıl yanıt verebileceği, yazarın burada merkeze aldığı asıl konu. İlk olarak ekolojik iktisatın barındırdığı çelişkileri ve boşlukları saptayan Burkett, ardından Marksizmin bu sorunların çözümüne nasıl bir katkı sunabileceğini araştırıyor.

Slavoj Žižek – Olumsuzla Oyalanma (2011)

  • OLUMSUZLA OYALANMA, Slavoj Žižek, çeviren: Hakan Gür, İmge Yayınları, felsefe, 437 sayfa

 

Radikal solun ünlü düşünürlerinden Slavoj Žižek, ‘Olumsuz Oyalanma’ isimli bu kitabında, günümüzdeki milliyetçilik ve etnik çatışmaların yarattığı sorunları felsefeye, özellikle de Alman idealizmine geri dönerek çözmeye koyuluyor. Bunun için, ilk başta Kant ve Hegel üzerinden bir ideoloji kritiğini ortaya koyan Žižek, söz konusu ideoloji kritiğini, bugünün toplumunun dinamiğini ortaya dökecek bir yöntem olarak tasarlıyor. Postmodern düşünürlerin aksine, Kant ve Hegel’i sahiplenerek onların görüşleri ekseninde günümüz felsefe ve siyasetini yorumlamaya koyulan Žižek, görüşlerini opera ve kara film de dahil, pekçok ilginç örnekle besliyor.

İhsan Aksoy – İyi ki Böyle Yaşamışım (2011)

  • İYİ Kİ BÖYLE YAŞAMIŞIM, İhsan Aksoy, söyleşi: Enver Sezgin, Özgür Yayınları, söyleşi, 191 sayfa

 

‘İyi ki Böyle Yapmışım’, Kürt siyasetçi İhsan Aksoy’la yapılmış uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor. 1966’da, henüz yirmi iki yaşında bir gençken yazdığı Kürtçe bir şiirle siyaset hayatına atılan Aksoy, ardından Devrimci Doğu Kültür Ocağı’na (DDKO) üye olup bu derneğe açılan davadan yargılanmış; Özgürlük Yolu dergisinin kadrosunda yer almış ve siyasî baskılar nedeniyle 1980 Mayıs’ında Türkiye’den ayrılarak Almanya’ya yerleşmişti. 2004 yılında Türkiye’ye dönen Aksoy, bugün siyasî çalışmalarını KADEP bünyesinde yürütüyor. Nehir söyleşi tarzında hazırlanmış elimizdeki kitap, Kürt siyasetinin tarihine ve önemli kırılma anlarına da ışık tutuyor.

Robert Fisk – Büyük Medeniyet Savaşı: Ortadoğu’nun Fethi (2011)

  • BÜYÜK MEDENİYET SAVAŞI: ORTADOĞU’NUN FETHİ, Robert Fisk, çeviren: Murat Uyurkulak, İthaki Yayınları, siyaset, 933 sayfa

Yaşayan en önemli gazetecilerden, rakipsiz savaş muhabirlerinden Robert Fisk, Amerika’nın Ortadoğu siyasetinin ikiyüzlülüğüne yönelttiği eleştirileriyle bilinir. Fisk’in elimizdeki kitabı, her şeyden önce bir muhabirin neredeyse otuz yılı bulan Ortadoğu macerasının bir dökümü niyetine okunmalı. Fisk eldeki çalışma için, gazete arşivlerinden, kendisinde bulunan 350 bini aşan belgeden, çok sayıda defter ve dosyadan yararlanmış. Bir gazeteci olarak amacının tarih yazmak değil, otoritelere meydan okumak olduğunu söyleyen Fisk burada, Irak, Afganistan, Cezayir, İran, İsrail, Filistin ve diğer savaş alanlarındaki savaş ve zulmü; 11 Eylül 2001 saldırısını; Saddam Hüseyin rejiminin devrilme sürecini ve buna benzer, yalnızca Ortadoğu’yu değil, tüm dünyayı etkilemiş olayların vicdanlı ve eleştirel bir çetelesini tutuyor.

Zeynep Bursa – Türkiye Solunda Kalkınma Düşüncesi (2011)

  • TÜRKİYE SOLUNDA KALKINMA DÜŞÜNCESİ, Zeynep Bursa, Versus Kitap, inceleme, 258 sayfa

 

Zeynep Bursa, bu nitelikli çalışmasında, 1920’lerden 1970’lere uzanan zaman diliminde Türkiye sol hareketinde kendine ağırlıklı bir yer bulmuş olan kalkınma düşüncesini irdeliyor. Türkiye’de kalkınma konusunda temel sol yaklaşımların, esas olarak 1960’lı yıllarda ortaya çıktığı biliniyor. Fakat söz konusu kalkınmacı vizyon 1974 sonrasında solun geniş kesimleri için artık fazla bir anlam ifade etmeyecekti. Bursa, kalkınmacı anlayışın Türkiye solundaki seyrini, 1920’lerin Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) programından, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) 1978 Demokratikleşme İçin Plan’ına kadar uzanan geniş bir zaman diliminde araştırıyor.

Leon Poliakov – Arî Miti (2011)

  • ARÎ MİTİ, Leon Poliakov, çeviren: Yakup Kaya ve Ahmet Yıldırım, Epos Yayınları, siyaset, 411 sayfa

 

Irkçılık, anti-semitizm ve tarihleri üzerine çalışan Leon Poliakov, ‘Arî Miti’ başlıklı elimizdeki kitabında, Avrupa’da ırkçı ve milliyetçi fikirlerin izini eski çağlardan bugüne izliyor. Poliakov, kitabının ilk bölümünde, İspanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya ve Rusya gibi Avrupa ülkelerindeki mitlerin eski kökenlerini araştırıyor. Yazar çalışmasının ikinci bölümünde de, kapsamı daha da genişletiyor ve Âdem efsanesinden bugüne uzanarak, arî kökenleri mitinin Avrupa’da izlediği tarihsel/kültürel seyri ortaya koyuyor. Kökenleri aramanın, kişinin kimliğini ataları aracılığıyla bulmaya çalışmasının, bütün çağlar ve kültürler boyunca daima insan gruplarının ilgisini çektiğini söyleyen Poliakov, bunun önünün alınmaması halinde, nasıl bir ırkçı-milliyetçi aşırılığa doğru yol alabileceğini gözler önüne seriyor.

Ekrem Kızıltaş – Herkesin Hocası Erbakan (2011)

  • HERKESİN HOCASI ERBAKAN, Ekrem Kızıltaş, Hayat Yayınları, biyografi, 576 sayfa

 

Ekrem Kızıltaş ‘Herkesin Hocası Erbakan’da, 27 Şubat 2011’de hayata veda eden Necmettin Erbakan’ın biyografisini kaleme getiriyor. Kronolojik bir sırayla oluşturulan çalışma, Erbakan’ın hayatının evrelerini, karşılaştığı olayları, siyaset yaşamının önemli aşamalarını ve kritik zamanlarda verdiği kararları anlatıyor. Kitap, Erbakan’ı yalnızca bir siyaset adamı olarak değil, aynı zamanda onun fazla bilinmeyen, buluşlar yapan bir mühendis, bir aksiyoner, bir fikir adamı ve inançlı bir Müslüman yönlerini de aydınlatıyor. Necmettin Erbakan’ın hayatı ve mücadelesini merkeze alan kitap, Türkiye’nin son 40 yılının bir panoramasını da çiziyor.