İlker Belek – Esnek Üretim, Derin Sömürü (2011)

  • ESNEK ÜRETİM, DERİN SÖMÜRÜ, İlker Belek, Yazılama Yayınları, siyaset, 263 sayfa

Esnek üretim konusunun, modern kapitalist sömürünün yeni bir biçimi olduğunu biliyoruz. İşte, ‘Postkapitalist Paradigmalar’ın da yazarı İlker Belek, ‘Esnek Üretim, Derin Sömürü’de bu sömürünün farklı boyutlarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor. Belek, burada, esnek üretim, esnek teknoloji, esnek yönetim ve esnek istihdam biçimlerini, farklı ülkelerin somut deneyimlerini de ihmal etmeden inceliyor. “Toplam Kalite Yönetimi” ve “Kalite Çemberleri” gibi kavramları ele alan Belek, esnek üretimin işçi sınıfı üzerindeki etkilerini detaylı bir bakışla irdeliyor; esnek üretime karşılık, sosyalizmin işyeri ölçeğini nasıl planlayacağını tartışıyor.

Ben Fine – Sosyal Sermaye, Sosyal Bilime Karşı (2011)

  • SOSYAL SERMAYE, SOSYAL BİLİME KARŞI, Ben Fine, çeviren: Ayşegül Kars, Yordam Kitap, iktisat, 384 sayfa

Ben Fine, nitelikli çalışması ‘Sosyal Sermaye, Sosyal Bilime Karşı’da, sermayenin sosyal köklerini irdeliyor. Kitabına, sosyal sermaye kavramının kökeni ve evrimi ile başlayan Fine, sosyal sermayenin belli bir perspektife yerleşmesine katkısı Becker, Bourdieu, Coleman ve Putnam gibi yazarların eleştirel bir değerlendirmesine koyuluyor. Yazar ardından, sosyal sermayenin kalkınma çalışmalarındaki rolünü ve sosyal sermayenin Dünya Bankası açısından neden bu denli önemli olduğunu ele alıyor. Sosyal sermayenin Türkiye’de görece sınırlı bir kullanım alanına sahip olduğu düşünüldüğünde, kitap bizim açımızdan da önemli bir boşluğu dolduruyor.

Amos Perlmutter, Michael I. Handel ve Uri Bar-Joseph – Bağdat Üzerinde 2 Dakika (2011)

  • BAĞDAT ÜZERİNDE 2 DAKİKA, Amos Perlmutter, Michael I. Handel ve Uri Bar-Joseph, çeviren: Gül Atik, Sinemis Yayınları, siyaset, 235 sayfa

‘Bağdat Üzerinde 2 Dakika’, İsrail tarafından gerçekleştirilen ve Irak’ın nükleer tesisini hedef alan 7 Haziran 1981 tarihli Babil Operasyonu’nu irdeliyor. 1980’in başında, Irak Başkanı Saddam Hüseyin bir nükleer santral kurmuş; İsrail ise, kendisinin hedef alındığı gerekçesiyle, F-16 uçaklarıyla El Tuveythe’deki Irak reaktörüne saldırmıştı. Elimizdeki kitap, İsrail’in bu baskınının kapsamlı bir hikâyesinden oluşuyor. Arapların nükleer bomba elde etme çabaları; İsrail’in kendi ulusal güvenliği konusunda duyduğu endişeler ve Babil Operasyonu’nun gerçekleştirilmesi için aylar öncesinden yapılan planlamalar, kitapta ele alınan konulardan bazıları.

Gianfranco Poggi – Devlet (2007)

  • DEVLET, Gianfranco Poggi, çeviren: Aysun Babacan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 276 sayfa

Gianfranco Poggi’nin ‘Devlet’i, devletin doğasını, gelişimini ve geleceğini kolay anlaşılır bir şekilde anlatmasıyla ilgiye değer. Poggi burada, devlet kavramının daha iyi anlaşılması için toplumsal iktidar kavramını, bunun çoklu biçimlerinin tartışılması gerektiğinden hareketle, ekonomik, ideolojik ve siyasal iktidar biçimlerini yorumlayıp, devlet kavramının kurumsal içeriğini ele alıyor. Poggi, devletin günümüze kadar olan tarihsel gelişimini ele alırken, askeri, ekonomik ve ekolojik gibi konularda, devletin karşı karşıya kaldığı zorlukları da yorumluyor.

E. A. Rauter – Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur? (2011)

  • DÜZENE UYGUN KAFALAR NASIL OLUŞTURULUR?, E. A. Rauter, çeviren: Merlin Ecer, Kaldıraç Yayınevi, siyaset, 80 sayfa

E. A. Rauter, burjuva eğitim sistemini eleştirel bir gözle değerlendirdiği ‘Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur?’da, sistemin makbul gördüğü bireylerin, eğitim sistemi aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini araştırıyor. Rauter’in, 1970’li yıllarda yazdığı kitabı için verdiği örnekler, çoğunlukla Federal Almanya’dan. Fakat bunun yerine başka herhangi bir ülke de konulabilir. Çünkü çalışma, iktidarların iştahını kabartagelmiş eğitim gibi, güncelliğini halen koruyan bir alana odaklanıyor. Rauter, eğitimle, ” yıllar boyu belirli makinelerde aptalca hareketler yapmaktan başka işe yaramayan bir insan ordusunun” yaratılabileceğini savunuyor.

Leo Panitch ve Colin Leys (haz.) – Kapitalizmde Sağlık: Sağlıksızlık Semptomları (2011)

  • KAPİTALİZMDE SAĞLIK: SAĞLIKSIZLIK SEMPTOMLARI, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Umut Haskan, Yordam Kitap, siyaset, 351 sayfa

1964’ten beri yayımlanan saygın Marksist kuram dergisi Socialist Register’ın 2010 yılı sayısı, kapitalist sistemde sağlık konusuna ayrılmıştı. Bu sayının çevirisinden oluşan elimizdeki kitap, kapitalist sağlık sisteminin ekonomi politiğini kapsamlı bir bakışla irdeliyor; neoliberal küreselleşmenin sağlık alanında gün geçtikçe daha olumsuz hale gelen etkilerini ortaya koyuyor. Kapitalist sistemde sağlığı şekillendiren tarihsel, ekonomik, toplumsal ve siyasî etmenlere eğilen çalışma, sağlık sektöründeki sermaye birikiminden sağlıktaki ilaç entrikalarına, sağlıkta piyasalaştırma süreçlerinden Afrika’daki anne ölümlerinin nedenlerine ve Amerikan sağlık reformuna kadar, konuya dair birçok ayrıntıya uzanıyor. Kitapta ayrıca, Küba, Çin, Amerika, Kanada ve Hindistan gibi ülkelerin sağlık politikaları da irdeleniyor.

Ruth Lane – Karşılaştırmalı Siyaset Sanatı (2011)

  • KARŞILAŞTIRMALI SİYASET SANATI, Ruth Lane, çeviren: Zeynel Abidin Kılınç, Küre Yayınları, siyaset, 200 sayfa

Ruth Lane, ilgi çeken çalışması ‘Karşılaştırmalı Siyaset Sanatı’nda, siyaset biliminin bir alt-disiplini olan karşılaştırmalı siyasetin yakın tarihi ve hâlihazırdaki uygulamalarını yorumluyor. Çalışma, özellikle bu alandaki temel eserlere odaklanmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz. Lane, 1960’ların davranışsal akımına ve davranışçıların siyaset bilimine yaklaşımlarına odaklanarak çalışmasına başlıyor. Yazar devamında, siyasal gelişme, rasyonel tercih, kurumsalcılık, yeni-kurumsalcılık ve kültürel yaklaşımlar gibi, karşılaştırmalı siyasete dair alternatif açıklama modellerine ve alanın günümüzdeki durumuna odaklanıyor.

Mehmet Altan – Muş’ta Meryem Olmak (2011)

  • MUŞ’TA MERYEM OLMAK, Mehmet Altan, söyleşi: Mehmet Tuncel, Etkileşim Yayınları, siyaset, 151 sayfa

Mehmet Altan ‘Muş’ta Meryem Olmak’ adlı söyleşi kitabında, uzun yıllar sadece siyasî ve askeri yönleriyle değerlendirilen Kürt sorununu, insani ve sosyolojik yönleriyle ele alıyor. Ulus devlet düşüncesinden kaynaklanan tek ırk, tek devlet anlayışının Kürtler de dahil Türkiye’de yaşayan bütün diğer ırkları baskı yoluyla tektipleştirmeye çalıştığını söyleyen Altan, Kürtlerin, mensup oldukları ırk nedeniyle, “Birinci Cumhuriyet” tarafından ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğünü söylüyor. Altan, Muş’ta solunum cihazı olmadığı için hayatını kaybeden Meryem bebeğin trajedisinden hareketle, soruna dair gözlemlerini okurlarıyla paylaşıyor.

Yalçın Bürkev, Metin Özuğurlu, Yasemin Özdek ve Ersin Vedat Elgür (ed.) – Hak Mücadeleleri 1 – 2 (2011)

  • HAK MÜCADELELERİ 1-2, editör: Yalçın Bürkev, Metin Özuğurlu, Yasemin Özdek ve Ersin Vedat Elgür, Nota Bene Yayınları, siyaset, 2 Cilt, 658 sayfa

Tunus ve Mısır’da son dönemde tanık olduklarımız, kitlelerin isyanı halinde büyük dönüşümlerin ortaya konabileceğinin güncel örneklerinden. Oysa hak mücadelesinin köklü ve zengin bir tarihi var. İşte İki cilt halinde yayımlanan ‘Hak Mücadeleleri’, kuramsal, tarihsel ve güncel boyutlarıyla hak mücadelelerinin bu köklü ve zengin tarihini ele alıyor. Kitabın ilk cildinde, hak kavramının kuramsal boyutuna; ikinci cildinde ise, dünyadaki güncel hak mücadeleleri pratiklerine odaklanılıyor. Mücadeleler ekseninde hakların da ele alındığı kitapta, tarihsel hak belgelerini içeren ekler bölümü de yer alıyor. Birçok yazarın katkıda bulunduğu kitap, barınma, su, çevre, iş, sağlık, eğitim, ulaşım gibi insanca yaşamın bilinen ve bilinmeyen alanlarında savunma hattı inşa edenleri, ayrıntılı bir bakışla irdelemesiyle dikkat çekiyor.

Adnan Bostancıoğlu (söyleşi) – Bitmeyen Yolculuk: Oğuzhan Müftüoğlu Kitabı (2011)

  • BİTMEYEN YOLCULUK: OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU KİTABI, söyleşi: Adnan Bostancıoğlu, Ayrıntı Yayınları, söyleşi, 328 sayfa

‘Bitmeyen Yolculuk’, Türkiye sol hareketin önemli aktörlerinden Oğuzhan Müftüoğlu’yla yapılmış uzun soluklu bir söyleşi. Geçmişinde, Dev-Genç, THKP-C ve Devrimci Yol gibi davaların yer aldığı Mütftüoğlu, hayatının on bir yılını cezaevinde geçirdi. Cezaevinden çıktıktan sonra da ÖDP ve BirGün gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Elimizdeki kitap, Müftüoğlu’nun uzun yolculuğunun, yani 40-45 yıla uzanan devrimci mücadelesinin kapsamlı bir hikâyesini sunduğu için, meraklısı için iyi bir kaynak. Kitabın bunun yanı sıra, Müftüoğlu’nun hayatı ekseninde, Türkiye yakın tarihinin ve sol hareketin bir panoramasını çizdiğini de söyleyebiliriz.