Ian Woodward – Maddi Kültürü Anlamak (2016)

Yaşamlarımıza nesnelerle sayısız karşılaşma damga vuruyor.

Bu kitap da, nesneler, metalar, insanlar, tüketim ve sembolleştirme hakkındaki klasik ve çağdaş araştırmaları inceleyip sentezleyerek çağdaş maddi kültür alanını hem teorik hem de sosyolojik ve psikolojik bağlamlarda bir daha gözden geçiriyor.

  • Künye: Ian Woodward – Maddi Kültürü Anlamak, çeviren: Ferit Burak Aydar, İş Kültür Yayınları

Ali Engin Oba – Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu (2020)

Türk Milliyetçiliği belli şartlar altında doğmuş, Türkçülük ve Turancılık akımlarını yaratmış, daha sonra da Anadolu’da milli bir Türk devletinin kuruluşunda en önemli etken olmuştu.

Ali Engin Oba’nın uzun zaman önce basılan, şimdi yeni baskısıyla yeniden raflardaki yerini alan bu çalışması, Türk milliyetçiliğinin doğuş döneminden tarih içinde gösterdiği gelişmelere uzanarak kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Şerif Mardin’in yönetiminde hazırlanan bir teze dayanan çalışma, Türk milliyetçiliğinin Batı’daki ideolojik akımlardan farklı olarak tamamen kendine özgü tarihsel koşullar içinde nasıl ortaya çıkıp geliştiğini tartışıyor.

Kitapta,

  • Osmanlı devlet ve millet sisteminin iç dinamikleri,
  • Osmanlı’nın son yüzyılında imparatorlukta yaşanan çözülüşler,
  • Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan ve Arnavutluk’un bağımsızlık süreçleri,
  • Balkan Savaşları ve Rumeli’nin kaybı,
  • Panslavizmin Türk aydınları üzerindeki etkisi,
  • Ve Turancılık akımının gelişimi gibi, önemli konular irdeleniyor.

Oba bunun yanı sıra, Akçuraoğlu Yusuf, Ağaoğlu Ahmet, Hüseyinzade Ali Bey, İsmail Gaspıralı, Ziya Gökalp gibi Türk milliyetçiliğinin kurucu isimlerinin fikirlerini ve bunun yanı sıra Tercüman Gazetesi, Genç Kalemler, Türk Ocakları ve Türk Yurdu gibi, Türk milliyetçiliğine etki eden dergi ve kurumları ayrıntılı bir şekilde inceliyor.

  • Künye: Ali Engin Oba – Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu, Doğu Batı Yayınları, tarih, 274 sayfa, 2020

Samir Amin – Modernite, Demokrasi ve Din (2016)

Dinsel akımlarla modernleşme arasındaki girift ilişkiyi, din ve demokrasi kavramları bağlamında tartışan önemli bir çalışma.

Amin bunun yanı sıra, evrenselci ideallerini bir kenara koyarak kültüralizme geçen burjuva ideolojisinin ikiyüzlülüğünü de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Samir Amin – Modernite, Demokrasi ve Din, çeviren: Fikret Başkaya, Uğur Günsür ve Güven Öztürk, Yordam Kitap

Kolektif – Mülk, Mahal, İnsan (2014)

Nitelikli kent çalışması ‘Mülk, Mahal, İnsan’, İstanbul’daki kentsel dönüşüm proje ve uygulamalarının hangi gerekçelere dayandığı ve ne tür bir kentsel politikanın uzantısı olduğunu tartışıyor.

Kapsamıyla dikkat çeken ve çok sayıda tablo, grafik, harita ve fotoğraf barındıran kitapta, neoliberal kentsel dönüşümün kentsel alanlardaki sınıfsal tahliye ve mülksüzleşme pratikleri ve 1923-1980 arası ile 1980’lerden bugüne kentsel politikalar konuları ele alınıyor; ayrıca İstanbul’da deneyimlenen kentsel dönüşüm çalışmalarının Başıbüyük, Derbent, Aydınlı, Tarlabaşı ve Tozkoparan gibi önemli duraklarından tanıklıklar sunuluyor.

Kitaba katılan yazarlar bununla da yetinmeyerek daha demokratik ve gerçekçi bir konut politikası için neler yapılması gerektiğini de ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Kent çalışmaları alanında dört dörtlük bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Kolektif – Mülk, Mahal, İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm, derleyen: Asuman Türkün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kent çalışmaları, 443 sayfa

Charles Tilly – Zor, Sermaye ve Avrupa Devletlerinin Oluşumu (2020)

Merkezi iktidarın, devlet kurumlarının ve orduların tarihi, sermaye ve kapitalizmin örgütlenişi ve gelişiminden bağımsız değildir.

Charles Tilly de, şimdi ikinci baskısını yapan elimizdeki çalışmasında bu ilişkiyi, bin yıllık Avrupa tarihinin geçirdiği evreleri merkeze alarak inceliyor.

Kitabına, dünya tarihinde şehirler ve devletlerin oluşumunu irdeleyerek başlayan Tilly, devamında da,

  • Avrupa şehirleri ve devletlerinin oluşumunu,
  • Devletlerin savaşı biçimlendirmesini,
  • Devletlerin zoru denetlemesinin dinamiklerini,
  • Devletlerin yurttaşlarla ilişkisinin gelişimini,
  • Fransız Devrimi’yle birlikte dolaylı yönetimden doğrudan yönetime geçişi,
  • Ulusal devletlerin soyağacını,
  • Ve Avrupa devletler sisteminin oluşumunu ayrıntılı bir perspektifle açıklıyor.

Bütün kapsamı ve derinliğiyle modern Avrupa’nın ortaya çıkışını anlatan çalışma, bir yandan da dünya sistemi, savaş ve üçüncü dünya devletlerindeki askeri darbeler gibi, daha geniş ölçekli olgulara da ışık tutuyor.

  • Künye: Charles Tilly – Zor, Sermaye ve Avrupa Devletlerinin Oluşumu, çeviren: Kudret Emiroğlu, İmge Kitabevi, tarih, 445 sayfa, 2020

Ali Kaya – Başlangıcından Günümüze Dersim Tarihi (2010)

Yazar ve eğitimci Ali Kaya, kapsamlı çalışması ‘Başlangıcından Günümüze Dersim’de, adı Dersim isyanından sonra Tunceli olarak değiştirilen bölgenin tarihi, toplumsal ve kültürel özelliklerini ele alıyor.

Kitabına, Dersim’in kökeni ve kültürüyle başlayan Kaya, ardından, Dersim’in tarihi, Osmanlı ile Cumhuriyet dönemlerindeki Dersim’in toplumsal yapısı, Dersim adının anlamı, Dersimliler’in kökenleri, aşiretlerin tarihsel durumları, bugünkü Dersim’in genel konumu ve bölgenin günümüzdeki sorunları gibi konulara odaklanıyor.

Çalışma ayrıca, Cumhuriyet’in gazabına uğrayan Dersim’e karşı yapılan tarihi haksızlıkları da ortaya koyuyor.

  • Künye: Ali Kaya – Başlangıcından Günümüze Dersim Tarihi, Demos Yayınları, tarih, 754 sayfa

Charlie Champbell – Günah Keçisi (2020)

Günah keçisi olgusu, Âdem ile Havva meseline kadar uzanır.

Burada günah keçisi, yasak meyveyi getiren yılandı.

Tarih boyunca, suçluluk duygumuzu başka yere yönlendirmek ve sorumluluk almaktan kurtulmak için sürekli günah keçileri ilan ettik.

Açıkçası, bunda da çok başarılı olduk.

Charlie Champbell, insanoğlunun binlerce yıl öncesinden günümüze karşılaştığı tarihsel ve sosyal felaketlerle nasıl baş ettiğini, daha da önemlisi toplumsal veya bireysel başarısızlıklarımızı yükleyebileceğimiz bir günah keçisine ne denli bağımlı olduğumuzu ortaya koyuyor.

Champbell’ın burada, tarihten aktardığı ve birçoğu bugün ulaştığımız gelişmişlik seviyesinde gülünç kaçan günah keçisi vakaları, temelde insan olarak ne kadar da az değiştiğimizi gözler önüne seriyor.

Kitaptan iki alıntı:

“Yirmi birinci yüzyılda, ne yapacağımıza, neye inanacağımıza, ne yiyeceğimize yani her şeye dair hiç olmadığı kadar çok seçenekle karşı karşıyayız. Benzer bir şekilde, işler yolunda gitmediğinde suçlanabilecek şeylere dair de çok daha geniş bir seçenek yelpazesine sahibiz. Atalarımız, kadınlar, Yahudiler veya birtakım hayvanlar gibi uzun ömürlü günah keçileriyle yetinmek zorundayken, biz hayal kırıklığına uğradığımız durumlarda çok daha yaratıcı şekilde suçlamada bulunabiliyoruz. Hiçbir koşulda yapmayacağımız tek şey ise kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek. Daima bir şeylerin neden mükemmel olmadığına dair farklı açıklamalar bulmaya çalışıyoruz ve bunlar genellikle hiçbir anlam ifade etmiyor.”

“Hepimizi etkileyen daha büyük felaketler için sayısız komplo teorisi üretilmiştir ve hepsi de birtakım karanlık güçlere bağlanmıştır: Masonlar, İlluminati ya da dev kertenkeleler; komünistler, Yahudiler ya da Katolikler. Kişisel sorunlarımız içinse her zaman sonu gelmez açıklamalarımız vardır ve tüm sistem de daha güvenilir açıklamalar üretmek için çalışır. Günümüzde suçlama, diğer ürünler gibi satın alınabilecek ve satılabilecek bir meta haline geldi. Bunun ticaretini yapanlar da olağanüstü bir şekilde başarılı oldular.”

  • Künye: Charlie Champbell – Günah Keçisi: Başkalarını Suçlamanın Tarihi, çeviren: Gizem Kastamonulu, İthaki Yayınları, 144 sayfa, 2020

Donetella della Porta ve Mario Diani – Toplumsal Hareketler (2020)

Bu kitap, toplumsal hareketlerin sosyolojisi hakkında tam bir başvuru kaynağı.

Donetella della Porta ve Mario Diani, toplumsal hareketlerin 1960’lardan itibaren hızla sosyolojinin gündemine oturmaya başlamasını, 80’li yıllarda popülerlik kazanmasını ve oradan da günümüzdeki sağlam zeminini edinmesine uzanan süreci adım adım izliyorlar.

Bu alanda yürütülen temel sorun ve tartışmaları bir araya getirmesiyle önemli bir boşluğu dolduran çalışma, aynı zamanda neoliberal küreselleşmeye muhalefet, ekoloji, yeni medya, kamu politikaları ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularda milenyum sonrası örgütlenen toplumsal hareketleri de ayrıntılı bir şekilde inceliyor.

Kitap, bu alandaki kilit soruları ele alırken de sosyal bilimlerdeki araştırma ve ampirik çalışmalardan da bolca yararlanıyor.

Toplumsal hareketler içinde örgütlenme, toplu eylemde sembolizm, kimlik ve toplumsal değişimi tartışan; temel eylem mekanizmalarının nasıl işlediğini irdeleyen; sosyal bilimler öğrencileri ve araştırmacılar için kavramsal bir çerçeve sağlayan çalışmanın, yenilenmiş ikinci baskısıyla Türkçeye kazandırıldığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Donetella della Porta ve Mario Diani – Toplumsal Hareketler, çeviren: Pelin Çakır ve Ceren Gülbudak, İş Kültür Yayınları, sosyoloji, 504 sayfa, 2020

Philip Spencer ve Howard Wollman – Milliyetçilik (2020)

Birçok Batılı araştırmacı, 1990’ların başlarında eski Yugoslavya’da meydana gelen ve ani bir milliyetçilik patlaması olarak değerlendirilen olayların korkunç sonuçlarıyla yüz yüze geldikten sonra milliyetçilik hakkında etraflıca düşünmeye başladı.

Nasıl olmuştu da aynı kentlerde, kasabalarda, köylerde yan yana yaşayan birtakım insanlar “etnik temizlik” denen vahşi sürece dahil olup komşularını evlerinden atmış, öldürmüş, onlara tecavüz etmişti?

Yugoslavya’da sergilenen vahşet, Yahudi Soykırımının gölgesinde büyümüş olanlar için hem korkunç bir çaresizlik hissi uyandırmış hem de insanları bu şekilde davranmaya yönelten inançlara dair eleştirel düşünceler üretme konusunda ısrarcı bir ihtiyaç doğurmuştu.

Burada yanıtlanması gereken temel sorular şudur:

Bu durumlarda millet ve milli kimlik adına talep edilen şey tam olarak nedir?

Nedir bu kadar önemli olan?

Milliyetçiler böylesine etkili ve yıkıcı güçlerin seferber edilmesinde nasıl bir rol oynar?

İşte milliyetçilik hakkında yürütülen altı yıllık bir araştırmaya dayanan Philip Spencer ve Howard Wollman imzalı bu kitap, milliyetçiliğe eleştirel bir perspektiften bakarak bu sorulara yanıt vermesiyle dikkat çekiyor.

Kitap ilk olarak, milliyetçilik hakkında üretilmiş düşüncelerin on dokuzuncu yüzyıldaki köklerine iniyor.

Kitabın devamında ise, milli kimlik ve milliyetçilik arasındaki ilişkinin nasıl inşa edildiği, milli kimliklerin milliyetçi hayaller temelinde nasıl oluşturulup şekillendirildiği, milliyetçiliğin nereden doğup hangi yollardan geçtiği ve en önemlisi de, milliyetçiliğin modern ulus devletlerin kurulmasını nasıl sağladığı gibi konular tartışılıyor.

Yazarlar ayrıca, bugünün politik ikliminde milliyetçiliğin günümüzde neden tekrar canlanıp etki alanını genişlettiğini de irdeliyor ve ayrıca, milliyetçiliğin geleceğinin nasıl şekilleneceği konusunda da kimi öngörülerde bulunuyor.

  • Künye: Philip Spencer ve Howard Wollman – Milliyetçilik, çeviren: Kübra Kelebekoğlu, Yeni İnsan Yayınevi, inceleme, 400 sayfa, 2020

Marc Augé – Paganizmin Dehası (2010)

 

Marc Augé ‘Paganizmin Dehası’nda, geniş bir tarihsel kesit ve coğrafi alanda paganizmin izini sürüyor.

Paganizmin, Hıristiyan dünyanın temel uygulamalarının içine kadar nüfuz edebildiğini gösteren Augé, paganizmdeki Tanrı, kahraman, büyücü gibi belirleyici değişkenler üzerinde düşünürken bir taraftan da bu konu üstüne çalışmış öncülleri Durkheim, Nietzsche, Freud, Bataille gibi önemli filozofların fikirlerini de irdeliyor.

Kitap, Antikçağ Afrikası’ndaki Tanrılardan Benin Körfezi’ndeki mabutlara, klasik trajedilerden western filmlerine ve oradan sanayi toplumuna kadar birçok farklı kültür evreninde yer etmiş pagan geleneklerini ve bu kültürün temel taşıyıcısı olan pagan kozmogonilerini ustalıkla inceliyor.

  • Künye: Marc Augé – Paganizmin Dehası, çeviren: Erkan Ataçay, Dost Kitabevi, antropoloji, 287 sayfa