Anthony Gottlieb – Aydınlanma Rüyası (2021)

Aydınlanma, Avrupa’nın kültürel coğrafyasında büyük bir zihinsel devrimin adıdır.

Düşünce tarihçisi Anthony Gottlieb, yaklaşık 150 yıllık bir zaman diliminde gezinerek 18. yüzyıl Aydınlanmasını ve 17. yüzyılda bunun tohumlarının nasıl atıldığını çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Batı düşüncesinin Rönesans’tan sonraki ikinci büyük entelektüel patlaması olan Aydınlanma Çağı’nı ele alan kitap, Galileocu bilimsel devrimin ve kanlı din savaşlarının ardından Descartes, Hobbes, Spinoza, Locke ve Leibniz’in felsefi sorgulamalarıyla temelleri atılan Aydınlanma’nın, sonraki yüzyılda Hume, Voltaire ve Rousseau gibi filozofların tartışmalarıyla Avrupa’da yarattığı dönüşümü kapsamlı şekilde ele alıyor.

Gottlieb’in kitabı, Otuz Yıl Savaşları’ndan Fransız Devrimi’ne uzanan süreçte yaklaşık yüz elli yıllık bir döneme tekabül eden canlı tartışma ortamının harika bir fotoğrafını çekmesiyle bir başvuru kaynağı niteliğinde.

  • Künye: Anthony Gottlieb – Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi, çeviren: Cansen Mavituna, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 348 sayfa, 2021

Yasin Karabacak – Monogramlar (2021)

İstanbul’da yüzlerce anıtsal yapı ve bu yapılarda yer alan pek çok monogram vardır.

Yasin Karabacak, çoğunlukla farkına varamadığımız, fakat söz konusu yapılar ve onları kuran şahsiyetler hakkında hayati bilgiler barındıran bu monogramların peşine düşüyor.

Monogram isim, unvan ya da dini terimlerin bazı harflerinin çeşitli kombinasyonlarda kullanılmasıyla oluşturulan sembollere verilen addır.

Doğu Roma (Bizans) sanatında göz ardı edilemeyecek bir yere sahip olan monogramları anlamak, aslında bir sembolü anlamaktan daha öte bir durumdur.

Zira monogramlar dini, tarihi, askeri ve benzeri önde gelen şahsiyetler ile üzerinde bulundukları yapılar hakkında çok önemli veriler sunar.

İşte Karabacak’ın uzun emeklerinin ürünü olan eldeki çalışma da, tarihi İstanbul’un dört bir yanında bulunan bu monogramlar hakkında çok önemli bilgiler sunuyor.

Kitapta, Ayasofya, Aya İrini, Fener Rum Patrikhanesi, Fethiye Camii, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Kariye Camii, Surlar, Yoros Kalesi gibi anıtsal yapılarda bulunan ve kıyıda köşede kalmış olan birçok monogramın bilgisine yer verilmiş.

  • Künye: Yasin Karabacak – İstanbul’un Keşfedilmeyi Bekleyen Sembolleri: Monogramlar, Gezilla Yayınları, mimari, 102 sayfa, 2021

Angel Karaliyçev – Sofya’dan İstanbul’a (2021)

Bir Bulgar yazarın gözünden, 1930’lu yılların İstanbul’u üzerine muhteşem bir seyahatname.

“Balkanların Çehov’u” olarak tanımlanan ve dünyanın en ünlü masal ustalarından biri olarak kabul edilen Angel Karaliyçev, masal gibi bir İstanbul anlatısıyla karşımızda.

Karaliyçev burada, Balkapan Han’dan Ayasofya’ya giden gizli tüneli, güvercinlerin camisi olarak tanımladığı Bayezid Cami’sini, İstanbul’un kurucu sütunu dediği Çemberlitaş’ı, şehirdeki Bizans izlerini, Ayasofya’yı, Kapalı Çarşı’nın rengârenk halılarını, İstanbul’un Bulgar aileleri ve tüccarlarını, Galata Köprüsü’nü, Pera’yı ve İstanbul söz konusu olunca akla gelebilecek pek çok tarihi mekânı geziyor, ayrıca şehrin insanları, toplumsal yaşamı ve kültürü hakkında ilgi çekici ayrıntılar paylaşıyor.

Köylü bir ailenin çocuğu olan Karaliyçev, ilk masal çalışmalarını 1924 yılında ‘Çavdar’ adlı kitapta toplamış.

Bu ilk kitabını, birbirinden güzel başka kitapları izlemiş.

Sevgi, dostluk, kardeşlik, dayanışma, ekmeklerini alınlarının teriyle kazanan insanlar, doğanın sessiz güzelliği Karaliyçev’in masallarının temelini oluşturur.

  • Künye: Angel Karaliyçev – Sofya’dan İstanbul’a: Genç Cumhuriyet’e Yolculuk, çeviren: Hüseyin Mevsim, Timaş Yayınları, seyahatname, 112 sayfa, 2021

Gerald Maclehan ve Nabil Matar – İngiltere ve İslam Dünyası (2021)

Erken modern dönemde İngilizlerin Müslüman halklar ve toplumlara nasıl baktığı hakkında çok önemli bir inceleme.

Gerald Maclehan ve Nabil Matar, 1558-1713 zaman aralığını merkeze alarak İngiltere’deki Müslüman, daha genel bir tanımla “Doğu” algısının nasıl değiştiğini anlatıyorlar.

Diplomatik yazışmalardan İngiliz şirket raporlarına, Müslümanlara esir düşenlerin anlatılarından seyahatnamelere kadar çok geniş bir malzeme derlemesinden yararlanan yazarlar, Kraliçe I. Elizabeth’in tahta çıkışından Kraliçe Anne’in ölümüne kadar geçen süreçte, İngilizlerin Sünni veya Şii Müslüman diyarlarla olan karşılaşmalarını aydınlatıyor.

Kitap, o dönemde henüz Doğu’da kendi imparatorluğunu kuramamış İngiltere’nin diplomatları, seyyahları, korsanları, tüccarları ve şirket temsilcilerinin sadece keşif, kazanç ve ticaret amacıyla değil, aynı zamanda güçlü Katolik devletlere, Fransa ve İspanya’ya karşı ittifak arayışıyla da İslam topraklarına gittiklerini gösteriyor.

Kitap, İngilizlerin İslam algısını daha çok belirleyen faktörün, karşılaştıkları Müslümanlarla girdikleri mücadelenin şiddeti olduğunu, örneğin Osmanlı veya Babürlü imparatorluklarını ziyaret eden İngilizlerle, “Berberi” korsanların diyarı Cezayir’de esir düşenlerin yorumlarının çok farklılaşabileceğini ortaya koyuyor.

Çalışma, bununla da yetinmeyerek İngiltere’deki kültürel yaşamın, ev hayatının, hatta kimliklerin İslam ülkelerinden ithal edilen fikirler, mallar, stiller ve tekniklerden nasıl etkilendiğini de renkli örneklerle gözler önüne seriyor.

  • Künye: Gerald Maclehan ve Nabil Matar – İngiltere ve İslam Dünyası 1558 – 1713, çeviren: Bilal Genç, İş Kültür Yayınları, tarih, 404 sayfa, 2021

Michel Balivet – Şeyh Bedreddin: Tasavvuf ve İsyan (2021)

Şeyh Bedreddin ve hareketi üzerine muhteşem bir çalışma.

Michel Balivet, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan kitabında, Şeyh Bedreddin’in yaşadığı dönemi, beslendiği kaynakları ve mirasını çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitap, Bedreddin hareketinin manevi kökenlerini oluşturan 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu Sultanlığı’ndaki tasavvuf ve evrenselcilik ideallerini irdeleyerek açılıyor.

Burada İbn Arabi, Mevlana, Hacı Bektaş ve Yunus Emre gibi, Şeyh Bedreddin’i derinden etkilemiş isimlerin katkıları aydınlatılıyor.

İkinci bölüm, Şeyh Bedreddin’in Ortaçağ Osmanlı Sultanlığı’ndaki hayatını ve çalışmalarını izliyor.

Bedreddin’in Rumeli’deki çocukluk yılları, Kahire’deki eğitim dönemi, Hüseyin Ahlatî’yle tanışması, fikir hayatındaki dönüşümler, Rumeli’ye dönüş ve burada Osmanlı Devleti’nin hizmetine girişi, Osmanlı’ya başkaldırışı ve idam edilişi, burada kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

Balivet kitabının son bölümünde ise, Şeyh Bedreddin’in manevi mirası ve düşüncelerinin Osmanlı dünyasındaki önlenemez yayılışını ele alıyor.

Balivet’in, Bedreddin’in torunu Hafız Halil’in kaleme aldığı Menakıbnâme’nin ve dönemin diğer kaynaklarının karşılaştırmalı incelemesine dayanan eseri, Şeyh Bedreddin’in siyasal ve toplumsal gerilimlerin kesişme noktasında yer aldığını bir kez daha hatırlatıyor.

  • Künye: Michel Balivet – Şeyh Bedreddin: Tasavvuf ve İsyan, çeviren: Ela Güntekin, Alfa Yayınları, tarih, 212 sayfa, 2021

Emilio Gentile – Faşist Kimdir? (2021)

 

Bir kişinin, iktidarın faşist oluşunun ölçütü nedir?

Emilio Gentile, İtalya’nın faşizm yıllarını merkeze alarak, faşizm özgül örgütsel, kültürel ve kurumsal boyutlarını açıklıyor.

Kitap, Tanıl Bora’nın Türkiye’de faşizm sıfatının serencamını izlediği bir makaleyle de zenginleşmiş.

Kime faşist, kime antifaşist denir; İtalya’nın Mussolini iktidarı faşizm hakkında bize neler söyler ve 20. yüzyılda faşist olmanın ne anlama geldiği gibi konuları aydınlatan Gentile, aynı zamanda faşizm kavramının genel bir hakaret sözcüğüne dönüşmesinin neden sakıncalı olduğunu da tartışıyor.

  • Künye: Emilio Gentile – Faşist Kimdir?, çeviren: Betül Parlak, İletişim Yayınları, siyaset, 168 sayfa, 2021

Kolektif – Türkiye’de Kadın (2021)

Türkiye’de kadın olmanın ağır yüküne geçmişten bugüne uzanan bir perspektiften bakan nitelikli bir derleme.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, bugün sosyal ve idari hayatın dışına sürülmüş kadının durumuna sosyolojiden siyasete, toplumsal cinsiyetten tarihe geniş bir pencereden bakıyor.

Eski Türk kültüründe kadın, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadının değişen rolü, Atatürk döneminde kadın hakları alanında sağlanan kazanımlar, Türkiye’de kadının siyasal temsilindeki belli başlı sorunlar ve kadına şiddet, kitapta ele alınan kimi konular.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Evrim Şencan Gürtunca, Mustafa Gündüz, Halil Özcan, Emine Kısıklı, M. Sedat Erkan, Derya Çini Şimşek ve Ferhan Gündüz.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın: Tarihi ve Talihi, editör: Evrim Şencan Gürtunca, Libra Kitap, kadın, 357 sayfa, 2021

Serdar Şahinkaya – Cumhuriyet İktisadında Makas Değişimi (2019)

Cumhuriyeti kuran kadronun sanayileşmeye verdiği öncelik üzerine çok önemli bir çalışma.

Serdar Şahinkaya, 1930 Sanayi Kongresi’nin 1930’ların sanayi hareketi içindeki yerini analiz ederek bizi o hayati süreç üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

Cumhuriyeti kuranların ilk hedefi, ekonomideki “mecburiyeti” bir sanayi hareketi yaratmaya dönüştürmekti, zira 1920’lerin sanayi fotoğrafı Cumhuriyet için yetersizdi.

Bu amaçla sanayiyi ekonominin ağırlık merkezi yapmayı amaçlayan iktidar, 1930 yılında Sanayi Kongresi düzenlemiş, aynı yılın başlarında Türk Parasını Koruma Kanunu’nu çıkarmış, bunu izleyen Haziran ayında Merkez Bankası kurulmuştu ve yine 1929’da yasalaşan yeni Gümrük Kanunu ile Cumhuriyet’in dış ticarette bağımsızlığı elde edilmişti.

İşte Şahinkaya’nın çalışması da, Sanayi Kongresi’ni merkeze alarak, Cumhuriyet’in sanayi hareketinin nasıl bir süreç içerisinde filizlenip doğduğunu çok yönlü bir biçimde ortaya koyuyor.

  • Künye: Serdar Şahinkaya – Cumhuriyet İktisadında Makas Değişimi: Sömürge Ekonomisinden Halkçı Ekonomiye, Telgrafhane Yayınları, iktisat, 192 sayfa, 2019

Gökçen Beyinli – İslam ve Sair Halk (2021)

Kemalist modernleşmenin dayattığı “tek tip” din anlayışı, halkta nasıl karşılık buldu?

Gökçen Beyinli, tekke ve tarikatları kapatan 677 Sayılı Kanun ile “laik” Türk Devleti’nin İslama dair yasakların işleyiş sürecini ele alıyor.

1925-1965 dönemini merkeze alarak yasakların devlet ve halk arasında nasıl müzakere edildiğini, hurafelere, türbe ziyaretine ve evliya inancına odaklanarak inceliyor.

Yazar bu amaçla, ilk kez gün yüzüne çıkan Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğü arşivlerine ek olarak Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanakları, dönemin İslamcı dergileri, Halkevlerinin yayınları, gazeteler ve ilgili aktörlerin anılarını da incelemeye dâhil ediyor.

Kemalist modernleşmenin halkı “medenileştirme” sürecinde cinsiyet, etnik ve dini farklılığa ve bir arada yaşamaya daha fazla imkân tanıyan, bugüne göre daha çeşitli olan dindarlık biçimlerini zayıflattığını savunan Beyinli, sıradan insanların, yani “sair halk”ın da sesine kulak vererek “cahil,” “saf” gibi değersizleştirici söylemler karşısında nasıl direniş taktikleri geliştirdiklerini açığa çıkarıyor.

Kitap mevlit gibi ritüelleri ve kadınların dini alanda ve camilerde istenmeyen varlığı gibi temaları da tartışıyor.

‘İslam ve Sair Halk’, halk, hurafeler ve türbelerin kadınsılaştırılarak değersizleştirmesinin, “tek tip” din anlayışının egemen olmasında ve dini alanın “eril” normlarla inşa edilmesindeki rolünü tartışarak Kemalist modernleşmenin mirasını farklı bir bakışla görmemize olanak tanıyor.

  • Künye: Gökçen Beyinli – İslam ve Sair Halk: Laik Türkiye’de Hurafeler, Kadınlar, Türbeler, Kitap Yayınevi, inceleme, 282 sayfa, 2021

Asil Kaya – Modernleşme Sürecinde Türkiye’de Gençlik Hareketleri (1865-1960) (2021)

Başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olmak üzere, daha aydınlık ve medeni bir dünya mücadelesinde ne varsa gençlerde var diyoruz.

Asil Kaya da bu kitabında, Tanzimat döneminden 27 Mayıs askeri darbesine, Türkiye modernleşmesinde hayati payı olan gençlik hareketlerini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Kitapta, gençlik hareketlerinin ortaya çıkış nedenleri, nasıl geliştikleri, bu sırada gençleri harekete geçiren düşünsel ve konjonktürel dinamiklerin neler olduğu, gençlerin ortaya koydukları mücadele yöntemleri ve gençlik hareketlerinin yaratmış olduğu siyasi ve hukuki sonuçlar ele alınıyor.

Kaya bu hareketleri, Yeni Osmanlılardan Jön Türklere ve oradan 1960 sonrası sosyalist öğrenci hareketlerine uzanarak Türkiye’de 1865-1960 zaman aralığındaki gençlik hareketlerinin iyi bir dökümünü yapıyor.

  • Künye: Asil Kaya – Modernleşme Sürecinde Türkiye’de Gençlik Hareketleri (1865-1960), Libra Kitap, tarih, 632 sayfa, 2021