Ehud R. Toledano – Suskun ve Yokmuşçasına (2010)

‘Suskun ve Yokmuşçasına’, geç 18. yüzyıldan erken 20. yüzyıla kadar olan zamanda, İslam Ortadoğusu üzerine odaklanarak bağımlı insanların Osmanlı toplumlarında köleleştirmeyi nasıl yaşadıklarını ele alıyor.

Mahkeme kayıtları ve birincil kaynaklara dayanan yazar, geleneksel efendi-köle tahakküm paradigmasını yeniden yorumlayarak kölelerin kendi durumlarına verdiği tepkileri inceliyor; ülkelerinden zorla koparılarak Ortadoğu kültürlerine nakledilen Afrikalı ve Çerkes kölelerin tarihini aydınlatıyor.

Toledano’nun çalışması, köleleştirenlerden kaçan köleleştirilmiş kişiler hakkındaki çeşitli öyküleri incelemesiyle de dikkat çekiyor.

İnsanların başka insanlar tarafından köleleştirilmesi evrensel bir olguydu.

Bu herhangi bir kültüre öznel olmadığı gibi belli bir paylaşılan sosyal değerler sisteminden de kaynaklanmıyordu.

Dolayısıyla pek çok kaynağa dayandığı gibi, konuyla ilgili altın değerinde bilgiler barındıran bu çalışmanın, İslami, Osmanlı, Arap, Ortadoğulu veya Akdenizli olsun, herhangi bir istisnacılık ile ilgili olmadığını özellikle belirtelim.

  • Künye: Ehud R. Toledano – Suskun ve Yokmuşçasına, çeviren: Y. Hakan Erdem, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 252 sayfa

Oya Dağlar Macar – Balkan Savaşları’nda Salgın Hastalıklar ve Sağlık Hizmetleri (2010)

Oya Dağlar Macar’ın ‘Balkan Savaşları’nda Salgın Hastalıklar ve Sağlık Hizmetleri’ adlı bu incelemesi, bu sefer benzer çalışmalardan farklı olarak Balkan Savaşları’nın cephe gerisindeki duruma, sağlık alanındaki boyutlarıyla bakıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun bu dönemdeki sağlık teşkilatı; seferberlik hazırlıkları çerçevesinde sağlık hizmetleriyle ilgili düzenlemeler; savaş sırasında, başta salgın hastalıklar olmak üzere sağlık alanında yaşanan sorunlar ve bu sorunların çözümüne ilişkin faaliyetler; sağlık hizmetlerinin savaştaki önemi, çalışmanın omurgasını oluşturuyor.

Kitap, Balkan Savaşları’ndaki bulaşıcı hastalıklar üzerinden, savaş-sağlık ilişkisini kapsamlı bir gözle değerlendiriyor.

  • Künye: Oya Dağlar Macar – Balkan Savaşları’nda Salgın Hastalıklar ve Sağlık Hizmetleri, Libra Kitap, tarih, 286 sayfa

İvan Mihayloviç Mayski – Stalin ile Churchill Arasında (2019)

İvan Mihayloviç Mayski, baktığınız yere göre bahtsız yahut şanslı sayabileceğiniz kişilerden.

Çünkü kendisi, birbirinden zorlu iki mahir siyasetçinin, Churchill ve Stalin’in iktidarda bulunduğu dönemde, tam olarak 1932 ile 1943 yılları arasında Sovyetlerin Londra Büyükelçisi olarak görev yapmıştı.

Mayski’nin bu dönemi anlatan günlükleri, altın değerinde bir kaynak.

Günlükler, bu süreçteki Sovyetler ve İngiliz siyasetine dair pek çok konuyu içeriden bir bakışla ele alıyor.

Ağırlıklı olarak İkinci Dünya Savaşı öncesindeki ve sırasındaki olaylara ışık tutan günlük, Münih Antlaşması’ndan Molotov-Ribbentrop Paktı’na, Churchill’in savaşma kararlılığından Almanların Rusya’ya saldırmasına, “ikinci cephe” açılması tartışmalarından Türkiye’nin savaşa girmesi için yapılan baskılara kadar pek çok konuyu kapsıyor.

Mayski’nin günlükleri zengin portreleriyle de dikkat çekiyor.

Zira burada karşımıza, Churchill ile Stalin’in yanı sıra, Roosevelt, Lloyd George, Chamberlain, Litvinov, Molotov, Tevfik Rüştü Aras ve İsmet İnönü gibi siyaset sahnesinin önde gelen isimleri kadar Bernard Shaw, Beatrice Webb, Mihail Şolohov gibi düşün ve edebiyat sahnesinin önemli simaları da karşımıza çıkıyor.

Gabriel Gorodetsky günlükleri, Rus arşivlerinde çalışırken tesadüf sonucu buldu ve üzerinde titizlikle çalışarak kitap haline getirdi.

Kuşkusuz bu katkısıyla, büyük bir teşekkürü hak ediyor.

  • Künye: İvan Mihayloviç Mayski – Stalin ile Churchill Arasında, hazırlayan: Gabriel Gorodetsky, çeviren: Deniz Berktay, İş Kültür Yayınları, günlük, 888 sayfa, 2019

Edward J. Erickson – Çanakkale Savaşı: Ateş Altında Komuta (2019)

Ünlü savaş tarihçisi Edward Erickson’un bu özgün çalışması, Çanakkale Savaşı’nı harekât komutanlarının nasıl karar aldıkları üzerinden irdeliyor.

Bilindiği gibi Çanakkale Savaşı üzerine daha önce yapılan çalışmalarda, çoğunlukla savaş stratejik ve taktik düzeyde değerlendirilmişti.

Erickson ise, Çanakkale Savaşı’nı operatif düzeyde ele almasıyla benzerlerinden ayrılıyor.

Kitapta, harekât komutanlarının nasıl kararlar aldıkları, bu süreçteki amaçları, bu amaçlarını hangi yol ve araçlarla ortaya koydukları, nasıl bir denge kurdukları ve bütün bunların savaşın sonucunu nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.

Erickson, Osmanlı’nın bu savaşta büyük bir zafer kazandığını, bunun başlıca sebebinin ise bizzat İngiliz ordularının isabetsiz kararlarının olduğunu belirtiyor.

Zira İngiliz komutanlar ısrarla yetersiz varsayımlara dayanan kararlar verip harekâtların koordinasyon ve icrasını astlarına bırakmış, Osmanlı komutanları ise operatif düzeyde onlardan çok daha etkili bir komuta-kontrol bilgisi ve uygulaması sergilemişti.

Künye: Edward J. Erickson – Çanakkale Savaşı: Ateş Altında Komuta, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, İş Kültür Yayınları, tarih, 452 sayfa, 2019

Aygül Ağır – İstanbul’un Eski Venedik Yerleşimi ve Dönüşümü (2010)

Aygül Ağır ‘İstanbul’un Eski Venedik Yerleşimi ve Dönüşümü’nde, Haliç’in güney sahilinde, İstanbul’un fethine kadar yaklaşık dört yüz yıl varlığını sürdürmüş Konstantinopolis’in Venedik Yerleşimi’nden Osmanlı Ticaret Bölgesi’ne dönüşüm sürecini inceliyor.

Kentin Akdeniz dünyasına açılan bu kozmopolit liman bölgesi, Osmanlı döneminde de İstanbul’un ticari etkinliklerinin önemli merkezlerinden biri olmuştu.

Ağır, bölgenin kimlik değiştirerek Venediklilerden Yahudilerin kontrolüne geçişini ve Osmanlı’nın Konstantinopolis içindeki “küçük Venedik’in izlerini, çok etkili yapılarla nasıl sildiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Aygül Ağır – İstanbul’un Eski Venedik Yerleşimi Ve Dönüşümü, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınları, tarih, 286 sayfa

Mehmet Beşikçi – Cihan Harbi’ni Yaşamak ve Hatırlamak (2019)

Mehmet Beşikçi’nin bu enfes çalışması, modern endüstriyel çağın ilk küresel çatışması olan Birinci Dünya Savaşı’nın insan boyutuna ve hafızasına ışık tutan çok değerli bir inceleme.

Yazar, Cihan Harbi’ne katılan Osmanlı askerlerinin cephe tecrübelerini ve onların bu tecrübeleri nasıl hatırladıklarını gösteriyor.

Kitapta,

  • Birinci Dünya Savaşı’na katılan Osmanlı askerlerinin kişisel anlatıları,
  • Gayrimüslim askerlerin hafıza kayıtlarına yansıyan kozmopolit tecrübe,
  • Birinci Dünya Savaşı’na katılan askerlerin otobiyografik kayıt tutma nedenleri,
  • Cephelerdeki yaygın sorunlar ve askerlerin bunlarla baş etme mücadelesi,
  • Osmanlı ve İngiliz askerlerinin cephe tecrübeleri ve hafızaları arasındaki farklılıklar,
  • Ve bunun gibi önemli konular ele alınıyor.

Şu ana kadar savaş üzerine yapılmış çalışmalar, çoğunlukla savaşın seyrini ve kazananlarıyla kaybedenlerinin durumunu analiz etmekle yetinmişti.

Oysa bu dönemde, körpe birer genç olarak askere alınan binlerce erkek, hayatta kalabilip eve döndüklerinde artık yıpranmış ve olgunlaşmış yetişkinlerdi.

Beşikçi, böylesine geniş toplumsal kitleleri bu kadar uzun süre ve yoğun biçimde seferber etmiş olan Birinci Dünya Savaşı’nın, savaştaki insan unsurunun kişisel tecrübe ve hafıza boyutu hesaba katılmadan tam olarak anlaşılamayacağı ve anlamlandırılamayacağını belirtiyor.

Ne yazık ki, bu büyük insan kitlesinin savaş tecrübesinin kişisel hatırlama kayıtlarına nasıl yansıdığı meselesi, şu ana kadar Osmanlı-Türk tarihyazımında kapsamlı ve bütünsel şekilde ele alınmadı.

İşte Beşikçi’nin çalışması, tam da bu boşluğu doldurmasıyla büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Mehmet Beşikçi – Cihan Harbi’ni Yaşamak ve Hatırlamak: Osmanlı Askerlerinin Cephe Hatıraları ve Türkiye’de Birinci Dünya Savaşı Hafızası, İletişim Yayınları, tarih, 431 sayfa, 2019

Edward Hallett Carr – Komintern ve İspanya İç Savaşı (2010)

Edward Hallett Carr ‘Komintern ve İspanya İç Savaşı’nda, Komintern’in İspanya’daki devrim-karşı devrim sürecine yaklaşımını, oraya gönderdiği Komintern görevlilerini ve burada kullandığı yöntemleri irdeleyerek, bir anlamda, Komintern’in İspanya’daki sicilini ortaya koyuyor.

Carr’ın eseri, Moskova’nın, Komintern aracılığı ile İspanya karşısındaki tutumunda, devrimci hedeflerin yerini, ilerleyen zamanlarda Sovyet devletinin güvenlik hedeflerinin aldığını gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

İspanya iç savaşını, Komintern’in izinden giderek inceleyen yazar, Sovyetlerin yaklaşımının İspanya devriminin akıbetini nasıl değiştirdiğini gösteriyor.

  • Künye: Edward Hallett Carr – Komintern ve İspanya İç Savaşı, çeviren: Ali Selman, İletişim Yayınları, tarih, 183 sayfa

Heath W. Lowry – Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi (2010)

Heath W. Lowry elimizdeki nitelikli çalışmasında, 1461-1583 zaman aralığında Trabzon’un İslamlaşması ve Türkleşmesi sürecini inceliyor.

Yazar kitabının ilk bölümünde 15. yüzyıl Bizans ve Osmanlı tarihlerini inceleyerek, Trabzon’un Osmanlılar tarafından fethedilişinin şehrin yerli nüfusu üzerindeki etkisini araştırıyor.

Lowry ikinci bölümde, şehrin nüfus profilini veriyor ve takip eden üç bölümde de, 1523, 1553 ve 1583 yıllarının tahrir defterlerini inceleyerek, şehrin İslamlaştırılmasının 1523 ile 1583 yılları arasında gerçekleştiğini gösteriyor.

Yazar kitabının altıncı bölümünde, Trabzon şehrinin İslamlaştırılması sorununu ele alıyor ve ardından, Osmanlı fethinden altmış ile yüz yirmi yıl sonra, şehrin Hıristiyanlarının büyük ölçüde İslamiyete döndürüldüklerini ortaya koyuyor.

  • Künye: Heath W. Lowry – Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi, çeviren: Demet Lowry ve Heath W. Lowry, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, tarih, 247 sayfa

Bekir Onur – Oyuncaklı Dünya (2010)

Bekir Onur ‘Oyuncaklı Dünya’da, oyuncağın toplumsal tarihini anlatıyor.

Ağırlıklı olarak sanayi ürünü oyuncakların tarihini ele alan Onur, dünya oyuncak tarihini izliyor ve aynı zamanda dünyadaki oyuncak ve çocuk müzelerini de geziyor.

Yazar ayrıca, Türkiye’nin belli başlı kentlerini gezerek, oyuncak sanatından, imalatından geriye ne kaldığını da araştırıyor.

Kitabının giriş bölümünde, çocuğa yapılacak bir yatırım için neden oyuncak müzesinin gerekli olduğu sorusunun yanıtını arayan Onur, Anadolu’nun oyuncak varlığını, arkeoloji müzelerindeki oyuncakları ve Anadolu’daki folklorik oyuncakları da anlatıyor.

Yazar ardından, oyuncağın Türkiye’deki ve dünyadaki serüvenini masaya yatırıyor.

  • Künye: Bekir Onur – Oyuncaklı Dünya, İmge Kitabevi, inceleme, 547 sayfa

Erol Toy – Türk Gerilla Tarihi (2010)

Erol Toy ‘Türk Gerilla Hareketi’nde, Oğuzlar’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan geniş bir zaman diliminde, Türk tarihindeki gerilla hareketlerini inceliyor.

Oğuz boylarının siyasal birliğini oluşturan Oğuz Ata, Hıristiyan Türk gerillaları, Alperenler, İslam mücahitleri, Yeniçeriler, Şeyh Bedrettin, Barbaros kardeşler, Pir Sultan Abdal, Kurtuluş Savaşı’nda kahramanlıklar sergileyen Üç Mehmetler, Yörük Ali, Gökçen Efe, Çerkes Ethem, Sütçü İmam, Şahin Bey ve Topal Osman gibi Milli Mücadele kahramanları, Toy’un bu anlamda ele aldığı isimlerden birkaçı.

  • Künye: Erol Toy – Türk Gerilla Tarihi, Gürer Yayınları, tarih, 324 sayfa