Kolektif – İran’ın Tarafsızlığı (2009)

‘İran’ın Tarafsızlığı’, İran İmparatorluğu Dışişleri Bakanlığı diplomatik belgelerinden oluşuyor.

Kitabın girişini kaleme alan David Gaunt, Osmanlı İmparatorluğu’nun, 1. Dünya Savaşı sırasında, 1915 ve 1918’de olmak üzere iki kez kuzeybatı İran’ın bazı kısımlarını, yani Azerbaycan Vilayeti’ni işgal ettiğini belirtiyor.

Osmanlıların Almanya ve Avusturya-Macaristan ile ittifak halinde savaşa girer girmez bu saldırıyı gerçekleştirdiğini söyleyen Gaunt, kitaptaki belgelere dayanarak, İran Şahı’nın ülkesinin tarafsızlığını ilan etmesine rağmen bunun gerçekleştiğini, böylece silahsız sivillerin katledildiğini ve misyonlara sığınan kişilerin de ele geçirilip infaz edildiğini savunuyor.

  • Künye: Kolektif – İran’ın Tarafsızlığı, çeviren: Bilge Bulut, Pencere Yayınları, tarih, 243 sayfa

Ohannes Aram Kondayan – Sandıktaki Hatıralar (2009)

‘Sandıktaki Hatıralar’, 1927-1969 yılları arasında Robert Kolej’de öğretmenlik yapmış Ohannes Aram Kondayan’ın çocukluğuna, tehcire ve İstanbul’a dair anılarından oluşuyor.

1905’te İzmit’in Bardizag (Bahçecik) ilçesinde doğan Kondayan, 1915 yılında ailesiyle birlikte Suriye’ye sürülmek üzere yük vagonlarında Orta Anadolu’ya kadar getirildi.

Sürgünden kurtulan aile, savaştan sonra İstanbul’a yerleşir.

Ailenin çocuklarından Ohannes, Robert Kolej’e girecek, mezun olduktan sonra burada matematik öğretmeni olarak uzun yıllar çalışacaktı.

Elimizdeki kitap, Kondayan’ın Amerika’ya göç ettikten sonra kaleme aldığı on özyaşamöyküsel yazıdan oluşuyor.

  • Künye: Ohannes Aram Kondayan – Sandıktaki Hatıralar, çeviren: Karin Karakaşlı, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, anı, 76 sayfa

Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar (2009)

Son dönemin en verimli Osmanlı tarihçilerinden Suraiya Faroqhi ‘Orta Halli Osmanlılar’da, 17. yüzyılda Ankara ve Kayseri’deki evleri, ev sahiplerini ve mülkiyet ilişkilerini inceliyor.

Faroqhi, söz konusu iki kentteki evlerin fiziksel şekilleri; bir ev satın almanın bedelleri; kentli mülk sahipleri ve kentli mülk sahibinin karşılaştığı zorluklar gibi konuları, kadı sicillerine dayanarak kapsamlı bir şekilde incelerken, Osmanlı tarihinin önemli bir evresine de ışık tutuyor.

Yazar bu esnada, “O dönemdeki Anadolu kentlerinin işleyişi nasıldı?”, “Söz konusu kentlerde ne tür binalar vardı?” ve “Bu binalar nasıl kullanılıyordu?” sorularının yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar, çeviren: Hamit Çalışkan, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa

Mustafa Arslan – Anadolu’da Helenistik Dönem’de Resmi Yazışmalar (2019)

Anadolu’da, günümüzden binlerce yıl önce çok çeşitli imparatorluklar ve medeniyetler vücut bulmuştu.

Bu imparatorluklardan bize, her biri eşsiz yazılı eserler kaldı.

İşte Mustafa Arslan’ın elimizdeki önemli çalışması, bu Anadolu imparatorluklarının resmi yazışmalarını inceliyor.

Burada, kraliyet mektuplarından kent kararnamelerine ve anlaşmalara, toplam 155 metin yer alıyor.

Kitapta Seleukoslar 80 metin ile başı çekiyor.

Metinlerin geri kalanı ise, Antigonoslar, Attaloslar, Lysimakhoslar, Ptolemaioslar, Roma İmparatorluğu, Bithynia Krallığı, Athamania Krallığı ve Kappadokia Krallığı’na ait.

Buradaki belgeler, özellikle Helenistik Dönem Anadolu’su üzerine çalışanlar için paha biçilemez değerde bilgiler barındırıyor.

  • Künye: Mustafa Arslan – Anadolu’da Helenistik Dönem’de Resmi Yazışmalar: Kraliyet Mektupları, Kararnameleri, Anlaşmalar, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, tarih, 230 sayfa, 2019

Waller R. Newell – Tiranlar (2019)

Bu özenli çalışma, tiranlığın doğası ve tarihi üzerine muazzam bir analiz.

Kitapta, eski Yunan siyaset teorisinde tiran kelimesinin kökenlerinden tiranlığın Roma İmparatorluğu’ndan Ortaçağ’a ve bugünkü modern faşist ve totaliter diktatörlüklere uzanan hikâyesi kapsamlı bir şekilde anlatılıyor.

Tiranlığın, insanlık tarihinin daimi bir parçası olduğunu belirten Walter Newell, Büyük İskender’den Tudorlara, Büyük Petro’dan Putin’e, Cihatçı terörizmden Çin’deki diktatörlüğe pek çok tarihsel ve güncel örneği analiz ediyor ve böylece demokrasinin inişli çıkışlı serüvenini baştan sona kat ediyor.

Newell’ın bu kitaptaki en büyük katkılarından birisi de, tiranlığı bizzat demokrasinin içinden çıkan bir tehlike olarak ele alıp bunun nasıl aşılabileceği üzerine düşünmesi.

Yazarın da altını önemle çizdiği gibi, her tiran demokrasinin olanaklarından yararlanarak adım adım güçlenir ve güçlendikten sonra da demokrasiyi ve kurumlarını baltalamaya başlar.

Zengin tarihsel verileriyle dikkat çeken kitap,  tarihe ve özellikle siyaset tarihine ilgi duyanlar kadar, tiranı ortaya çıkaran koşullar ve tiranın davranış biçimi hakkında aydınlanmak isteyenleri cezbedecek türden.

Künye: Waller R. Newell – Tiranlar: Gücün, Adaletsizliğin ve Terörün Tarihi, çeviren: Dilek Şendil, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 304 sayfa, 2019

Nayan Chanda – Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü (2009)

Nayan Chanda ‘Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü’nde, dünyayı sürekli olarak ve tekrar tekrar şekillendiren tacirlerin, vaizlerin, maceraperestlerin ve savaşçıların tarih boyunca izlediği mecrayı konu ediniyor.

Küreselleşmenin, binlerce yıl önce başlayan ve bugün de giderek artan bir hızla devam eden bir çeşit bağlılık ve bağımlılık olduğu iddiası ise, Chanda’nın en dikkat çeken tezi.

Yazar, insan türünün, Buzul Çağı’nın sonlarında, daha iyi yiyecek ve güvenlik bulmak amacıyla Afrika’yı terk etmesinin, küreselleşmenin başlangıcı olduğu savıyla çalışmasına başlıyor.

İnsan uygarlığının doğuşundan bugüne, ticaretin gelişmesini izleyen yazar, binlerce yıl boyunca dünyaya şekil veren bir süreci ayrıntılarıyla analiz ediyor.

Chanda, küreselleşmenin yararlı yönlerini anlatırken, dünya çapında yarattığı adaletsizlikleri ve sorunlu geleceğini de tartışıyor.

Küreselleşme gibi çağdaş politik bir ikilemi açıkça anlatan, uzun tarihsel ve çok geniş bir coğrafi perspektif içinde küreselleşmeyi yeni bir bakışla yorumlayan, iyi bir çalışma.

  • Künye: Nayan Chanda – Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü, çeviren: Dilek Cenkçiler, ODTÜ Yayıncılık, tarih, 429 sayfa

Roelf Bolt – Yalancılar ve Sahtekârlar Ansiklopedisi (2015)

Aldatma olgusunu 146 bireysel vaka ile anlatan ilginç bir ansiklopedi.

Geçmişten bugüne en başarılı sahtekârlık vakalarının bir derlemesi olan kitapta, Brooklyn Köprüsü’nü başkalarına satan Georg Parker’dan kamyon dolusu taklit çikolata satanlara, kendini subay olarak tanıtıp tüm bir kışlayı kandıran kunduracı Wilhelm Voigt’ten Yeni Zelanda’nın ilk tescilli resim sahtekârı olma unvanına sahip Karl Feodor Sim’e, pek çok isim yer alıyor.

Kitapta ayrıca, deney sonuçlarını manipüle eden Albert Einstein ve kendisine suikast düzenleten François Mitterand gibi ünlü simalarla da karşılaşıyoruz.

  • Künye: Roelf Bolt – Yalancılar ve Sahtekârlar Ansiklopedisi, çeviren: Tevfik Uyar, Domingo Kitap

Derya Yalçıklı – Anadolu’da Neolitik Çağ’da Şaman İnancı (2019)

Bu kitap, Anadolu’da az sayıda bilinen mağara resimlerine çok iyi bir katkı yapmasıyla özellikle önem arz ediyor.

Derya Yalçıklı ‘Anadolu’da Neolitik Çağ’da Şaman İnancı’nda, son yıllarda iki farklı mağarada keşfedilmiş Neolitik Çağ’a tarihlendirilen altın değerinde mağara resimlerini ele alıyor.

Bu resimlerin önemi, resimlerde ele alınan konuların Neolitik Çağ inanç sisteminde şamanın varlığı hakkındaki görüşlere yeni katkılar sunması.

Yalçıklı, resimlerde Şamanizm inanç sistemine has yaşam ve ölüm anlayışının çeşitli safhalarının bu nasıl aktarıldığını ve resimlerin günümüzde süregelen birçok yönden farklılaşmış şaman inanç sisteminin temelleri hakkında bize ne gibi aydınlatıcı bilgiler verdiğini irdeliyor.

Çalışma, bu resimlerden yola çıkarak şaman olgusunun tarihsel süreci içinde Anadolu’da yadsınamaz bir yerinin olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Derya Yalçıklı – Anadolu’da Neolitik Çağ’da Şaman İnancı, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, arkeoloji, 92 sayfa, 2019

Evangelina Balta – Karamanlı Yazınsal Mirasının Ocaklarında Madencilik (2019)

Türkiye’de, Karamanlılar üzerine yapılan çalışmalar düşünüldüğünde ilk akla gelen isim kuşkusuz Evangelina Balta’dır.

Aynı zamanda Osmanlı döneminde ekonomik ve toplumsal tarih konularında da çalışmaları bulunan Balta’nın bu kitabı ise, Karamanlılar ve Karamanlıca üzerine odaklandığı on iki makalesinden oluşuyor.

Makaleler, çok dilli, çok uluslu ve çok kültürlü Osmanlı İmparatorluğu içinde Türkçe konuşan Ortodoksların varlığının ne anlama geldiğinden Anadolu’nun yerli halklarından Hıristiyan inançlı, Türkçe konuşan Karamanlıların Mübadele ile Yunanistan’a göçmelerine ve kök saldıkları topraklardan uzaklaşmalarının sonuçlarına kadar pek çok konuyu irdeliyor.

Balta’nın makaleleri, Karamanlılar ve Karamanlıca konularındaki çeşitliliği, bu alanda yapılan çalışmaların temel odağını ortaya koymalarıyla çok önemli.

Konuların çeşitliliğiyle olduğu kadar örneklerle zenginleşmesiyle de dikkat çeken kitap, bu alanda araştırma yapmak isteyenlerin ufkunu açacak türden.

  • Künye: Evangelina Balta – Karamanlı Yazınsal Mirasının Ocaklarında Madencilik, çeviren: Ayşe Nihal Akbulut, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 352 sayfa, 2019

Kolektif – Osmanlılardan Günümüze Doğu Akdeniz Kentleri (2015)

Osmanlı’nın Akdeniz’deki liman kentleri üzerinden, 1350-1850 arası Doğu Akdeniz’in ekonomik ve toplumsal yapısındaki dönüşümleri saptayan sağlam bir derleme.

Çalışma, temelde,

  • “Dünyanın en işlek ve canlı ticaret yollarının bulunduğu bölge olan Akdeniz’deki bu etkinliğin toplumsal, kültürel ve siyasal düzlemlerdeki olaylarla ilişkisi nasıldı?”,
  • “Akdeniz’in sosyal tarihini liman kentleri üzerinden okuyabilir miyiz?”
  • Ve “Bir bütün olarak Akdeniz bölgesi, siyasal iktidarlardan ve kültürel kimliklerden görece bağımsız yapısal bir birlik sunuyor mu?” gibi sorulara yanıt arıyor.

Yazarların bunu yaparken kozmopolitizm kavramını da tartışmaya dahil etmesi, kitabı ayrıca dikkat çekici kılan husus.

Son olarak çalışmanın, İzmir, Selanik, Beyrut, İskenderun ve İstanbul’un tarihine yeni bir perspektif sunduğunu da özellikle belirtmeliyiz.

  • Künye: Kolektif – Osmanlılardan Günümüze Doğu Akdeniz Kentleri, hazırlayan: Biray Kolluoğlu ve Meltem Toksöz, çeviren: Neyyir Berktay, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2015